İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 55. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)

Mehmet Eraslan

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 55. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Ocak 2006 · 670 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Eraslan, 26 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 670 kelime.

Mehmet Eraslan (Hatay). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 26 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2006-01-26-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun tasarısı Tevhidi Tedrisat Kanunu çerçevesinde eğitimin birleştirilmesi ve tek elden yürütülmesi konusunda hazırlanmış doğru bir kanun tasarısı olmakla beraber, Türk eğitim sisteminin ve Türk eğitim sisteminde görev alan eğitimcilerin ve eğitim alan öğrencilerin sorunları sadece Tevhidi Tedrisat Kanunu çerçevesinde eğitimin birleştirilmesi ve tek elden yürütülmesiyle çözüm bulmamaktadır. Fakat, bu kanun tasarısı, az önce de ifade ettiğim gibi, doğru bir felsefeyle, doğru bir mantıkla hazırlanmış bir kanun tasarısıdır ve keşke, bundan üç yıl önce, iki yıl önce çok daha erkenden hazırlanmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmek suretiyle burada kanunlaşmış bir kanun tasarısı olmuş olsaydı temennimi burada tekrar ifade ediyorum ve keşke, bugün, sonuçlarını hep beraber daha erken bir tarihte yaşıyor olsaydık temennisini de tekrar ifade ediyorum.

Değerli arkadaşlar, Türk eğitim sisteminde eğitici öğretmen açığının olduğunu daha önce de Sayın Bakanımız yazılı soru önergemize vermiş olduğu cevapta belirtmişti. Sayın Bakanımız, Türkiye'de 130 000 öğretmen açığının olduğunu ifade etti ve 20 000 öğretmenin de emekli olduğunu düşündüğümüzde, toplam eğitimimizde 150 000 eğitici, öğretmen açığının olduğunu biliyoruz. Beden eğitimi öğretmenleri atama bekliyor, binlerce beden eğitimi öğretmenleri, binlerce meslekî eğitim verecek olan öğretmenler ve onbinlerce ilköğretim öğretmenliği yapacak olan eğiticiler, öğretmenlerimiz üniversiteden mezun oldukları halde, bir yere atanma noktasında, hükümetten ve Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosundan bir an önce bir kararın çıkmasını beklemektedir ve aynı zamanda, istihdamın önemli ölçüde, bu öğretmen atamalarıyla yapılacak, yapılabilecek öğretmen atamalarıyla istihdamın ciddî manada, belki de, bir ölçüde halledileceği bir aşikârdır.

Öğretmenlerimizin ekonomik durumu, değerli arkadaşlar, kesinlikle düzeltilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin geleceğini oluşturan gençlerimiz, çocuklarımız, hepimiz biliyoruz ki, öğretmenlerimizin kendilerini eğitmesiyle oluşuyorlar. Türkiye'nin geleceğini hazırlayan, Türkiye'nin yarınlarını, aydınlık yarınlarını hazırlamaya çalışan eğitimcilerimiz, öğretmenlerimizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar, ekonomik sıkıntılar neticesinde hayatını idame ettirebilme ve en temel ihtiyaçlarını karşılama noktasında sıkıntı çekmektedir. Peki, biz bunlardan nasıl bir verimlilik bekleyeceğiz, nasıl onlardan verimli olmalarını bekleyeceğiz?!

Ekders ücretlerinin çok düşük olduğunu daha önce ifade ettim ve ek-ders ücretlerinin de iyileştirilmesi, eğitimcilerimizin, öğretmenlerimizin bir yerde ekonomik koşullarının iyileştirileceği anlamı taşıyacağını da ifade ediyorum.

Eğitimde, bakın, diğer bir konuya girmeden önce ama… Bakın, bugün açlık sınırı 563 000 000, yoksulluk sınırı 1 835 000 000 yoksulluk sınırının olduğu ülkemizde, kamu çalışanlarının hemen hemen neredeyse tümü, öğretmenlerimizin ve eğitimcilerimizin tümü yoksulluk sınırının altında maaş almaktadır. Onbeş yıllık bir öğretmen 800 000 000-900 000 000 maaşla nasıl geçinecektir?!

Değerli arkadaşlar, Avrupa Birliği ülkelerinde yıllık 30 000 dolar alan eğitimciler, öğretmenler; Türkiyemizde, bizim ülkemizde 6 000-6 500 dolar yıllık ücret almaktadır ve değerli arkadaşlar, yoksulluk sınırının üstünde maaş alan, ücret alan hiçbir kamu görevlisi ve hiçbir öğretmen ayrıca bulunmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANToparlayın lütfen.

MEHMET ERASLAN (Devamla)Diğer taraftan, eğitimde, bölgelerarası eğitim kalitesi açısından farklılıklar vardır. Eğitimde adaletin ve eşitliğin sağlandığını göremiyoruz.

Bakın, eğitim alması gereken öğrencilerimizin önündeki engeller ve yasaklar hâlâ devam etmektedir. Türkiye'nin en doğusu ile Türkiye'nin en batısı arasındaki eğitimde bir adaletsizlik bir eşitsizlik söz konusudur ve bu eşitsizliğin neticeleri 1 730 876 gencimiz 2005 yılında üniversite sınavına girdiği halde, bunların sadece toplam 400 372'si, ortalama 400 000 öğrencimiz devlet ve vakıf üniversitelerine, açıköğretim fakültelerine ve iki yıllık yüksekokullara yerleşme imkânı, kayıt yaptırma imkânı bulmuşken, değerli arkadaşlar, 1 330 504 öğrencimiz, maalesef, hiçbir yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıramamıştır. 1 330 504 öğrencimiz üniversiteli olamamıştır ve Türkiye genelinde, bakın, eğitim kalitesinin ve eğitimin geldiği noktayı belirtmek açısından önemli olduğunu düşünüyorum; Türkiye genelinde sıfır alan öğrenci sayısı, önceki yıllara göre yüzde 77 oranında artmıştır. Sınavda, 2005 üniversite sınavında 57 163 öğrenci sıfır almıştır. Doğu ve güneydoğu illeri, en fazla başarısız olan iller arasındadır. Doğu ve güneydoğu…

Şimdi, buradaki öğrenciler bizim öğrencilerimiz, oradaki yaşayan insanlar bizim insanlarımız. Bu insanlara ne yapılabilir, bu öğrencilere ne yapılabilir? Özel okullarda ve özel dershanelerde kendilerini… Sosyal devlet ilkesi gereği özel okullarda ve özel dershanelerde onlara destek verme ve Türkiye'nin doğusu ile Türkiye'nin batısı arasındaki bu eğitim dengesizliğini, eğitim farkını ancak bu şekilde halledebiliriz. Devlet olarak, iktidar olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, onların özel okullarda ve özel dershanelerde okuyabilmeleri için onların finanse edilmesi gerekir ve eğitim eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için bu çalışma fevkalade bir şekilde yapılabilir.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 26 Ocak 2006

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook