İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 33. BİRLEŞİM · PAZAR

Vıı.tur (.sanayi ve ticaret bak., milli eğitim bak)

Mücahit Daloğlu

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 33. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Aralık 2003 · 1.122 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mücahit Daloğlu (AK Parti), 21 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VII.TUR (.SANAYİ VE TİCARET BAK., MİLLİ EĞİTİM BAK)); konuşma 1.122 kelime.

Mücahit Daloğlu (AK Parti, Erzurum). “Vıı.tur (.sanayi ve ticaret bak., milli eğitim bak)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mucahit-daloglu-22-2003-12-21-vii-tur-sanayi-ve-ticaret-bak-milli-egitim-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MÜCAHİT DALOĞLU (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu ve üniversitelerin 2004 malî yılı bütçeleri üzerinde konuşmak üzere, şahsım adına, söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; insanı birlikte yaşadığı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik, medeniyet yaratan bir varlık olmasıdır; belki, daha da önemlisi, bu medeniyeti, aklıyla, emeğiyle ve mutlaka, aldığı eğitimiyle yerine getirmiş olmasıdır. Bu açıdan bir değerlendirme yaptığımızda, önümüzdeki sorunu, ne bütçe ne kaynak ve ne de finansal bağlamda yalnız rakam ve cetvellerle açıklamak pek doğru olmayabilir; çünkü, önümüzde 15 000 000 çocuk ve gencimizin örgün eğitimi ile milyonlarca insanın yaygın eğitimini üstlenmiş olan bir Bakanlığın bütçesini görüşmekteyiz. Devletimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün işaret buyurdukları gibi, çağdaş medeniyet yarışında Türk Milletinin hak ettiği yere getirilmesinde büyük sorumluluklar üstlenmiş olan Millî Eğitim Bakanlığının bütçesi, bu yönüyle de, büyük anlam ifade etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, Sayın Başbakanımıza, Millî Eğitim Bakanına, Plan ve Bütçe Komisyonu Sayın Başkan ve üyelerine, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yüksek bütçelerinden birini, bu dönemde, Millî Eğitim Bakanlığına ayırdıkları için teşekkür ediyorum. Elbette, gönül isterdi ki, Avrupa Birliği sürecinde, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi ve bütçe kaynakları, gelişmiş ülkeler seviyesinde olsun; ama, ülke ve bütçe kaynakları gerçeğinden hareketle bakarsak, yüzde 8,5'lik pay, hükümetimizin eğitime verdiği önemi göstermektedir.

Değerli milletvekilleri, geride bıraktığımız 2003 yılında Millî Eğitim Bakanlığının gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlere baktığımızda gurur duymaktayız. Bu performans ve vaat edilen işlerin yerinde ve zamanında yapılması, bizi, 2004 yılı için de, gerçekten yüreklendirmektedir. Tüm bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde üstün çaba ve samimî gayretlerinden dolayı Sayın Bakanımıza saygılarımı sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, biraz evvelki konuşmacı arkadaşlarımdan aldığım bilgilere de değinmek istiyorum. Millî Eğitim Bakanlığımız, bütçe kaynaklarının elvermediği ve devletin yapamadığını, özel öğretim kurumları veya vakıflar yardımıyla gerçekleştirdiği takdirde bakın neler oluyor. Eğitime yüzde 100 destek kampanyası başlatıldı. Bu bağlamda, 184 protokol yapılıyor ve 162 okul; birkısmı bitmiş, birkısmı yapılmak üzeredir ve 2 trilyon euro'luk bağış yapılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bazı arkadaşlarımız, burada, hem kaynakların yetersizliğinden hem devletin bu işi tam yapamadığından veya bütçenin yetersizliğinden söz ediyorlar hem de vakıf ve özel öğretim kurumlarına karşı çıkılıyor; bu, bence bir çelişkidir.

Bunun dışında, yine özel sektörün önünü açmak için yapılan kanuni düzenlemeler, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının, Bakanlığımızın bu manadaki çalışmalarına vermiş olduğu destek ve 450 trilyonluk eğitim yatırımı ve yine eğitim teknolojisi ve bilişim teknolojisi bağlamında 40 000 okula internet bağlantısı -ki bu rakam okullarımızın yüzde 90'ını kapsamaktadır- 26 000 okula bilgisayar dağıtımı, 51 000 bilgisayarla gerçekleştirilmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu rakamlara baktığımız zaman, Millî Eğitim Bakanlığımızın, eğitim teknolojisini, bilgisayar teknolojisini öğrencilere ve öğretmenlere ne kadar sunduğunu görüyoruz. Bu manada, 50 000 öğretmenimize bilişim teknolojisinin önemini öğrenmeleri ve bilgisayar okuryazarı olmaları konusunda çeşitli eğitimler verilmeye başlanmıştır. Böylece, 2003 yılındaki öğretmen atamalarında da bu teknolojiden yararlanarak, bugüne kadar öğretmenlerin, atamalarında form parası veya kuyruğa girip bir form almak için öğretmene yakışmayacak vaziyetlere düşürülmesine Millî Eğitim Bakanlığımız müsaade etmemiştir ve bunu bilgisayar ortamında, internet ortamında 45 dakikada öğretmen atamalarını yapmıştır. Bu gerçekten onur verici bir durumdur.

Değerli milletvekilleri, hepsinden önemlisi, fen edebiyat fakültesi mezunları, beden eğitimi bölümü mezunları yıllardır atanmıyorlardı ve bu arkadaşlarımız atanmak için sıra bekliyorlardı, bu dönemde bunlar gerçekleştirilmiştir.

Böylece, Millî Eğitim Bakanlığımız, Radyo Televizyon Üst Kuruluyla yapmış olduğu işbirliği sonucu, gençlerin, sigara, alkol, madde bağımlılığı ve şiddete dayalı olaylardan zarar görmemeleri veya en az zarar görme noktasında bütün hassasiyetleriyle çalışmışlardır ve bu manada eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları gibi konulara duyarlılık gösteren sivil toplum örgütleriyle de gerekli işbirliği ve koordinasyon yapılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri "Haydi Kızlar Okula" adıyla Van İlimizde başlatılan bu kampanyada, devletimizin birçok kuruluşu, İçişleri Bakanlığımız, Diyanet İşleri Başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gibi kuruluşlar görev almışlar ve gerçekten, özellikle kırsal kesimde kız çocuklarını okula göndermeyen velilerimiz, hükümetimize ve Bakanlığımıza olan güvenlerinden dolayı, kız çocuklarını okullarına göndermişlerdir.

Biraz evvel, Cumhuriyet Halk Partili değerli sözcü arkadaşlarımdan birisi, Millî Eğitim Bakanlığımızın, 2003-2004 öğretim yılında ücretsiz dağıttığı kitaplarla ilgili bir cümle kullandıkları için, cevap verme gereğini duyuyorum.

Değerli arkadaşlar, bu öğretim yılında 76 000 adet ders kitabı ve 150 trilyonluk bir kaynak kullanılmıştır. Değerli Başbakanımızın ve Sayın Bakanımızın bu konudaki bildirileri de, çocuklarımıza, bir iane, bir ihsan, bir lütufta bulunulmadığını bildirmek için, çok şık bir demeçle, bu çocuklara, bu kitapların kendi hakları olduğunu ve velilerinden alınan vergilerle dağıtıldığını bildirmek üzere konulan bir bildiridir. Lütfen, bu konuyu da daha fazla istismar etmezsek son derece güzel olacağına inanıyorum.

Kapalı olan 1 200 ilköğretim okulu bu dönemde açılmıştır. Onun için, değerli muhalefet sözcülerimizin, bu atıl kapasitelerin, kapalı olan okullarımızın açılmaları olayını da dikkatlerine sunuyorum.

Sayın Bakanımızın çok özel gayretleriyle, fen liselerine alternatif olsun diye değil; ama, bir açığı doldurmak için -ben, şahsen bunu çok önemsiyorum- fen liseleriyle beraber, aynı zamanda sosyal bilimler lisesinin açılması gurur verici bir konudur. Şöyle ki: Romanı, mizahı, karikatürü bilmeyen veya bunu eğitim aracı olarak kullanmayan bir toplum gelişemez. Bir mühendisin de, bir doktorun da, edebiyata, musikîye, resme ihtiyacı vardır. Bu bakımdan, toplumumuzdaki bu eksikliği doldurdukları için de, Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum.

Zamanımızın darlığı nedeniyle, burada, birçok konuyu hızla atlamak istiyorum.

Yükseköğretim kurumlarında, biraz önce Sayın Gazalcı'nın ifade ettiği, vakıflarla ilgili görüşlerine katılmak mümkün değildir. Üniversitelerimize bakıyoruz, 77 tane üniversitemizin 53'ü devlet, 24'ü vakıf üniversitesi ve bu 24 vakıf üniversitesinde -yaklaşık olarak ifade ediyorum- 64 000 öğrenci, 1 500 öğretim görevlisi çalışmaktadır. Eğer, bu üniversiteler olmamış olsa, bu yük ya devletin sırtına binecektir, okullarımızda sıkışık bir durum olacaktır veyahut da bu öğrencilerimiz okuma şanslarını bulamayacaklardır. Bu bakımdan, devletimizle beraber, halkımızın da, müteşebbisimizin de bu manadaki desteklerine biz çok önem veriyoruz. Ayrıca, bu şekilde, üniversite alanında dünya ortalamasının çok üzerinde bir okullaşma oranını da yakalamış bulunuyoruz. Şöyle ki, dünya ortalaması yüzde 17 iken -tabiî gelişmiş ülkelerde bu rakam yüzde 50- Türkiye'de yüzde 33'tür; bu rakamların daha yukarılara çıkmasını temenni ediyoruz.

Üniversitelerdeki yayın sayılarının yetersizliğini ifade ettikten sonra, YÖK ve Üniversitelerarası Kurul ile Bakanlığımızın yapmış olduğu görüşmeler, umuyoruz ki, ileriki günlerde olumlu bir sonuç verecektir. Arkadaşlarımız, bu kurumlarla Bakanlığımızın yapmış olduğu diyalogları, lütfen, geri adım gibi, çok amiyane bir tabirle yorumlamasınlar; elbette ki, diyalog kurulacaktır. Anlaşılamayan konularda, gerekirse, adına geri adım da desek, diyalog adına bu adımlar da atılır; ama, ülkemizin ve Bakanlığımızın yararına en doğru şeylere karar verileceğine inanıyorum.

Bu arada, öneri ve teklifleri de Bakanlığıma arz etmek istiyorum.

Muhterem Bakanım, ben bir eğitimci, bir öğretmen olarak şunu söylemek istiyorum: Öğretmen yetiştiren kurumların yeniden ihdası ve ihyasıyla ilgili olarak, geçmiş dönemlerde eğitim enstitüleri, yüksek teknik öğretmen okulları, öğretmen liseleri gibi okullarımızdan, gerçekten pedagojik formasyonunu mükemmel şekilde almış öğretmenlerimiz vardı. Bu okulların adları ne olursa olsun, öğretmen akademisi olsun, eğitim fakültesi olsun, sorun değil; ancak, bu okullarımıza gerçek manada bu kimlikleri de verirseniz son derece memnun oluruz.

Öğretmenlerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda da Bakanlığımızdan arz ve istirhamlarımız vardır. Örneğin, yılbaşında verilen eğitim tazminatlarının en az iki katına çıkarılmasını veya öğretmenlerimize ayda 1 kitap 1 dergi alabilecek miktarda bir ödenek verilmesini arz ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 21 Aralık 2003

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook