İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Mehmet Nuri Saygun

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 77. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Mayıs 2003 · 1.007 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Nuri Saygun (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 1.007 kelime.

Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz İş Kanunu Tasarısının 36 ncı maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle Yüce Meclis üyelerinin tümünü saygıyla selamlıyorum.

Yine, geçen hafta yaşadığımız Bingöl depreminde, yaşamını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı'dan rahmet, yakınlarına ve ülkemdeki tüm vatandaşlarıma sabır diliyor; üzüntülerini paylaştığımı ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz İş Kanunu Tasarısı, ülkemizde, çalışma yaşamında barışı sağlayacak, işçiyi ve işvereni birlikte kucaklayacak, dayanışmanın üst düzeyde olduğu anlayışı sergileyecek bir düzenleme içerisinde olmalıydı.

Emeği koruyan, işverenin de hakkının zayi olmasına neden olmayan bir yasa tasarısıyla Meclisimize gelinmiş olsaydı, muhalefet olarak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu tasarının bir an önce yaşama geçmesi için, üzerimize düşen tüm görevleri, sorumluluk bilincimizle yerine getirirdik; ama, görüşmekte olduğumuz tasarının tümü dikkate alındığında, düzenlemede taraf olunduğu açıkça görülmektedir. Her ne kadar, hükümet yetkilileri, taraflar arasında uzlaşma sağlandığını, bu tasarının bir uzlaşma ürünü olduğunu iddia etmekte iseler de, şunu bilmenizi istiyorum ki, böyle bir uzlaşma, asla temin edilmemiştir. Eğer, bir uzlaşma varsa, o da, biliniz ki, iş yaşamının tarafları arasında değil, hükümet ile iş yaşamının sadece tek tarafı arasında belirlenmiş bir anlaşmadır, bir uzlaşmadır. Oysaki, uzlaşmadan söz edebilmek için, öncelikle, konunun tarafları arasında bir uzlaşmanın sağlanmış olması zorunludur.

Bugüne kadarki mevcut tepkilerden açık olarak görülen şudur ki, işçi kesiminin, çıkarılacak bu yasadan hoşnut olmadığı ve geçmişte kazanılmış haklarının önemli bir bölümünün bu yasayla ellerinden alındığı açıktır. O halde, bir uzlaşmadan söz etmek ve bunu, zaman zaman bu kürsüye gelip "bir uzlaşma" adı altında ifade etmek, kanımca doğru ve şık bir davranış olmamaktadır.

Efendim, ülkemizin mevcut ekonomik yapısının sağlıklı hale getirilmesi için, öncelikle üretimin artırılması gerektiğini hepimiz kabul etmekteyiz. Bu konuda hemfikiriz; ancak, üretimin artırılması adına, işçi kesiminin haklarının elinden alınmasına yönelik bir yasal düzenlemeye gidilmesini de haklı bulmuyoruz.

Bu nedenle de, muhalefet ettiğimiz bu yasa tasarısı, daha önce, hükümet tarafından geri çekilmişti. Beklerdik ki, aradan bir müddet geçtikten sonra, aynı yasa tasarısı tekrar Meclis gündemine taşınmasın; beklerdik ki, taraflar arasında yapılacak görüşmeler sonucu, tasarının sağlıksız bölümleri yeniden düzenlensin ve bu düzenleme sonucu, hep birlikte, ülke menfaatlarına uygun olan bu tasarının bir an önce yaşama geçmesini birlikte temin edelim; elbirliğiyle, ülke menfaatlarına uygun tasarıyı, Yüce Meclisten birlikte çıkaralım.

Bu sakıncaları ifade ederken, Adalet ve Kalkınma Partisinin seçim öncesi iddialarını da, izin verirseniz, sizlere kısaca hatırlatmak istiyorum. Meydanlarda, emekçinin yanında olduğunuzu, kimsenin sömürülmesine ya da dara düşmesine izin verilmeyeceğini söyleyen sizler değil miydiniz? Sizi iktidara taşıyan, size bunca oy veren, bu ülkenin dargelirli insanlarının sorunlarına böylesine duyarsız mı kalacaktınız? Sizin, haklarınızı savunmayı unuttuğunuz kişilerin, gelecekte sizi unutabileceğini sakın gözardı etmeyin.

Değerli milletvekilleri, İş Yasa Tasarısının 36 ncı maddesine yönelik itirazlarımıza gelince; efendim, bu maddenin, 1475 sayılı İş Yasasının 29 uncu maddesiyle aynı olduğunu, incelerseniz görürsünüz. Yapılan bir değişiklik söz konusu değil; ancak, bu madde, yeni tasarıya girerken, kanımızca, birtakım değişikliklere uğrayarak girmeliydi. Yani, 1475 sayılı Yasayı kelime kelime alıp buraya taşımanın yeterli bir gerekçesi yok diye düşünüyorum.

Gerekçelerimi de şöyle ifade etmek istiyorum: Maddenin birinci fıkrasında, müteahhit ya da taşeronlarca ücreti ödenmeyen işçilerin bulunup bulunmadığını kontrol etmek ve bu kontrol sonucu, ücreti ödenmemiş işçiler varsa, bu işçilerin ücretlerinin ödenmesi konusunda bir harekete geçecek kurum, idare olarak görünüyor; ancak, burada, benim kaybolan hakkımı benim takip etmem kadar doğal bir şey olmasına karşın, madde metninde, ücreti ödenmeyen işçilerin bizzat idareye başvurmalarına yönelik hiçbir açıklık yok, hiçbir ifade yok. Kanımca, birinci bende bu hususta bir ilave yapılmalı ve işçilerin de, ücretlerinin ödenmemesi halinde, bu ödemeyi planlayacak olan idareye başvurma hakkının sağlanması gerekir.

İkinci fıkrada, işçinin üç aylık alacağının güvence altına alındığı ve bundan daha fazlası söz konusu ise güvence altına alınmasına gerek duyulmadığı görülmektedir. Bu üç aylık ücret alacağının hangi süreyle sınırlı olduğu da belli değildir. Bu nedenle, idarenin sorumluluğunun üç ayla sınırlı olmaması gerekmektedir; ancak, eğer, ille de üç ayla sınırlı kalsın diye bir iddiamız varsa, bu durumda da, madde metninde var olmayan ve kanımızca o anlamda geliştirilmeye çalışılan maddeye, gelecekte birtakım farklı düşüncelere yol açmaması için "her hakediş dönemi için" ibaresinin eklenmesi gerekir. Eğer, bu ibareyi ikinci bende eklemezsek, sanki, müteahhit ya da taşeronun, iş süreci boyunca sadece bir kez üç ay ücret ödeme sorumluluğu ve idarenin de bundan sorumluluğunun o süreyle sınırlı olduğu gibi bir anlayış çıkmaktadır. Eğer "her hakediş dönemi için" ibaresini bu bende eklersek, en azından, işçinin, müteahhit ya da taşeronun, her hakediş döneminde kendisine ödemediği üç aylık ücreti alabilme şansı doğar; idarenin bu konudaki sorumluluğu artar; idarenin, doğal olarak, denetim mekanizması da daha iyi işler.

Yine, üçüncü fıkrada "her türlü devir ve el değiştirme işlemleri ücret alacaklarından fazlası için hüküm ifade eder" diye bir ibare var. Arkadaşlar, buradaki "fazlası" kelimesi dördüncü bentte farklı bir şekilde ifade edilmiş. Aynı anlama gelmesine karşın, dördüncü bentteki ibare "işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde" şeklindedir. Şimdi, aynı maddenin üçüncü ve dördüncü bentlerinde aynı anlama gelen ifadelerin iki farklı deyişle söylenmesi, yarın, hukukî ihtilaflar, sorun çıkarabilir. Bu nedenle, üçüncü bentteki "fazlası" kelimesinin de, bu belirttiğim ve dördüncü bentte zaten o şekilde kullanılmış şekil halinde değiştirilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri, sonuç olarak, 36 ncı madde ve de söz konusu yasa tasarısının tamamı, ülke gerçeklerine ve çalışma yaşamımıza uygun değil. Bu yasa tasarısının, iş barışını değil, taraflar arasında uzlaşmayı körükleyeceği açık. Bu yasa tasarısı, işsizlik için çözüm olmaktan uzak; bu yasa tasarısı, yeni işsizler ordusu yaratacak nitelikleri haiz; bu yasa tasarısı, üretimi de artırıcı tedbirlerin alınmasına yardımcı olabilecek hiçbir vasfa sahip değil. Kısacası, bu yasa tasarısı, sadece alınterinin değerinin azalmasına yarayacak hükümler taşımaktan öte bir yasa tasarısı değil.

Cumhuriyet Halk Partisi, tarafların üzerinde anlaştığı, dengeli, eşitliği esas alan, toplumsal yapımıza uygun ve özellikle, açlığa ve yoksulluğa çare olabilecek, ülkesever işvereni de mağdur etmeyecek bir yasa tasarısının Meclis gündemine taşınması halinde destek vermeye hazırdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla)Bitmek üzere Sayın Başkanım.

BAŞKANBuyurun.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla)Ancak, bu yasa tasarısına, bu haliyle, Cumhuriyet Halk Partisinden destek verilmesini bekleyemezsiniz; çünkü, biz, söylediklerimizden ve iddialarımızdan geçmişte vazgeçmedik, gelecekte de vazgeçmemiz bizden beklenmesin.

Bu nedenle, mevcut İş Kanunu Tasarısını, bu madde ve tümü yönünden, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, onamadığımızı ifade eder, Yüce Meclisin tüm üyelerine saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

63 konuşma daha · 8 Mayıs 2003

63 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook