Rıfat ılgaz'ın 11 inci ölüm yıldönümü münasebetiyle ilgili
Kastamonu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 112. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Temmuz 2004 · 347 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Yıldırım (CHP), 8 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RIFAT ILGAZ'IN 11 İNCİ ÖLÜM YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE İLGİLİ); konuşma 347 kelime.
Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Rıfat ılgaz'ın 11 inci ölüm yıldönümü münasebetiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2004-07-08-rifat-ilgaz-in-11-inci-olum-yildonumu-munasebetiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)"Ey yaralı kalplere binbir teselli katan,
Karanlığa bakarak inle, durmadan inle.
Ey sazı ile ağlayan, ey sazı ile ağlatan,
Zulmetleri parçala coşkun namelerinle."
1928 yılında, Kastamonu Öğretmen Okulunda 17 yaşında bir öğrenciyken, unutulmaz Maarif Bakanı Mustafa Necati'nin huzurunda okuduğu "Sazını Çalana" şiiriyle herkesi duygulandıran Rıfat Ilgaz'ın 11 inci ölüm yıldönümü nedeniyle huzurunuzdayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Cide'yi, Kastamonu'yu, Türkiye'ye ve dünyaya tanıtan büyük şair ve edebiyatçımızı rahmetle anıyorum. Türk eğitim sistemine Kastamonu Öğretmen Okulu mezunu bir öğretmen olarak, Türk kültürüne şair, yazar olarak büyük hizmetler veren, kuşaklar yetiştiren Rıfat Ilgaz, yaşadığında değeri yeterince bilinmemiş, horlanmış, işkenceye maruz kalmış, mahkûm edilmiş; ama, halkına küsmemiş, toplumun gerçeklerini yazmaya devam etmiştir.
Evde yokluk, Cide'de yokluk, Kastamonu'da yokluk ve yoksulluk, Türkiye'de yokluk ve bütün bu yokluklara ve yoksulluklara karşı Rıfat Ilgaz'ın içinde, yüreğinde Kastamonu ve Cide sevgisi. Memleket aşkıyla, halkına hep umutla bakmış. Kaleme aldığı şiir, roman, öykü, çocuk hikâyeleri, Sarıyazma'dan Hababam Sınıfı'na kadar yılların emeği ve arkasında bıraktığı binlerce eser ve yetiştirdiği binlerce genç.
"Öğretmenliğimi, sanatımı, edebiyatımı Kastamonu'da kazındım; öyleyse, Kastamonu'yu simgeleyen soyadı bulmak zorundayım" diyerek, Ilgaz soyadını alacak kadar özünden, kökünden kopmayan bir halk çocuğu.
1984 yılında İlhan Selçuk, Rıfat Ilgaz'la ilgili olarak şöyle diyordu: "Rıfat Ilgaz, artık, bir kişi değil, bir kurumdur; herkes Hababam Sınıfını bilir. Yoldan geçen birini çevirip sorun, olumlu yanıt alırsınız." Rıfat Ilgaz halka mal olmuştur, kendisi de sade bir insandır, gösterişten kaçar, sıradan aşçı dükkânında, alçak gönüllü bir meyhanede, sade insanların sıcak dostluklarında hayatın tadını bulur.
1991 yılında yazdığı Son Şiirim'de:
"Elim birine değsin,
Isıtayım üşüdüyse;
Boşa gitmesin son sıcaklığım!"
Diyecek kadar, toplumu, halkı düşünen ve hep kendinden veren büyük bir insandı Rıfat Hoca. Yaşadıkları, yazdıkları bu ülke tarihinin acısıydı, gözyaşıydı, gülümsemesiydi, namusuydu ve özgür ve bağımsız bir ülke sevdasıydı.
Cide'deki doğduğu ve yaşadığı ev, Kültür Bakanlığına devredilmiş, bugüne kadar Bakanlık bir tek çivi çakmamıştır. Kültür Bakanlığımızı, Rıfat Ilgaz'ın hak ettiğini yapmak üzere göreve çağırıyorum.
Adına, Cide'de Sarıyazma Festivalleri düzenliyoruz; caddelere, parklara, sokaklara isimlerini veriyoruz. Senin için ne yapsak azdır Rıfat Hoca.
Değerli yazar, şair ve hemşerisi olmaktan onur duyduğum Rıfat Ilgaz'a rahmet diliyorum; hepinizi, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 8 Temmuz 2004