Şanlıurfa'nın trafik sorunları ve çözüm önerileri hakkında
Şanlıurfa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 30. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Aralık 2005 · 760 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Vedat Melik (CHP), 13 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ŞANLIURFA'NIN TRAFİK SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 760 kelime.
Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Şanlıurfa'nın trafik sorunları ve çözüm önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2005-12-13-sanliurfa-nin-trafik-sorunlari-ve-cozum-onerileri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, Şanlıurfa'nın trafik sorunları ve çözüm önerileri hakkında düşüncelerimi ifade etmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, öncelikle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu konuşmayla, konuyu, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden dördüncü kez ifade etmiş olacağım. Aslında, bu sorun, Şanlıurfa'nın trafik düzenlemeleriyle ilgili değildir; trafiğin de yapabileceği hiçbir şey yoktur. Konu, tamamen, 600 000'den fazla nüfusu olan Şanlıurfa il merkezini boydan boya kat eden ve günde yaklaşık 20 000 aracın geçtiği "İpek Yolu" olarak bilinen; ama, halk arasında adı artık "ölüm yolu" olarak anılan E-90 Karayoluyla bağlantılı olan Şanlıurfa çevre yollarıyla ilgilidir.
Değerli milletvekilleri, Şanlıurfa merkezinden her gün, büyük bir kısmı mazot, benzin, fuel-oil ve LPG yüklü binlerce kamyon ve TIR geçmektedir. Bu araçların sebebiyet verdiği trafik kazalarından dolayı, bugüne kadar çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetmiş, çok daha fazlası da sakat kalmıştır. Sadece Sigorta Kavşağı ile Abide arasında 2003, 2004 ve 2005 yıllarında meydana gelen trafik kazalarında 13 vatandaşımız ölürken, 74 kişi de yaralanmıştır. Son olarak, 30 Kasım günü, akşam saatlerinde, freni patlayan bir kamyon, Evren Sanayi Sitesinde çalışan, iş bitimi evlerine, çoluk çocuğunun yanına dönmekte olan işçileri taşıyan bir kamyonete çarparak 7 kişinin ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olmuştur. Ardından, 4 Aralık 2005 Pazar günü, aynı kavşakta bir kaza daha meydana gelmiş, bu sefer de bir LPG tankeri devrilmiş, tankın yırtılmasıyla korkunç bir yangın çıkmış, çevredeki birçok ev yanma tehlikesi geçirmiştir. Yol, bir önceki kazada olduğu gibi, saatlerce trafiğe kapanmış, her iki yönde de binlerce araç birikmiştir.
Değerli arkadaşlar, bu ve buna benzer kazaların olmasının tek nedeni, Şanlıurfa Çevre Yolu Projesinin bir türlü bitirilememesidir; bir kısmına ise, hiç başlanmamıştır bile. Bakın, arkadaşlar, bu çevre yolu meselesine şimdiye kadar üç kez değindim. Bu konuyla ilgili olarak, 14 Nisan 2004 tarihinde yaptığım gündemdışı konuşmanın nedeni de, yine, aynı kavşakta patlayan ve 3 kişinin ölümüne neden olan fuel-oil tankeri kazası idi; ancak, üç yıldır, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ve Urfa'da her kesimin, her ortamda dile getirdiği çevre yolu konusunda bugüne kadar tek bir adım bile atılmamıştır. Şimdi, Sayın Bakana soruyorum: Acaba, bu projenin gündeme gelebilmesi veya kaynak aktarılabilmesi için daha kaç kişinin ölmesi gerekmektedir? Yoksa, konu, dikkate alınamayacak kadar önemsizdir de, biz mi olayı fazla büyütmekteyiz?! Ama, inanın, Urfalılar için, şu anda, tek önemli konu budur. Son kazadan bu yana, bütün Urfa ayaktadır, halk yolu trafiğe kapatmayı düşünmektedir.
Değerli milletvekilleri, hükümetin Urfa'ya gerekli önemi vermediğinin hepimiz farkındayız; çünkü "ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" diye bir söz vardır. Bu nedenle, sorunun geçici çözümü için çok mütevazı önerilerde bulunmak istiyorum; çünkü, Plan ve Bütçe Komisyonunda, 6 722 kilometre duble yol çalışması yapıldığını ifade eden Sayın Bakan, Urfa'nın ihtiyacı olan 20-30 kilometre uzunluğundaki ve aynı zamanda bütün felaketlerin nedeni olan çevre yolu için kaynak ayırmamaktadır; hatta, çevre yolunun bir kısmının ihalesi bile yapılmamıştır.
1991 yılında ihalesi yapılmış olan Abide-Karaköprü arasındaki, şu anda 20 metre genişliğinde olan yol, kamulaştırma bedelleri ödenerek derhal 50 metreye çıkarılmalıdır.
Yine, aynı proje kapsamında olan, Çevik Kuvvet Müdürlüğünün yanından geçen Akçakale çevre yolu, Gaziantep-Urfa otoyolu açılmadan önce muhakkak bitirilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Melik, konuşmanızı tamamlar mısınız.
MEHMET VEDAT MELİK (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu çevre yolu bitirilmeden, kesinlikle, Gaziantep-Urfa otoyolu açılmamalıdır.
Gaziantep'ten gelen karayolunu Akçakale-Harran istikametine bağlayacak olan çevre yolunun bir an önce ihalesi yapılmalı ve bir yıl içinde muhakkak bitirilmelidir.
Değerli milletvekilleri, ben, bütün bunları burada söylüyorum; ama -kusura bakmayın- AKP Hükümetinin bu konuyla ilgili olarak parmağını bile oynatacağı kanısında değilim; ama, yine de söylemek zorundayım; çünkü, 2006 bütçesinden Gaziantep-Şanlıurfa otoyoluna ayırmayı düşündükleri 157 300 000 Yeni Türk Liralık ödeneğin içinde, çevre yollarından bahis yoktur. Ama, gelin, bizleri yanıltın. Henüz zaman geçmeden, çevre yoluyla ilgili kaynağı ayırın ve ayıracağınızı söyleyin; söyleyin ki, biz de mahcup olalım.
Değerli arkadaşlar, aslında, bu konunun çözümünü, Bayındırlık Bakanlığı ve Karayolları Genel müdürlüğü yetkilileri bizden çok çok daha iyi bilmektedirler. Urfa şehir merkezinden geçen, her an daha büyük bir faciaya neden olacak bu yolun şehrin dışına alınması için hazırlanmış olan projenin, derhal, bütün bürokratik kurallar, mevzuat, keşif artışı gibi, artık, vatandaşın anlamadığı boş lafları bir tarafa bırakarak uygulamaya konması gerekmektedir. Daha önceki bir konuşmamda, Şanlıurfa-Gaziantep otoyolu için 2004 yılında ayrılmış olan ödeneğin derhal Şanlıurfa çevre yolu bölümüne harcanması için gerekli çalışmaların başlatılması gerekir demiştim; ancak, ne 2004 yılında ne 2005 yılında bu sese kulak veren olmadı ve bu süreçte birçok kaza daha yaşandı; insanlarımız öldü, yaralandı ve sakat kaldı; ama, en azından şimdi bu sese, Allah için kulak verin, verin ki, Urfalı artık feryat etmesin; verin ki, Şanlıurfa'da vatandaşlarımız önüne geçilebilecek kazalardan dolayı ölmesinler. Bakın, bir selde, bir heyelanda oluşan felaketlere devletin eli nasıl ulaşıyorsa…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 13 Aralık 2005