İl idaresi kanununda değişiklik yap.dai. kanun ss.123
Kırklareli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 94. Birleşim · 1. yasama yılı · 17 Haziran 2003 · 929 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Siyam Kesimoğlu (CHP), 17 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL İDARESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİ. KANUN SS.123); konuşma 929 kelime.
Mehmet Siyam Kesimoğlu (CHP, Kırklareli). “İl idaresi kanununda değişiklik yap.dai. kanun ss.123”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-siyam-kesimoglu-22-2003-06-17-il-idaresi-kanununda-degisiklik-yap-dai-kanun-ss-123 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET SİYAM KESİMOĞLU (Kırklareli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İl İdaresi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına ilişkin olarak, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini sizlerle paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, hepinizi, sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu kanun tasarısıyla 10 Haziran 1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununda 29.8.1996 tarihli ve 4178 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin, Anayasa Mahkemesinin 6 Ocak 1999 tarihindeki kararıyla iptal edilen ibarelerinin ortaya çıkardığı boşluğun giderilmesi hedeflenmiştir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre, vali, il sınırları içerisinde bulunan genel ve özel kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenliğini korumak için gereken tüm tedbirleri alır. Bu maksatla, devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder. Bu teşkilat amir ve memurları, vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdürler. Vali, memleketin sınır ve kıyı emniyeti ile sınır ve kıyı emniyetine ilişkin bütün işleri, yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür. İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi, valinin diğer görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır. İl valisi, bunları sağlamak için gereken tüm tedbir ve kararları alır.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, diğer taraftan 29.8.1996 tarihinde yapılan değişiklikle, valiler, ilde çıkabilecek veya ortaya çıkan olayların emrindeki kuvvetlerle önlenmesini mümkün görmedikleri veya önleyemedikleri, aldıkları tedbirlerin bu kuvvetlerle uygulanmasını mümkün görmedikleri veya uygulayamadıkları takdirde, diğer illerin kolluk kuvvetleri ile bu iş için tahsis edilen diğer kuvvetlerden yararlanmak amacıyla İçişleri Bakanlığından ve gerekirse, Jandarma Genel Komutanlığının veya Kara Kuvvetleri Komutanlığının sınır birlikleri dahil olmak üzere, en yakın kara, deniz ve hava birlik komutanlığından, mümkün olan en hızlı vasıtalarla müracaat ederek, yardım isterler. Bu durumlarda, ihtiyaç duyulan kuvvetlerin İçişleri Bakanlığından veya askerî birliklerden veya her ikisinden birlikte talep edilmesi hususu, yardım talebinde bulunan vali tarafından takdir edilir. Valinin yaptığı yardım istemi, geciktirilmeksizin yerine getirilir. Acil durumlarda bu istek, sonradan yazılı şekle dönüştürülmek şartıyla, sözlü olarak da yapılabilir.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; vali tarafından askerî birliklerden yardım istenmesi halinde, muhtemel olaylar için istenilen askerî kuvvet, valinin görüşü alınarak, olaylara hızla el koymaya uygun yerde, cereyan eden olaylar için ise olay yerinde hazır bulundurulur. Olayların niteliğine göre, istenilen askerî kuvvetin çapı ve görevde kalış süresi, valiyle koordine edilerek, askerî birliğin komutanı tarafından belirlenir. Askerî kuvvetin müstakilen görevlendirilmesi durumunda, verilen görev, askerî kuvvet tarafından, kendi komutanının sorumluluğu altında ve onun emir ve talimatlarına göre, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda belirtilen yetkiler ile kolluk kuvvetlerinin genel güvenliği sağlamada sahip olduğu yetkiler kullanılarak yerine getirilir.
İl İdaresi Kanununda 29.8.1996 tarihinde yapılan değişiklikle, kolluk güçleriyle bastırılamayan asayişe müessir olayların vukuunda, vali tarafından en yakın askerî birlikten yardım talep edilmesi halinde, yardıma gelecek askerî birliğin çapının ve görevde kalış süresinin birlik komutanı tarafından belirlenmesi düzenlenmiştir; ancak, Anayasa Mahkemesi, 6 Ocak 1999 tarihli kararıyla, 5442 sayılı Kanunun 11 inci madde, (d) fıkrası, ikinci paragrafının ikinci cümlesinde yer alan "ve görevde kalış süresi" ibarelerini iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi "Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanması, hukuk devletinin önde gelen görevlerindendir. İlde kamu düzeni ve kamu güvenliğini sağlama görevi valiye aittir. Bu nedenle, vali tarafından askerî birliklerden yardım istenmesi durumunda, yardıma gelen askerî birliğin görevde kalış süresinin, ilin genel idaresinden ve asayişinden sorumlu olan vali tarafından belirlenmesi zorunludur" gerekçesiyle, İl İdaresi Kanununun ilgili maddesinde yer alan "ve görevde kalış süresi" ibaresini iptal etmiştir.
Bu iptal kararı doğrultusunda oluşan boşluğu doldurmak amacıyla hazırlanan bu tasarıyla, yardıma gelecek kuvvetin çapının ilgili vali ile koordine edilerek, ilgili komutan; birliğin görevde kalış süresinin ise, komutan ile koordine edilerek, il valisi tarafından belirlenmesi kuralı getirilmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ilin genel idaresinden ve asayişinden sorumlu olan, ildeki en büyük mülkî idare amiri olan vali, kamuya ilişkin kararları almaya yetkili kişidir. Yerelde, devletin birliğini temsil etmektedir. Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanması, hukuk devletinin önde gelen görevlerindendir. Vali, bu görevlerini yaparken, hukuk devletine yaslanır. Bu çerçevede, kolluk güçleriyle bastırılamayan asayişe müessir olayların vukuunda vali tarafından en yakın askerî birlikten yardım talep edilmesi halinde, yardıma gelecek askerî birliğin çapının birlik komutanı tarafından belirlenmesi, bu konunun teknik ve askerî bir konu olması bakımından, yerindedir. Aynı şekilde, birliğin görevde kalış süresinin de, birlik komutanı ile koordine edilerek il valisi tarafından belirlenmesi de yerinde bir karardır.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; asayişe müessir olay denilince, on yıl önce yaşadığımız ve hâlâ hafızalarımızdan silinmeyen Sivas katliamını anmadan geçemeyeceğim. Nedenleri, niçinleri, nasılları, elbette ki, bu tasarının konusu değil; ancak, bu ülkenin aydınlık yüzleri, sanatçılarımız, aydınlarımız, yazarlarımız, kuşatıldıkları Madımak Otelinde yakıldılar. Sivas katliamının onuncu yılında, yaşamını kaybeden aydınlarımızın ailelerine, tüm sevenlerine ve ulusumuza tekrar başsağlığı dilemek istiyorum. Bu vesileyle de, katliamı ve faillerini bir kez daha lanetliyorum; benzerlerini bir daha yaşamamamızı diliyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu üzücü örnek olayı bir kez daha anımsayarak, bu tasarının desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.
Buna bağlı olarak da, kolluk güçleriyle bastırılamayan asayişe müessir olaylarda yetkinin sivil ve askerî makamlar arasında paylaşılması, yetki ve eşit derecede sorumluluk ilkesi doğrultusunda sorumluluğun da eşit derecede paylaşılması gerekmektedir. Olaylar sırasında herhangi bir ikiliğin ortaya çıkmasını önlemek ve demokratik rejimin gereklerini yerine getirmek için birliğin görevde kalış süresinin vali tarafından belirlenmesi zorunludur. Bunun aksine bir hüküm, olağanüstü hale ilişkin kararın sivil yönetim tarafından değil, fiilî olarak, askerî yönetim tarafından belirlenmesinin önünü açmaktadır.
Tasarıyla, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesine uygun olarak, mevzuatta oluşan boşluğun ve uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır. Diğer taraftan, tasarı, kolluk hizmetleri teknik faaliyet olduğundan ve bu konuda daha donanımlı olan mülkî idare amirlerinin etkinliğinin artırılması bakımından da yerindedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bu kapsamda, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bu kanun tasarısını olumlu bulduğumuzu ve "evet" oyu vereceğimizi bildiriyor; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi, şahsım ve grubum adına, bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
18 konuşma daha · 17 Haziran 2003