Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)
Aydın Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Kasım 2005 · 1.027 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mesut Özakcan (CHP), 24 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 1.027 kelime.
Mehmet Mesut Özakcan (CHP, Aydın). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mesut-ozakcan-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET MESUT ÖZAKCAN (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 1014 sıra sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 13 üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla, bir değerli milletvekilimiz "öğretmenler, Avrupa Birliği ülkelerindeki hakları istemiyorlar" diyerek, daha mütevazı talepleri olduğunu ifade etmek istediler.
Değerli arkadaşlar, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde, örneğin Almanya'da bir öğretmen, Türkiye'de görev yapan 9 öğretmenin aldığı ücretin toplamı kadar ücret alıyor. Bu rakamlara ulaşmak zaten mümkün gözükmüyor. Hiç değilse, yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret alabilsin öğretmenlerimiz. Ben de, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü, içimiz buruk da olsa, yürekten kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz hükümet tasarısıyla, henüz uygulanma fırsatı bulunamamış olan 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 9 maddesi tamamen, 27 maddesi kısmen değiştirilmekte, 11 maddesine ek hükümler konulmakta, 12 maddesi hükmü veya bazı fıkra hükümleri yürürlükten kaldırılmakta ve ekli cetvellerde de değişiklik yapılması öngörülmektedir.
Hükümet, çok hızlı ve yoğun bir görüşme takvimi uygulayarak yasalaştırdığı 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun kabul tarihinden yaklaşık iki yıl sonra, bu kanunun çok çeşitli hükümlerinde değişiklik yapan bu tasarıyı Yüce Meclisin huzuruna tekrar getirmiş bulunuyor. Bu durum, Cumhuriyet Halk Partisinin, bizim, yaklaşık iki yıl önce, gerek altkomisyon gerek komisyon gerekse Genel Kurul çalışmalarında yaptığımız tespitlerde ve uyarılarda ne ölçüde haklı olduğumuzu ortaya koymaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarıyla, Kamu Yönetimi Temel Kanununa yönelik toplumsal duyarlılığın farkında olan AKP Hükümeti, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda yapılacak değişiklikleri fırsat bilerek, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunuyla, bazı düzenlemeleri bu tasarıyla kamuoyunun dikkatinden kaçırarak yasalaştırma gayreti içinde bulunmaktadır.
Tasarının 11 inci maddesiyle, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kuruluşların bir kısmı kanuna ekli listelerden çıkarılırken, bazı yeni kurumlar kapsama alınmaktadır. Buradaki temel sorun, ll sayılı cetvelde yer alan bazı kurumların özel bütçe kapsamından çıkarılması ile yine, lll sayılı cetvelde yer alan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun bütçe kapsamı dışına çıkarılmasıdır. Yani, bu maddeyle, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu harcamaları ve gelirleri bütçe kapsamı dışına çıkarılmaktadır. Bu uygulamanın nedenini anlamak mümkün değildir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, getirilen bu düzenlemeyle, Parlamentonun ve kamuoyunun denetimi dışına çıkmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçtiğimiz ay içerisinde, Kanal Türk TV'de bir programda, canlı yayında, Sayın Başbakan "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankaların zararı 156 milyar dolar" diye açıklamada bulundu. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı, batık bankaların zararının 47 milyar dolar olduğunu belirterek "bunun yüzde 10'unu tahsil edebiliriz" diyor. Bu kadar büyük rakamların döndüğü, Sayın Başbakan ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanının yaptığı açıklamalar arasında bile 100 milyar doların üzerinde fark görülen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, elbette başka denetim mekanizmaları vardır; ama, az önce Sayın Kılçdaroğlu'nun da açıkladığı gibi, bu tasarıyla, Parlamentonun ve kamuoyunun denetiminden kaçırılmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 13 üncü maddesiyle, esas olarak, yeni malî yönetim sisteminin uygulanmasını sağlamak üzere idarî kapasiteyi güçlendirmek, teşkilât ve personel açısından yapılan dönüşüme uyum sağlamak amacıyla 657 sayılı Kanunda ve ekli cetvellerde değişiklik yapılmakta ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan bazı ibare ve hükümler yürürlükten kaldırılmaktadır.
Yine, bu kapsamda, 6245 sayılı Harcırah Kanununun, denetim elemanlarının gündeliklerini düzenleyen 33 üncü maddesinde değişiklik yapılarak, iç denetçilerin gündelikleri düzenlenmekte, malî yönetim ve kontrol işlevlerinin ve bütçe dairesi başkanlıkları personelinin idarelere devredilmesi nedeniyle, ihale komisyonu üyelerinin ilgili idare personelinden oluşturulması sağlanmakta, strateji geliştirme başkanlarının müşterek kararla atanması öngörülmektedir.
5018 sayılı Kanunla uygulamasına geçilecek olan yeni iç denetim sistemi ve iç denetçilerin, yürürlükteki diğer mevzuat hükümleriyle ilişkisi, bazı noktalarda bu maddeyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu anlamda, tasarının (c) fıkrasıyla, iç denetçilerin, atandıklarında, özel hizmet tazminatı alabilmeleri için, 657 sayılı Kanunun ilgili maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Yapılan değişiklik gerekli görülmekle birlikte, tasarının uygulama biçiminin doğru olmadığı ortadadır. Şöyle ki; tasarı, Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlık iç denetçileri ile başkanlık, müstakil genel müdürlük, büyükşehir belediyesi, büyükşehir belediyesi bulunan illerin il özel idareleriyle, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri iç denetçilerini malî statü bakımından ayırmaktadır. Birinci grupta yer alan iç denetçilere diğerlerine göre daha yüksek bir ödemede bulunulmaktadır. Bu, ilk anda makul gibi görünse de, aslında, hizmete duyulan ihtiyaç açısından doğru bir karar değildir. Böyle bir ayırım, iç denetçi adaylarının ilk gruptaki kurumları öncelikle tercih etmelerine yol açacaktır. Bu ise, esas kapasite genişlemesine ihtiyaç duyan ikinci gruptaki kurumlara olan talebin azalmasını ve daha düşük vasıflı adayların buralara gitmesine neden olacaktır. En azından, geçiş aşamasında bu farklılığın kaldırılması veya aradaki malî farkın azaltılmasına ihtiyaç vardır.
Diğer bir nokta da, tasarının (g) fıkrasıyla kamu ihalelerinde komisyonlarda Maliye memuru olması zorunluluğu ortadan kaldırılmakta. İlk bakışta olumlu gibi görünen bu hükümde, özellikle Maliye memurluğu uygulaması devam eden dönersermayeli işletmeler gibi kurumlarda çeşitli sorunlar yaratacaktır. Bütçe ve saymanlık olarak malî işlemlerini sonuçlandıran Maliye memurlarının bu komisyonlardan çıkarılması uygun değildir. En azından, bu unvanlar tüm diğer kurumlarda kalkana kadar eski hükmün uygulanmasında fayda görülmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ilk olarak 11.4.1990 tarihli 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle uygulaması başlayan ve 20.3.1997 tarihli 570 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesiyle değiştirilip, halen yürürlükte olan makam tazminatı cetvelinde üniversite daire başkanları yer almadığı için kendilerine ödeme yapılmamaktadır. Onbeş yıldır özlük haklarından büyük kayıplara uğrayan ve emekliliklerine de yansıyan bu tazminatın verilmemesi, üniversite daire başkanlarını büyük bir mağduriyet içine itmiştir. Bu kanunla üniversitelere strateji geliştirme daire başkanı ya da malî hizmetler daire başkanı ihdas edilmekte, ancak, mevcut diğer daire başkanlarıyla birlikte yeni ihdas edilene de makam tazminatı verilmemekte idi. Oysaki, aynı unvanlar için, Türkiye'nin bütün kurumlarında makam tazminatı ödemesi yapılmaktadır. Maliye Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı ve Başbakanlık bürokratlarının bildiği; ama, onbeş yıldır düzeltmediği, Anayasamızın eşit işe eşit ücret hükümlerine de, insan haklarına da aykırı olan bu durumu, Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bu tasarının görüştüğümüz 13 üncü maddesinde verdiğimiz önergeye hükümetin katılmış olmasının ve bu yanlışı birlikte düzeltmiş olmamızın sevincini yaşadık; ancak, bugün, hükümetin, bu düzenlemeyi geri çekeceğini öğrenmiş bulunuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, vermiş olduğumuz önergeye Plan ve Bütçe Komisyonunda hükümetin katılmış olmasından dolayı teşekkür etmeyi düşünürken, bugün Genel Kurulumuzda bu durumla karşılaştık.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Maliye Bakanının, AKP Hükümetinin, nasıl, ipiyle kuyuya inilmeyeceğini, samimiyet ve güvenden ne ölçüde yoksun olduğunu aziz milletimizin takdirlerine sunuyorum.
Yüce Meclise saygılarımı sunarak, teşekkür ediyorum.
Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 24 Kasım 2005