Grup önerisi hk.
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 56. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Ocak 2006 · 521 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Eraslan, 31 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 521 kelime.
Mehmet Eraslan (Hatay). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-eraslan-22-2006-01-31-grup-onerisi-hk-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ERASLAN (Hatay)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 1055 sıra sayılı kanun teklifi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.
Bu kanuna baktığımız zaman, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan bu kanuna baktığımız zaman, kanunun, Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü kurulmasına ilişkin bir kanun olduğunu görüyoruz. Gelir politikalarındaki etkinlik ve bir ülkenin, bir toplumun gelir hâsılatını artırmak, Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü kurmakla mümkün değildir. Toplam vergi hâsılatını artırmanın yolu, yatırım, üretim ve ihracat ekonomisini ve bu reel ekonomik modeli, bu coğrafyada, ülkemizde var edebilmenin yolu, bu ülkede üretim yapan herkesin kârlı hale geçirilmesiyle ancak mümkündür. Kârlı hale geçirilebilmesi için de, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve devlet eliyle teşviklerin artırılması gerekmektedir. Bakın, iktisadî bir kavramdır, iktisadî bir kuraldır; bir ülkede, vergi oranları düşürüldükçe, vergi oranları tabana yayıldıkça, o ülkede, vergi hâsılatı da o oranda artar; fakat, bizde, vergi oranlarının yüksekliği ve vergi adaletsizliği, toplam vergiler kapsamında düşündüğümüz zaman, özellikle ve özellikle dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payına baktığımız zaman, yüzde 70'ler düzeyinde olduğunu görüyoruz. Avrupa Birliği ülkelerinde, toplam vergilerin, daha doğrusu dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki oranı yüzde 30 civarında, bizde ise yüzde 70 dolaylarındadır ve değerli arkadaşlar, vergi, herkesin, ama herkesin, her işletmenin, gücü nispetinde ödeyebileceği bir yükümlülüktür. Vergi oranlarının düşürülmesi, vergi oranlarının tabana yayılması, vergi eşitliğini, vergi adaletini sağlayacağı gibi, vergi hâsılatını da artıracaktır. Niye adaletsizlik var; yav, bu ülkede zenginler, yani, hiç kimsenin malında mülkünde gözümüz yok ama, bu ülkede zenginler, parası olanlar, altın, mücevherat alırken yüzde sıfır vergi ödüyor ise ve bu ülkenin evlatları, şeker alınca, çay alınca, ayakkabı alınca, çarık alınca, hırka alınca, elbise alınca yüzde 18 dolaylarında vergi ödüyorsa, elektrik, su parasını öderken eğer yüzde 18 vergi ödüyorsa, altın alan, gümüş alan, mücevherat alan yüzde sıfır vergi ödüyor ise bu ülkede hiç kimse, vergi adaletinden bahsedemez.
Siz, Sayın Bakanım, istediğiniz kadar genel müdürlük kurun, genel müdürlük kurmakla falan olmuyor bu işler. Girdi maliyetlerini düşüreceksiniz, vergi eşitliğini, vergi adaletini, daha doğrusu, tesis edeceksiniz. En büyük göreviniz sizin, bu. Vergiler, en önemli girdi maliyetidir. Esnafımız açısından, KOBİ'lerimiz açısından, esnaf sanatkârımız açısından katlanılmaz bir yükümlülük haline gelmiştir bugün vergiler. Böyle bir vergi politikası falan olmaz.
Niye dolaylı vergiler toplam vergilerin Avrupa'da yüzde 30'u da, bizde yüzde 70'i? Sizin bir sözünüz var Sayın Bakanım "eğer bir ülkede, dolaylı vergiler toplam vergiler içerisinde yüzde 65'in üzerindeyse, o ülkede vergi adaletinden bahsedilemez" demiştiniz. Ama, şimdi yüzde 70. Peki, nasıl bir vergi adaletinden bahsedeceğiz ve üç yıldan beri, siz ne yaptınız vergi politikaları noktasında?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul)Takip etmiyorsunuz ki!..
BAŞKANBuyurun.
MEHMET ERASLAN (Devamla)Tabiî ki, bu şartların sonuçları da var; yani, KOBİ'ler, esnaf sanatkârlar ve bu ülkedeki yatırımcılar, üretimciler Avrupa Birliği pazarlarında ve dünya pazarlarında artık yarışamaz noktaya gelmiştir. Bir zamanlar ihracat Türkiyesi iken, bugün her şeyini ithal eden -tarımsal ürünlerini de- ama, her şeyini ithal eden, ithalat cenneti bir ülke haline gelmiştir bugün Türkiyemiz. Dolayısıyla KOBİ'lerimizi ve esnaf sanatkârlarımızı, üreticimizi, sermayecimizi, yatırımcımızı, ihracatçımızı var edebilmenin, güçlü kılabilmenin yolu, değerli arkadaşlar, dünya pazarında mücadele verebilecekleri, dünya pazarında kendilerini var edebilecekleri rekabet ortamını onlara hazırlamaktır. İşte, o zaman vergi gelirlerinde bir artışın olduğunu göreceğiz ve Türkiyemizin ihtiyaçlarını…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 31 Ocak 2006