Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
Tokat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 69. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Mart 2005 · 1.009 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti), 10 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.009 kelime.
Mehmet Ergün Dağcıoğlu (AK Parti, Tokat). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ergun-dagcioglu-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu torba yasa olarak adlandırdığımız yasanın 19 uncu maddesiyle ilgili olarak Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Az önce, CHP Grubunun sözcüsü Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Bey, burada, birtakım bilgiler aktardı, o bilgilerin ışığında ve kendisine aktarılan bilgilerin tamamen doğru bilgiler olduğunun varsayımıyla bu bilgileri sizinle paylaştı ve doğru bilgi zannettiği için, gerek -Bütçede- altkomisyonda gerekse üstkomisyonda yapmış olduğu konuşmalara yeni bir ilave yapmaksızın, burada, hâlâ, Yüce Huzurunuzda, kendisine iletilen bilgilerin doğru olmadığından kaynaklanan yanlış bir bilgilendirmeyle, enformasyonla karşı karşıya kaldığımız için, Yüce Heyetinizi, bu 19 uncu maddeyle ilgili ve özelde de Tokat Sigara Fabrikasına alınan 11 tane makinenin 7 tanesinin monte edilmiş, 4 tanesinin de -yürütmeyi durdurma kararından ötürü- monte edilememiş olmasıyla, ülke ekonomisine getirdikleri eksileri ve artıları doğru ortaya koymak kanaatiyle söz aldım.
Değerli arkadaşlar, burada, bir şeyin altını çizmek lazım ki, bu, oluşturulan yanlış bilgiler ışığındaki olumsuz hava yüzünden bu maddenin geri çekilmesi sonucunda veya kabul edilmemesi sonucunda, ülke ekonomisini, belki de geri dönüşü çok zor tazmin edilecek olan sıkıntılarla yeniden tahmil etme durumuyla karşı karşıya kalacağız.
Bakın, bu olayı doğru ortaya koyabilmek için olayı iyi tahlil etmek lazım. Olay nedir; geçtiğimiz 2004 yılı haziran ayında başlayan bir skalayla, Tekel Genel Müdürlüğümüz, şu anda mevcut, orijinal belgeleri elimde olan bir teknik şartname, alım şartnamesi hazırlamış ve teknik alım şartnamesinin 9 uncu maddesinde -birsürü maddeler ilave edildikten sonra- deniliyor ki, çok kısa olarak "Tokat Sigara Fabrikasına alınacak olan bu makineler mutlaka kullanılmamış ve yeni olacaktır" diye şartnameye Tekel Genel Müdürlüğü bir ibare ilave ediyor. Yani, bu makineler mutlaka yeni olacaktır. Şayet, yeni olmazsa, bu makineleri söz verilen süreç içerisinde Tokat'taki fabrikaya getirip, yerleştirip, üretimini gerçekleştirip, hatta, şu anda elimde bulunan örnek üretimi de gerçekleştirmek suretiyle, Türkiye'de, yüzde 87'lerden, çok hızlı bir şekilde, Amerikan sigara fabrikalarının karşısında, karton kutu ambalajlama teknolojisinin karşısında, yumuşak paketle mukabele edebildiğimiz için, böyle bir teknoloji henüz Türkiye'de tatbikat safhasına sokulmadığı için, karton kutu ambalajı yapılmadığı için, yüzde 87'lerden hızla geriye doğru giderek, günümüzde yüzde 54'lere ve yüzde 51'lere kadar kaybettiğimiz pazar payını, artık, Türk Tekelinin, sonuna doğru koşar adımlarla götürmüş olacağımız bir olayı tartışıyoruz şu anda. Nedir bu olay arkadaşlar? Pazar payı yüzde 87'den yüzde 50'ye düşen... Şayet, bu madde kabul edilmez de, Tütün Üst Kurulunun kanaatleri öne çıkarılarak, bu makineler -fabrikaya monte edilmişken, örnek ürünleri de şimdi gösterdiğim şekilde ortaya konulmuşken- toparlanıp, İspanya'ya geri gönderilip, bu üretim bandı ortadan kalkarsa, uzmanların verdiği değerlerle, yaklaşık olarak, bir günde, şu anda, birkaç aydır, yürütmenin durdurulmasından ötürü sadece vergi kaybı olarak 2 trilyon liralık bir kaybımız var. 100 gün gecikmişsek, 200 trilyon lira sadece vergi -kâr demiyorum- kaybı olan bir konsepti tartışıyoruz sizinle.
Arkadaşlar, bakın, bu makineler yeni olmalıdır diye, bunu teknik şartnameye koyan Tekel Genel Müdürlüğünün şartnamesinden sonra olacak serüven neydi? Şayet, Üst Kurul, bu vatanın ülke ekonomisinde bu makinelerin, bu üretimin ve bu istihdamın önemli olduğunu fark edebilseydi de, gereğini yapsaydı da, eskidir bu makineler diye ekspertiz isteseydi de, uluslararası tahkimi de devreye sokarak, İspanyol firmasının bize gönderdiği bu makinelerin, hakikaten -söylenildiği gibi, eskiyse şayet- eski olduğunu ekspertiz raporlarıyla ispat edebilseydik, o zaman -İspanyol firmasına şu ana kadar 1 Türk Lirası bile para vermiş değiliz, Türkiye'den daha henüz 1 kuruş bile çıkmış değil- ne yapardık; biz, fabrikalarda monte ettiğimiz 11 tane makineyle -az önce gösterdiğim bu karton paketlerle- hem üretimi devam ettirirdik hem istihdamı devam ettirirdik. Çünkü, şu anda, işçilerimiz yatıyor sigara fabrikasında. Fabrika çalışmaz oldu iki üç aydır; devam ettirirdik. Şayet, makineler eskiyse, o zaman, bu şartnamenin gereği olarak, 9 uncu maddenin gereği olarak, o İspanyol firması, yeni makineleri Türkiye'ye getirir monte eder, eski makinelerini götürür. Şayet, her şeye rağmen, yine de bir zarar oluşmuşsa, bu şartnameden aldığımız güçle, o İspanyol firmasına "şartnameye uymadınız" diye bir de ecri misil ödettirirdik; o zaman, hem makineleri yenilemiş olurduk hem üretimi durdurmamış hem istihdama ket vurmamış hem de bu tartışmalı ortamı yaşamamış olurduk.
Peki, şimdi geldiğimiz noktada, fabrikanın üretimi durdu, makineler yatıyor. Buradan bu makineler sökülüp de İspanya'ya giderse ne olacak; adamlar uluslararası tahkimi işletir de, şayet bu makinelerin yeni olduğunu ispat ederlerse, bu kadar ettiğimiz zarar bir kenarda durduğu gibi, o yetmiyormuş gibi, bir de, yeniden, biz, İspanyol firmasına ecri misil ödemek durumunda kalacağız. İşte, bu kadar korkunç bir zararla karşı karşıya kalıyoruz.
Peki, geldiğimiz nokta da speküle ediliyor. Neyi speküle ediyoruz; bu makineler yeni mi eski mi diye... Arkadaşlar, altını çizerek söylüyorum ki, bu makineler yeni de olsa bir önemi yok eski de olsa bir önemi yok. Neden önemi yok; çünkü, şayet, eskiyse bile, bu fabrika üretimine devam etsin ve İspanyol firması yeni makinelerle değiştirsin diyoruz bir aydır Plan ve Bütçe Komisyonunda; ama, arkadaşlarımızı bir türlü ikna edemedik. Birileri, bana, Plan ve Bütçe Komisyonunda "Tokat'taki fabrikayı gördün mü? Oradaki makineleri gördün mü? Al, sana hediye ediyoruz Sayın Dağcıoğlu, şu eski resimlere bakın ve bu makinelerin ne kadar eski olduğunu anlayın" diye resim hediye ediyorlar. Ben de, şimdi, o arkadaşlara gösteriyorum; burada, hücresel çektiğiniz, ne olduğu belli olmayan, eski diye lanse ettiğiniz makinelerin, orijinal, yerinde çekilmiş fotoğrafları var, her birisi birbirinden yeni görünen ve üretim bandında çalışırken gösterdiğim makineler. İşte, bu makinelere, bu kadar yeni donanımlı makinelere, eski 2 tane fotoğraf göstermek suretiyle "eski makineleri çöplük haline mi getireceğiz; bu eski makineleri buraya getirmek suretiyle Tekeli yaşlandırıyorsunuz" diyen insanlara, bu fotoğraflarla "selam olsun" diyorum. Eski makine yok, bu makinelerin hepsi yeni.
"Öyle ise, bu makineler yeni ise, böyle bir maddeye niye ihtiyaç duydunuz" diyor Plan ve Bütçe Komisyonunda arkadaşlarımız.
Biz, bu maddeye, bu makinelerin eski veya yeni olmasından ötürü değil, biz "burada, şartnamede ve kanunlarda, bazı eksiklikler var, bu torba kanununda bu eksiklikler de giderilsin" diye, yeri gelmişken bir ilave madde koymuştuk.
Hatta, eğer, çok şüpheleniyorsanız... CHP milletvekillerimize teşekkür ediyorum; az önce Feramus Bey ve bazı arkadaşlarımızın imzasıyla verilmiş olan bir önerge var "30 Haziran tarihine kadar olanları kapsamak üzere" diye yeni bir madde getirdi CHP Grubu.
HALUK KOÇ (Samsun)CHP Grubu değil, kişiseldir.
MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Devamla)CHP Grubundan bazı milletvekili arkadaşlarımız.
HALUK KOÇ (Samsun)Kişise!..
MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Devamla) -Kimdir bu milletvekili arkadaşlarımız; bizzat milletvekili olana kadar Tokat Sigara Fabrikasında...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 10 Mart 2005