Diyarbakırdaki uçak kazası hk
Diyarbakır Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 21. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Ocak 2003 · 1.005 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muhsin Koçyiğit (CHP), 14 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYARBAKIRDAKİ UÇAK KAZASI HK); konuşma 1.005 kelime.
Muhsin Koçyiğit (CHP, Diyarbakır). “Diyarbakırdaki uçak kazası hk”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2003-01-14-diyarbakirdaki-ucak-kazasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 8 Ocak 2003 tarihinde Diyarbakır'da meydana gelen elim uçak kazasıyla ilgili olarak görüşlerimi belirtmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, Türk Hava Yollarının İstanbul-Diyarbakır seferini yapan RJ-100 tipi "Konya" adlı uçağın, 8 Ocak günü saat 20.13'te, inişi sırasında düşmesi sonucu yaşamını kaybeden 75 vatandaşımıza Tanrıdan rahmet, acılarını paylaştığım kederli ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralanan yurttaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Halkımızın başı sağ olsun.
Ayrıca, aynı günlerde Malatya'da meydana gelen uçak kazasında şehit olan pilotlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum.
Elim kazayla birlikte, başta Diyarbakır olmak üzere, çevre il ve ilçelerin hemen hemen tümünde yas evleri kurulmuş, Diyarbakır halkı, büyük bir toplumsal dayanışma ve birlik olgusu içerisinde hareket ederek, yas evlerini ziyaret etmek suretiyle birbirlerinin acısını paylaşarak, teselli bulmaya çalışmıştır. Üzgün ve acılı Diyarbakır halkı, tüm kayıplarını, kalplerinde açtıkları sevgi bahçesine gömmüşlerdir.
Bu kazanın da diğerleri gibi unutulup gitmemesi için, artık susmak değil konuşmak, tartışmak değil hesap sormak zamanı gelmiş de geçmektedir. Bu vurdumduymazlıklarımız devam ettiği sürece, doğal olarak, daha çok acılar yaşamamız ve yaşatmamız kaçınılmazdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde insan hayatı neden bu kadar ucuzdur? İnsanımıza neden önem vermiyoruz? İnsan hayatının söz konusu olduğu bir yerde maliyet hesabı yapılır mı? Soruyorum sizlere. Ayrıca, bu hesabı yapanlara soruyorum; dünyada fazladan bir nefes almak için neler vermezler ki, bunu vicdanlarında bir düşünsünler.
Bu kaza tüm yönleriyle araştırılıp soruşturularak, nedeni açıkça ortaya çıkarılmalı, sorumluların bulunup cezalandırılması için gerekli işlemler derhal başlatılmalıdır.
Bugün, kazanın başlıca nedeni olarak görülen ILS sistemi, Diyarbakır Havalimanında kurulmamıştır. Sisli havalarda, görüşün sıfır olduğu alanlarda dahi, piste güvenli inişi sağlayan ILS aletli yaklaşım sistemi, ülkemizdeki 26 havalimanının çoğunda -17 tanesinde- bulunmamaktadır. Bir ILS sisteminin maliyeti, yaklaşık olarak 1 milyon dolar; yani, 1,5 trilyon liradır. Buna göre, yaklaşık 14 milyon dolar veya 23 trilyon lirayla, ülkemizdeki tüm havalimanlarında güvenli inişi sağlayan ILS sisteminin kurulması mümkündür.
Ülkemizde, daha yakın zaman önce, sadece banka hortumcularına 20 milyar dolar, bir başka ifadeyle 32 katrilyon lira hortumlatanların, halkın yaşamında ihtiyaç duyulan bu sistemin kurulması için gerekli olan parayı esirgemelerinin nedenini anlamakta güçlük çekiyorum. Umarım, bir gün, kendileri de, bu tür bir kazaya kurban gitmezler. Kaldı ki, insan hayatının söz konusu olduğu yerde böyle bir maliyet hesabının yapılması, insanlık adına onur kırıcı, utanılacak bir davranış şeklidir.
Gerekli önlemler alınmazsa -almayanlar da dahil olmak üzere- bir gün, herkesin, böyle bir acı sonla karşılaşması doğaldır. Bugünden tezi yok, gelin, hep birlikte, gerekli yasal düzenlemeleri yaparak, ILS sistemi olmayan havalimanlarını inişe kapatalım; yeni acıların oluşmasını önleyip, çocuklarımızın annesiz, babasız kalmasını engelleyelim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yılda bir - iki uçak inişinin yapıldığı havalimanlarında ILS sistemi mevcut olduğu halde, günde onlarca uçak inişinin yapıldığı güneydoğunun merkezi konumundaki Diyarbakır Havalimanında ILS sisteminin kurulmamasını akılla izah etmek mümkün değildir.
Siyasî şov malzemesi olarak açılmış, ancak atıl olarak bekletilen, kullanılmayan havalimanlarına milyonlarca dolar kaynak aktarılırken, her gün yüzlerce yolcunun inip bindiği, günde birkaç uçak seferinin yapıldığı, güneydoğunun merkezi durumundaki Diyarbakır Havalimanı için 1 milyon dolar neden harcanmıyor? Bunu sormak istiyorum. Hava koşullarının uygun olmadığı, gerekli ILS sistemi bulunmadığı halde uçakların iniş kalkışına kimler izin veriyor? Bunu da sormak istiyorum. Her kaza sonrasında, uçakların yer bakımıyla ilgili, pilotajla ilgili ortaya bir yığın soru atılmasına karşın cevaplandırılmayan bu sorular, ta ki bir sonraki kazaya kadar neden askıda bırakılıyor; yoksa, yine mi askıda bırakılacak? Bunu da soruyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUHSİN KOÇYİĞİT (Devamla)Gelin, bu sefer, hep birlikte bir ilki gerçekleştirelim; insan olmanın onuru ve sorumluluğu içinde hareket ederek, insana, yani kendimize önem verdiğimizi göstererek, cevapsız kalan tüm soruları ve sorumlularını gün ışığına çıkaralım, yeni acıları böylece engelleyelim, halkımıza yeni acılar yaşatmayalım diyorum.
Ayrıca, Diyarbakır Havalimanına inişi sırasında düşen uçakla ilgili olarak, şu soruları yetkililere sorma ihtiyacını duyuyorum:
1- Bu uçağın teknik özellikleri bakımından durumu nedir?
2- Ülkemiz dışında, diğer ülkelerde de bu uçaklar aktif bir şekilde kullanılıyor mu?
3- Uçak yangınına anında müdahale edebilecek bir birim var mıdır?
4- Sisli havalarda güvenli bir şekilde inişi sağlayarak pilotaj hatalarını da asgariye indiren aletli iniş sistemi (ILS) Diyarbakır Havalimanında neden bulunmamaktadır?
5- Bu cihazı koymayanlardan hesap sorulacak mı?
6- Tüm bu kazalarda ihmali ve sorumluluğu olanlar cezalandırılacak mı?
7- Sorumlular, sanki hiçbir şey olmamış gibi, yine görevlerini sürdürmeye devam edecekler mi?
8- Hesabı sorulmayan her kaza kurbanı, yeni günahsız kurbanların mezarı olmaya devam edecek mi daha?!
Bu soruların yanı sıra, eğitimde tasarruf düşünülmeden, hava trafik kontrolörlerinin, pilotların ve yer personelinin eğitimine gerekli hassasiyetin gösterilmesi büyük önem arz etmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bölge olarak Irak'ta meydana gelebilecek bir savaşa şiddetle karşı olmamıza rağmen, savaşın ayak seslerinin duyulduğu bir ortamda, hastane morglarının ne kadar yetersiz olduğu, bu kazayla bir kez daha gün ışığına çıkmıştır. Hastane morgları yetersiz kalınca, cesetlerin büyük bir bölümü, teşhis için kapalı spor salonunda bekletilerek, çağımıza karşı büyük bir sorumsuzluk örneği sergilenmiştir.
Bu kazayla birlikte, Diyarbakır'da, mevcut askerî havalimanı dışında yeni bir sivil havalimanına ihtiyaç duyulduğu ortaya çıkmıştır. Bunun için, özellikle yer seçimi konusunda gerekli araştırmalar yapılarak şehrin en az sis alan bölgesinde, altyapısı yapılmış, teçhizat, alet ve edevat yönünden tam donanımlı bir sivil havalimanı kurulması işlemlerine derhal başlanmalıdır.
Bu elim kaza sonucu yitirdiğimiz vatandaşlarımızın acısını kalbimize gömdük. Bu ölümlerde, ülke olarak, toplum olarak hepimizin payı vardır; çünkü, sustuk, zamanında önlem almadık, "bana ne, bize ne" diyerek işi sürüncemede bıraktık ve böylece, kazanın oluşmasına hep birlikte katkıda bulunduk. Umarım, bu kaza da, diğer kazalar gibi, birkaç gün tartışıldıktan sonra unutulup, tarihin karanlık sayfaları arasında kaybolup gitmez. Bunun için, bugünden tezi yok, hemen şimdi, zaman geçirmeksizin gerekli önlemleri almamız gerekmektedir.
Bu olayda, başta devlet olmak üzere, Türk Hava Yolları ve Devlet Hava Meydanları İşletmesinin de hizmet kusuru ve sorumluluğu bulunmaktadır. Bundan dolayı, bunların, sigorta şirketleriyle el ele vererek, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın hayatta kalan yakınlarının yaralarını sarmak üzere gerekli tazminat ve yardımlara ilişkin ödemeleri yerine getirmeleri gerekir. Ayrıca, bu insanlara yardım elini uzatmak, toplum olarak hepimizin birincil görevi olmalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tür acılı olayların ülkemizde ve tüm dünyada bir daha yaşanmaması dileğiyle, elim uçak kazasında hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diler, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 14 Ocak 2003