İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 20. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)

Muhsin Koçyiğit

Diyarbakır Milletvekili ·

Genel Kurul, 20. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Kasım 2005 · 1.084 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muhsin Koçyiğit, 17 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 1.084 kelime.

Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 17 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2005-11-17-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında -1014 sıra sayılı- Kanun Tasarısı üzerinde Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı, Aralık 2003 tarihinde çıkarılan ve Türk malî sisteminin denetim ve işleyişini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun pek çok maddesini -aşağı yukarı 21 maddesini- değiştirmektedir.

Aralık 2003 tarihinde yasalaşan 5018 sayılı Yasanın 1 Ocak 2005 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmekteydi; ancak, bir yandan hükümetin hazırlıksız olması, öte yandan da IMF'nin müdahaleleri sonucu, 2005 yılı bütçe kanununa konulan bir maddeyle, bu yasanın yürürlük tarihi 1 Ocak 2006 tarihine ertelenmiş bulunmaktadır.

Aslında, bu kanunun, tümüyle uygulanması için, 1 Ocak 2007 tarihine değin bir geçiş dönemi öngörülmekteydi. Bir bakıma, muhasebe standartları ve AB ile uyum çerçevesinde bu yasada değişiklikler yapılması zorunlu bulunmaktadır. Ancak, 2006 yılı bütçe tasarısının bazı maddeleri, tümüyle uygulamaya konulmayan 5018 sayılı Yasaya dayandırılmış, ardından da Türkiye Büyük Millet Meclisine yasa gereği en son 17 Ekim 2005 tarihine kadar sunulmak zorunda kalınan, 2006 yılı bütçe yasa tasarısının, mevcut Anayasaya aykırı olduğu fark edilmiştir. İşte, bu aykırılığın ortadan kaldırılması için, alelacele 5 maddelik bir anayasa değişiklik tasarısı Meclise sunularak Meclisten geçirilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; daha önce belirttiğim gibi, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2003 yılı aralık ayında, 5018 sayılı yasayla yasalaşmıştır. Bu yasa, Türkiye'nin bütçe ve kamu malî yönetim sistemini bir bütün olarak düzenlemektedir. Bu yasanın çıkmasıyla, çağdaş normlara uygun bir malî sistem oluşturulmaya başlandı.

Bilindiği üzere, bu yasa çıkmadan önce, 1927 yılından beri yürürlükte bulunan 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununa göre malî sistem yürütülüyordu. Ancak, gelişen koşullarda, artık, 1050 sayılı Yasa yetersiz kaldığından, onun yerine, daha çağdaş olan 5018 sayılı Yasa getirilmiş bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, 5018 sayılı Yasa çıkmadan önce, kamu malî yönetiminin uyumlu bir bütünlüğü yoktu. Bütçeler, yatırım bütçesi, cari ve transfer bütçesi adı altında, pek çok kamu kurumu arasında bölünmüş bulunmaktaydı. Bu tasarıyla, bu dağınıklık giderilerek fonksiyonel bir bütçelemeye doğru gidilmiştir ve bu tasarıyla, transfer harcamaları yerine sermaye harcamaları, ticarî harcamalar yerine de mal ve hizmet harcamaları şeklinde bir harcama şekline bürünülmüştür.

Değerli arkadaşlarım, kamu malî yönetim sistemi harcama öncesi çok katı kontroller getirmiştir. Kamu kurumları, bu bıktırıcı, caydırıcı, aşırı bürokrasiden kurtulup rahatça, esnek bir şekilde harcama yapabilmek için 1050 sayılı Yasayı delerek, kolayca harcama yapabilecekleri "fon" adı altında bir uygulamayı başlatmışlardır. Öyle ki, bir ara bu fonların sayısı 30'a yaklaşarak bütçe sistemini âdeta tehdit eder duruma gelmiştir. Çünkü, fonun gelir ve giderleri bütçede gösterilmediğinden kolayca harcama yapılarak bütçe disiplininden, bütçedeki saydamlıktan kolayca uzaklaşılıyordu. Tabiî, bu da doğal olarak harcamaları artırdığından, enflasyon üzerinde olumsuz etki yapıyordu.

Değerli arkadaşlarım, 5018 sayılı Yasadaki değişikliklerin temel amacı vatandaşlarımızın ödedikleri vergilerin nerelere harcandığını izleyebilmeleri ve gerektiğinde demokratik kanallardan hesap sorabilmeleridir.

Bu yasayla, bütçenin hazırlanması, uygulanması, malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve malî kontrol yeni esaslara bağlanmaktadır.

Kanun kapsamı, uluslararası sınıflandırmalara uygun olarak genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin içine merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri de almaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasada denetim, iç ve dış malî kontrol olarak ayrılmış olup, iç malî kontrolle sadece uygunluk denetimi yapılmaktadır; yani, yapılan harcamanın hukuka, kanuna ya da kurallara uygun olarak yapılıp yapılmadığının denetlenmesidir. Oysa, kontrolün ana amaçlarından biri, harcamanın etkinliğini denetlemek olmalıdır. Gerçekten de yapılan harcamanın gerekli olup olmadığı ve etkinliği, kişilerin ve toplumların yaşam kalitelerini artırmada gerekli tesiri yaratabilmiş midir diye, aslında, ona bakmak gerekir. Yoksa, bir harcama reformundan söz etmek mümkün değildir.

Değerli arkadaşlarım, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunuyla bütçe sistemi tümden değiştirilerek merkezî bütçe sistemine geçilmiştir. Bu tasarıyla katma bütçeler kaldırılarak, bu bütçe kapsamındaki kuruluşların bir bölümüyle, bugüne değin hiçbir bütçe kapsamında bulunmayan kuruluşların bir bölümü "özel bütçe" adı altında bir bütçede toplanmıştır. Tasarıya 4 adet cetvel eklenmiştir ayrıca. Bu kanuna eklenerek oluşturulan 3 sayılı listeyle düzenleyici ve denetleyici kurullar ayrı bir bütçe kapsamına alınmıştır. 2 sayılı özel bütçeli kuruluşlar kendi aralarında iki gruba ayrılmıştır. Birinci grupta üniversiteler, YÖK, Yüksek Teknoloji Enstitüsü; ikinci grupta ise özel bütçeli diğer idareler yer almaktadır.

Değerli arkadaşlarım, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda öngörülen değişiklik tasarısında başta Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve TRT'nin de içinde bulunduğu oldukça yüksek tutarlarda kamu kaynağı, fon ve portföy kullanan 19'a yakın kuruluş yasa kapsamı dışına çıkarılarak bu kuruluşların bütçesi Meclis denetiminden kaçırılmıştır. Bu, Türkiye'nin bütçe hakkına karşı yapılan bir saldırıdır. Halk adına harcamaları denetleyen Meclis, bu hakkından mahrum edilmek suretiyle katrilyonlarca tutardaki kamu kaynağı, âdeta, bütçe dışında, denetimsiz kalmış, harcamaların nasıl denetleneceği belli değildir. TOKİ, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve TRT gibi kuruluşların bütçeleri üzerinde Meclisin söz sahibi olmaması, yasanın genel gerekçesinde sözü edilen saydamlık ve hesap verilebilirlik ilkelerine de aykırı bulunmaktadır. Özellikle önümüzdeki seçim döneminde siyasî amaçla geniş bir şekilde kullanılacağı anlaşılan TOKİ'nin ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun denetim dışına çıkarılması kötü çağrışımları da beraberinde getirmektedir.

Değerli arkadaşlarım, ayrıca tasarıyla, 5018 sayılı Yasada yapılan değişiklikle bakanlıklarımızda ve genel müdürlük ve başkanlıklarda bulunan 27'ye yakın araştırma ve planlama kurulları kaldırılmıştır. Burada çalışan 1 000'e yakın personelin geleceklerinin ne olacağı belli değildir. Gerçekten de APK'lar, hepimizin bildiği gibi, bugüne kadar bütün bakanlıklarımızda en üst düzeyde görevler yapmıştır. Buradaki insanlarımız bilgili, deneyimli, birikimli insanlardır. Tüm bakanlıklar, özellikle ar-ge faaliyetlerini bugüne kadar bu kuruluşlar eliyle yürütmüşlerdir. Burada çalışan 1 000'e yakın kişinin bir çırpıda tüm emeklerinin, tüm birikimlerinin yok edilmesi herhalde hiç kimse tarafından onaylanamaz. Bu bakımdan bunların sorunlarının giderilebilmesi için ya yeni oluşturulacak strateji daire başkanlıklarına bunların atanacağına dair bir maddenin bırakılması yahut da bütçe kanununa bir madde eklenmesi yahut da geçenlerde bütçede ve komisyonlarda görüşülerek kabul edilen gümrük muhafaza ve başmüdürlüklerinin kazanılmış haklarının iade edilmesi için bir yasa çıkarılacak, o yasa gibi bunlara yönelik yeni bir yasa çıkarılarak, en azından, bunların kazanılmış haklarının güvence altına alınması, özlük haklarının güvence altına alınması sağlanmalıdır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, uluslararası standartlar, Avrupa Birliği uygulamaları ve Maliye Bakanlığı açısından da sakıncalar taşımaktadır. Muhasebe sistemi konusunda ikili yapıya izin verilmiş olup, genel bütçeye dahil tüm saymanlıklar Maliye Bakanlığınca yönetilirken, Hazine Müsteşarlığına bağlı 3 saymanlık yine Hazineye bağlı kalmaya devam etmektedir. Bu tür bir uygulama devlet muhasebe sistemindeki birlik ve uyumu bozmaktadır. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama mevcut değildir.

Değerli arkadaşlarım, 5018 sayılı Kanuna istinaden genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlara malî özerkliğin Bütçe Kanununun maddelerinin uygulanmasında dikkate alınması gerektiğine inanıyor, şimdilik konuşmamı burada sonlandırıyorum ve tasarının bundan sonraki maddelerinde, gerekirse o maddeler hakkındaki düşüncelerimizi de belirtmek üzere tekrar söz almak istiyoruz.

Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 17 Kasım 2005

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook