Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)
Yalova Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 1.727 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem İnce (CHP), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 1.727 kelime.
Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün görüşeceğimiz tasarı, aslında, FIFA’nın isteği üzerine buraya geldi. Hepimiz biliyoruz ki, FIFA üyesi bulunan 208 federasyonun ana statülerine, işleyişlerine ilişkin bir standardizasyon kazandırmak amacıyla bir çalışma yapıyor. Bugün de biz, burada, bununla ilgili kanun tasarısını görüşeceğiz.
Amaç, burada, üye federasyonların özekliğini ve siyasi müdahalelere maruz kalmalarının önüne geçmek. Bütün bunlar doğru. Yapılan iyi şeyler de var. Örneğin, spordan sorumlu Devlet Bakanının gözetim ve denetim yetkisi kaldırılmakta, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun Federasyon üzerindeki denetim yetkisine son veriliyor. Buna benzer çok iyi düzenlemeler var ama itirazlarımız da var buna.
Önce, gelişini, Komisyondaki aşamasını sizlerle paylaşmak istiyorum. Odamda oturuyorum, tasarı geldi odaya. Aldım biraz okuyayım… “Biraz sonra okuyacağım.” dedim. İki saat sonra tasarı geri toplandı. O arada ben tasarının bir fotokopisini çektirmiştim. “Acaba ne yanlışlık yaptılar?” dedim, bir fotokopisini çektirdim. Sonra tekrar dağıtıldı tasarı. Tek tek baktım, sabah dağıtılan tasarıyla daha sonra dağıtılan tasarı arasında hiçbir fark yok. Meğer, tasarı hazırlanınca Sayın Bakan tasarıyı Bakanlar Kuruluna sunuyor, Bakanlar Kurulundan farklı bir tasarı çıkıyor. Başbakanlıktan bir görevli Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna geliyor, “Bu tasarı bizim tasarımız değil.” deniyor, alelacele geri çekiliyor. Daha sonra o tasarının o tasarı olduğu anlaşılıyor, tekrar gönderiliyor.
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Olabilir.
MUHARREM İNCE (Devamla)Tabii ki olabilir ama nasıl derme çatma hazırlandığını, ne kadar ilgisizce, gerekli özen gösterilmeden hazırlandığını anlatmak istiyorum.
Örneğin, Komisyona geldi. Futbol, bildiğimiz, hepimizin bildiği, futsal ise salon futbolu. Orada “futsal”ı görmüşler bu tasarıyı hazırlayanlar, “Ya, bu olsa olsa futboldur.” demişler, “futsal” yerine “futbol” yazmışlar. Komisyonda bir yirmi dakika da “futsal mı, futbol mu”, bunun tartışması yapılıyor. Oradaki eleştirilerimizin, Komisyondaki eleştirilerimizin bir kısmının değiştirileceği haberini alıyoruz. Ne derece doğru, onu da bilmiyorum ama orada şunu söylemiştim: Değerli arkadaşlarım, geçen dönem sizin partinizin milletvekili, Millî Eğitim Komisyonu Başkanımız Sayın Tayyar Altıkulaç bir çalışma yapmıştı, Meclisin bir dakikası, yanılmıyorsam, geçen dönemde, 2004 yılında, yanılmıyorsam, 11 milyar liraydı.
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Kamer Genç’e söyleyin.
MUHARREM İNCE (Devamla)Ben, Sayın Altıkulaç’ın açıklamasını söylüyorum, sayısal büyüklükleri yanlış da kullanıyor olabilirim şu anda.
Bunu şunun için anlatmak istiyorum: Neden bu Genel Kurulu gereksiz şeylerle meşgul ediyoruz da bu tartışmaları komisyonda bitirmiyoruz? Alt komisyon önerimiz vardı, kabul etmediniz. Oradaki bazı eleştirilerimizi kabul etmediniz.
Şimdi, bakın, değerli arkadaşlarım, 1920’den beri bu Meclise ne milletvekilleri geldi gitti. Bir gün sizler de bizler de buradan gideceğiz. Şimdi, ben, geçen dönem tutanaklarından okumak istiyorum. Sizin partinizin yine, Uşak Milletvekili Sayın Alim Tunç ve Balıkesir Milletvekili Ali Aydınlıoğlu şunu konuşuyorlar 28 Nisan 2005’te: Türkiye Futbol Vakfı Genel Başkanı Genel Kurulun üyesi, delegesi. Daha önce, çok daha önceleri, Türkiye Futbol Vakfı Genel Başkanı Genel Kurulun üyesiymiş, sonra çıkarılmış ve arkadaşlarımız, geçen dönemki AKP milletvekilleri açıklıyorlar, diyorlar ki… Tutanaklarda, tarihini de söylüyorum, 28 Nisan 2005. Türkiye Futbol Vakfı Genel Başkanının Genel Kurulun delegesi olması gerektiğini söylüyorlar ve AKP’nin oylarıyla, Vakıf Genel Başkanı Genel Kurulun delegesi oluyor. Bugün getirilen tasarıyla, Türkiye Futbol Vakfı Genel Başkanı Genel Kurulun delegesi değil. Bu, bana, Demokrat Partiyi hatırlattı. Hani Kırşehir, Bölükbaşı’ya ya da Cumhuriyet Halk Partisine oy veriyor diye Kırşehir’i ilken ilçe yapmıştı Demokrat Parti. İşte, mantık, bu mantık.
Araştırdım, Türkiye Futbol Vakfı Genel Başkanı daha önceki seçimde kimi desteklemiş diye araştırdım. Sizin adayınızı desteklememiş, evet. Delegeliğini elinden alıyorsunuz. Bakın bu yanlış. Kırşehir’i ilçe yapmak gibi bir mantık bu. Bu doğru değil. Tıpkı, fındık üreticisiyle 150 milyon dolar para için inatlaşıp, sonunda 1 milyar dolar paraya mal ettiğiniz gibi...
ASIM AYKAN (Trabzon)Bu doğru değil.
MUHARREM İNCE (Devamla)Bu uygulamanın yanlış olduğunu söylüyorum.
Yine, ayrıca, FIFA ve UEFA’nın icra kurullarında görev yapanların delegeliği devam ediyor, komisyonlarda görev yapanların delegeliklerini kaldırıyorsunuz. Acaba kaç kişi bunlar? Baktım, komisyonlarda görev yapıp da bugün delegeliği engellenen 4 kişi. Yani, bu Meclis birileri oda başkanı olmasın diye yasa çıkarmaya çalıştı, kişiye özel yasa! Yine bu Meclis böyle bir şey yapabilir mi? Bu Meclis bunu yapmamalı değerli milletvekilleri. Yani, icra kurullarında görev yapanların delegeliğini devam ettiriyorsunuz, “Komisyonlarda görev yapanlar bizim adamlarımız değil, bunların delegeliğine son verdirelim...” Bunlar doğru değil.
Yine değerli arkadaşlarım, Futbol Federasyonu Başkanlığını altı ay yapmış olanlar Genel Kurulun üyesi oluyordu. Şimdi bunu iki yıla çıkartıyorsunuz. Acaba gene birilerini mi engellemek istiyorlar dedim, onu da araştırdım. Futbol Federasyonu Başkanlığını iki yılın altında yapanlar, toplamı 5 kişi. 5 kişi… Yani, siz bu 5 kişinin delege olmasını istemiyorsunuz, diyorsunuz ki: “İcra kurullarında, UEFA’nın, FIFA’nın icra kurullarında görev yapanların delegeliği devam, komisyonlarda görev yapanların delegeliğini ellerinden alıyoruz.” Yine kişiye yönelik bir düzenleme. Yine, hoşunuza gitmeyen insanların delegeliğini engellemek için Büyük Millet Meclisini ne yazık ki kullanmış oluyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bütün bunları yaparken, yani şunu demiş olsaydınız, anlayabilirdim: Biz, delege sayısı, Genel Kurul çok fazlaydı, bu genel kurulu biraz azaltacağız. Bunu diyor olsaydınız belki sizi anlayabilirdim, ama hepimiz biliyoruz ki sayı 227'den 262'ye çıktı. Yani, bir taraftan Genel Kurul delege sayısını 227'den 262'ye çıkarıyorsunuz, diğer taraftan, Türkiye Futbol Vakfı Genel Başkanı bizim adayımızı desteklemedi, bunun önünü keselim; icra kurullarında görev yapanlar bizim adamımız değil, bunun önünü keselim; iki yıldan daha az görev yapanlar bizim adamımız değil, bunun önünü keselim. Bu, doğru bir mantık değil. Ben, bilmiyorum ama, şu Mecliste hangi bakandan bunu beklemezsin diye bana sorsalardı -samimi olarak söylüyorum bunu- Sayın Başesgioğlu'ndan beklemezdim. Bunu samimi olarak söylüyorum.
DEVLET BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)O başkanın desteklediğini nereden biliyorsun ki sen?
MUHARREM İNCE (Devamla)Çok iyi biliyorum…
DEVLET BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Tamamen tersine.
MUHARREM İNCE (Devamla)Çok iyi biliyorum…
DEVLET BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Aç telefonu sor bakalım.
MUHARREM İNCE (Devamla)Araştırdım… Araştırdım…
Kim yapmaz bunu diye sorsaydınız bana, samimi olarak söylüyorum, Sayın Başesgioğlu yapmaz derdim.
Şimdi değerli arkadaşlarım, burada yine bir başka itirazımız da şu: Şimdi bakınız, 227 olan sayı 262 olmuş. Türkiye profesyonel futbol en üst ligindeki kulüplerin başkanları ile yönetim kurullarınca altışar temsilci. Toplamı bunların 98 kişiymiş, şimdi 130'a çıkmış. Birinci Lig’deki kulüplerin başkanları ile yönetim kurullarınca belirlenecek birer temsilci, 28 kişiymiş 36'ya çıkmış. İkinci Lig’deki kulüplerin 30'muş 50'ye çıkmış. Türkiye Profesyonel Üçüncü Liginde her gruptan ilk beş sırada olan kulüplerin başkanları 12'imiş 20'ye çıkmış.
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Çok iyi olmuş.
MUHARREM İNCE (Devamla)İyi olmuş, bir şey demiyorum.
Bütün bunları artırıyoruz da neden sözünü ettiğim kişileri… Onlardan zaten çok… Toplasanız -Futbol Vakfı Genel Başkanı 1 kişi, 4 biri, 5 biri- 9-10 kişi. Neden bu 10 kişinin delegeliğini engelliyorsunuz, anlayabilmiş değilim.
Ayrıca, yine, bundan önceki kanunda -değiştirmediğimiz takdirde- delegelerin yüzde 62’si kulüplerden geliyordu, bugün de delegelerin yüzde 88’i kulüplerden geliyor. Ayrıca, burada kulüplerin de yüzde 60’ı belediyelerle bağlantılı. Dolaylı bir siyaset girmiş olacak.
Tabii ki bu belediyeler ömür boyu size kalacak hâli yok. Kalmayacak bunlar, değişecek. Bir gün ANAP’taydı bu belediyeler -hatırlayınız- 84’lerde, sonra SHP’deydi 89’da, hatırlayınız. Bunlar değişir, siyasette böyle.
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Tabanı genişlemiş.
MUHARREM İNCE (Devamla)Sizin elinizde bu belediyeler yüz yıl kalacak hâli yok ama dolaylı olarak siyaseti sokmuş oluyorsunuz buraya.
Bakın, yine diyorsunuz ki… Bir ay içinde, kanun yürürlüğe girdikten itibaren bir ay içinde seçimli genel kuruldan geri adım attınız. Seçim yetkisini genel kurula bırakıyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, biz bunu komisyonda söyledik, komisyonda söyledik. Sayın Bakan dedi ki… Ben hatta şunu söyledim komisyonda: Siz bunu yaparsanız, FIFA size karşı çıkar. Bakın, bu seçimi yaptırmaz size FIFA, bu seçimi… Siz ona rağmen yaparsanız, sizi, 2008’deki, 2010’daki karşılaşmalara Türkiye’yi sokmaz dedim. Sayın Bakanın açıklaması da şöyleydi: “Türkiye Cumhuriyeti Meclisinin yasama yetkisine kimse karışamaz” dedi. Ona benzer bir açıklama yaptınız.
Peki, ben, o zaman size şunu söyleyeceğim: Sizin iktidarınız döneminde yabancıların devlet tahvili ve hazine bonosu gelirlerinden alınan yüzde 15 vergi stopajından muaf olacağını, yerli yatırımcıların ise yüzde 10 stopaj ödeyeceğini siz kendiniz çıkarttınız, bunu siz kendiniz yaptınız. Demek ki bazı şeyleri yapabiliyorsunuz.
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Ona hiç girme!
MUHARREM İNCE (Devamla)Şöyle olsaydı: Siz, bizim, Komisyonda eleştirilerimizi dikkate almayıp, burada da diretip “Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde seçim olur.” dediğinizde siz bu seçimi yapmaya çalışırsanız, FIFA da size bunu yaptırmazsa, Büyük Millet Meclisini, bu ülkenin en büyük Meclisini küçük düşürmüş olmaz mıyız? Kendimizi incitmiş olmaz mıyız? Türk milletini incitmiş olmaz mıyız? Neden Genel Kurula bu şekilde geliyorsunuz da burada değiştirerek… Yine de orada da bir yanlışlık var. Siz, hangi genel kurulun ne şekilde olacağını… Düşünseniz ya, bir yönetim kurulu, bir başkan, bir denetim kurulu seçimle gelmişler, siz, yasama faaliyetiyle, seçimle gelen bir yönetim kurulunun görevine son veriyorsunuz. Hani neresi demokrasi bunun? Bunun neresi adalet?
Değerli arkadaşlarım, ben, bu bilgiler ışığında eleştirilerimizin dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Yine, ayrıca -kusura bakmasınlar- bir önerge var elimde geçici 1’inci maddeyle ilgili. “Federasyon başkanı, yönetim kurulu ve denetleme kurulu seçimlerinin yenilenip yenilenmeyeceği, ad okunmak suretiyle genel kurulun onayına sunulur.” Bu da demokratik değil, bu da doğru değil. Neden gizli oylama olmuyor?
Ben bunların komisyonlarda halledilmesi gerektiğini düşünüyordum, olmadı, ama Genel Kurulda bunun hâlâ olabileceğini düşünüyorum ve “FIFA bunlara müdahale eder mi, etmez mi?”, “Ne kadar eder?”, “Meclisin saygınlığına gölge düşürür mü, düşürmez mi?” diye soruyorsanız, ben size FIFA’nın Türkiye Futbol Federasyonu genel kuruluna yazdığı bir mektubu okuyayım ve konuşmamı bitireyim:
“Sayın Başkan,
Son iki yılda yaşanan olayların ışığında ve Ankara'da 26 Haziran 2007 tarihinde düzenlenmesi planlanan Türkiye Futbol Federasyonu'nun Genel Kurulu çerçevesinde, FIFA ve UEFA, Türk futbol ailesini aşağıdaki konular hakkında resmî olarak bilgilendirmek ister:
- FIFA ve UEFA, TFF yönetiminin Ocak 2006'da demokratik bir biçimde seçilmesinden bu yana federasyonunuzun durumunun sürekli olarak harici müdahalelere maruz kalmış olmasından üzüntü duymaktadır. Tüm ülke genelinde, Genel Kurulunuzun bazı delegelerinin özellikle kulüpleri temsil edenlerin, Federasyonu ilgilendiren konularda madde 18 paragraf 2 no.lu FIFA talimatlarına aykırı olarak, kendi haklarını uygulamada sürekli baskı altında kaldıklarını gözlemiş bulunuyoruz.
- Geçtiğimiz 3 yıl içinde FIFA, 208 üyesinin talimatlarının modernize edilmesi konusunda dünya çapında bir politika geliştirmiştir. Buna göre, bu talimatların ekleme süreci tamamlanmadan seçim düzenlenemez.
- Açıkça, FIFA ve UEFA, önümüzdeki 22 Temmuz 2007 tarihli Parlamento seçimlerinin TFF'nin kendi iç durumunu etkilemesini istememektedir.
- FIFA ve UEFA, hâlen, dört taraflı bir çalışma grubu kurulmasına dair (Spor Bakanlığı, TFF, UEFA ve FIFA) UEFA'nın desteği ile FIFA Başkanı tarafından açıklanan önerinin, TFF'nin genel durumunun değerlendirilmesi ve Türk futbolunun genel anlamda çıkarlarının korunmasına dair çözüm üretilmesi hakkında hâlen tek geçerli opsiyon olduğunu düşünmekte ve ısrar etmektedir.” Devamını okumayayım.
Takdir sizindir. Ama, defalarca bu Genel Kurulda eleştirilerimiz dikkate alınmadığında neler yaşadığımızı hep birlikte gördük geçen dönemde. Ben, o arkadaşlarımıza geçen dönemde burada önergeleriyle kabul ettirdikleri delegeyi bugün kendilerinin olmadığı bir Mecliste siz değerli milletvekillerinin oylarıyla tekrar çıkarılmasını çok anlamsız buluyorum. Ne diye yaptınız, ne diye çıkartıyorsunuz? Ben bu sorunun cevabını arıyorum.
Hayırlı uğurlu olması dileğiyle yüce Meclise saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 28 Kasım 2007