İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Karaman Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 77. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Mayıs 2003 · 320 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mevlüt Akgün (AK Parti), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 320 kelime.
Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEVLÜT AKGÜN (Karaman)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan İş Kanunu Tasarısının 34 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Burada, siyasî mülahazalardan çok, maddenin teknik yönünü değerlendirmek suretiyle katkıda bulunmak için söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ücretin ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, aslında, bu maddeyle işçiye bir hak tanınıyor. Bu nedir; iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınmak suretiyle işçi ile işveren arasında yeni bir uzlaşma sahası, yeni bir uzlaşma yönü sağlanabilir mi diye böyle bir düzenleme getirilmiş. Biliyorsunuz, işçinin ücretinin ödenmemesi durumunda, aslında, işçi, iş akdini feshetme hakkına sahiptir; ama, bu maddeyle, iş akdini feshetme yönünü seçmeyen işçiye, aynı zamanda, iş görme edimini yerine getirmekten kaçınma gibi ek bir imkân verilmiş olmaktadır.
Yine, burada, tek tek iş akitlerinde işçilere ücretin ödenmemesi durumunda, işçilere, toplu olarak iş akitlerini yerine getirmekten kaçınması halinde grev nitelendirmesi yapılmamak suretiyle, bir hak daha getirilmiş olduğuna inanıyorum.
Az önce konuşan sayın konuşmacı, gününde ödenmeyen ücretler konusunda "işveren lehine bir düzenleme getiriliyor" dedi; ama, tabiî, gönül arzu ediyor ki, işçinin ücreti zamanında ödensin. Zamanında ödenmediği durumda ne yapmak lazım; ya iş akdini feshetmek lazım veya işvereni icraya vermek, dava etmek suretiyle hakkını talep etmek lazım. Bu maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağı esasen belirtilmiş. Yani, işverene, işçiye ücret ödeme borcunu yerine getirmemek gibi bir hak, esasen, hiç tanınmamış. Maddeyi bu şekilde yorumlamanın doğru olmadığı kanısındayım. İşçinin ücretini ödemeyen işverene yasal müeyyide, hem maddede hem Borçlar Yasasında hem de İş Yasasının genel hükümleri çerçevesinde zaten var. Bu nedenle, ayrıca, maddenin son fıkrasında "bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez" gibi, iş akitlerini bu şekilde düzenleyen bir uygulama da var. Yerine yeni işçinin alınmaması veya bu işlerin başkasına yaptırılamaması da, esasen, işverene yönelik bir yaptırım niteliğini taşıyor.
Ben, maddenin tümü itibariyle, işçi ile işveren arasında ücretin ödenmemesi durumunda bir menfaat dengesinin oturtulduğu inancındayım.
Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.(AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
63 konuşma daha · 8 Mayıs 2003