İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.307)

Mehmet Erdoğan

Gaziantep Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 60. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Şubat 2009 · 1.156 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Erdoğan (AK Parti), 19 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.307)); konuşma 1.156 kelime.

Mehmet Erdoğan (AK Parti, Gaziantep). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.307)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-erdogan-23-2-2009-02-19-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle 21’inci yüzyılda bilginin, gelişimin ve ilerlemenin temel anahtarı ve rekabete dayalı yeni dünya düzeninde eğitim büyük bir rol oynamıştır. Bilimsel araştırmalar, eğitim düzeyi ile kalkınmanın unsurları olan ekonomik büyüme, siyasal ve toplumsal gelişme arasında doğrusal ilişkiler olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bugün ulaştığımız medeniyet ve teknoloji, bilgi ve bilginin kullanılabilmesinin bir sonucudur. Bütün dünyada durmaksızın devam eden teknoloji ve bilgi yarışında ülkemizi Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş medeniyet düzeyinin üzerine çıkarabilmek için insana, eğitime ve bilime yatırım yapmak zorunda olduğumuzu dikkate almalıyız. Bu değişime katkı sağlayacak bireylerin sahip olması gereken en değerli özellikler bilgi ve girişimciliktir. Bilmek ile yapabilmek arasındaki uçurumu aşacak güce sahip girişimci insanlarımızın sayısı arttıkça ülkemizde refah seviyesi hızla yükselecek, dünyaya ve insanlığa katkımız artacaktır.

Bu kanun tasarısı ile İpek Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından Gaziantep’te Zirve Üniversitesi adıyla, Vatan Sağlık ve Eğitim Vakfı tarafından da İstanbul’da Yeni Yüzyıl Üniversitesi adıyla vakıf üniversiteleri kurulmasının ülkemizin yükseköğretimine önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Eğitim imkânları bakımından kalkınmada öncelikli bölgelerin cazibelerinin artırılması amacıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesine bağlı eğitim bilimleri enstitülerinin ve fen lisesi statüsünde eğitim verecek olan ortaöğretim kurumlarının kurulmasına ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Kurulması öngörülen okullarda okuyacak öğrencilerin en az yüzde 70’inin burslu okutulacağı, öğrenci kabulünün özel sınavla olacağı, onuncu sınıftan on birinci sınıfa geçişte uluslararası sınavlarda başarılı olma şartı aranacağı, bu sınıflardan mezun olabilmek için Uluslararası Bakalorya Diploması’nın alınmasının zorunlu olacağı, ayrıca, bu okulların kurulması için gerekli maddi kaynağın nereden karşılanacağı belirtilmiştir.

Yine tasarıyla, Anayasa’mızın 130’uncu maddesinin ikinci fıkrasında, kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumlarının kurulabileceği hükmüne istinaden Anayasa’mız özel girişimcilerin üniversite kurmalarına imkân vermezken kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla vakıfların üniversite kurmalarına imkân tanımaktadır.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ivmesini demokratik yaşam biçiminden, hür teşebbüse dayalı iktisadi yapıdan ve bilimden alan büyük bir değişime şahit olmaktayız. Bu değişime ayak uydurmak isteyenlerin sahip olması gereken en değerli özelikler bilgi ve girişimciliktir. İçinde bulunduğumuz yüzyıl bilgi ve hürriyetler asrıdır. Yapan bilir, bilen konuşur, akıl ve bilimi rehber edinip hürriyet ortamında eğitim ve teknolojiye yatırım yapanlar yükselmekte, akıl ve bilime sırtlarını dönüp yasakçı ve baskıcı bir ortamda ideolojik saplantıları ön plana çıkaranlar ise yerlerinde saymaktadır. Muasır medeniyet seviyesini yakalamakta samimi olan ülkeler bunun yolunun başta fikir ve ifade özgürlüğü olmak üzere hürriyetler ve bilimden geçtiğini görmüş, yerel ezberlerin tekrar edildiği değil, evrensel değerlerin esas alındığı ve en geniş manada akademik özgürlüğün sağlandığı yükseköğretim kurumlarının kurulmasına öncelik vermişlerdir. Muasır medeniyet yolculuğuna bizden çok sonra başlayan Güney Kore gibi ülkeler dünya devi olup halkına refah, zenginlik ve izzet getirirken, dünyadan kopup içine kapanan ülkelerin içinde kaldığı yoksulluk ve zillet bir ibret göstergesidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1945 yılında Japon işgalinden kurtulup bağımsızlığına kavuşan Güney Kore, 1950’de Kuzey Kore işgaliyle başlayıp üç yıl süren iç savaşın büyük tahribatına rağmen bir nesil içinde bir ekonomi mucizesi meydana getirdi. 1971’de 277 dolar olan kişi başına gelir 2001’de 16.100 dolara ulaştı. Bu mucizenin oluşmasında çalışkan ve beceri sahibi iş gücü üreten eğitimin büyük payı olmuştur. Güney Kore tecrübesinden alınacak çok dersler vardır. Güney Kore, eğitim, modernleşme ve küreselleşme sürecine taahhüdünü sürdürürken geleneksel değerleri de tesis ve teyit etmektedir.

Fen bilimleri ve mühendislik araştırmalarının neticeleri, dünyanın saygın dergilerindeki yayın sayısıyla ölçülür. Dünyanın en saygın ve en etkin dergilerinde fen bilimleri ve mühendislik konularında yayınlanan makalelerin sayısı, 2001’de, milyon nüfus başına, OECD ülkelerinde ortalama 490 iken tüm dünyada ise 108’dir. Bu rakam İsveç’te 1.139, ABD’de 722, Almanya’da 530, Japonya’da 446, Güney Kore’de 207, Malezya’da 22, İran’da 14, Kenya’da 9 iken Türkiye OECD tarafından hazırlanan bu sıralamada yer alamamıştır. Güney Kore’nin yayın sayısı 1988-2001 arasında 14 kat artmıştır. Bu rakamlar, Güney Kore mucizesinin arkasındaki itici gücün bilim ve teknoloji olduğunu gözler önüne sermektedir.

Üniversitelerin ana misyonu, öğrencileri değişik sahalarda eğitmek, entelektüel bir birikim sağlamak, bilimi geliştirmek ve teknik uzmanlık kaynağı olarak topluma hizmet vermektir; ayrımcılık yapmak değildir. Üniversiteler, temel ve uygulamalı araştırmaları ve piyasayla yakın iş birliği yapmasıyla Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik gelişiminde ve refah seviyesinin yükselmesinde merkezî bir rol oynamışlardır. Bu yüzden, ABD’de üniversiteler artan oranda uygulamalı araştırmalara yönelmekte ve öğretim üyelerini danışmanlık yapmaya ve teknolojik yenilikleri piyasanın hizmetine sunmaya teşvik etmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin tarım ve teknolojide dünya lideri olmasında eğitime yapılan yatırımın büyük etkisi olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri aynı zamanda zihin ürünü olarak satılan teknik bilgi ve becerinin de (know-how) önde gelen net ihracatçısıdır. 2001’de Amerika Birleşik Devletleri’nin teknik bilgi ve becerilerini yabancılara lisanslamasından elde ettiği gelir 4,9 milyara ulaşmıştır. Birçok ülke, mucitlik performanslarını geliştirmelerinin bir aracı olarak üniversite-endüstri bağlarını geliştirmeye çalışmaktadır. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak alınan patentler akademik ARGE’nin kıymetli bir ürününü oluşturmuşlardır. 2001’de ABD’de akademik kurumlara verilen patentlerin sayısı 3.200’ü aşmıştır. ATO’nun 2004 raporuna göre aynı yıl Türkiye’deki toplam patent başvuru sayısı 3.219 idi. Ancak bu başvuruların yüzde 96’sını yabancılar oluşturmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teknoloji ile ivme kazanmış bir asırda yaşıyoruz. Eşyanın tabiatında hareket ve değişim vardır. Değişim daha çok serbestiyeti ve daha çok serbestiyet de daha hızlı değişimi netice verir. Son yüzyılda bilişim ve iletişim alanlarındaki ilerlemelere paralel olarak toplumların değişimi baş döndürücü hızlara ulaşmıştır. Burada temel espri hürriyettir. Zira, hürriyet değişimin motorudur. Değişimde lokomotif görev yapan ve yön belirleyen ülkeler en özgürlükçü ülkelerdir. Geride, tabi olan ülkeler bağnaz ve yasakçı zihniyetten kurtulamamış ülkelerdir.

Hamdolsun ki, AK PARTİ İktidarıyla ülkemiz ayaklarına vurulmuş prangalardan kurtuldu. Artık, bağnaz ve yasakçı zihniyetleri mazide bıraktık. Halktan aldığımız güçlü destekle yüksek bir istikbalde, yüksek bir ruh ve şuurla doludizgin yol alıyoruz. AK PARTİ İktidarı olarak yaptığımız çalışmalarla, değişimin itici gücü olan teknoloji gelişimi ile hürriyeti geliştirerek değişimin merkezine oturttuk. Artık, engeller birer birer kalkıyor, üniversiteler özgürleşiyor, öğretim üyeleri özgürleşiyor, öğrenciler özgürleşiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Erdoğan.

MEHMET ERDOĞAN (Devamla)Zira, zaman üniversitelerde politik didişme değil bilim zamanıdır. Bundan böyle üstüne vazife olmayan siyasi deklarasyonlar dönemi bitmiştir. Görüşlere bilim süsü vererek toplumu yanıltma dönemi bitmiştir. Toplumu bilimle aydınlatma dönemi başlamıştır. Muğlaklık ve karanlık yerini bilim aydınlığına terk ediyor. Artık, üniversiteler özüne dönecek, bilgi üretecek ve etkin kullanılacak, bilgi toplumu olma sürecini hızlandıracaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ne mutlu ki yurdumuzun bütün şehirlerine üniversite kurma sevdamız her geçen gün emin adımlarla hedefine ulaşmaktadır. Bir bilgi, irfan getiren, sosyoekonomik gelişmelere katkı sağlayan, bölge halkına madden, manen sonsuz fayda sağlayan üniversitelerimizi açmanın sonsuz mutluluğunu yaşamaktayız. İstanbul’da eğitim vakfı tarafından “Yeni Yüzyıl” adıyla kurulacak olan vakıf üniversitesi ve Gaziantep ilimizde İpek Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından kurulacak olan Zirve Üniversitesi ile ülkemiz geleceğine büyük bir yatırım sağlanmış olacaktır. Ülkemizin güzide şehirlerinden olan Gaziantep ilimize iki vakıf üniversitesi, bir devlet üniversitesinin vereceği eğitimin katkılarıyla şehrimiz ilim, irfan yuvası olacak, bölgemize ve Türkiye'mize kültürel ve sosyoekonomik katkılar sağlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin yükseköğrenimine önemli katkılar sağlayacak olan bu yasanın hayırlı olmasını diliyor, şahsım adına, emeği geçenlere teşekkür ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 19 Şubat 2009

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook