İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)

Mehmet Eraslan

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 51. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Ocak 2006 · 432 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Eraslan, 18 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 432 kelime.

Mehmet Eraslan (Hatay). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 18 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2006-01-18-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu çerçevesinde ortaöğretim düzeyindeki bütün eğitim kurumlarının Millî Eğitim Bakanlığına devredilmesini öngören bu kanun tasarısı, doğru manada hazırlanmış, geç de olsa, bugün Türk eğitim sisteminin en büyük sorunu olarak algılanmış ve hazırlanarak, sizlerin huzuruna, Türkiye Büyük Millet Meclisine milletvekillerinin huzuruna getirilmiş bulunmaktadır; fakat, burada, birtakım önerilerimiz, kanunla ilgili, kanun maddeleriyle ilgili mutlaka birtakım önerilerimiz olacaktır.

Değerli arkadaşlar; fakat, Türk eğitim sisteminin sadece sorunu, bütün eğitim kurumlarının tek elde toplanması, tek elde yürütülmesi sorunu değildir. Bunun yanında, Türk eğitim sisteminin hem üniversitede sorunları vardır hem üniversite sonrası sorunları vardır hem üniversite öncesi sorunları vardır hem de ilköğretim düzeyindeki eğitimin de ayrıca çok büyük bir sorunu vardır. Bunların hepsini toplu derli bir şekilde ele almak ve bütün bunları göz önünde bulundurarak, eğitim sistemindeki var olan aksaklıkları bu şekilde telafi etme ve bu şekilde onları çözüme kavuşturma gereği bugün hâsıl olmuştur.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de bugün 130 000 öğretmen ihtiyacı vardır. Bunu, Sayın Bakanımız, Sayın Millî Eğitim Bakanımız, yazılı soru önergemize vermiş olduğu cevapta vurguluyor. Türkiye'de bugün 130 000 öğretmene ihtiyaç vardır. Geçen yıl, 20 000 öğretmenin emekli olduğunu düşünür iseniz, bu öğretmen açığının 150 000'in üzerine çıktığını bu şekilde hep beraber anlamış oluruz.

Peki, Türkiye'de 150 000 öğretmen açığı var ise ve Türkiye'de bir işsizlik ve istihdam sorunu var ise, o zaman, bu eğitimin sorunlarını nasıl çözeceğiz? Bu ülkenin evlatlarına analık yapan, babalık yapan ve Türkiye'nin geleceğini hazırlayan, Türkiye'nin gelecek neslini hazırlayan bu öğretmenlerimizi ne zaman işbaşı yaptıracağız ve eğitim sisteminin öğretmen açığını ne zaman telafi edeceğiz, bu sorunu ne zaman aşacağız?

Sayın Bakanın yazılı soru önergesine vermiş olduğu cevap, gerçekten düşündürücü bir cevaptır.

Ayrıca, öğretmenlerimizin aldıkları maaşlar açlık sınırına yakın maaşlardır. Onbeş yıllık bir öğretmen 800 000 000 maaş alır iken, Türkiye'de açlık sınırı 715 000 000'dur. Bunlar da resmî rakamlardır ve alınan maaşlar, alınan para, maalesef, öğretmenin biyolojik ihtiyacını, ailesiyle beraber, çoluk çocuğuyla beraber temel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde değildir.

Ve Sayın Bakanımıza sorduk, dedik ki, öğretmenler çok cüzî oranda ekders ücreti alıyor, bir derse 1 300 000; 1,3... Bunu artırmayı düşünüyor musunuz?.. Sayın Bakanımız, yazılı soru önergemize verdiği cevapta "birim ekders saat ücretinin yükseltilmesine yönelik olarak hazırlanan kanun değişikliği taslağı Başbakanlığa gönderilmiştir." Peki, teşekkür ediyoruz. Başbakanlığa gönderildi; ama, öğretmenlerimizin ekders ücretlerini artıralım teklifi ne oldu? Maliye Bakanlığından veto yedi, dolayısıyla, Başbakanlıktan reddedildi. Kamuoyuna duyurulmuş olan bu hadise olumsuzluklarla sonuçlanınca, maalesef, öğretmenlerimiz de bu noktada sukutu hayale uğradılar.

Değerli arkadaşlar, eğitim deyip geçemeyiz. Eğitimcinin her zaman yanında olmak lazım. Öğretmenlerimizin her zaman yanında olmak lazım. Öğretmen açığını Türk eğitim sisteminde bugün konuşmuyor olmamız lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 18 Ocak 2006

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook