2006 merkezi bütçe kan.tas.(meb,yök,ösym,kredi ve yurtlar gen.müd.,üniversiteler)15 inci tur
Yalova Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 40. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Aralık 2005 · 792 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem İnce (CHP), 23 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MEB,YÖK,ÖSYM,KREDİ VE YURTLAR GEN.MÜD.,ÜNİVERSİTELER)15 İNCİ TUR); konuşma 792 kelime.
Muharrem İnce (CHP, Yalova). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(meb,yök,ösym,kredi ve yurtlar gen.müd.,üniversiteler)15 inci tur”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-22-2005-12-23-2006-merkezi-butce-kan-tas-meb-yok-osym-kredi-ve-yurtlar-gen-mud-uni (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Devrimci Öğretmen Kubilay'ın yobazlar tarafından katledilişinin 75 inci yılında aziz anısı önünde saygıyla eğiliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Türkiye Cumhuriyetinin yönetim kadrosunda son yıllarda bir gelenek başladı. Bu gelenek geçmişi reddetme, geçmişte yapılanları görmezlikten gelme; bunu biz yaptık, ilk biz yaptık, en büyüğünü yaptık, rekor kırdık… Sayın Başbakanın bütçedeki konuşması bu temeller üzerine kuruluydu. Bunları doğru mu diye araştırdım.
Değerli arkadaşlar, İktidar Partisinin milletvekilleri, siz ile biz aynı konumdayız. Sizler de, ben de, biz yasamanın bir üyesiyiz; bakan ise yürütmenin bir üyesidir. Siz de benim kadar bakanı eleştirmek, takip etmek, izlemek, denetlemek zorundasınız; yoksa, siz onun avukatı değilsiniz. Yasama ile yürütmeyi birbirine karıştırmayınız. Bizim eleştirilerimiz yürütmeyedir, bakanadır; siz de buna destek olmak zorundasınız.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Yanlışa destek mi olur?!
MUHARREM İNCE (Devamla)Şimdi, Sayın Başbakanın konuşmasını aktarıyorum; diyor ki:"70 000 derslik yaptık. Cumhuriyet tarihinde bu rakam bir rekordur. Böyle bir olay geçmişte yoktur." Sayın Bakan ise, 12.9.2005 tarihinde NTV televizyonunda "60 000 derslik yaptık" diyor. Diyelim ki, Sayın Başbakanın dediği doğru; kabul ediyorum, tamam, 70 000'i kabul ettim.
ZEYİD ASLAN (Tokat)Arada üç ay var.
MUHARREM İNCE (Devamla)Hemen ondan önceki üç yıla bakıyorum, -Millî Eğitimin verileri bunlar Sayın Bakan- 1998 yılı 21 620; 1999, 26 745; 2000, 23 375. Bu üç yılda; yani, sizden önceki üç yılda toplam yapılan derslik sayısı 71 740. 71 740, 70 000'i döver.
Ben, yalan söylüyorsunuz demiyorum, rakamları çarptırıyorsunuz diyorum. Bunu, Sayın Başbakan bilmez, Sayın Millî Eğitim Bakanı ona bilgiyi verir, Başbakan da konuşur. Ben, Başbakanın yerinde olsam, sizi hemen görevden alırdım. Hemen görevden alırdım, halkı yanlış bilgilendirmekten, yanlış açıklama yapmaktan dolayı; birincisi bu.
İkincisi; yine, bilgisayar teknolojisiyle ilgili. Yine bir çarpıtma var. Öyle bir anlatıyorsunuz ki, Sayın Başbakan da öyle bir anlatıyor ki, diyor ki: "Sizin zihniyetinizde olanlar bunu göremez; bu, modernlik adınadır, çağdaşlık adınadır. Anadolu'nun Yüksekovasına, Şemdinlisine internet ağı götürebildiniz mi?"
Sayın Bakan, millî eğitimde bilgisayarın kullanılmaya başladığı tarih 1987. 1997'den itibaren öğretmenlik atamaları bilgisayarda yapılıyor. 31.10.2004 tarihi itibariyle -sizin kaynaklarınızdan okuyorum- okullardaki demirbaşa kayıtlı bilgisayar sayısı 246 251. Öğretmenlerin yüzde 67'si bilgisayar okuryazarı haline getirilmiş. Yani, siz iktidar olduğunuzda 250 000 civarında demirbaşa kayıtlı bilgisayar var; öğretmenlerin yüzde 67'si bilgisayar okuryazarı haline getirilmiş; yani, sizden önce yapılanları reddederek nereye varacaksınız. Bu altyapı oluşturulmuş, taşlar örülmüş, yol döşenmiş. Tabiî ki, siz de bir şeyler yaptınız; ama, bu reddetmek niye?! Cumhuriyet tarihinde böyle bir şey yok. Kim ne yaptıysa, kim taş taş üstüne koyduysa, ona teşekkür ederiz. Siz de tabiî ki bir şeyler yaptınız; ama, bu bilgi doğru değildir. Bunun köy kahvesindeki sözcüğünün karşılığının ne olduğunu siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakanı dinleyince şaşırıyorum. Şu Şemdinli'yi bir araştırayım dedim; gerçekten nedir buradaki durum diye. Öyle bir anlatıyor ki Sayın Başbakan, sanki her şey güllük gülistanlık, Şemdinli'de bütün sınıflarda bilgisayar var. Değerli arkadaşlarım, ilköğretim okulu sayısı 68, derslik sayısı 145, derslik başına düşen öğrenci sayısı 45,6; YİBO'larda bu sayı 42,28; durum ortada.
Yine bir başka konu, bedava kitap olayı. Yine, Sayın Başbakan kendisine verilen bilgilerle diyor ki: "Daha önce olmayan bir şeyi yaptık. İlk kez biz yaptık." Gerçekten bu doğru mu diye araştırdım. Millî Eğitim Bakanlığının yayınlarından okuyorum size: Öğretim yıllarına göre ücretsiz dağıtılan ders kitapları: 1998-1999 508 137, 1999-2000 3 749 634, 2000-2001 3 920 004. Ayrıca, deprem yılında, Türkiye Cumhuriyetinin Millî Eğitim Bakanlığı, deprem bölgesine 159 336 adet ders kitabını ücretsiz vermiştir. Daha önce yapılan bir uygulamayı siz daha da büyüttünüz, genişleştiniz; ama, bizden önce hiç yapılmadı!.. Geçmişi reddetmek, geçmişte yapılanları reddetmek doğru değildir. Siz ne yaptınız, biliyor musunuz; önceden sadece yoksulların çocuklarına veriliyordu, siz zenginlerin çocuklarına da verdiniz.
NEVZAT DOĞAN (Kocaeli)Çocuğun zengini yoksulu olmaz.
MUHARREM İNCE (Devamla)Şunu yapabilirdiniz; millî eğitim müdürlerine yüzde 10 kontenjan mı tanıyordunuz, yüzde 20 yapardınız, yüzde 30 yapardınız; ama, toptan reddediyorsunuz geçmişte yapılanları; bunlar doğru değildir.
"Haydi Kızlar Okula" kampanyasını öyle bir büyüttünüz ki, sanki, proje Bakanlığın projesi. Değil arkadaşlar, yani, UNICEF, okullaşmada yüzde 7 oranında kız çocuklarının daha az okullaştırıldığını tespit ediyor. Bunu düşürmek istiyor aşağıya; yüzde 7 daha az. Kim burada destek olanlar; UNICEF 250 000 dolar, Coca Cola 100 000 dolar, İbrahim Ethem Ulagay İlaç Fabrikası, kişisel olarak 125 000 dolarlık yardımda bulunan İhsan Doğramacı, ATV, GAMA; bütün bu kuruluşlar var bunun içinde.
HALİDE İNCEKARA (İstanbul)Reklam parası mı aldın?!
MUHARREM İNCE (Devamla)Sanki bunu, bir de öyle bir anlatıyorsunuz ki, sanki babanızın kesesinden veriyorsunuz bir de!
ENGİN ALTAY (Sinop)Albayraklar yok mu?!
HALİDE İNCEKARA (İstanbul)Ayıp ya, gerçekten ayıp ya!
MUHARREM İNCE (Devamla)Değerli arkadaşlarım "her yere bilgisayarı, interneti biz götürdük; bedava kitabı ilk biz dağıttık; 70 000 derslik bir cumhuriyet rekorudur…" Bu rekor, doğru bir rekor değildir. Bakınız…
AHMET YENİ (Samsun)Bunların hepsi doğrudur!
MUHARREM İNCE (Devamla)Sen avukat mısın?!
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 23 Aralık 2005