Orman kanununda değişiklik yapılması (s.s.224)
Giresun Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Temmuz 2003 · 432 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Işık (CHP), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.224)); konuşma 432 kelime.
Mehmet Işık (CHP, Giresun). “Orman kanununda değişiklik yapılması (s.s.224)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-isik-22-2003-07-30-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasi-s-s-224-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET IŞIK (Giresun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanun tasarısının en hassas maddesine geldik. Önce, ormanın tarifini değiştirdik, orman ağacı olan kızılağaç ve kestaneyi orman ağacı olmaktan çıkardık, ormana bitişiklik şartını ortadan kaldırdık, 3 hektardan fazla özel orman olarak işletilebilecek olan ve öyle işletilmesi de doğru olan, ilmen doğru olan ormanlık vasfını ortadan kaldırdık, onun yerine, tamamen bu işi serbest bıraktık. Serbest bıraktık; ama, şimdi, bakın, okuyalım maddeyi; esas olan, H bendi; yani, kızılağaç ve kestaneliklerin meyveli ağaç statüsüne alındığı bent: "...her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerlerden (kızılağaçlıklar ile aşılı kestanelikler, fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri hariç) sahipleri her türlü zati ihtiyaçları ve pazar satışları için hiçbir kayıt ve şarta tabi olmaksızın kesim ve taşıma yapabilir." Hiçbir kayda tabi değil; adam, yükleyecek kamyonuna kestanesini, kızılağacını, pazara götürecek. Nereden geliyor arkadaşlar; ormandan mı geliyor, devlet ormanından mı geliyor, özel ormandan mı geliyor?!
SELAMİ UZUN (Sıvas)Onları değiştiriyoruz.
MEHMET IŞIK (Devamla)Değişmiyor; şimdi, bakınız, bu madde aynen geçiyor. Hiçbir kayda ve şarta tabi olmaksızın geliyor. Peki, kestane ve kızılağaçlar ne oluyor; onlara, ayrı bir hüküm getirmiş, onlar da, muhtarlığın izniyle gelecek; yani, muhtar eline bir belge verecek, yükleyecek, aşağı getirecek.
Arkadaşlar, lütfen, gerçekten, büyük bir orman tahribatına karar vereceğiz. Bu insanlar, muhtardan alacakları belgeyle, getirecek, pazarlayacak, hiçbir kayda ve şarta tabi olmayacak; muhtarın belgesiyle bağlı olacak. Muhtarın verdiği belgeyle, bir kamyon yerine beş kamyon getirirse ne olacak; nereden getirdiğini nasıl anlayacağız; nereden öğreneceğiz; kim denetleyecek; kimin denetleme yetkisi var?! Bugün, bu maddeyi, eğer bu şekliyle kabul edersek, inanınız, büyük bir vebal altına gireriz. Bu memleketin en önemli serveti olan orman servetini ortadan kaldırmaya yöneliyoruz. Anayasanın 170 inci maddesini hep tartıştık, dedik ki, ormanlar rant alanı haline geldi, 5 000 000 000 metrekare orman elden gidiyor. Şimdi, 2 180 000 000 metrekare orman arazisi elden gider, orman biter.
Bunun bir başka yönü daha var; onu da söyleyeyim. Kayıtsız şartsız, sanayi kuruluşlarının içerisine giren bu hammadde, karaparayı, kayıtdışı ekonomiyi besler; çünkü, hammadde girişi yok; çıkışını da bir şekilde sağlayabilirse, zayiat hesaplarını ona göre yapabilirse, kayıtdışı ekonomiyi de beslemiş olacağız. Hani, biz, kayıtdışı ekonomiyi bir an önce kayıt altına almaya çalışıyorduk?! Nasıl yapacaksınız bunu?!
Arkadaşlar, bu madde, mutlaka, bu şekliyle kabul edilmemeli, eski haliyle kalmalıdır. Sizden rica ediyorum, bu ülke adına rica ediyorum, bu ülkenin geleceği, gençleri, insanları adına rica ediyorum; bu maddeyi lütfen kabul etmeyiniz. Bunun sonunda büyük vebal var. Gerçekten, çok tartıştığımız, Anayasanın 170 inci maddesinin yarısı kadar bir sahayı gözden çıkarmaya gidiyor bu iş.
Benim, söyleyeceğim fazla bir şey yok. Sadece, sizden rica ediyorum; biraz önce söyledim, oyçokluğunuz var, geçirebilirsiniz bu kanunu; ama, yapmayınız.
Teşekkür ediyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 30 Temmuz 2003