İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Ağrı ve çevresinde yaşanan sel felaketi hakkında

Mehmet Şandır

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 108. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Mayıs 2010 · 896 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Şandır (MHP), 27 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AĞRI VE ÇEVRESİNDE YAŞANAN SEL FELAKETİ HAKKINDA); konuşma 896 kelime.

Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Ağrı ve çevresinde yaşanan sel felaketi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-05-27-agri-ve-cevresinde-yasanan-sel-felaketi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Görüşmekte olduğumuz kanunun 5’inci maddesinde iki tane geçici madde konulmuş; geçici 4’üncü maddeyle ilgili, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım.

Tabii, burada yetki devri olan, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının personel ve teşkilat yapısı hazır hâle gelinceye kadar, daha önce yetkilendirilen Sanayi ve Ticaret Bakanlığının personel takviyesini tanzim eden bir geçici madde. Gerekli görülmüş ki böyle bir geçici madde koymuşlar.

Söz konusu personel olunca, değerli milletvekilleri, sizleri de yakından ilgilendirdiğini bildiğim, tahmin ettiğim bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kooperatif sayılan sulama birlikleri var, tarımsal sulama birlikleri. Bunlar Türkiye’de tarım için, çiftçi için çok önemli birliklerdir, çok önemli kuruluşlardır. Özellikle sulu tarımın yapıldığı bölgelerde sulama birlikleri çiftçi açısından çok önemli -hem demokratik hem de ürün selameti için, üretim için çok önemli- kuruluşlardır.

Değerli milletvekilleri, burada, toplumun beklentileri, ihtiyaçları veya oluşan sorunların çözümü için hukuk oluşturuyoruz. Kooperatiflerle ilgili, özellikle yapı kooperatifleriyle ilgili bir yetki devrini düzenleyen kanun değişikliğini yaparken yine sorun içerisinde kıvranan ve toplumun çok büyük kısmını ilgilendiren sulama birlikleriyle ilgili sorunların çözümü için de burada bazı düzenlemeler yapılmalıydı. Ama, maalesef, bu değişiklik teklifinde ve hükûmet tasarısında, sulama birliklerinin sorunları devasa ortada beklerken ve bu noktada Hükûmetin işte yedi sekiz seneden bu yana taahhütleri de yerinde beklerken, ama burada bir düzenleme yapılmamaktadır. Bu anlamda, bu amaçla sulama birliklerinin sorunlarını sizlere sunmak istiyorum.

Kütahya Milletvekili Sayın Profesör Doktor Alim Işık’ın Çevre ve Orman Bakanlığına verdiği bir yazılı soru önergesine Sayın Bakanlık, 12/04/2010 tarihinde cevap veriyor, bu cevapta diyor ki: “Türkiye’de 388 adet sulama birliği bulunmaktadır ve bu sulama birliklerinin toplam 276 milyon 339 bin 335 Türk lirası borcu bulunmaktadır. Kime bu borçlar? TEDAŞ’a, Sosyal Güvenlik Kurumuna, vergi dairelerine, maliyeye ve Devlet Su İşlerine ve de personele. Bu 388 adet sulama birliğinde toplam 4.622 adet personel çalışmakta. Personellerin özlük haklarıyla ilgili ve alacaklarıyla ilgili birikmiş devasa sorunları var ama onun ötesinde sulama birliklerinin, çiftçinin can damarı olan suyu sağlayan ve dağıtan sulama birliklerinin gerçekten bugün artık kendilerinin aşamayacağı boyutlara ulaşmış sorunları bulunmaktadır. Tekrar ediyorum Sayın Bakanın verdiği rakamları; 388 adet sulama birliğinin toplam 276 milyon 339 bin 335 TL borcu bulunmaktadır yani yaklaşık her sulama birliğinin 1 milyon yani eski parayla 1 trilyona yakın borcu bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, sizin bölgelerinizde de sulama birliği var ve çok sayıda üyesi var, çiftçiyi ilgilendiriyor, bunların sorunları size de geliyor. Çözüm üretmek noktasında çiftçilerimizin ve bu birlik yöneticilerinin siz milletvekillerine canhıraş çığlıklarla ulaştıklarını biliyorum. Bizde öyle maalesef, Mersin’de tüm sulama birlikleri problem içerisinde ve -çok kötü bir örnek olarak söylüyorum- tam sulama mevsiminde TEDAŞ’a olan elektrik borçlarından dolayı elektrikleri kesiliyor, gelirlerine maliye el koyuyor. Dolayısıyla toplumun büyük kısmını, yaklaşık 20 milyon insanımızı ilgilendiren, tarım kesiminde çiftçilerimizi ilgilendiren sulama konusuyla ilgili bu birliklerin sorunlarına Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, Hükûmet olarak, muhalefet olarak, milletvekili olarak bigâne kalamayız.

Bakınız, bu konuda Sayın Hükûmet yedi yıldan bu yana bir mevzuat geliştireceği sözünü vermektedir. Kime sorarsak soralım, bu konuda çok ciddi, çok kapsamlı bir hazırlık yapıldığı söyleniyor ama ne hikmetse, bu hazırlık maalesef bugüne kadar tamamlanmadı, hayata geçirilemedi ve sulama birlikleri tek tek artık işlev yapamaz, fonksiyonunu yerine getiremez, görevini yerine getiremez; iflas ediyor, kapanıyor ama hâlâ Hükûmetin bu mevzuattan kaynaklanan mazereti devam ediyor.

Bir başka husus: Bu borçların ödenmesi konusunda bir şeyler yapmak gerekiyor. Sulama birlikleri borçlarını ödeyemiyor. Yeniden yapılandırma, faizini silme veya borçların ertelenmesi gibi birtakım çözümler üretilmesi artık zorunluluk hâline geldi çünkü bu sulama birlikleri ne maliyeye borcunu ödeyebiliyor ne sosyal güvenliğe personelinin borcunu ödeyebiliyor; daha da ötesi, personeline maaşlarını ödeyemiyor. Hükûmet olarak, zaten zor durumda olan çiftçinin birikmiş borçlarını bir şekilde yeniden yapılandırmak veya ertelemek gibi bir mecburiyeti hiç görmezlikten gelirken, sulama birliklerinin de artık ertelenemez, ötelenemez bu sorunlarının çözümü noktasında zannediyorum zaman çoktan geçti ve Hükûmet olarak, iktidar partisi grubu olarak, milletvekilleri olarak artık bu konuda söyleyebileceğiniz hiçbir mazeretiniz kalmadı.

Değerli milletvekilleri, bir kanun çıkartırken, bir sorun çözmek ama bu sorun ne kadar genel olursa, çözüm ne kadar kalıcı, adaletli, hak olursa burada çıkartılan kanunların meşruiyetinden bahsedilebilinir.

Şimdi, bir arkadaşımızın teklifiyle, Kooperatifler Kanunu’nda bir değişiklik yapıyoruz ve bu değişikliklerde birtakım, cevabı da bulunamayan tartışmalar da devam ediyor. Denetim elemanları konusunda, personel görevlendirmede bakanlıkları yetkili kılıyor. Denetim yeterliliği olmayan, bu noktada bir birikimi olmayan bir personelin, binlerce üyesi olan bir kooperatifi denetleme mevzuatı, imkânı, hukukunun açılmasının getireceği kaosu sizin dikkatlerinize sunuyorum. Eğer bu kanun teklifi bir özel durum için, bir özel kooperatif için, belirli bir maksat için çıkartılmıyorsa eksik çıkartılıyor demektir. Niye? Yine 1163’e göre kooperatif olan sulama birliklerinin artık ötelenemez olan sorunlarına bir çözüm üretme fırsatı vardı ama, bu, bütün ısrarlara rağmen göz ardı edildi. Bu sebeple tekrar ediyorum: Sulama birlikleri, tarımsal sulama birlikleri sorun içerisinde kıvranmaktadır, tarımsal sulama birlikleri Türk çiftçisi için çok önemlidir. Zaten çiftçimiz ürününü satamıyor, borcunu ödeyemiyor bir de tabii afetlerle boğuşuyor. Yine Mersin’de, Türkiye’nin birçok bölgesinde dolu, sel, afetleri yaşanıyor, artık hasat mevsimi çiftçi için bir ızdırap mevsimine dönüştü değerli milletvekilleri. Çünkü hasat oluncaya kadar, hasat mevsimi gelinceye kadar çiftçinin, borçlularına, alacaklılarına mazereti var, şimdi mazereti de yok, mahsulü de para etmiyor. 20 kuruş domates Mersin’de değerli milletvekili. Erdemli’de domatesi toplatmak için bile… Yani satış bedeli, toplama ücretini ödemiyor. Bozyazı’da böyle, Anamur’da böyle, Tarsus’ta böyle…

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Alanya’da da öyle.

MEHMET ŞANDIR (Devamla)Alanya’da böyle, Türkiye’nin hemen her yerinde böyle. Ne yapacak bu çiftçi? Bir de sulama birliklerinden kaynaklanan borçlar üstüne gelince maalesef çiftçi artık gelecekten umudunu kesip…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 27 Mayıs 2010

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook