İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.: 112)

Mehmet Günal

Antalya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 68. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Şubat 2008 · 1.776 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Günal (MHP), 21 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SPOR MÜSABAKALARINA DAYALI SABİT İHTİMALLİ VE MÜŞTEREK BAHİS OYUNLARININ ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİNE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.: 112)); konuşma 1.776 kelime.

Mehmet Günal (MHP, Antalya). “Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.: 112)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 21 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-gunal-23-2008-02-21-spor-musabakalarina-dayali-sabit-ihtimalli-ve-musterek-bahis-oyunlarin (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MEHMET GÜNAL (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, partim ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bu kanunun neden yapılması gerektiği konusunda birkaç tespitimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunu da kanunun gerekçesinde değerli bürokrat arkadaşlarımız ve Bakanlık -komisyondaki ve alt komisyondaki çalışmalarda- zaten bize anlattılar, ama bir mantığı ifade etmesi açısından kısaca bunlara bir değinmek istiyorum.

3289 sayılı Kanun gereğince Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü yetkili kılınmış ve bu Genel Müdürlüğe bağlı olarak da Spor Toto Teşkilat Başkanlığı bu işlemleri yapmakla yetkilendirilmiş ve teşkilat eliyle bu hizmetleri görüyor.

Neden bu kadar ayrıntılı bir kanuna gerek duyulduğunu sorduğumuz zaman, arkadaşlarımız, daha önce bu işlemin önce idare mahkemesinden sonra da Danıştaydan döndüğünü ve dolayısıyla, ayrıntılı bir şekilde kanun yapmak zorunda kaldıklarını ifade ettiler.

Şimdi, orada da daha önce imtiyaz sözleşmesi niteliğinde görüldüğü için iptal edilmiş “Kanunla düzenlenmesi gerekir.” diye, şu anda bizim önümüzde, böyle, çok maddesi olan bir kanun tasarısı var.

Bir de idarenin bu yöntemi seçmesinde önemli nedenlerden bir tanesi, riskin özel sektörle paylaşılması. Çünkü yüzde 59’dan fazlasını ikramiye olarak veremeyeceği için idare, özel hukuk tüzel kişileriyle paylaşmak üzere böyle bir kanun tasarısı hazırlamış.

Şimdi, Danıştayın iptali, ki hatta Anayasa Mahkemesinin Millî Piyangoyla ilgili özelleştirme sürecinde verdiği kararlar da var ve bu çerçevede de arkadaşlarımız hassas davranarak birçok maddeyi ayrıntılı olarak buraya getirmişler. Normal şartlarda yürütme durdurulduğu için de yasa çıkarma, “yasayla düzenlensin” dendiği için gelmiş. Ama, ben bu işin felsefesini komisyonda da Sayın Bakan, bürokratlar belli ölçüde anlattılar ama tam olarak algılayamadım. Öncelikle, son güne kadar bekleyip, birtakım, Vakıflar Kanunu gibi bir kanunu bize saatlerce, gece yarısına kadar burada çalıştırıp çıkarttıracağımız yerde, mademki belli bir tarih kısıtı var -ki Sayın Bakanın ve bürokratların kusuru değil ama- ve Bakanlar Kurulundan zamanında geçmemiş, bizi niye uğraştırıyorsunuz? Sabahlara kadar biz “Çıkarmayalım, geri alalım.” derken, tarihi olan bir şeyi önce görüşsek, Vakıflar Kanunu da biraz beklese… Kim acele ettiriyor ben anlamadım. Sorduk, Sayın Bakan alelacele getirdi, Plan ve Bütçe Komisyonunda, dediler ki: “Çıkması lazım.” Neden? Takvimimizi komisyonda da arkadaşlar sıkıştırdılar ve yetiştirmeye çalıştık. Neden bu kadar bekleniyor veya mademki böyle acele bir şey var, Vakıflar Kanunu’nu niye bu kadar bizim önümüze getirip de yoruyorsunuz? Dün de söyledim, mekik dokumaktan… Aynı anda komisyona gidiyoruz, alt komisyona gidiyoruz, geliyoruz Genel Kurula giriyoruz… Doğal olarak, böyle gelişine bir itirazımız var, bu gibi şeylere. Eğer acilse, öncelik sıralamasını yapacaksınız Sayın Başkan, ona göre getirin o zaman, bunu görüşelim, Vakıflar Kanunu kalsın yani, acelesi yok, hiç çıkmasa daha iyi de…

NİHAT ERGÜN (Kocaeli)Meclise yeni geldiniz, biraz çalışın.

MEHMET GÜNAL (Devamla)Bir öncelik sıralaması yapalım işte. Bakın, şurada bir ay kaldı, Bakanımız gözümüzün içine bakıyor, biraz daha uzarsa, çıkmazsa diye buna şey yapıyor.

Birincisi: Burada bir üslup -gelişinde- hatası var. Sizleri, bundan sonra da kanun tasarıları geleceği için, şimdiden uyarmış olalım.

İkincisi: Burada başka bir hata var, yine ama aciliyet olduğu için. Nedir? Bu, sadece, bu spor müsabakalarına mahsus özel bir ihale kanunu. Şimdi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ihaleye ilişkin eski Devlet İhale Kanunu vardı, sonra farklı şekillerde reforme edildi Kamu İhale Kanunu ve bir de Kurumumuz var. “Efendim, onun içerisine girmiyor.” E, girmesi için düzenleme yapalım, yasamanın işi bu. Yani, bir şeye… O zaman yarın başka birisi daha çıkıp da “Ben de ihale yapacağım. Özelleştirme Kanunu’na tabi değilim, İhale Kanunu’na da tabi olmayayım.” derse, o zaman, bizim işimiz gücümüz özel ihale kanunu çıkarmak olacak.

Arkadaşlar da hassas “Mahkemeden döndü, bir an önce çıkaralım, kanunla düzenleyelim.” diyorlar. O zaman, beş altı maddeyle çıkarabileceğimiz bir kanunu, otuz dörttü, otuz üçe düşürdük, bir maddesi gitti. Bir: Emek israfı. İki: Bir yol açılması söz konusu böyle bir durumda. Dolayısıyla, bir üslup olarak, burada yine özel bir kanun çıkarıyormuşuz durumu var. Dolayısıyla yol açılmasından endişeliyim.

Diğer bir husus da… Yine o süreçte tartıştık ama tam olarak ondan da tatmin olmadım. Çünkü arkasından Millî Piyango İdaresinin özelleştirilmesine ilişkin gelişmeleri inceleme şansım oldu. Şimdi diyorlar ki: “Biz özelleştirmeye tabi değiliz.” Burada da bir üslup yanlışlığı var yine, baştan başlarken. Ya o zaman Millî Piyango İdaresinin özelleştirilmesi yanlış, onlar da talih oyunu, şans oyunu oynatıyorlar veya o zaman bunun bu şekliyle özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılması yanlış. Çünkü özü itibarıyla, teknik farklılıkları Sayın Bakan bize açıklayabilir, ama genel olarak baktığımız zaman ikisi arasında bir tezat var. “Neden öyle söylüyorsun?” diyeceksiniz. Çünkü, sizin daha önce hazırlamış olduğunuz kanun tasarısında, bir öncekinde, Millî Piyango İdaresi tarafından, 3’üncü maddede spor müsabakalarına dayalı bu oyunların da Millî Piyango İdaresi aracılığıyla yürütülmesi konusunda teklif varmış, sonradan geri çekilmiş. Yani, bunu sadece ben söylemiyorum, sizler yaptığınız teknik çalışmalarla da önceki tasarıda tartışmışsınız. Veya daha önce getirdiğimiz yap-işlet-devret… Diyecekler ki: “Şu anda buna uymuyor.” Söylediler bize. Ama bütün bunları yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi değil mi, bütün kanunları çıkaran? Oturup her şey için ayrı ayrı kanun veya madde ihdas edeceğimize, bunları bir sürece koymamız gerekiyor.

Yani, temel amacı ve kapsamı belirten birkaç maddelik -tanımlarla beraber- bir kanun tasarısıyla çözebilecekken, sonucunda otuz dört maddelik bir kanun tasarısı çıktı. Yönetmelikte veya şartnamede belirtilecek hususları da buraya koymuş olduk. Dolayısıyla, bu hususta da değerlendirmelerimi sizlere sunmak istiyorum.

Diğer bir husus: Az önce Sayın Aslanoğlu kulüplerin payıyla ilgili söyledi ama, kamunun diğer paylarını da burada garantiye alan bir şey yok. Yönetmelikle düzenlenir… O zaman niye otuz üç tane maddeyi, her şeyi burada düzenliyoruz da bütün tanımları tek tek tek tek yapıyoruz? Onu da yazsaydık, yani garanti altına alalım. Bunu da yine niye söylüyorum? Millî Piyango İdaresinin özelleştirmesinde siz yazmışsınız -arkadaşlarımız bize anlattılar- diyor ki: “Kamu payları garanti altına alınır.” Bütün Savunma Sanayii Fonu’na, diğerlerine… Burada da yine garanti altına alınacaktır, ama her şeyi yazıyoruz, buradaki şeye gelince kanuna yazmıyoruz.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Kulüpler sıfır.

MEHMET GÜNAL (Devamla)Kulüpler bir tanesi. Ama, onun dışında, diğer kurumlara ayrılan paylar var.

Şimdi, burada diğer bir husus daha var değerli arkadaşlarım. Bu, Millî Piyangonunkinde dikkate alınmış, “alınacak” deniyor daha doğrusu. Henüz o da gerçekleşmedi ama, arkadaşlar şartnameyi hazırlarken bunu söylüyorlar ve bundan sonrası için de, Millî Piyango İdaresi bir düzenleme, denetleme kurumu gibi çalışacak, hasılat paylaşım veya lisans devriyle özelleştirdikten sonra diyorlar. O zaman, az önce diğer konuşmacı arkadaşlarımız da değindiler, buna ilişkin -ki, spor müsabakalarına ilişkin oyunlar da İnternet üzerinden oynanabiliyor, sadece bayi kanalıyla değil, sanal bayiler de bu konuda bayilik alıp oynatabiliyorlar- bütün bunların hepsinin nasıl olacağına ilişkin bir düzenleme, denetleme kurumu hâline dönüşecekse, hem bu arada Spor Toto Teşkilat Başkanlığının hem Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün diğer spor branşlarına, diğer faaliyetlere de zaman ayırması sağlanmış olur hem de başları bu şekilde her sıkıştığında, ihaleyle ilgili süreç başladığında baskılara maruz kalmaları da önlenmiş olur diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, burada birkaç husus daha var, onları belirtip çok fazla zamanınızı almak istemiyorum, ama temel bazı konulara da değinmeden geçemeyeceğim. Diğer görüşleri bazı maddelerde sizlerle tekrar paylaşacağım.

Şimdi, Sayın Aslanoğlu belirtti: Bayilik kriterleri. Maalesef, bize vekil olmadan önce de sürekli olarak bu konuda talepler, şikâyetler geliyordu. Yani, belli bir esasa bağlamadığımız zaman bunlar devam edecek. Biz burada, kanun tasarısında olmasa da Sayın Bakandan istirham ediyoruz, bu konuda herkesi rahatlatacak bir şey olursa. Bizi sürekli sıkıştırıyorlar. Biz size aktarmıyoruz, ama “Efendim, şurada şu bayilik var, şuna verildi, bize verilmedi.” falan gibi söyleniyor. Doğruluğunu bilemiyoruz, ama sürekli bir talep ve şikâyet konusu var.

Onun dışında, esas itibarıyla baktığımız zaman, değerli arkadaşlar, burada az önce bahsetmiş olduğum Millî Piyango özelleştirmesinde dikkate alınan diğer bir husus var. Dünya Piyangolar Birliğinin bu konuda temel kuralları var. Öncelikle diyor ki: “Bunlar teşvik edilmemeli, on sekiz yaşından küçüklerin oynaması önlenmeli gibi birtakım etik kurallar ve toplumda kumarı teşvik edecek -daha amiyane tabirle- hususlardan kaçınılması…” Ama, bir taraftan bakıyoruz, bu bir umut kapısı hâline gelmeye başlıyor. Bir süre sonra bir bakıyorsunuz, herkes, oyunların son gününde, son saatinde -sadece Spor Toto, Loto ya da İddaa işlemlerinde değil, hepsinde- herkesin koşuşturmacayla kuyruğa girdiğini görüyoruz. Buna dikkat etmek gerekiyor ve bu konudaki düzenlemelerde de, nasıl diğer üst kurullar varsa, mademki Millî Piyangoyu özelleştirip düzenleme denetleme kurumu hâline getireceksiniz, o zaman bütün bu kuralları da koyan bir kurum hâline getirmekte fayda var diye düşünüyorum.

Diğer bir husus, yine, bu konuda İnternet güvenliğine ilişkin çalışmalar var, üst kurullar var, ama, özellikle bu bahis oyunlarında sadece sporda değil, diğer Millî Piyangoyla ilgili olanlarda da, Spor Toto, Loto’da da dikkat edilmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Yani, bu spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının oynatılmasını da ya Millî Piyango gibi özelleştirmemiz lazım ya da tam tersine Millî Piyangoyu da, o zaman, eğer bu yöntem doğruysa, kamuda kalsın, özelleştirmeyelim. Sadece işlemlerin yürütülmesini zaten devlet yapıyor. Ben burada bir ilişki kuramadım.

Artı, son olarak, yine ben de aynı dileği tekrarlayacağım: Amatör spor maalesef üvey evlat muamelesi görüyor. Sayın Bakan şimdi itiraz edecek ama, kaynaklar açısından üvey evlat muamelesi görüyor. Sıkıntılarını çekiyorlar, profesyonel olanlar bile zaman zaman sıkıntıya düşüyor. Bu çerçevede biraz daha, onlara da pay ayrılması gerekir diye düşünüyorum.

Kısaca bir de -maddede yine gerekirse söylerim ama- 1’inci maddede kapsamla ilgili bir itirazım olmuştu, çünkü bütün spor müsabakalarını içeriyor, yani bu yapılacak şey. Şu anda oynanan İddaa oyunu sadece futbol üzerine hep konuşuluyor. Gündemde maalesef diğer sporlar biraz üvey evlat olarak muamele görüyorlar. Dolayısıyla, oradaki ihalenin de farklı şekilde yapılması yönünde bir talebimiz olmuştu. Bürokrat arkadaşlarımız da dediler ki: “Zaten onun maliyeti yüksektir, herkes bu sistemi kurmak istemez. Dolayısıyla hepsini beraber ihale etmemizde fayda var.” Ben hâlâ o konuda ısrarlıyım. En azından elimizi kolumuzu bağlamadan, diğer spor oyunları için farklı bir yöntem izlenebilmesinin yolu açılması gerekiyor.

Bir de, yine, 3’üncü maddede reklam ve tanıtımla ilgili bir husus vardı. Az önce söyledim, Dünya Piyangolar Birliğinin etik kuralları içerisinde de tanıtıcı reklamın, özendirici reklamın fazla yapılmaması, aşırı derecede, kişilerin buraya yönlendirilmemesi şeklinde. Bu hususun da dikkate alınmasını talep ediyorum.

Bir diğer husus da, son olarak, ihalenin süresiyle ilgiliydi. Sağ olsunlar, alt komisyonda ve komisyonda yaptığımız çalışmalarda, daha önce on beş yıl olarak getirilmişti. Şimdi arkadaşlar on yıl olarak koydular ama, ben böyle bir süre şeyini, yine hâlâ elimizi on yıl için bağlamayı çok da şey görmüyorum. Diyecekler ki: “Biz o kadar kullanmayız.” Ama o zaman kanuna koymamıza ne gerek var? Şartnamede belirtilir deyip geçebilirdik. Neden? Sürekli teknoloji gelişiyor. Şu anda verilen hasılat miktarı bize cazip gelebilir, daha doğrusu verilen oran, ama yarın belki daha farklı tekliflerle karşılaşma şansımız olur diyorum. Elimizi bağlamamamız gerekir. Kanuna koyduğumuz zaman farklı bir şey olur. Belki de sonra şartlar değişir, daha uzun vermek zorunda da kalabiliriz.

Esas itibarıyla, genel görüşlerimiz bu konuda bunlar, maddeler geldiği zaman ayrıca görüşlerimizi arz edeceğiz. Son bir defa daha söylüyorum: Bu bir umut kapısı hâline gelmemeli, getirilmemeli çünkü işsizlik, yoksulluk bir taraftan artıyor… Dolayısıyla özendirici olmaktan çok bunu düzenleyici, denetleyici bir sürece girerek bu işlem yapılmalı, özelleştirilmelidir diyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 21 Şubat 2008

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook