İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · SALI

Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)

Mehmet Vedat Yücesan

Eskişehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 108. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Haziran 2005 · 990 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Vedat Yücesan (CHP), 7 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 990 kelime.

Mehmet Vedat Yücesan (CHP, Eskişehir). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 7 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-yucesan-22-2005-06-07-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET VEDAT YÜCESAN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının 23 üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun ve şahsımın görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, konuşmama başlamadan önce, Grubum ve şahsım adına Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisinin birer üyesi olarak, hepimize düşen önemli görevler bulunmaktadır; ülke olarak, zaman kaybetme lüksüne sahip değiliz; her ortamda ve her koşulda, en iyiye ve en güzele ulaşmak için mantıklı kararlar almak zorundayız. Bu çerçevede, toplumsal kabul görmeyen tasarı ve teklifleri yasalaştırmanın hiçbir anlamı ve değeri yoktur. Amacımız, her zaman için en iyiye, en güzele ulaşmak olmalıdır; gücümüzü ve zamanımızı bu doğrultuda kullanmalıyız.

Değerli milletvekilleri, milletimiz, bizleri, sorunlarını çözmek, yanlışları düzeltmek için görevlendirdi; bu gaye çerçevesinde, işbirliği yapmak zorundayız.

Sayın Bakanım, dikkatinize sunmak istiyorum; fikir birliği içerisinde olduğumuz, yani, hiçbirimizin faydasını inkâr edemeyeceği konulardan biri de hipermarketler yasası, değil mi. Hâlâ bu yasa ortada yok; esnaf bu yasayı bekliyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu hususta, üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız; ama, sizlerden bu konuda ses yok Değerli Bakanım. Hükümet esnafın sorunlarına çözüm bulacağı iddiasıyla bu tasarıyı getirirken, hipermarketler yasası neden gündeme getirilmiyor; neden sorunların kökenine inilmiyor da göstermelik birkaç önlemle yetiniliyor?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maalesef, kamuoyunu oluşturan tüm tarafların beklentisi olan bir yasayı çıkarmaya yönelik somut bir adım atılmamaktadır.

Yanlıştan dönmek de bir erdemdir. Üzüldüğüm nokta, sistemi bir bütün olarak ele almamamızdır. Ağaca takıldığımız için ormanı göremiyoruz değerli arkadaşlarım. Yapılması gereken, sıkıntı içerisinde olan esnafımıza sahip çıkmaktır; onlara yeni sıkıntılar yaratmak değildir. Sağduyuya ihtiyacımız olduğu açıktır. Şapkalarımızı önümüze koyup bir düşünelim değerli arkadaşlarım. Ekonomik göstergelere bakıp her şey yolunda demek doğru bir yaklaşım değildir. Gelin, yurdumuzun çeşitli bölgelerine gidip, ekonominin gerçek göstergelerini yakından inceleyelim. Esnafımızın sıkıntılarını, işçilerin durumunu ve işlerin durumunu gözlemleyelim.

Değerli milletvekilleri, üzülerek belirtmek isterim ki, ekonomik iyileşmeler kesinlikle esnafa yansımamaktadır. Esnaf, kendi çabasıyla, fedakârlığıyla işletmesini yürütmeye çalışmaktadır. Esnaf dertli, esnaf geleceğinden kaygılı, esnaf zor durumda değerli arkadaşlarım. Esnaf, hipermarket yasasının, geciktirilmeksizin, bir an önce çıkarılmasını umutla beklemektedir.

Değerli milletvekilleri, şahsım kesinlikle hipermarketlere karşı değilim, aklın ve mantığın bize emrettiği düzenlemelerin yapılmamasına karşıyım. Avrupa Birliği standartlarına ulaşmaktan, uyumdan söz eden bir ülke olarak, gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları benimsemek zorundayız.

Sayın milletvekilleri, örneğin, Almanya'da, şehir merkezlerinde hipermarketler açılması yasaklanmıştır. Bununla da yetinilmemiş, mevcut hipermarketlerin çalışma saat ve günlerinde kısıtlamaya gidilmiş ve ayda bir cumartesi hariç, cumartesi günü öğleden sonra ve pazar günleri çalışma yasağı getirilmiştir.

Fransa'da bir bölgede perakendeye yönelik bir satış noktasının açılmasına izin vermek için, ilgili tüketici, bölgesindeki toplam arz ve talep, bu bölgedeki ve ilgilendirdiği yerleşim alanlarındaki küçük ölçekli perakendecilere etkisi ve küçük perakendecilere yönelik rekabetin oluşum şartlarını gözönünde bulundurmaktadır. Bizim istediğimiz de, bu anlayışın, bu düzenlemelerin benimsenmesiyle, ekonomimiz içinde önemli bir yeri olan esnaf ve sanatkârların yok olmasını önlemektir.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizdeki mevcut yapıyı tahayyül etmenizi istiyorum. Bir mahalle bakkalının hemen yanında, hiper ya da süpermarket açılıyor. Bir tarafta, sermaye yönünden hiçbir sıkıntısı olmayan, büyüklükleri ve pazarlık güçleri dolayısıyla üretici kuruluşlardan cazip fiyatlardan mal alan bir hipermarket; diğer tarafta, vergilerin kıskacında, Bağ-Kur primini ödemenin derdinde, ekonomik sıkıntıların içerisinde zorluklarla ayakta duran, takati kalmamış bir esnafımız. Bu iki girişimci, aynı mahallede birbirleriyle rekabet edecek değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlarım, bakkalımızın bu hipermarketlerle rekabet edebilmesi mümkün müdür! Sonra, esnafımızdan ayakta durmasını, gelişmelerden memnun kalmasını bekleyeceğiz. Olmaz, değerli arkadaşlar, en önemli potansiyelimiz olan dinamizmimizi ve girişimci gücümüzü bu şekilde kaybetmemeliyiz. Gereken neyse, onu bir an önce yapmalıyız. Asıl tartışmamız gereken konu bu, değil mi değerli arkadaşlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mademki, esnaf ve sanatkârların meslek kuruluşlarını ilgilendiren bu kanunî düzenlemeyi yapmak istiyorsunuz, böyle bir düşünceniz bulunmaktadır; hemen ilgili kesimlerle irtibata geçilir, gerçekten, iş görecek, sorun yaratmayacak bir tasarı oluşturulur; Mecliste, eksik ya da hatalı bulunan yerler elbirliğiyle düzeltilir, bu kanun da Meclisten geçer. Doğrusu da bu, değil mi değerli arkadaşlarım. Hemen ardından, bu kanunun kabulünden sonra, ülkemizin ihtiyacı olan, bir an önce düzenlemeler yapılması gereken başka hususlara geçilir. En verimli en yüksek hızla böyle çalışılır; ama, bunun yerine, son derece hatalı bir yol izleniyor. Bunun neticesinde, esnaf ve sanatkârların çalışma koşullarını ve geleneksel iş ilişkilerini altüst eden bir tasarı yasalaşmak üzere karşımıza geliyor ve sıkıntılar doğal olarak başlıyor. Yüce Meclis, sorun üretecek tasarı ve teklifleri değil, toplumsal yaşamı daha da sağlıklı ve düzenli kılacak tasarı ve teklifleri yasalaştırmalıdır. Bu çerçevede, sağduyunun hâkim olmasını ve yanlıştan dönülmesini talep ediyorum.

Değerli milletvekilleri, madde üzerinde söz alan, konuşmalarda bulunan milletvekili arkadaşlarımızın tamamı bu hususta düşüncelerini dillendirdiler. Bu düşünceler, ilgili kesimlerle konuşularak, birer birer temas kurularak oluşturulmuş düşüncelerdir.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, sonuç olarak esnaf gerçekten perişan halde. Günümüzdeki şartlar esnafın aleyhine çalışmaktadır. Zor şartlara dayanamayan esnaf işini terk etmekte, işyerine kilit vurmaktadır. Yapmamız gereken, esnafı ayağa kaldıracak düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmeliyiz. Bu düzenlemeleri geciktirmememiz gerekir. Bu konuda ağır hareket etmemiz birçok sıkıntıyı da olumsuzluğu da beraberinde getirecektir.

Başlangıç olarak hemen hipermarket yasası çıkaralım. Bu yasanın gecikmesi esnafımızı günden güne eritmekte, güçsüz düşürmektedir. Şehir merkezlerinde açılan hipermarketler, grossmarketler ve benzeri her işkolundaki esnaf ve sanatkârların işlerini büyük ölçüde aksatmakta, esnafın rekabet edebilirlik düzeyini azaltmaktadır. Birçok esnaf ve sanatkâr bu marketlere karşı rekabet etmeyip işyerlerini kapatmak zorundadır. Bu nedenle, esnaflar üretim ve hizmet sektöründe yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bunun sonucu olarak da, büyük bir işsizlik ve sosyal patlamalara neden olacağı açıktır.

Bu marketlerin, Avrupa Birliği ülkelerinde ve diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, şehir merkezlerine açılmalarına ve çeşitli isimler altında şubelerinin, yasal boşluklardan yararlanarak mahalle aralarına yayılmalarına müsaade edilmemelidir.

Bu tür alışveriş merkezlerinin açılması için Avrupa Birliği ülkelerindeki örnekler de dikkate alınarak bir mevzuat hazırlanmalıdır. Bu mevzuat çerçevesinde, ilgili kamu ve özel kurum ve kuruluşları ile meslek örgütlerinin temsilciliklerinden oluşturulacak yerel komisyonlar aracılığıyla işyerleri açma izni verilmelidir.

Değerli arkadaşlarım, her şey apaçık ortada; yapılması gerekenler belli, yapacaklar belli, nasıl olacağı belli. O zaman, vakit kaybetmeye hiç gerek yoktur. Gelin, elbirliğiyle, esnafımızın derdine çare olacak, onları ayağa kaldıracak tedbirleri alalım. Eğer geç kalırsak, eğer yapılması gerekenleri zamanında yapamazsak, bazı şeyler için çok geç kalınmış olabilir.

Sözlerime son verirken, esnafımıza gereken desteğin verilmesi temennisiyle, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 7 Haziran 2005

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook