İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)
Bursa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 125. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Temmuz 2008 · 546 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Tunçak (AK Parti), 2 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 546 kelime.
Mehmet Tunçak (AK Parti, Bursa). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tuncak-23-2008-07-02-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET TUNÇAK (Bursa)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, kanunun düzenlenmesinde fevkalade emeği bulunan gerek bürokrasiden gerekse Bakanlıktan ve gerekse bu konuda uzman kabul edilen üstatlara çok teşekkür ediyorum verdikleri emeklerden dolayı.
Değerli milletvekilleri, belediye meclislerinin ve il genel meclislerinin yetkilerinin tekrar düzenlenmesi ve yetkilerinin düzenlenmesinin ardından da Hükûmet olarak gelir noktasında arkasında net bir duruş sergilenmesi, dolayısıyla gerek belediye gelirlerinin gerekse il özel idare gelirlerinin artması için her geçen gün yeni tedbirlerin ihdas edilmesi AK PARTİ Hükûmetinin, takdir edersiniz, en önemli icraatlarından biri olagelmiştir. Yerelleşmeyle ilgili birçok anlamda değişik eleştirilere maruz kalmasına rağmen, dünyanın geldiği noktada özellikle yerel yönetimlerin güçlenmesi, yerel yönetimlerin yaptığı işlerin arkasında merkezî idarenin durabilmesi noktasında AK PARTİ Hükûmeti net bir tavır sergilemiştir ve bu tavrın neticelerini son beş yıldan beri almaya devam ediyoruz.
Şu anda gerek illerimizde ve gerekse ilçe ve köylerde çok önemli yatırımlar yerel yönetimler tarafından yapılıyor. Daha önce bir köy kanalizasyonunun dahi yapılabilmesi için birçok imzanın gerektiği ve birçok yetkilinin arkasından koşturulması gerektiği, mahalle ve köy muhtarlarının devamlı Ankara’da koştuğu günlerin çok geride kaldığını hatırlatmak isterim ve şu anda gerek il genel meclisleri içerisinde gerek belediyeler içerisinde çok kısa sürede kararlar alıp çok kısa sürede uygulamalar yapılabiliyor. Dolayısıyla hizmet artık yerinden üretilebiliyor. Bu, ifrat ve tefrite gitmeden uyumla yapılan bir işlemdir. Yani bir tarafın dediği gibi, sınırsız yerel yönetimlere yön vermek, sınırsız şekilde yerel yönetimlerin faaliyetlerini göstermesi değil yahut da sadece merkezî yönetim tarafından karar alınması ve kararların sadece merkezî yönetim tarafından uygulanması değil, gerek merkezî yönetimin gerekse yerel yönetimlerin bir uyum içerisinde devam etmesi ve çalışması. İşte, AK PARTİ’nin yerel yönetimlerle ilgili sürecinin en önemli özü budur, bu olmaktadır, bu olacaktır.
Dünyanın yerel yönetimlerle ilgili geldiği bu seviyede, yerel yönetimlere verilen destek noktasında herhangi bir eleştirinin olmasını anlamak mümkün değil. En azından yapılanların ortada olduğu ve liste olarak her şekliyle net olarak ortaya konulabileceği bir gerçek.
Değerli milletvekillerimiz, Büyükşehir Belediyesi Kanunu’yla 5302 sayılı, İl Özel İdaresi Kanunu’yla Beledi Kanunu’yla ve şimdi de önümüzdeki süreçte gelecek olan Köy Kanunu’yla her geçen gün yerel yönetimlere merkezî idarenin verdiği destek daha da artacaktır. Bu, yerel yönetimlere olan güvenin bir gerekçesidir ve bu yerel yönetimlere olan güvenin neticelerini de özellikle belediyelerimiz, özellikle de AK PARTİ belediyeleri net olarak ortaya koymuşlardır. İllerimiz, ilçelerimiz, belediyecilikle tanışmış, belediyeciliğin ne olduğunu, nasıl yapılması gerektiğini halkımıza hissettirmişlerdir. Belediyeciliği sadece klasik bir belediyecilik anlayışıyla yapmak yerine içinde gençlik sporu, sosyal hizmetleri, kültür, turizmi de alan, her alanda il ve ilçeyi kucaklayan bir belediyecilik anlayışı, artık olması gerektiği gibi işlemeye, faaliyet göstermeye başlamıştır.
İl genel meclislerinin, özellikle de 5302 sayılı Yasa’dan sonra aldığı yetki ve görevlerle birlikte yaptığı hizmetler, aldığı kararlar, il özel idarelerinin karar organı olması sıfatıyla yaptığı faaliyetler ve aldığı kararlar hakikaten takdire şayandır. Şunu da belirtmek isterim: Gerek belediye meclislerinde gerek il genel meclislerinde, ister istemez belki iller içerisinde, süreç içerisinde ayrıca bazı hatalar da gerçekleşebilir, gerçekleşmiştir de, olabilir de. Genel manada topyekûn il genel meclislerini ya da yerelleşmeyi ya da belediyeleri haksız yere itham etmenin manası, bu şekliyle yoktur. Kaldı ki bürokraside çok daha fazla hatalar olmasına rağmen ister istemez korumak zorunda olduğumuz bir işleyiş vardır. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 2 Temmuz 2008