İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 56. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)

Muharrem Kılıç

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 56. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Şubat 2005 · 938 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem Kılıç (CHP), 9 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUN TASARI (S.S. 701)); konuşma 938 kelime.

Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2005-02-09-tarim-urunleri-lisansli-depoculuk-kanun-tasari-s-s-701 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUHARREM KILIÇ (Malatya)- Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu Tasarısı hakkında şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimizi açıklayacağım. Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, getirilen bu tasarı, çiftçiler için önemli bir tasarı.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)- Bravo.

MUHARREM KILIÇ (Devamla)- Bu nedenle, bu tasarıyı hazırlayanlara, komisyon üyelerine, Bakanlığa ve diğer arkadaşlara teşekkür ediyorum. Ancak, bu tasarı, bir bütünün son halkası olarak getirilmesi gereken bir tasarıydı.

FARUK ÇELİK (Bursa)- "Ancak" olmayacaktı işte!

MUHARREM KILIÇ (Devamla)- Depoculuk, tarım sektörünün son halkasıdır. Tarımda her şey rayında gider, her şey düzenli bir şekilde yolunda gider, hâsılat kaldırılır, o hâsılat depoya konulur. Bu güzel bir uygulama. Ancak, değerli arkadaşlar, ülkemizde, maalesef, tarım sektörü imdat işareti veriyor, tarım sektörü bitme noktasında.

Şu anda, benim ilim Malatya'da, hububat ekilen tarım alanlarının çoğu boş durumda; çünkü, çiftçi, ektiği tohumu, kullandığı gübreyi, traktörünün mazotunu, işçiliği, diğer giderleri kattığında, kaldırdığı hububat, emin olunuz, masraflarını karşılamıyor. Bu nedenle, bu şekildeki bir sektörde, hangi büyüklükte, hangi nitelikte depo yaparsanız yapın, çiftçiyi memnun etmeniz mümkün değil.

Bu nedenle, tasarı güzel; ancak, dediğim gibi, öncelikle, çiftçinin asıl sorununun çözülmesi gerekiyor. İktidarın seçim programında, acil eylem planlarında tarım sektörüyle ilgili güzel vaatler var; ancak, aradan iki yılı aşkın bir süre geçtiği halde, bu konularda, maalesef, yeteri kadar bir çalışma olmadı. En basitinden, bir yıllık acil eylem planında, tarım sigortasının çıkarılacağı belirtiliyordu; ancak, tarım sigortasının çıkarılması bir yana, henüz, Meclise bile -sanırım- sevkı yapılmadı. Bu nedenle, öncelikle, hükümetin, vaatlerini yerine getirmesi gerekiyor; çünkü, artık, hükümetin önünde çok fazla bir süre de kalmadı; artık, yarı dönemi aşma noktasında.

Değerli arkadaşlar, tarım sektöründe çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu sıkıntılar, kendi ilim olan Malatya'da da yaşanmaktadır. Özellikle kayısıcılık alanında hükümetten büyük ölçüde destek beklenilmesine rağmen -gerçi, kısmen bir destek olundu; ama, bu yeterli olmadı- Malatyamızda kayısıya destek olmayınca, Malatya ekonomisi felç oluyor; çünkü, Malatya'da 50 000 ailenin geçim kaynağı kayısıdır; yani, ortalama 250 000 kişinin geçimi kayısıdan oluyor. Ancak, geçen sene kayısıda olan don felaketinde tüm çabalarımıza, Sayın Başbakana, sayın bakanlara, sayın hükümete tüm başvurmalarımıza rağmen, maalesef, Malatya çiftçisinin, Malatya kayısıcısının sorunları çözülmedi. O don felaketinde uğranılan zarardan dolayı Malatya çiftçisi perişan; sonbahar döneminde, çoğu, kayısıya ilacını atamadı. Şu sezonda kayısının gübrelenmesi gerekiyor. Çoğu çiftçinin, kayısıya atacak gübreyi bulmakta zorlandığını çok iyi biliyorum. Bu don felaketiyle ilgili... Bir de, ülke genelinde pek çok ilde don felaketi oldu; ancak, don felaketinden dolayı yaraların sarılmasında, maalesef, ayrıcalık yapıldı; bazı illere verildi, bazı illere de, Malatyamıza da 1 kuruş bile yardım yapılmadı.

Değerli arkadaşlar, Malatyamızın, tarım sektöründe, diğer bir tarımsal alandaki girdisi tütüncülüktü. Malatya ve Adıyaman yöresinde tütüncülükten çiftçilerimiz büyük gelirler elde ediyordu; ancak, sayın hükümetiniz döneminde tütün üreticisi de mağdur edildi. Malatya'da tütün alım merkezleri kapatıldı; ancak, dediler ki "biz, tütün ekimini yasaklamıyoruz, tütün ekebilirsiniz." Değerli arkadaşlar, tütünün alıcısı olmadıktan sonra, çiftçinin tütün ekmesi mümkün mü?! Şu anda da Malatyamızdaki mevcut fabrikalarımızdan Tekel fabrikası, diğer illerdeki Tekel fabrikaları gibi blok halinde satış kapsamında. Bugün, işçilerden aldığım bir faksta, daha fabrika satılmadan, fabrikanın işçilerinin bir kısmının Başbakanlık havuzuna alınarak başka kurumlara gönderilmesine başlandığını duydum. Türkiye genelinde 605 çalışan havuza alınmış, bunlardan 14'ü Malatya'dan. Yani, henüz fabrika satılmadan, işçileri fabrikadan tasfiye etmeye çalışıyorlar.

Değerli arkadaşlar, bu acelecilik nedir, niye bu acelecilik, niye bu kadar aceleyle bu fabrikaları elden çıkartmaya çalışıyoruz? Kaldı ki, Tekel, zarar eden bir kuruluş da değil. Tekel, Türkiye'nin altın yumurtlayan tavuklardan birisi, ülkemize çok büyük katmadeğer sağlıyor. Bu nedenle, bu şekildeki özelleştirmelerden, bu şekildeki kamu mallarının elden çıkarılmasının mutlaka durdurulması gerekiyor. Bu amaçla, Malatya'da, Tekel çalışanlarının, 13 Şubatta, bu özelleştirmenin durdurulması noktasında bir de mitingleri olacak. Buradan, o değerli çalışanlara, inşallah, mitinglerinde başarılar diliyorum ve hükümetin de bu konuda biraz daha düşünmesini, biraz daha aklıselim davranmasını ve ülkenin çıkarlarını, çalışanların çıkarlarını biraz daha dikkate almasını diliyorum.

Değerli arkadaşlar, yine Malatyamızın önemli tarım girdilerinden birisi, demin Rasim arkadaşımızın belirttiği gibi, pancar olayı. Malatyamızda, konulan kotalarla pancar üreticisi de perişan edildi. Yani, şu anda, dediğim gibi, başta kayısı, arkasından tütün, daha sonra pancar... Zaten, elma üreticisinin elma elinde kalmış durumda. Bu demektir ki, Malatya'daki tarım sektörü bitmiş. Diğer arkadaşlarımdan dinlediğim kadarıyla, Türkiye'nin her tarafında tarım bitmiş. Hükümet, sanırım, tarım sektörünü unutmuş görünüyor. Oysa, değerli arkadaşlar, ülkemiz çok hassas bir bölgede; ülkemizin dört tarafı barut fıçısı; her an bir kriz yaşanabilir, her an birtakım vahim olaylar olabilir. Bu nedenle, tarım sektörü, bir ülkenin ana kaynağıdır. Eğer, tarım sektörü olmazsa, tarımsal anlamda bir ülke kendi kendine yeterli durumda olmazsa, o ülkenin geleceği karanlıktır. Bu nedenle, tarım sektörüne kâr-zarar mantığıyla, tüccar mantığıyla yaklaşamayız; çiftçiyi desteklersek bütçeden bu kadar para ayırmış oluruz, bu da zarar hanesine yazılır diyemeyiz; çünkü, Türkiye Cumhuriyeti, bir sosyal hukuk devletidir; bir tüccar devlet gibi yaklaşamayız. Oradaki insanların, sosyal konumlarını, çocuklarının okumasını, hastaneye gitme masraflarını, aile giderlerini, devletin düşünmesi gerekir. Devletin, bir sosyal devlet olduğunun, artık, farkına varması gerekir. Dediğim gibi, ümit ediyoruz ki, hükümet, bu anlayışla, bir kez daha durumu gözden geçirir, tarım sektörüne genel anlamıyla bir bakış açısı getirir, tarım sektörünün sorunlarını çözer, özellikle çiftçi için büyük bir handikap olan mazot fiyatlarının -ki mazot fiyatları, gerçekten, şu anda, Avrupa genelinde en yüksek düzeyde- gübre fiyatlarının, tohum girdilerinin, çiftçiye, mutlaka sağlanması gerekir; mazot fiyatlarının çiftçiler için özel olarak ucuzlatılması gerekir.

Yine, sulama kooperatiflerinde, elektrik girdisi, çok büyük maliyetler oluşturuyor. Özellikle, elektrik akımıyla su elde edilen yörelerde, özellikle bizim Malatyamızda Doğanşehir yöresinde, çiftçilerimiz, elektrik girdisinden dolayı, sulama birliklerine çok büyük borç altına girmişlerdir. Bu nedenle, bu sorunların giderilmesi gerekiyor. Çiftçilerimizin, özellikle, bu dönem mağdur olmuş, don felaketine uğramış olan çiftçilerimizin tarım kredi kooperatifine olan borçlarının, Ziraat Bankasına olan borçlarının, Bağ-Kura olan borçlarının mutlaka yeniden yapılandırılması gerekir. Hükümetin, bu anlayışla, çiftçilerimize daha bir anlayışla yaklaşacağını ümit ediyorum.

Bu yasa tasarısının ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

25 konuşma daha · 9 Şubat 2005

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook