İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Nisan 2010 · 879 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 21 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 879 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-04-21-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu, AKP Anayasa değişiklik teklifinin en önemli üç maddesinden birincisi. Onun için, hepinizi birlikte düşünmeye davet ediyorum. Konu, sistemin, temelin, devletin, geleceğin çok temel bir konusu olması sebebiyle suhuletle, sükûnetle konuyu müzakere etmeye hepinizi davet ediyorum.

Değerli milletvekilleri, siyasi partilerin kapatılması konusunu yeniden tanzim ediyorsunuz. Siyasi partiler, sistemimizin, demokratik sistemimizin vazgeçilmez en değerli kurumlarıdır. Malumu önce bir birlikte belirleyelim. Siyasi partiler, milletin egemenliğini kullandığı, ifade ettiği en büyük sivil toplum kuruluşlarıdır, toplumun en büyük örgütlü gücüdür. Dolayısıyla, sistem için çok değerli olan, milletin egemenliğini ifade için çok ciddi bir imkân olan siyasi partilerin kapatılması, uyması gereken hususların belirlenmesi çok önemli, çok hassas bir konudur. Bu konuda değişiklik yaparken, bir düzenleme yaparken bin defa düşünmeliyiz, belki üç defa konuşmalıyız, bir defa yapmalıyız.

Sistemin ve toplumun çok önemli ve değerli bir konusu olan parti kapatma meselesinde, toplumsal uzlaşmayı aramak, tarafların mutabakatını aramak, her şeyden önemli, Mecliste bir mutabakat aramak, bana göre hukukun, Anayasa’nın, demokrasinin ruhu olmak, amacının kapsamı, ruhu olmak durumunda. Hukuken bir zorunluluk olmasa bile, sistemin temel konularında yapılacak düzenlemelerde uzlaşma aramak, bana göre olmazsa olmaz şart olmalı. Bir hukuki meşruiyet tartışmasına sebep olmamak için, bu noktada, uzlaşma gayretleri üst seviyede olmalı. Bu sebeple, önümüze gelen bu değişiklik teklifinde yapılan köklü değişiklik öncelikle, belirlenmesi, hazırlanması anlamında usulen sakat doğmuştur. Çünkü bu maddede bir uzlaşma, ne komisyonda olmuştur ne toplumda olmuştur ne sivil toplumda olmuştur. Bu düzenleme, doğrudan Adalet ve Kalkınma Partisinin kendi kararıdır. Niye böyle bir karar vermiştir? İşte sorgulamak istediğimiz husus budur. Getirilen husus nedir?

Değerli milletvekilleri, bakınız, gerçekten sizi düşünmeye davet ediyorum. Siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili ceza çok önemli bir cezadır. Cezanın, bir cezalandırmadan çok, cezaya sebep olacak fiillerin toplum nezdinde, devlet nezdindeki değeri önemlidir. Sizin verdiğiniz değer oranında ceza veriyorsunuz. Nedir siyasi partinin… Türk hukukunda, Türk Anayasa hukukunda siyasi partinin kapatılması için ortaya konulan suç ne, değer ne? O şudur: Anayasa’nın 3’üncü maddesinde ve Anayasa’nın 14’üncü maddesinde vazgeçilemez, değiştirilemez, teklif edilemez bir temel husustur. O nedir? Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü. Buna karşı işlenen suçları bireysel olarak affedemezsiniz, kurumsal olarak kapatmayla cezalandırırsınız. Şimdi, bunu yeniden düzenliyorsunuz. Nasıl yapıyorsunuz? Uygulanamaz hâle getiriyorsunuz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak tavrımızı söyleyeceğim. Ama sizin yaptığınız husus şudur, diyorsunuz ki Anayasa’nın 68’inci maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan suçların odak olup olmadığının belirlenmesi noktasında: “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözler, Mecliste ileri sürülen düşünceler ile idarenin -özellikle dikkatinizi çekiyorum- eylem ve işlemleri, odaklaşmanın tespitinde gözetilemez, göze alınamaz.” İdare dediğiniz ne? Belediyeler. İdare dediğiniz ne? Birtakım kurumlar. Bunların yöneticisinin, yöneticilerinin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı işlemiş olduğu suçları artık bundan sonra parti kapatmak için odak olmaya yeterli bir durum kabul etmiyorsunuz. Bu, Anayasa’ya çok doğrudan aykırıdır arkadaşlar. Bunun ileri dönemlerdeki aşaması şudur: Artık hiçbir suç dolayısıyla bir siyasi partiyi kapatmaya imkânınız olmayacaktır. Bu sebeple, getirilen teklifin biz lafzını değil gerisini arıyoruz, gerisini sorguluyoruz, niye böyle bir düzenleme getiriyorsunuz?

Milliyetçi Hareket Partisi olarak söylüyorum: “Siyasi partiler kapatılmamalıdır.” Bu lafı, bu sözü bu Mecliste, siyasette ilk söyleyen, belki de tek söyleyen Milliyetçi Hareket Partisidir ve Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanıdır. 15 Mart 2008 tarihinde, iktidar partisinin kapatılma davasının açıldığının hemen ertesinde Sayın Genel Başkan, hem bir basın toplantısıyla hem de bir genelgeyle, siyasi partilerin teröre bulaşmadıkça, şiddeti bir siyasi araç olarak kullanmadıkça kapatılmaması gerektiğini, kapatılmaya sebep teşkil eden suçları işleyen parti yöneticilerinin bireysel olarak cezalandırılması gerektiğini ifade etti ve bu yönde “Geliniz, Anayasa’yı da değiştirelim, Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu’nu da değiştirelim.” dedi. Tarih 15 Mart 2008. Ama, sayın iktidar partisi, sayın siyasi partiler, Milliyetçi Hareket Partisinin bu yöndeki talebini ne gördüler ne duydular.

Şimdi tekrar ediyoruz: Siyasi partiler, demokratik sistemimizin vazgeçilmez kurumları olarak milletin egemenliğini ifade etmek için en önemli imkân, fırsat olarak, zemin olarak, teröre bulaşmadıkça, şiddeti ve terörü bir siyasi araç olarak programlamadıkça kapatılmamalılar ama sizin getirdiğiniz, kapatılma fiilini, bu devletin ve bu toplumun vazgeçilmez bir değeri olan hususu suç olmaktan çıkartıyorsunuz. Ülkenin bölünmez bütünlüğüyle ilgili burada bu kürsüde edilecek sözler artık parti kapatmak için odak olmaktan çıkartılıyor. İdarenin yöneticilerinin bu anlamda yapacakları sözler ve fiiller artık parti kapatmak için yeterli olmayacak. Bunun anlamı ne? Parti kapatılmayacak demektir. Bunun anlamı ne?

Değerli arkadaşlar, buradan gözlerinizin içine bakarak söylüyorum, Sayın Başbakan diyor ki, Sayın İçişleri Bakanı diyor ki: “Bu Anayasa değişikliği, başlattığımız demokratik açılımın bir adımıdır.” Bize göre, bu “demokratik açılım” dediğiniz husus, PKK’nın siyasallaşması, PKK’nın taleplerini gerçekleştirmek için siyaset üretme açılımıdır. Siz, kapalı kapılar arkasında, artık etnik bölücülük yapan siyasi partileri kapatmamaya söz mü verdiniz, böyle bir pazarlık mı yaptınız, böyle bir anlaşma mı yaptınız? Bunun cevabını bu millete vermelisiniz. Vermediğiniz takdirde, yaptığınız bu anayasa değişikliği, en az, başlattığınız PKK açılımı kadar bir yıkım anayasası olacaktır. (MHP sıralarından alkışlar) Buna bu millet müsaade etmez.

Değerli arkadaşlar, sizi düşünmeye davet ediyorum. Anayasa’nın değiştirilemez, vazgeçilemez, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı işlenen suçları parti kapatma suçu olmaktan çıkartırsanız, devletin kurucu hukukuna aykırı hareket etmiş olursunuz.

Sayın İyimaya’nın bir sözü var, diyor ki: “Değiştirmeye çalıştığımız Anayasa’ya uygunluk aranmaz.” Bu, hukukun üstünlüğünün, hukuka saygının, hukuk devleti olmanın neresinde yazıyor? Neresinde yazıyor?

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, gerçekten bu maddede yapılan değişiklik, birçok soruyu, birçok tehdit ve tehlikeyi içinde barındıran ve bundan sonraki anayasa değişiklikleriyle -ki Sayın Başbakan bunu vaat ediyor, birilerine müjdeliyor- bu ülkenin kurucu hukukunu değiştirmek yönünde adım atacağınızın ifadesidir. Bunu açıkça millete söylemeniz lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

90 konuşma daha · 21 Nisan 2010

90 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook