Kadına yönelik şiddeti önleme günü münasebetiyle
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 21. Birleşim · 5. yasama yılı · 25 Kasım 2010 · 530 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 25 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ÖNLEME GÜNÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 530 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Kadına yönelik şiddeti önleme günü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-11-25-kadina-yonelik-siddeti-onleme-gunu-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bakanın katılmadığı, Komisyonun katılmadığı bir önergeyi sizin takdirlerinize sunmak istiyorum. Bu önergenin içeriğiyle ilgili mutlaka muhatap olacaksınız, sizlere de soracaklar.
Bakınız, getirilen bu teşkilat kanunu ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün yeni yapılanmasında 8’inci maddede bir döner sermaye işletmesi kuruluyor. Bu hem Genel Müdürlükte hem de bölgelerde kuruluyor ve burada verilen hizmetlerden bir gelir alınarak bir döner sermaye işletmesi oluşturulacak yani kendi gelirlerinden, personelin çalışmasından oluşan gelirlerden bir işletme oluşturuluyor. Bu işletmenin kuruluşunda başlangıçta 4 milyon Türk lirası bir sermayeyi zaten genel bütçeden veriyor, sonra Bakanlar Kurulu kararıyla da bunu 4 katına çıkarma imkânı oluyor, hatta 5 katına çıkarma imkânı oluyor. Böylelikle, verilecek hizmetlerden oluşacak bir bütçe oluşturularak bu hizmeti verecek personelin özlük hakları veya geliri geliştiriliyor.
Değerli milletvekilleri, mülkiyetle ilgili tüm konularda hizmet gören devlet memurları sürekli olarak bir şaibenin altındadır, bunu hepimiz biliyoruz. Sayın Bakanlık bu kanunu çıkarırken, bu işletmeyi, bu döner sermaye işletmesini kurarken gerçekten doğru düşünmüş. Ama, bu Genel Müdürlükte çalışacak personele ayrım yapmaksızın yani performansına veya yaptırılacak ek hizmetlere bakmaksızın bu döner sermaye gelirlerinden bir pay verilmesini teklif ediyoruz. Bu bizim de teklifimiz, ilgili sendikaların da teklifi, hem Memur-Sen’in hem de Türk İmar-Sen’in teklifi.
Bunu, aynı şeyi Karayolları Genel Müdürlüğünün teşkilat kanunu burada görüşülürken konuştuk, kabul ettik ama bunu tapu memurlarına vermeyişimizin bir gerekçesi yok. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak işte böyle bir önerge veriyoruz, diyoruz ki: Geliniz, oluşturulan bu döner sermaye gelirlerinden, bu döner sermayeyi emekleriyle oluşturan tapu memurlarına, tapuda çalışan, tapu kadastroda çalışan personele Genel Müdürün teklifi, Bakanın onayıyla bir pay verelim. Bunun nesini reddediyorsunuz, niye kabul etmiyorsunuz, bunu anlamıyorum. Yani bir devlet, bir bakanlık kendi personelinden neyi kıskanıyor, bunu anlamakta zorlanıyorum değerli milletvekilleri.
Onun için, Bakanın reddettiği, Komisyonun kabul etmediği bu önergeyi sizlerin takdirine sunuyorum. Bunun neresinde yanlış var? Birinci husus bu.
İkinci husus da, değerli milletvekilleri, bakınız, idarenin işlemindeki yanlışından dolayı vatandaşın bir mağduriyeti var. Değerli milletvekilleri, hepinizi ilgilendiren bir konu, hepinizin bölgelerinde yaşanan bir hadise, oy alarak vekili olduğunuz bu milletin, bu vatandaşın çok temel bir sorunu. Adama tapu vermişsiniz, o tapuyu yıllarca kullanmış, gün gelmiş tapusu iptal edilmiş. Tapuyu veren de devlet, iptal eden de devlet! İş mahkemeye intikal etmiş, mahkeme devletten yana kararını vermiş, ama bakıyorsunuz adamın hem tapusunu almışsınız elinden hem de mahkeme masrafları olarak yüklü bir meblağı da adama borç olarak yazmışsınız. Bu, zulüm değil mi değerli milletvekilleri, bu adaletsizlik değil mi? Bunu düzeltelim burada. Biz hukuk kuruyoruz. Kurduğumuz hukuk, eğer millete bir adalet dağıtmıyorsa, bir huzur vermiyorsa, bir imkân vermiyorsa, bunun ne anlamı var? Bu iki hususu burada düzenleyelim. Çünkü idare kendi kusurundan dolayı bir mağduriyet yaratmış, bu kusurun maliyetini devlet üstüne almak mecburiyetinde. Adalet bu, devlet olmanın gereği bu. Bunun formülünü biz bulmak mecburiyetindeyiz.
Bunu ertelemenin anlamı yok. Şimdi Sayın Bakan diyor ki, “Bunu ileri kanunlarda düzenleyeceğiz.” Niye düzenlemiyoruz şimdi? Şimdi de kanun çıkarıyoruz değerli milletvekilleri. Bu, sizin de bölgelerinizin, sizin de seçmenleri-nizin sorunu, vatandaşımızın sorunu; Mersin’in Erdemli, Silifke, Anamur, tüm o dağlarda dişiyle tırnağıyla toprağını ekerek, onuruyla o topraklarda yaşamak isteyen insanların elinden devlet kendi kararıyla tapusunu alıyor, arazisini alıyor. Almakla kalmıyor, bir de mahkeme masrafını üzerine yüklüyor. Bunun adı zulümdür değerli milletvekilleri. Buna gönlünüzün razı olmayacağına inanıyorum, inanmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 25 Kasım 2010