İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Danıştay kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s. 431)

Mehmet Nuri Saygun

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Haziran 2004 · 1.217 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Nuri Saygun (CHP), 2 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞTAY KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S. 431)); konuşma 1.217 kelime.

Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ). “Danıştay kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s. 431)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2004-06-02-danistay-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-431 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2575 sayılı Danıştay Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısıyla ilgili şahsî görüşlerimi sizlerle paylaşmak adına söz almış bulunmaktayım; bu nedenle, konuşmama başlamadan önce, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlarım.

Efendim, Türkiye'de sadece Danıştayın değil, Türkiye'deki yargı sisteminin tamamının, kendine has en önemli sorunu, yargılama sürecinin gerektiği süre içerisinde bitirilememesidir. Geciken adaletin adalet olmaktan çıktığı konusundaki söylemler ise toplumumuzun her kesitinde yaygın bir şekilde vardır. Bu nedenle, tüm yargı sistemi içerisinde adalet mekanizmasının daha hızlı işleyebilir hale gelmesi ve böylece adalet tevziinin süreci içinde yerine getirilmesinin sağlanması gerekir. Biz de, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri olarak, bu konuda üzerimize düşen görevi yerine getirmeliyiz. İşte bu görevlerden biri, görüşmekte olduğumuz şu yasayla ilgili iddialar, öneriler ya da yasa hazırlıklarının arzulanan sonuca ulaşması.

Efendim, idarî yargı alanında, muhakkak ki, aynı iş yoğunluğundan kaynaklanan sıkıntılar var ve idarî yargı alanının kendine has bir de özelliği var. Eğer, böylesine iş yoğunluğu nedeniyle kararların zamanında verilememesi söz konusu olursa, kamu hizmetlerinin aksaması da söz konusu oluyor; buna ek olarak da bir malî yük getiriyor kamuya ve bu gelen malî yük, muhtemelen, yapılabilecek yatırımların yapılamamasının gerekçelerinden de biri oluyor. Bu nedenle, idarî yargıda, alınacak olan kararların, gerçekleştirilecek olan adaletin bir an önce gerçekleşmesi yönünde gereken tedbirlerin alınması gerekir.

Tabiî, idarî yargıda çok ciddî oranda iş artışı da söz konusu. Bu iş artışlarını iki yönden değerlendirmek gerekir; birincisi, hak arama bilinci gelişen toplumsal yapımız ve dolayısıyla, vatandaşlarımızın veya muhatapların idarî yargıya başvurmalarında artan sayı; ikincisi de -ki, bu ikinci husus, ne yazık ki, pek şık değil- idarenin keyfî tutum ve davranışları, hatta yasa tanımaz davranışları, ister istemez, idarî yargıya başvurma yolunda rakamsal anlamda sayının artmasına neden oluyor. Burada, vatandaşların yargıya başvurma bilincini, hak arama bilincini ne kadar alkışlıyorsak, doğru buluyorsak, öbür taraftan, idarenin bu pervasız tutumlarının, bir an önce, daha ciddî, daha sağlıklı bir hale getirilmesini öneriyor ve umuyoruz. Sanıyorum, ancak böyle bir şey gerçekleşirse, idarî yargı yoğunluğunu sadece gerçek anlamda hak arama mücadelesi veren insanların başvurduğu bir ortama çekme şansını yakalarız.

Efendim, 1982 yılında yürürlüğe giren Danıştay Kanununda, geçen süreç içinde sık sık değişiklikler yapıldı; fakat, bu değişiklikler, ne yazık ki, günün ihtiyaçlarına cevap veremez hale geldiğinden, müteaddit defalar bu değişiklikleri yinelemek, yenilemek ihtiyacı duyduk. İşte bugün, gene, Danıştay Kanunundaki yetersizliklerden kaynaklanan gerekçelerle, Danıştay Kanununda birtakım değişiklikler öneriyoruz. Umarım, bu değişikliklerle birlikte sıkıntılardan da önemli bir oranda kurtulmuş oluruz.

Efendim, geçmişte yapılan değişikliklerle, özellikle Danıştayın 1. ve 2. Dairelerinin iş yükü, diğer dairelere oranla ciddî bir şekilde hafiflemiştir; ancak, bu husus dikkate alınarak, bugün yapmayı düşündüğümüz değişikliklerle iş yükü hafifleyen bu iki daireden 2. Daireyi, idarî dava dairesi olmaktan çıkarıp, dava dairesi haline getirmek istiyoruz ve böylece 1. Daireye devredilecek olan 2. Dairenin işleriyle birlikte, 1. Daire, taşıyabilecek bir kapasite oranında görev alıyor; 2.Daire de, bir yeni dava dairesi niteliğiyle dava yoğunluğuna katkı sunabilecek daire haline getiriliyor.

Yine, idarî ve vergi dava daireleri genel kurul yapısı değişiyor ve daha az sayıda üyeyle çalışma imkânı sağlanması suretiyle, atıl ve ekonomik olmayan mevcut yapının sağlıklı hale getirilmesi temin edilmiş oluyor. Yalnız, bu arada, tasarıda 10. Daireye verilmesi gereken bazı görevler, benim de dahil olduğum altkomisyon çalışmaları sonucunda, yeni kurulan 13. Daireye tevdi edildi ve 10. Dairenin geçmişten gelen ihtisas birikiminin -yeni bir ihtisaslaşmaya yönelmektense- kullanılabilmesi amacıyla görevlerinde sabit kılındı ve 13. Daire, yeni gelecek işlerle yeni bir ihtisas dairesi olabilir diye düşünüldü; ancak, Komisyon olarak, bu çalışmayı yaparken bir şeyi gözden kaçırmışız; geçici 20 nci maddesinde "10. Dairenin görev alanından çıkarılan dava ve işlere ilişkin dosyalar, 13. Daireye yollanmıştır" diye bir hüküm var. Şu andaki Komisyonun kabul etmiş olduğu metinle sonuçlandıracaksak, şimdi arz edeceğim ifadenin geçici 20 nci maddeden çıkarılması zorunludur. Ancak, yine, edindiğim bilgiye göre, bu konuda bir önerge verilmek suretiyle, sanıyorum, 10. Dairenin birkaç görevi 13. Daireye tevdi edilecek veya tevdi edilmesi talep edilecek. Eğer bu talep gerçekleşirse, o zaman, iddia ettiğim, geçici 20 nci maddedeki bu değişikliğe gerek yok; ama, böyle bir değişiklik önergesi gelmeyecekse...

SADULLAH ERGİN (Hatay)Verildi.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla)Verildiyse, o zaman, bu değişikliğe gerek kalmayacak.

Tasarıda önemli hususlardan biri de, görev yoğunluğu paylaşımının daha sistematik gerçekleşebilmesi adına, daireler arasında görev devri yapılabilmesine imkân tanıyan hükümler var. Böylece, bazı dairelerde çok fazla iş yoğunluğu olursa, iş yoğunluğu az olan dairelere bu işlerin bir bölümünün havale edilmesi suretiyle dengelerin sağlanması mümkün olacak.

Efendim, burada, benim çok fazla itiraz etmememe karşın, pek de doğru bulmadığım, Danıştay Tetkik Hâkimliğine yapılacak olan atamalarla ilgili bir iki söz söylemek istiyorum.

Bir kere, burada, beş yıllık bir hizmet süresi aranıyor. Normalde, yasa metninde, Danıştayda görev yapacak tetkik hâkimleri için beş yıllık bir hizmet birikimi, hizmet süresi olması gerekiyor; ancak, çok uzun bir zamandır, bu, madde değişikliğine gidilmeden, geçici maddeler ilave edilmek suretiyle, her dönemde, bu beş yıllık hizmet süresi aranılması koşulu ortadan kaldırılıyor. Doğrudur yanlıştır; ama, önemli olan, yasa sistematiği içinde, ikide bir geçici madde getirmek suretiyle bu işi çözümlemenin pek de doğru olduğu inancında değilim. Bu konuda, yasada kalıcı bir değişiklik yapılması suretiyle, yıllardır, fiilen geçici madde olmaktan çıkmış olan bu hususun, doğrudan doğruya tasarı metni içine alınması ve bu beş yıllık hizmet süresi aranılmaması koşulunun, geçici maddelerle değil, yasanın temel maddesiyle oluşturulmasının daha doğru olacağı inancındayım.

Bir de, burada ilgimi çeken konu şu: Tasarıda, hükümetin metninde üç yıllık süre varken -üç yıl süre tanınıyordu bu geçici maddenin geçerliliği için- bu süre, komisyonda dört yıla çıkarıldı; dört yıla çıkarılma gerekçesini, sanıyorum, hiç kimse, pek de doğru bir şekilde bilmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Saygun.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla)Ben, bunu, olsa olsa, Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidar süreciyle eşitleme gibi bir düşünce olarak değerlendiriyorum. Bu maddede, başka da bir gerekçe bulamadım.

Efendim, bir de, çerçeve 3 üncü maddenin birinci bendiyle yapılan değişiklikte, seçilecek olan üyelerin görev süresi bitmeden ayrılmaları halinde yeni gelecek olan üyelerle ilgili olarak bir zaman tanımlaması yok. Geçmiş yasa metinlerine ve benzer yasa metinlerine baktığımızda, mutlaka bu tanımlama var. O halde, burada, şu ifadenin, bir önergeyle mutlaka gündeme gelmesi gerekir diye düşünüyorum: "Bu şekilde seçilecek olan üye, yerine seçildiği üyenin kalan süresini tamamlar." Bunun, tasarı metnine dahil edilmesi halinde, sanıyorum, arzulanan sonuç elde edilmiş olur.

Sonuç olarak; Danıştay Yasasında yapılmakta olan bu değişikliklere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak -ve biz komisyonda görev yapan üyeler olarak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Saygun.

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla)... Grubumuzla yaptığımız görüşmeler sonucunda- bu yasa teklifini ciddî anlamda destekliyoruz. Doğru bir düşüncedir. Zaten, her fırsat bulduğumda bu kürsüden aynı şeyi söyledim; Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevi, ülke menfaatına uygun yasaları kotarmak ve ülke insanına bu yönde hizmet vermektir. Bu ve benzeri tarzda gelecek sağlıklı yasa önerileri olursa, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, Parlamentodaki bu yasama çalışmalarına katkısını sunmaya devam edecektir; ancak, dönem dönem bazı gerginlikler yaşıyoruz. Şöyle ifade etmek istiyorum: Bu gerginliklerin kaynağı, gelen doğru yasalarda tepki koymayan Cumhuriyet Halk Partisi olmasa gerek. Biz, o yasalarda, kendi siyasal anlayışımız ve topluma olan yararı açısından baktığımızda, toplum yararı göremiyoruz; bu nedenle muhalefet ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET NURİ SAYGUN (Devamla)Sanırım, bundan sonra, gelecekte, bu ve benzeri yasalarla ülkeye hizmet etme şansını buluruz. Bu vesileyle de, yeni seçilen Danıştay Başkanımıza ve mesai arkadaşlarına Cumhuriyet Halk Partisi ve Parlamento adına başarı dileklerimi iletiyorum ve yıllarca emek veren, emekliye ayrılan Sayın Nuri Alan'a da bundan sonraki yaşamında başarılar diliyorum.

Meclisteki değerli arkadaşlarımı ve Başkanımı, saygılarımla, sevgilerimle selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 2 Haziran 2004

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook