Van ilinde hayvan yetiştiricilerinin sorunları hakkında
Van Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 25. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Kasım 2005 · 687 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Kartal (CHP), 30 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAN İLİNDE HAYVAN YETİŞTİRİCİLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 687 kelime.
Mehmet Kartal (CHP, Van). “Van ilinde hayvan yetiştiricilerinin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-kartal-22-2005-11-30-van-ilinde-hayvan-yetistiricilerinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET KARTAL (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Van İli hayvan yetiştiricilerinin problemleriyle ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclise saygılarımı sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, son yirmi yıla kadar, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'de bir hayvancılık bölgesi olarak potansiyel bir bölgeydi, Ortadoğu'ya canlı hayvan ve et ihracatı yapardı. Ne olduysa, son yirmi yıl sonrası, hayvan yetiştiricileri, büyük haksızlıklar, rekabet edememenin sonuçlarında çok mağdur duruma geldiler.
Van Ticaret Borsasının şu anda Van'da hazırladığı hayvancılık organize projesi mevcuttur. Ben, Tarım Bakanının bir an evvel o yöreye gidip… Van Valisinin, Ağrı Valisinin, Şırnak Valisinin, bir de Hakkâri Valisinin bu yöreyle ilgili bir kanun teklifi hazırlamışlar, 31.5.2005 tarihinde bunu bakanlıklara iletmişler; altı aydır bununla ilgili hiçbir inceleme yapılmamıştır, ele alınmamıştır.
Bölge halkının büyük problemleri vardır, sorunları vardır; bölge halkı yoksuldur; bölge halkının tek geçim kaynağı hayvancılıktır; bunun için de elbette ki destekleme primlerinden bir an evvel payını almalıdır. Doğrudan gelir desteği ve mazot bedelleri yeterli değildir; bunun, bir an evvel artırılarak ve inkıtaa uğramadan zamanında verilmesi gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, Tanrının bir vergisidir, bizde yılın oniki ayının altı yedi ayı karla mücadeleyle geçmektedir. Ama, bir Ege Bölgesi, bir Akdeniz Bölgesi, yılda iki ürün almaktadır ve bu ürünlerine de, sürekli, hükümetlerce destekleme ve tabanfiyatları verilmektedir. Verilsin tabiî, elbette ki, o yörenin, çiftçinin, çiftçisinin de desteklenmesi lazım, destek görmesi lazım; ama, sadece geçim kaynağı olan hayvancılık ve ziraatla uğraşan Doğu ve Güneydoğu Anadolu çiftçisi, çok büyük meralara sahip olmasına rağmen, çok kaliteli et yetiştirmesine rağmen, bir yıl evvelki fiyatlarına bu sene de hâlâ değer bulamamıştır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, dört yıl, beş yıl evvel, halk arasında söylenilen, bir küpe, hayvanlar için aranılan tespit ve aşı sonucu; halk arasında ve tamimde de pasaport olarak geçiyor…
Şimdi, Van İli ile Edremit İlçesi var; 20 kilometredir. Bu arada, Bakacık Köyü var; mahalle olmuş; ilçeye de ile de mahalle olmuş. Bir hayvan yetiştiricisini düşünün, 2 tane, 3 tane koyununu, ihtiyacı için hayvanlarını pazara götürdüğünde ne müşkülatlarla karşılaşıyor. İlçe tarım müdürlüğüne başvuruyor, veterinere başvuruyor aşı almak için, menşe almak için ve bunları pazara götürüp, 2 gün, 3 gün… Satamadığında, yine, aynı işlemlerle karşılaşıyor. Şimdi, bunların, bir an evvel kalkması lazım. Hiç olmazsa, ilçeden ile bu uygulamayı, hükümetin kaldırması lazım bir tamimle. İlden diğer bir ile götürüyorsa, elbette ki, menşe ve birtakım isteklerin -aşı durumlarının- söz konusu olup, bunların istenmesi lazım.
Değerli milletvekilleri…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kartal, konuşmanızı tamamlayın.
MEHMET KARTAL (Devamla)Van İlinin problemlerini, 5 dakikaya sığdırmak mümkün değil; ama, sosyal problemleri de göz önündedir.
Şimdi, sosyal problemler deyince, Van'da sınır ilçelerimizde görev yapan bir askerimizin seslenişini, izninizle, bir gazete kupüründen vermek istiyorum.
Ahmet Vardar'a gönderilmiş, "Hakan Binbaşının seslenişi" diyor. Biliyorsunuz, son günlerde, güneydoğuda yaşanan olaylar gündemde. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da oralara gidip durumu incelediğinde, bu konu detaylıca gündeme geldi.
Sonuç olarak şunu demek istiyor: "Görev yaptığım ilçenin 64 köy, 27 mezra ve 5 mahallesi var. Görev yaptığım ilçede ve köylerde halk fakir ve zavallı, okulları harap, öğrenciler yarı çıplak, bakımsız, umutsuz. Görev yaptığım birliğin çöplüğünü karıştırarak karınlarını doyurabilmek için, bulabildikleri yiyeceklerin ve artıkların bir kısmını da poşetlere koyup evlerine götürmektedirler. Onlara bakarken bizlerin utanması gerekirken, tam tersi oluyor, onlar bizden utanıyorlar. Samimiyetimle ifade edeyim ki, bu anlattığım bir masal değil, burada yaşananlardan sadece bir örnek.
Bu bölgede terör mevcut ve var olan bir gerçek. Halkın büyük bir çoğunluğu şimdilik teröre destek vermiyor; ama, bu yoksulluk içinde nereye kadar, bilemiyorum. Yarınlardan çok endişeliyiz! Gelin bu çocuklara sahip çıkalım. Biz sahip çıkmazsak başkaları sahip çıkmak için her an göreve hazır bekliyor. Buralarda çocukların yarım kalmış ve kullanılmış kurşun kaleme bile ihtiyacı var."
Sınırda, Van'da görev yapan Değerli Binbaşımızın seslenişini, yıllar yılı, bölge insanı olarak bizler de dile getiriyorduk; ama, bizler dile getirdiğimizde, o dönemlerde, olağanüstü hallerde yaşanan koşullar nezdinde bütün bölge halkına potansiyel suçlu olarak bakılıyordu; ama, Allah'a çok şükür, bugün, bu gerçekleri gören subaylarımız vardır. Ben, huzurlarınızda, Binbaşı Hakan Eroğlu'na bu samimî ifadelerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Tarım Bakanımızın, bir an evvel, Van bölgesine gidip, bölge halkıyla, Ziraat Odası Başkanlığıyla, Ticaret Odası Başkanlığıyla, Van Ticaret Borsası Başkanlığıyla ve Van Valiliğiyle görüşmelerini; diğer 4 vilayetin valilerinin hazırlamış oldukları kanun teklifini de bir an evvel gündeme getirmelerini diliyorum.
Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 30 Kasım 2005