Tıpta kullanılan görüntülenme cihazlarına ilişkin (6/28,29)
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 21. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Ocak 2003 · 462 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Akdağ (AK Parti), 14 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TIPTA KULLANILAN GÖRÜNTÜLENME CİHAZLARINA İLİŞKİN (6/28,29)); konuşma 462 kelime.
Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Tıpta kullanılan görüntülenme cihazlarına ilişkin (6/28,29)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2003-01-14-tipta-kullanilan-goruntulenme-cihazlarina-iliskin-6-28-29 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Neşşar'a huzurunuzda özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten, yoğun problemler içerisinde bulunan ülkemizde, sağlık meselelerinin, sanki, biraz gündemdışı kalıyor olduğunu kendileri ifade ettiler.
Aslında, Sayın Neşşar'a ve sizlere şunu söylemek isterim: Bu meselelerle ilgili olarak, gerçekten, işin mutfağında, bugün, çok yoğun bir biçimde çalışılmaktadır. Bildiğiniz gibi, aile hekimliği konusunda hükümetimizin programında bulunan sistem değişikliği veya dönüşüm diyebileceğimiz hususta, tarafımızca, yoğun biçimde çalışılmaktadır.
Sayın Neşşar'ın sorularına, süre içerisinde kısaca cevap vermeye çalışacağım. Aslında, bu konu için, geniş bir zaman ayırmak, belki bir oturum yapmak gerekiyor.
Aile hekimliği, tanımı itibariyle, bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerini, bireye yönelik tedavi edici hizmetleri ve yine bireye yönelik rehabilite edici hizmetleri kapsayacaktır. Dolayısıyla, aile hekimliği içerisinde, koruyucu sağlık hizmetlerinin elbette yeri vardır; ancak, koruyucu sağlık hizmetlerinin toplum sağlığını ilgilendiren cihetleri, yine, sağlık ocakları başta olmak üzere, ilgili kuruluşlarca, Sağlık Bakanlığımızca devam ettirilecektir.
Aile hekimliği uygulamasına geçildiğinde, halen uygulanan sistem çerçevesinde oluşturulmuş birinci basamak sağlık hizmetleri terk edilmeyecektir. Terk edilmeyeceği gibi, gerçekte olması gereken çerçevesine oturtulacaktır. Bugün, ülkemizde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin verildiğini söylemek mümkün müdür! Kalabalık sağlık ocağı polikliniklerinde, kişilerin, hastaların, hekimlerini seçemediği, özgürce seçemediği bir ortamda, gerçekten bir sağlık hizmeti verildiğine inanıyor muyuz birinci basamakta!
Aile hekimliği hizmetleri, aile hekimliği dönüşüm projesi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin ülkemizde etkinleştirilmesine yönelik bir çalışma olacaktır.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinde, özellikle kırsal kesimde belirginleşen doktor açığı, gerçekten, ülkenin bir olgusudur. Şu anda, Bakanlık kapısında diploma bekleyen 3 400 doktor yok, 1 600 doktor var; ama, doğrusu, yakın zamanda bu sayı artacaktır; çünkü, her yıl, tıp fakültelerinden çok sayıda hekim mezun olmaktadır. Bu durumun çelişki yarattığı bir gerçektir ve maalesef, bütün iyiniyetli çabalara rağmen, ülkemizde, mecburî hizmet uygulamaları bile bunu ortadan kaldıramamıştır. Son yaptığımız mecburî hizmet kurasında, 400 pratisyen için ilan ettiğimiz kadroya, yalnızca 134 kişi müracaat etmiştir ve bu hekimler, bekleyebilecekleri azamî süreyi beklemek niyetindedirler, öyle görünmektedir.
Kırsal kesimde ebe ve doktor açığına karşılık, kent merkezlerinde ve ikinci basamak hastanelerde çok sayıda pratisyen hekim bulunmasının nedeni de, ülkemizde daha önce uygulanmış olan personel istihdam, hekim istihdam politikalarıdır ve bu politikaların bugüne kadar sağlıklı bir yapı oluşturamadığı açıktır. Bundan böyle, sağlıklı bir insangücü planlaması için, Bakanlığımız bir envanter çalışması başlatmış durumdadır ve biz Bakanlığa gelmeden önce başlatılmış bir norm kadro çalışması vardır; onun da henüz sonuçlarını alabilmiş değiliz.
Birçok ebe ve doktorun, kadroları kırsalda olmasına rağmen kent merkezlerinde görevlendirilmesi, gerçekten, olmaması gereken bir husustur ve bunun ivedilikle düzeltilmesi için öncelikle Bakanlığımızın şu anda yürütmek durumunda bulunduğu mevcut bir yönetmelik vardır; ancak, bugüne kadar bu yönetmelik hükümleri, maalesef, işletilememiştir ve mecburî hizmet uygulamaları dahi bugüne kadar bu dağılımı yeterince gerçekleştirebilmiş değildir. Biz "mecburî hizmet", "zorunlu hizmet" ifadeleri yerine "özendirilmiş gönüllü hizmet uygulamaları" şeklinde bu personel politikalarını geliştirmek azmindeyiz ve bu hususta, başta söylediğim gibi, mutfağımızda çalışmalarımız devam etmektedir.
Teşekkür ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 14 Ocak 2003