İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 133. BİRLEŞİM · SALI

İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 133. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Temmuz 2010 · 1.127 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 13 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 1.127 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2010-07-13-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bundan yirmi beş-otuz yıl önce köylerde şöyle derlerdi: “Tütünleri satınca borcumu öderim.” ya da Türk toplumu “Nisan yağmurlarında hâllederiz.” ya da “Akşamüzeri görüşüz.”, “Öğleden sonra buluşalım.” Bunlar çok yuvarlak laflar. İnsanların normal günlük yaşamlarının içerisinde bunu kullanmaları normaldir. Artık köylerdeki insanlar bile bundan vazgeçti ama Büyük Millet Meclisine yeni bir gelenek geldi AKP’yle birlikte: Bitimine kadar… Ne zaman bitecek? Bilmiyoruz. Hiçbir zaman da bitmiyor zaten.

336 milletvekiliniz var. Az önce, biraz insaf olsa, biraz vicdan olsa, biraz merhamet olsa, biraz doğruları söylemek insanın içinden geçse, Sayın Ahmet Yeni, az önce 336 milletvekilinden 138 tanesini bulamamışsın, karar yeter sayısı bulunamamış…

MEHMET ŞANDIR (Mersin)“Çalışalım” diyor.

MUHARREM İNCE (Devamla)…“çalışalım” diyor. Ya Türkçeyle ilgili bir problem var…

Tekrar söylüyorum, bizim önergemiz, bu yaz hiç tatil yapmayalım. Madem memleketin önemli meseleleri var, biz 30 Eylüle kadar çalışalım önergesi vermişiz, Samsun AKP Milletvekili bu kürsüye geliyor “Tatil istiyorlar.” diyor. Biz tatil istemiyoruz, biz insan gibi çalışmak istiyoruz, biz İç Tüzük’e uygun çalışmak istiyoruz. İç Tüzük neyi emrediyor? Salı, çarşamba, perşembe günleri saat 15.00’ten 19.00’a kadar, yetmiyorsa 19.00, 20.00 olur. Buna itirazımız yok bizim. Yani birileri size demiş ki “Bunlar çıkacak.” Nasıl çıkacak? Nasıl çıkarsa çıksın. Oralarda uyuklamışsınız, içeriye girmişsin gözlerini ovuşturarak oy kullanmışsın... Hatta sizin milletvekiliniz “Ben ne olduğunu bilmiyorum.” dedi, Bitlis Milletvekili…

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Zeki Ergezen…

MUHARREM İNCE (Devamla)“İçeriye giriyorum, grup başkan vekiline bakıyorum, oyumu kullanıyorum.” dedi.

Acaba gerçekten çalışma meraklısı mısınız? Bugün Sayın Başbakanı dinliyorum, Sayın Başbakan diyor ki: “Uzlaşma, diyalog, istişare,Yunus Emre, Mevlânâ…” Anlatıyor Başbakan. “Allah Allah!” dedim, “Yahu, bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı değil mi? Acaba bu istişare, uzlaşma, diyalog doğru mu?”

Şimdi bakalım: 23’üncü Dönemde elli defa Danışma Kurulu istemişiz, elli defa; ellisinin ellisini de reddetmişsiniz. Diyalog çağrılarına bakın! Bu dönemde kırk dört defa İç Tüzük 37’ye göre doğrudan görüşme istemişiz, kırk dört tane; kırk dördünü de reddetmişsiniz. Bir tanesini kabul etseydiniz, gerek Danışma Kurulunun gerek İç Tüzük 37’nin bir tanesini kabul etseydiniz ben bu konuşmayı yapamazdım. Yani sizin istişare çağrılarınız, diyalog çağrılarınız, Yunus Emre’yi, Mevlânâ’yı anlayışınız işte bu kadar, diyalog anlayışınız sizin bu kadar.

Değerli arkadaşlarım, biz Meclisin saygın bir kurum olmasını istiyoruz; çalışma koşullarına uyan, kuralları olan, saatleri belli olan, o saatler arasında burada 550 değilse de 500-450 milletvekiliyle çalışmalarını tamamlayan bir Meclis istiyoruz. Sizin üçte 1’iniz burada yok. Biraz sonra “Şimdi oylama olacak.” diye içeri gireceksiniz, neye oy verdiğinizi bilmeyeceksiniz.

Bakın, bir gün bunu yapacağım. Yani, böyle, milletvekilinin birine “Şu anda hangi kanunu görüşüyoruz, bunu söyle.” diyeceğim. Ben de “evet” diyeceğim. Bakın, bunu yapacağım bir gün bir tanesine. Bir gün birine yapacağım bunu ama cevap verecek.

AHMET YENİ (Samsun)Öğretmen değilsin sen, geçti o. Okul değil burası, talebe değil bunlar.

MUHARREM İNCE (Devamla)Şimdi, biz Danışma Kurulu istemişiz. Acaba bu istediğimiz Danışma Kurulları Meclisi engellemek, Meclisi çalıştırmamak… Gündemimizde olmayan konular mı? Önemsiz konular mı? Yani ne istemişiz? Tarım sektöründe yaşanan sorunların araştırılmasını istemişiz, üniversitede okuyan gençlerimizin yurt sorunlarının araştırılmasını istemişiz, emeklilerimizin sorunlarının araştırılmasını istemişiz, muhtarlarımızın sorunlarının araştırılmasını istemişiz, İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemiye yaptığı saldırının araştırılmasını istemişiz. Ne olmuş? Kırk dört tane böyle isteğimizin hepsi reddedilmiş. Değerli arkadaşlarım, 23’üncü Yasama Döneminde 672 kez karar yeter sayısı istemişiz, 338’inde bulunamamış yani yüzde 50’sinden fazlasında 138 kişi bile yoksunuz. Yani 336’da 138 olmayacaksınız, çalışalım naraları atacaksınız.

Değerli arkadaşlarım, çalışmak bir ibadettir. [AK PARTİ sıralarından alkışlar(!)] Bir dakika… Alkışlama! İşte, hep yarım okuyorsun. Hayra çalışmak ibadettir, şerre çalışmak ibadet değildir. (CHP sıralarından alkışlar)

23’üncü Dönemde Dördüncü Yasama Yılında 186 kez karar yeter sayısı istemişiz, siz 128’inde bulamamışsınız.

RECEP KORAL (İstanbul)Sonra ne olmuş?

MUHARREM İNCE (Devamla)Yine 457 kez yoklama istemişiz, 127’sinde bulunamamış.

Değerli arkadaşlar, artık sayın grup başkan vekillerine sesleniyorum: Ne olur bize telefon açmayın, açtığınız hiçbir telefonun geçerliliği iki saati geçmedi, hiçbirisi.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul)Yapma Allah’ını seversen! Daha iki ay oldu Grup Başkan Vekili olalı.

MUHARREM İNCE (Devamla)Bakın şimdi söyleyeyim: Sayın Suat Kılıç telefon açıyor pazartesi günü.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul)Ben yaparsam söyle.

MUHARREM İNCE (Devamla)Hayır, bugün sizin yaptığınızı da söyleyeceğim, yaptığınızı da söyleyeceğim.

Bana telefon açıyor: Ne görüşeceğiz bu hafta? Şunlar şunlar diyor, pazartesi. Ben de diğer grup başkan vekili arkadaşlarıma diyorum ki “İktidar Partisinin Grup Başkan Vekili aradı, bu hafta bunları görüşeceğiz.” Ben iki saat bir yere ayrılıyorum, bir başka arkadaşım bakıyor, bana söylenenlerin hiçbirisi yok.

Siz beni dün telefonla aradınız Sayın Bahçekapılı, beni aradınız değil mi telefonla? Salıdan bir sonraki haftaya kadar tek tek bana söylediniz, değil mi? Ben onların hepsinin notunu aldım.

M. NURİ YAMAN (Muş)Ses yok…

MUHARREM İNCE (Devamla)Ben de arkadaşlarıma aktardım. Buraya geldik, iki saat sonra farklı bir şey. Bakın, 1 Temmuzda Meclis kapanacak, hayır olmadı; 8’i, olmadı; 16’sı, olmadı; 23’ü… Şimdi, bana, 550 milletvekilinden 1 kişi çıksın desin ki “Bu Meclis şu gün kapanacak.” Ne zaman kapanacağı bilinmeyen bir Meclis olur mu?

KAMER GENÇ (Tunceli)Tayyip Bey biliyor.

MUHARREM İNCE (Devamla)Bir kişi biliyor… Bir kişi biliyor…

AKİF AKKUŞ (Mersin)O da bilmiyor!

MUHARREM İNCE (Devamla)Meclis Başkanının kim olacağını o biliyor, Cumhurbaşkanının kim olacağını o biliyor, 81 valinin kim olacağını o biliyor…

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Millet, millet… Millet karar veriyor.

MUHARREM İNCE (Devamla)Bin tane kaymakamın kim olacağını o biliyor, belediye başkanının kim olacağını o biliyor, TÜBİTAK Başkanının kim olacağını o biliyor. TİB Başkanının kim olacağını o biliyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Burası Büyük Millet Meclisi, burası Atatürk’ün Meclisi, burası savaş yönetmiş bir Meclis. Bu Meclisin itibarına bu yakışmıyor değerli arkadaşlarım. Biz kimsenin ücretli elemanı değiliz. Biz, bize ister oy versin ister vermesin, bütün milletin temsilcisiyiz.

Böyle bir belirsizlik olabilir mi? Burası aile meclisi olsa çocuklardan birisi rest çeker “Baba, ben öyle senin keyfine göre gelemem. Benim işim var, gücüm var, bilmem lazım. Bana bir plan, program yap.” der.

Değerli arkadaşlarım, burası Büyük Millet Meclisi, burada sadece siz yoksunuz. Bunu kendi grubunuzda yapabilirsiniz. Kendi grubunuzda yapın. Hani “Tutarım kulağından atarım o bakanları.” diyor, “Seçim yaklaşınca göreceğim sizi.” diyor kapalı grup toplantılarında, orada yapabilir. Burada bunu yapamazsınız.

AHMET YENİ (Samsun)Siz orada mıydınız?

MUHARREM İNCE (Devamla)Değerli arkadaşlarım, geçen hafta hani gece saat 24.00’e kadar çalışacaktınız, neredesiniz? Perşembe saat 22.00’de kapandı, 138 kişi bulunamadı. Cuma günü yine 138 kişi bulunamadı, Meclis erken kapandı. Siz bu hafta bunlara yine uymayacaksınız, siz çalışmaktan yine kaytaracaksınız. Muhalefet burada.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Muhalefet kaç kişi burada?

MUHARREM İNCE (Devamla)Bakın, nasıl kaytaracaksınız? 23’üncü Dönemde 15.535 yazılı soru önergesi vermiş muhalefet size. 15.535… Bunların yarısını, 7.037 tanesini zamanında yanıtlamamışsınız.

RECEP KORAL (İstanbul)Ya, biz yanıtlamıyoruz ki oraya söyle.

MUHARREM İNCE (Devamla)Bakanlar Kuruluna söylüyorum.

Muhalefet görevini yapmış, muhalefet çalışmış, muhalefet soru önergelerini vermiş, sen cevabını verememişsin. Kaytaran iktidardır ama yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor. Bir de “Gel, çalışalım.” demiyor mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 13 Temmuz 2010

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook