İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tababet ve şuabatı san'atlarının tarzı icrasına dair kanunda değişiklik yapılması (s.s.447)

Muzaffer Gülyurt

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Haziran 2004 · 1.016 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muzaffer Gülyurt (AK Parti), 2 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TABABET VE ŞUABATI SAN'ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.447)); konuşma 1.016 kelime.

Muzaffer Gülyurt (AK Parti, Erzurum). “Tababet ve şuabatı san'atlarının tarzı icrasına dair kanunda değişiklik yapılması (s.s.447)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-gulyurt-22-2004-06-02-tababet-ve-suabati-san-atlarinin-tarzi-icrasina-dair-kanunda-degisikli (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcraına Dair Kanunda değişiklik yapılmasıyla ilgili olarak hazırlanan kanun tasarısında şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde bilimsel diş hekimliği, 1908 yılında İstanbul Üniversitesine bağlı Diş Tababeti Mektebinin açılmasıyla başlamıştır. O günden bugüne yetişmekte olan diş hekimleri, ülkemizin dört bir yanında ağız ve diş sağlığı hizmeti sunmuştur.

1219 sayılı Yasa ise, 1928 yılında, "Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcraına Dair Kanun" ismiyle çıkmıştır. Bugün, birçok gencimiz, zannediyorum, bu ismi anlamakta bile güçlük çekmektedir. O günün şartlarında çıkarılan bu yasa, o günkü döneme ait hükümler içermiş; ama, o günden bugüne yasada birçok değişiklik yapılmıştır.

Tabiî, bu yasada -biraz önceki konuşmacı meslektaşımızın da ifade ettiği gibi- gerçekten değişmesi gereken çok önemli konular bulunmaktadır. Hatta, diş hekimliğiyle ilgili olarak, diş hekiminin tanımı ve müdahale alanı nedir; bunların da bu yasa tasarısında yer alması gerektiğini burada ifade etmek istiyorum.

Sağlık Bakanlığımızın, yapmış olduğu çalışmalar arasında, bu kanun üzerinde de birtakım düzenlemeler yaptığını ve Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcraına Dair Kanunu yeni bir şekille, bir kanun tasarısıyla Meclisimize getireceği konusunun da olduğunu ifade etmek istiyorum.

Şimdi, diş hekimliği konusuna gelince; diş hekimi, hekim olarak bir ekiple beraber çalışır; yanında hemşiresi vardır, yardımcı elemanı vardır ve ayrıca, protez teknisyeni bulunmaktadır. Protez teknisyenleri, daha önceleri, diş hekimlerinin yanında, âdeta, usta-çırak usulüyle yetişen insanlardı; ama, daha sonraları, 1219 sayılı Yasanın Sağlık Bakanlığımıza vermiş olduğu yetkiye dayanılarak, Sağlık Bakanlığımızın denetiminde, sağlık meslek liselerinin bu bölümünden mezun olan öğrenciler aynı zamanda bazı üniversitelerimizin diş hekimliği fakültelerine bağlı olarak kurulmuş olan 2 yıllık meslek yüksekokullarında okuyarak, "diş protez teknisyeni" unvanıyla yetişmiş ve bu mesleğe atılmışlardır. Ancak, daha sonraları, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunuyla, Millî Eğitim Bakanlığımıza bağlı olarak, liselerde, öğrenciler, diş teknisyenliği ustası ve kalfası tarzında yetiştirilmeye çalışılmıştır.

Böylece, ülkemizde, âdeta, bu konuda iki başlılık ortaya çıkmıştır. Bu okullardan mezun olan diş protez teknisyenleri veya usta-kalfa tarzında sınıflandırılan bu kişiler, sadece kendilerine öğretilenle yetinmemişler -belki tamamını burada suçlamak mümkün değil- bazıları, o verilen belgeyi bir diploma gibi çalıştıkları kuruma asmak suretiyle, bir diş hekimi tarzında muayenehane hekimliği yapacak şekilde çalışmaya başlamışlardır.

Ben, uzun yıllar bu mesleğe hizmet etmiş bir diş hekimi öğretim üyesi olarak, sahte diş hekimleriyle ilgili çok mücadelelerde bulundum. Yapmış olduğum oda başkanlığı dönemimden hatırlıyorum; insan sağlığını tehdit eden, insan sağlığına zarar veren bu insanlarla çok mücadelede bulunduk. Hayatımızı o dönemde tehdit edenler oldu; hayatî tehlikeler geçirdiğimiz günler oldu; ama, bütün bunların karşısında başarı da elde edemedik; çünkü, yasal olarak, bunlara yeterli cezayı verebilecek yasalar ne yazık ki yoktu; ama, bugün, diş protez teknisyenliği konusunu düzenleyen bir tasarı Yüce Meclisimizin huzuruna gelmiştir. İşte, bu tasarıyı hazırlayan ve bu tasarıda emeği geçenlere ve bu arada Sayın Bakanımıza da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Şimdi, bu diş protez teknisyenliği konusu bir düzene getirilmiş bulunulmaktadır. Bununla, sadece diş protez teknisyenliği değil, aynı zamanda diş hekimliği sahte diş hekimliği konusu da bir düzene kavuşmuş olacaktır. Zira, halkın hayatını tehdit eden insanlara ve bu şekilde çalışanlara karşı, ilk defa, üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilmektedir ki, bu da, zannediyorum, oldukça caydırıcı olacaktır.

Tabiî, bunun yanında, diş protez teknisyenlerinin çalışacağı ortamlarının, laboratuvar ortamları ve şartlarının da nasıl olacağı bir yerde düzenlenmiş olmaktadır.

Ben, bu tasarının gündeme gelmesi münasebetiyle, ülkemizde 20 000 civarında bulunan diş hekimlerimizin bazı sorunlarını da bu vesileyle Meclisimizin gündemine getirmek ve bu Meclis kürsüsünden ifade etmek istiyorum.

Diş hekimlerimiz, üzülerek ifade edeyim, Sağlık Bakanlığımızda, bugüne kadar, çok da itibar görmeden, âdeta -bunu üzülerek ifade etmek istiyorum- üvey evlat muamelesine tabi olmuşlardır. Ancak, Bakanlığımızın ve AK Parti Hükümetinin, bugün, diş hekimlerimizin de Sağlık Bakanlığı bünyesinde layık oldukları özlük haklarını yerine getirecek şekilde çalışmalar yaptığını biliyorum ve bundan dolayı da mutluluğumu burada ifade etmek istiyorum.

Diş hekimlerinin sorunları çok fazla olmakla beraber, bu sorunların bir bütün halinde gündeme alınmasını ve bunların çözümlenmesi gerektiğini de burada ifade etmek isterim.

Ülkemizde ağız ve diş sağlığının çok daha iyi yapılabilmesi için yapılması gerekenler nelerdir?.. Tabiî, bugün bunları burada çok geniş manada anlatmak, zamanımız açısından mümkün olmayacaktır; ancak, ülkemiz gündemini işgal eden konulardan bir tanesini buradan söylemek istiyorum. Türkiye'de bugün 20'ye yakın diş hekimliği fakültesi oluşmuştur. Artık yeni bir diş hekimliği fakültesine ve diş hekimliği fakültesinin açılmasına ülkemizin tahammülü yoktur. Zira, açılacak olan her bir diş hekimliği fakültesi, ülkemize çok büyük yük getirmektedir. Çünkü, bizim kliniklerimiz, laboratuvarlarımız özel cihazlarla donatılması gereken kurumlardır. Dolayısıyla, devlete hem büyük yük getirmektedir hem de mezun olan diş hekimleri yeterince istihdam edilememektedir. Onun için, bu konunun da mutlaka düşünülmesi ve yeni fakülte açılmamasının önemini burada arz etmek istiyorum.

Bir diğer konu, diş hekimlerinin ülkemizin her köşesine homojen bir şekilde dağılmamış olmasıdır. Bugün, ülkemizde birçok bölgesinde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadoluda büyük illerimizde diş hekimleri olmasına rağmen ilçelerimizin büyük birçoğunda diş hekimi yoktur. Bakanlığımızın bu konuda da iyileştirme çalışmaları yaptığını, "çakılı kadro" olarak ifade ettiğimiz, elemanda güçlük çekilen yerlere bu kadrolarla diş hekimi göndermesinin başarılı bir hizmet olduğunu da ifade etmek istiyorum; ancak, buralar için ayrılan kadroların yeterli olmadığını, daha fazla kadrolarla kadro eksiği olan ilçelerimize mutlaka diş hekimlerinin gönderilmesi gerektiğini de ayrıca burada ifade etmek istiyorum.

Bir diğer konu, diş hekimliğiyle ilgili olarak, koruyucu diş hekimliğinin ulusal bir politika olarak belirlenmesi ve bu konuda çalışmalar yapılmasının gerekliliğini de ifade etmek isterim. Tabiî, bunun yanında, son zamanlarda hükümetimizin ve Sağlık Bakanlığımızın yaptığı güzel çalışmalar içerisinde, tedavi hizmetlerinin özel sağlık hizmetlerinden alınması konusu var. Bu konudaki çalışmalarda, özellikle sağlıkta dönüşüm projesiyle yapmış olduğu güzel çalışmalarda, sağlık hizmetlerinin halkımız tarafından kolay ulaşılabilir olması, hizmetlerin yaygınlık kazanması, hastanın hekimini seçme özgürlüğüne ulaşabilmesi, ayrıca özel kurum ve kuruluşlardan hizmet satın alınması gibi konular amaçlanmıştır. Bu açıdan baktığımızda, artık tedavi hizmetlerinde muayenehane hekimlerinin de bu kapsam dahiline alınması gerekliliğini burada ifade etmek istiyorum; çünkü, son günlerde, Türk Diş Hekimleri Birliğimizden ve diş hekimleri odalarımızdan, bu manada çok büyük ve olumlu talepler gelmektedir. Ben bunu da yine Meclis kürsümüzden ifade etmeyi bir borç olarak biliyorum ve son olarak şunu ifade etmek istiyorum: Artık, diş hekimleri, AK Parti Hükümeti döneminde bütün sorunlarının çözüme kavuşturulacağına inanmak istiyor ve bunun da yapılacağına ben inanıyorum. Bu nedenle bu yasa tasarısının hazırlanmasında emeği geçen bütün arkadaşlarıma, Sayın Bakanımıza ve hükümetimize teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 2 Haziran 2004

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook