İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 31. BİRLEŞİM · CUMA

Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı

Mehmet Soydan

Hatay Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Aralık 2003 · 903 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Soydan (AK Parti), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: III.TUR. (HAZİNE MÜST.GÜMRÜK MÜST.DIŞTİC.MÜST.DPT MÜST.DİE BŞK.LIĞI); konuşma 903 kelime.

Mehmet Soydan (AK Parti, Hatay). “Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-soydan-22-2003-12-19-iii-tur-hazine-must-gumruk-must-distic-must-dpt-must-die-bsk-ligi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET SOYDAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gümrük Müsteşarlığının 2004 malî yılı bütçesiyle ilgili olarak AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gümrükler, özellikle ülkemizde olmak üzere, her zaman ve her yerde dikkat çekici olagelmiştir. Gümrüklerin ilk uygulamalarından günümüze kadar seyrine baktığımızda, gelişmenin üç ana eksen üzerinde olduğu görülür.

Birincisi, gümrüklerden alınan vergilerle bütçelere gelir sağlama amacıdır. Gerçekten, günümüze kadar uzanan bu amaç, özellikle, günümüzde azgelişmiş ülkelerin vazgeçemediği bir unsur olarak görülüyor. Ülkeler geliştikçe bu oran azalır. Örneğin Türkiye'de, gümrüklerde alınan verginin tüm vergi gelirleri içerisindeki payı, yüzde 15 dolayındadır.

İkincisi, gümrük uygulamalarının dışticaret politika aracı olarak kullanılmasıdır. Dünyada, özellikle, 1950'den sonrası dönemde gümrük vergileri, dışticarette benimsenen politikalara göre kaldıraç gibi kullanılmıştır. Türkiye de 1980 sonrasından gümrük birliğine kadar bu kaldıraca başvurmuştur.

Üçüncüsü ise çok yeni bir gelişmedir. 11 Eylül saldırısı sonrası başlayan ve Irak ile Afganistan savaşlarıyla daha da yoğunluk kazanan bir yaklaşım söz konusudur. Artık, yeni gümrük anlayışı, güvenlik konsepti üzerine oturtulmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ve bazı gelişmiş ülkeler, ihracatın kontrolü, konteyner bilgilerinin aktarımı, yolcu bilgilerinin iletimi gibi spesifik konularda uluslararası işbirliğini güvenlik konseptine dayandırmaya başlamışlardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk gümrük idaresi de, bu trendlere uygun olarak geçmişten bugüne pozisyonunu belirlemektedir. Özellikle güvenlik konsepti, yeni uluslararası gelişmeler ışığında Türkiye için giderek önem kazanmaktadır. Türkiye'nin jeopolitik yapısı bu gerekliliği kendiliğinden ortaya koymaktadır. Şöyle ki: Türkiye, ekonomik ve ticarî yapıları farklı olan 8 ülkeyle komşu konumundadır. Türkiye'nin kara, hava, deniz ve demiryolu sınırları vardır ve buralarda 66 adet sınır kapısına sahiptir. Türkiye, Avrupa, Asya, Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar arasında ve dünyanın kavşak noktasındadır. Türkiye doğudan batıya uzanan uyuşturucu trafiği üzerinde bulunmaktadır. Böyle bir coğrafya üzerinde Türk gümrük idaresi, artık, 100 milyar doları aşkın dışticaret, 30 000 000-32 000 000 yolcu 45 000 - 50 000 gemi, 1 000 000 ilâ 1 200 000 TIR ve yaklaşık 2,5 - 3 milyar beyanname işlemlerini yürütmektedir. Dolayısıyla, yoğun bir iş hacmi ve ciddî bir risk alanı içerisinde gümrükçülük yapmanın zorluğu da ortadadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün bu gelişmeler karşısında ve zorluklara rağmen, Türk gümrük idaresi son yıllarda ciddî bir atılım ve yenilik hamlesi içerisindedir. Bu atılım ve hamleler, daha henüz bir yılını doldurmamış olan hükümetimiz döneminde çok daha sistemli ve hızlı olarak sürdürülmektedir. Bu yeniliklerin bir ayağını hukukî düzenlemeler oluşturmaktadır. Avrupa Birliğine uyum çerçevesinde 2000 yılı başında yürürlüğe giren; fakat, artık bazı ihtiyaçlara cevap vermeyen Gümrük Kanunuyla ilgili değişiklikler yapılarak Bakanlıkça hükümete sunulmuştur. Çok çağdaş ve ileri adımlar içeren bu değişiklikler yakın bir gelecekte Yüce Meclisin huzuruna arz edilecektir.

Hükümetimizin imzasını attığı ve Yüce Meclisin iktidar ve muhalefetiyle birlikte kabul ettiği yeni Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu yetmiş yıllık bir kâbusu sona erdirmiş, ekonomik suça ekonomik ceza anlayışıyla ve çağdaş hukuk normlarına uygun bir kanun olarak 19 Temmuz 2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Hükümetin önüne gelecek bir diğer hukukî düzenleme de teşkilat kanunuyla ilgili değişiklikler olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gümrüklerde insan unsuru her zaman ve her yerde büyük önem taşımıştır. Gümrük çalışanları sürekli dikkat ve eleştiri odağı olmuştur. Geçmişte yolsuzluk konuları anıldığında gümrükçüler hep gündeme gelmiştir. Bu konulardaki münferit olaylar ve çeşitli araştırmalar sürekli olarak kamuoyuna yansımıştır; ancak, hükümetimizin yolsuzlukla mücadele konusundaki kararlılığı ve gümrük alanında aldığı tedbirleri hepimiz biliyoruz. Aslında etik değerlerin tüm topluma yerleştirilmesinin mücadelesini veriyoruz. Bileşik kaplar örneğini sergileyen toplumun, tüm unsurlarıyla aklanmasını istiyoruz. Bu anlayış ve hedef doğrultusunda gümrüklerde de her türlü beşerî altyapı aksaklıklarını gidermeye çalışıyoruz. Gümrük idaremizin, bu anlayışla, sürekli eğitim, yükselme, etik değerleri benimseme, moral ve kültürel ilişkileri geliştirme yolunda çok ciddî adımlar attığını memnuniyetle izliyoruz.

Gümrüklerde yapılan atılım hamlelerinin bir diğerini de, fizikî altyapı iyileştirmeleri oluşturmaktadır. Gerçekten, etkin bir hizmetin sağlıklı bir fizikî altyapıyla gerçekleştirilebileceği anlayışı, sürekli iyileştirmeler yaptırmaktadır.

Bu iyileştirmelerin başında otomasyon gelmektedir. Otomasyon çabaları üç ana eksen üzerine oturmuş bulunmaktadır. Ben, sadece, burada, projelerin isimlerini okumak istiyorum: Bilge Projesi, GÜMSİS Projesi, GÜVAS Projesiyle çok daha ileri adımların atılması sağlanacak ve hem de performans ölçümleri artacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; fizikî altyapı iyileştirmelerinin bir diğeri de, hizmet binalarının iyileştirilmesidir. Kısıtlı bütçe imkânları ve uzun yıllar süren inşaat çalışmaları nedeniyle yenilenemeyen gümrük binaları, artık, yap-işlet-devret modeli ve katılım modeliyle çok hızlı olarak devreye girmektedir. Eskiden, bütçe imkânlarıyla beş yılda biten hizmet binaları, artık, beş ayda bitmektedir.

Doğuya açılan en büyük kapımız Gürbulak Sınır Kapısı, zor iklim şartlarına rağmen, yap-işlet-devret modeliyle onbir ayda tamamlanmış ve hükümetimiz döneminde hizmete sunulmuştur. Şimdi de, Habur Sınır Kapısının, yine, aynı modele göre yapılması planlanmış olup, önümüzdeki ay temeli atılacak ve yaklaşık altı aylık sürede tamamlanacaktır. Yine, 2004 yılı içinde Suriye'ye açılan iki kapı, Cilvegözü ve Oğuzeli, Gürcistan'a açılan bir kapı Sarp, Bulgaristan'a açılan bir kapı Dereköy ile İstanbul'daki Halkalı Gümrük Kapısı aynı modelle yapılarak devreye sokulacaktır. Gebze, Akçakale, Aksaray gümrüklerimiz de, katılım modeliyle hükümetimizin devreye soktuğu kapılardır. Aynı şekilde, 2004 yılında da, katılım modeline göre yeni gümrük kapıları süratle yapılacaktır.

Buradan, bir Hatay milletvekili olarak -Sayın Bakanımızın Hatay'a yaptığı ziyaret sırasında- Hatay Yayladağı Gümrük Kapısında yeni bir düzenleme yapılarak, oranın da yeni bir şekil alacağını tekrar hatırlatmak istiyorum; umuyorum ki, kendileri de buradan, Yayladağı Sınır Kapısının da 2004 yılında hizmete sokulacağı sözünü verecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümetimizin gümrük alanında planladığı ve yaptığı birkaç konuyu daha satırbaşlarıyla bilgilerinize sunmak istiyorum.

Türk gümrük idaresi, bu dönemde kurumsal işbirliklerine büyük önem vermiştir. Örneğin, Dış Ticaret Müsteşarlığıyla online olarak birtakım bilgilerin paylaşımı yapılmaktadır. Aynı şekilde, Türkiye İhracatçılar Meclisiyle ihraç beyannamelerinin tek yerden kayda alınması sistemi devreye girmiş bulunmaktadır. Öte yandan, ulaştırma konularıyla ilgili olarak, Ulaştırma Bakanlığı ve Uluslararası Nakliyeciler Derneğiyle bilgi paylaşımı yapılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 19 Aralık 2003

57 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook