Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)
Diyarbakır Milletvekili ·
Genel Kurul, 23. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Kasım 2005 · 650 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muhsin Koçyiğit, 24 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 650 kelime.
Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-kocyigit-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ben de fazla zamanınızı almayacağım; sadece, görüşülmekte olan yasa tasarısının 15 inci maddesi üzerinde, Anavatan Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, hepimizin bildiği gibi, 2003 yılında 5018 sayılı Yasa çıkarılmıştı. Bu, 2005 ve hatta 2006 yılında yürürlüğe girecekti; fakat, hazırlıklar zamanında yapılamadığından, bir de IMF'nin baskıları sonucu yürürlüğe girmedi, bugüne kadar geldi.
5018 sayılı Yasanın genel gerekçesinde ne demiştik: "Bu yasa, katılımcı, saydam, hesap verebilir bir yasa." Doğru, genel gerekçesi öyle. Bir de, çağdaş normlara uygun, Avrupa Birliği standartlarına uygun bir yasadır.
Fakat, bu yasanın da istisnaları var. Bu istisnalarından biri -benden önceki arkadaşlarım bahsettiler- TOKİ'nin ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun, Meclis denetimi dışına çıkarılmasıydı. Demek ki, yasa, genel gerekçesinde de belirtildiği gibi, katılımcı ve saydam, açık bir yasa değil.
Aynı şekilde, bu yasanın, Maliyeyi motive edeceği, personelini motive edeceği söylenmişti; bu motivasyonu da yoktur. Bu yasa, aslında motive yerine demotive etmiştir; çünkü, Maliye Bakanlığı personelini parçalamıştır. Öncelikle, defterdarlıkları Gelirlerden ayırmıştır. Sanki Maliyenin dışında gibi bir üvey evlat muamelesi yapılmıştır.
İkincisi, bu yasayla, bütçe dairesi başkanlıkları ve başkan yardımcılıkları tamamen yok edilmek üzeredir, maliye başkanlıkları yok edilmek üzeredir. Buradaki insanlar maliyeye ömürlerini vermişlerdir. Elli altmış yıldan beri maliyede çalışanlar vardır; yani, statü olarak; fakat, bunlar bu yasayla yok edilmiştir. Demek ki, bu yasa, genel gerekçesinde belirtildiği gibi, motivasyonu da sağlamamaktadır. Bununla ilgili olarak da, aynı şekilde, görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının 15 inci maddesi de bununla ilgilidir. Burada da ne yapılmıştır: Strateji geliştirme başkanlıkları kurulmuştur, müdürlükleri kurulmuştur. Niçin kurulmuştur; bir kuruluş kaldırılarak, APK kuruluşu kaldırılarak, yerine bunlar getirilmekte. Araştırma planlama ve koordinasyon kurulu, üzerinde de belirttiğim gibi, bunlar, ar-ge faaliyetlerini yapan, bir bakanlığın en üst hizmetlerini yapan, kurmay hizmetlerini yapan birimlerdir. Buradaki insanların hepsi en az genel müdür düzeyinde arkadaşlarımızdır, AP Kurulu başkanlarıdır, başkan yardımcılarıdır ve burada çalışan 1 000'e yakın personel vardır. Bunlar, bilgili, deneyimli, liyakate göre görevlerine gelmişlerdir ve devlete de, bugüne kadar, sadakatle hizmet vermişlerdir; fakat, bugün, tek çırpıda bu maddeyle bunları kaldırıp, liyakatleri tek çırpıda yok edip, yerine yeni bir birimin getirilmesindeki mantığı anlayamıyoruz. Eğer gerçekten burada hükümetimiz iyi niyetliyse... Şimdi, burada getirilen bu daire başkanlıkları 2 500 tane kadro geliştirdiler -arkadaşımız bahsetti biraz önce- 2 500 tane yeni kadro ihdas ediliyor. Oysa, bu maddeyle, APK daire başkanlıklarında çalışan 850 personelin işine son veriliyor. Demek ki, burada, aşağı yukarı 1 800'e yakın ilave bir kadro alınıyor. Eğer hükümetimiz burada gerçekten iyi niyetliyse, bir maddeyle, bir önergeyle şu getirilebilir: APK daire başkanlıklarında çalışanlar, otomatik olarak, strateji geliştirme daire başkanlıklarında görevlendirilirler; o zaman, biz de buna destek verebiliriz; fakat, devlete yıllarını vermiş insanları bir çırpıda atıp yeni yeni insanları getirmek, elbette, zihinlerde kadrolaşma çağrılarını beraberinde getiriyor. Bu bakımdan, bir önergeyle bunun düzeltilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yine, aynı şekilde -benden önce arkadaşlarım bahsettiler- bu yasayla, TOKİ ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu... Çok fazla bahsetmeyeceğim. Tabiî, TOKİ, bir yerde, kamu kaynağı kullanıyor, yurtdışına çıkışta harçlar alıyor. Bunların denetlenmesi gerekir.
Aynı şekilde, Fon da öyle. Fona, hepimizin bildiği gibi, Hazinece 40 milyar dolar para aktarıldı. Bu 40 milyar doların, bugüne kadar yapılan tahsilatlar 2 milyar dolar, en fazla 15 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Demek ki, nereden baksanız, Hazineden geri gelmeyecek 25 milyar dolarlık bir kaynak vardır. Elbette, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisince hesabı sorulacak; elbette, halk adına bunun denetimi yapılacak. Meclis adına bunun denetimini Sayıştayın yapması lazımdı.
Kaldı ki, Sayıştayca, rapor düzenlenip, bu paraların Hazineye iade edilmesi söylenilmesine rağmen, herhangi bir işlem de yapılmamıştır. Demek ki, Sayıştayın da tek başına bir rapor düzenlemesi de sorunu çözmüyor. O halde, buraya Meclisin el koyması, Meclisin denetlemesi gerekiyor.
Bu bakımdan, bu yasa tasarısının bu maddesinin bir önergeyle değiştirilerek, en azından, APK'da çalışan arkadaşlarımızın buraya otomatik geçişinin sağlanması, eğer bu da yapılmayacaksa, APK'da çalışanların kazanılmış haklarının ihlal edilmemesi, gasbedilmemesi için, bunlara bir yasa maddesiyle haklarının iade edilmesi, kazanılmış haklarının bunlara verilmesi gerekir.
Bu vesileyle, sözlerimi burada bitiriyorum ve hepinize iyi akşamlar diliyorum; sağ olun. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 24 Kasım 2005