Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)
Antalya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Haziran 2008 · 1.106 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Günal (MHP), 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 1.106 kelime.
Mehmet Günal (MHP, Antalya). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-gunal-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA MEHMET GÜNAL (Antalya)Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına ikinci bölüm üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bugün önemli bir düzenleme görüşüyoruz aslında ama yine bölük pörçük gelen düzenlemelerden bir tanesini görüşüyoruz. Vergi önemli bir husus çünkü sadece gelir toplama amacıyla kullanılmıyor. Aynı zamanda gelir adaletini sağlama, gelir dağılımındaki adaleti sağlama ve dengesizliği giderme, bazen bölgeler arası gelir dağılımındaki dengesizliği, ekonomik gelişmişlik bozukluğunu düzeltmek amacıyla da vergi politikaları kullanılabiliyor. Bunun dışında birçok diğer hususlarda da etkili olan bir konu. Enflasyondan faize kadar, üretim artışına kadar, istihdama kadar birçok değişkeni etkileyen bir husus. Artı, ülkemizin bugün önemli sorunu olan dış açıklarla ilgili, bütçe açığıyla ilgili de verginin önemli etkisi olduğunu hepimiz biliyoruz.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, burada hepimiz, bunların düzenlenmesinden şikâyet ediyoruz, yerine göre “Eksiklikler var.” diyoruz ama yine burada da -az önceki usul tartışmasında görüldüğü gibi- kanun tasarısı aceleyle getirilmiş. Yani sürekli eklemeler yapıyoruz. Önceki gün başka kanunlarda da tartışmıştık. Genel Kurula geliyor, burada tamamlamaya çalışıyoruz. Diğerleri belki mazur görülebilir ama vergi gerçekten önemli bir husus. 1950’den bu yana, tam 115 defa değişiklik geçirdiği söyleniyor. Ben kendim saymadım, uzmanların rakamlarını söylüyorum. Böyle bir ortamda, sürekli değişikliğe tabi tutarsak o zaman inandırıcılığımız kalmıyor. Bir süre sonra insanlar vergiden imtina ediyorlar, vergiden kaçınıyorlar. Neden? Tekrar bir af beklentisi ortaya çıkıyor. Böyle yaptığımız zaman vergileri toplamamız mümkün olmuyor. Peki, neden önemli? Çünkü, sürekli olarak sistemi delik deşik etmiş oluyoruz. Yani, baktığınız zaman, hep, böyle geçici, ek maddelerle, yeni düzenlemelerle elimizdeki mevzuatın takip edilemez hâle geldiğini görüyoruz değerli arkadaşlar. Bunun, topyekûn bir vergi reformu çerçevesinde yapılması gerekiyordu ama biz onu sadece idari yapılanmayla -şimdiye kadar- yeterli gördük, ki o da henüz yetmedi, arkadaşlarımız kanun tasarısını getirdiler. Yine, gelir idaresiyle ilgili, denetimle ilgili, denetleme birimlerinin reorganizasyonuyla ilgili, yine başka bir kanun tasarısı bekliyor.
Burada, değerli arkadaşlarım, devletin vergi politikasının, esas itibarıyla, tasarrufları artırıcı ve ekonomik kalkınmada payı bulunabilecek yatırımları teşvik edecek nitelikte olması gerekiyor. Bu çerçevede de temel amaçlara ulaşabilmek için, vergileme düzeyi ile vergileme yapısı büyük önem taşıyor. Anayasa’nın 73’üncü maddesi, bize, bu konuda ne yapmamız gerektiğini gösteriyor. Anayasal kurallarımızda, verginin genel olması, mali güce orantılı olması, kamu giderlerini... Harcamaya yönelik olması, adaletli ve dengeli dağıtılması ve yasal olması ifade ediliyor esas itibarıyla. Biz, şimdi, verginin adaletli bir şekilde dağıtıldığını ve toplandığını söyleyebilir miyiz? Ki söyleyemediğimiz için sürekli düzenlemeler yapıyoruz. Burada söylediğimiz… Her zaman yapıcı bir şekilde, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, ülkemizin ihtiyacı olan kanun tasarılarının, tekliflerinin bir an önce görüşülerek eyleme geçirilmesini biz de destekliyoruz. Ancak, aceleyle, danışmadan yaptığımız zaman birtakım eksiklikler karşımıza çıkıyor ve kapatmak için daha fazla zaman harcıyoruz. Şimdi, esas itibarıyla köklü bir değişiklik yapmamız gerekirken, yine şimdilik başka bir yama kanunla bunu geçiştirmeye çalışıyoruz. Eğer bu geçici maddeler hâlinde ve ek maddelerle sürekli düzeltmeye kalkarsak bunun içinden çıkamayız. Şimdilik bunu kabul edeceğiz ama sonra bunların tamamını düzenleyen, gerçekten “reform” denilebilecek tarzda düzenlemelerle bunun baştan sona gözden geçirilmesi gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, diğer bir şey: Dedik ki: “Bölgeler arası gelişmişlik farklarını giderecek, gelir adaletini sağlayacak…” Onu yapabilmemiz için, yine sizin programınızda da belirttiğiniz sektörel teşvik politikalarına ilişkin herhangi bir şey henüz -benim bildiğim kadarıyla- somut olarak gelmedi. Biz ne yapıyoruz? Biz 301’inci maddeyi siz çıkaracaksınız diye günlerce, gecelerce onunla uğraşıyoruz. Biz Vakıflar Kanunu’yla uğraşıyoruz. Biz TRT Kanunu’na gereksiz maddeler ekleyerek tartışmayı uzatıyoruz. Bu tarafta ne oluyor? Gerçekten istihdamı artıracak, üretimi artıracak köklü reformlar yapmamız gereken alanlar, maalesef gündelik düzenlemelere ve acil ihtiyaçtan gelen kanun tasarılarına kurban ediliyor. Onun için, bakın, değerli arkadaşlar, az önce bazı konuşmacılar bahsettiler, vergi adaletinden bahsedebilmemiz için dolaylı vergi oranına her yerde bakıyoruz. Bizde her zaman örnek aldığımız Avrupa Birliğinin tam tersi bir durum var. Oralarda yüzde 35, en fazla yüzde 40’larda iken, bizde tam tersine yüzde 70-73’lere gelmiş. Şimdi, bunu hiçbir şekilde bir muhalefet anlayışı olarak söylemiyoruz, vergi adaletinin düzeltilmesi gerektiğini, daha doğrusu adaletsizliğinin adaletli hâle getirilmesi gerektiğini söylüyoruz. Dolayısıyla, gündelik birtakım pansuman tedbirlerle uğraşmak yerine veya siyasi bir şekilde Avrupa Birliğinin taleplerini karşılamak yerine, önce kendi ülkemizin ihtiyaçlarını derli toplu kanun tasarılarıyla hep beraber tartışarak çözüm getirmeye çalışalım; önceliğimiz bu olsun değerli arkadaşlarım.
Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı yine büyük ölçüde mesafe katetti, ama e-devlet uygulamaları çerçevesinde henüz otomasyona geçilmeyen birimlerimiz var. Şimdilik belli ilerlemeler sağlandı. Dolayısıyla, bunlara da öncelik vererek önümüzdeki yılın yatırımlarında da bunları hızlandırmamız gerekiyor.
Diğer bir şey: Vergi oranları. Değerli arkadaşlarım, adaletsizlik var, dar gelirliler açısından sıkıntı var, dedim. Yine Avrupa Birliğiyle ve gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımız zaman, bizdeki asgari ücretlinin ve dar gelirlinin verdiği verginin neredeyse ancak onda 1’i kadar vergi veren ülkeler var. Yani, bu, bizim bulduğumuz, gelir vergisini alabildiğimiz kişilerden alıp, dolayısıyla kurumlar vergisi ve kurumsal vergi ödeyenlerden alamadığımızın bir göstergesidir. Buradaki en önemli şey, vergi politikası. Yani, kişileri ve kurumları kazançlarına göre vergilendirebilirsek sorun çözülecek. Ama, biz, bir taraftan büyük holdingleri, milyar dolarları ve milyar YTL’leri affedip uzlaşmalarla uğraşırken, dar gelirlilerin vergisine gelince Maliye Bakanımız, kusura bakmasın, o zaman cimrileşiyor. Sayın Müsteşar var şimdi, Bakanımız yok ama…
Değerli arkadaşlarım, tasarının içerisinde, bu bölüm içerisindeki maddelerimizde spor kulüplerimizin borçlarıyla ilgili tecil konusu var. Az önce değerli konuşmacılar da değindiler. Evet, bir ödeme sıkıntısı olabilir. Biz bir tarafa yapılan düzenlemeleri eleştirmiyoruz, ama bir taraftan o yapılırken, SSK ve BAĞ-KUR’a, çalışanlara belli şeyler tanınırken çiftçilerimize de bu kolaylığı sağlayalım, dedik. Geçen gün Sayın Bakana Komisyona geldiğinde sorduk, “Henüz somut bir çalışma yok.” dedi. Oysa basın birtakım çalışmalar yapıldığını söyledi. O zaman, bir an önce diğer mağdur olan kesimlerin de mağduriyetlerini giderecek önlemleri almamız, taksitlendirme yapmamız lazım. Çünkü, en fazla kazananlara bunu yapıyoruz, gelir diliminin en üst düzeyinde olanlara, ilk yüzde 10’unda olanlara bu kolaylıkları sağlıyoruz, en altında olanlara sağlamıyoruz. Zaten mevcut olan adaletsizlik de o zaman daha da hızlanarak bozuluyor değerli arkadaşlarım.
Bir taraftan kayıt dışı ekonomiyi önleyecek önlemler almadan, vergi tabanını genişletmeden, sadece vergi oranlarını düşürerek bunu yapmamız mümkün değil. Bir holdingin milyarları aşan vergi borcunu, sadece genel müdürün ve Maliye Bakanının onayıyla silersek veya vergi uzlaşması sağlanmak üzereyken, mahkemede kaybetmek üzereyken başka af kanunlarıyla bunları silersek kamu vicdanı zarar görüyor değerli arkadaşlarım. Dolayısıyla, dar gelirlileri içine alacak şekilde ve onlara uygulanan vergi adaletsizliğini önleyip dolaylı vergileri biraz daha oran olarak azaltarak bütün dar gelirli kesimlerin de durumunu düzenleyecek, ayrıca çiftçilerimizin de borçlarını bir süre erteleyip onları ödeme planına bağlayacak şekilde düzenlemeler yapmamız gerektiğini düşünüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Günal, devam edin.
MEHMET GÜNAL (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkanım.
Bu çerçevede, inşallah bundan sonra, sadece Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun değil, topyekûn, vergiyi tabana yayacak, vergi adaletsizliğini giderecek ve kurumsal düzenlemelerin yanı sıra sektörel teşvik politikalarıyla da gerçekten üretimden vergi almaya yönelik düzenlemelerin Meclisimizin gündemine getirilmesini ve bu yama değişiklikler yerine köklü bir değişiklikle kurumsal bir çözüm getirmeyi umut ediyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 4 Haziran 2008