Yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilenen niğde'deki esnaf ve sanayicilerin sıkıntıları hakkında
Niğde Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 19. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Kasım 2008 · 766 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mümin İnan (MHP), 19 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YAŞANAN EKONOMİK KRİZDEN OLUMSUZ ETKİLENEN NİĞDE'DEKİ ESNAF VE SANAYİCİLERİN SIKINTILARI HAKKINDA); konuşma 766 kelime.
Mümin İnan (MHP, Niğde). “Yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilenen niğde'deki esnaf ve sanayicilerin sıkıntıları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mumin-inan-23-2008-11-19-yasanan-ekonomik-krizden-olumsuz-etkilenen-nigde-deki-esnaf-ve-sanayic (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MÜMİN İNAN (Niğde)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; dün gece Hakk’ın rahmetine kavuşan İstanbul Milletvekilimiz, değerli büyüğümüz Sayın Gündüz Aktan Bey’e Cenabı Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Meclisimize ve camiamıza başsağlığı diliyorum.
Yaşanan ekonomik krizden çiftçi, esnaf ve sanayicilerimizin, Niğde’deki sanayicilerimizin sıkıntıları hakkında şahsım adına gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
22 Temmuz seçimlerinden önce öngörüyü doğru yapan iktisatçılar ve siyaset adamları, Türkiye’nin iyi yönetilmediğini, ekonomik hayatımızın son iki yıldır kriz sinyalleri vermekte olduğunu, bu ekonomik politikalar aynen uygulanmaya devam edilirse, bir düşünce değişikliği olmaz ise ülkemizi ekonomik olarak ciddi sıkıntıların beklediğini belirtmişlerdir. Bu uyarıların Hükûmet tarafından duymazdan ve görmezden gelinmesi, bugün küresel krizle beraber Türkiye’yi ekonomik olarak çok tehlikeli bir noktaya getirmiştir. Ünlü bir düşünür: “Uyuyan insanı uyandırmak kolaydır, uyur gibi yapanı ise uyandırmak imkânsızdır.” der. Ülkeyi yönetenler gözlerini kapatıp uyur gibi yaparak krizi görmezden gelmektedirler. Hükûmetin, gözünü açarak içeride ve dışarıda neler olduğunu görmesi gerekmektedir.
Hükûmet “kriz yok” dese de, TÜİK’in açıkladığı verilerde, sanayi üretiminde eylül ayında yaşanan yüzde 5,5 küçülme gibi rekor düşüşün ardından, ekim ayı imalat sanayi kapasite kullanım oranının da 6,4 puan azalarak yüzde 76,7 düzeyine indiği görülmektedir. Borsa çökmüş, fabrikalar kapanmış, esnaf perişan, çiftçiler son nefeste, çalışanlar huzursuz, işsizlik ise her geçen gün artmakta; buna rağmen, Hükûmet “Bizim finans sistemimiz sağlam, kriz etkilemez, teğet geçer.” yaklaşımını anlamak mümkün değildir. En kısa sürede gerekli tedbirler alınmazsa, bırakınız teğet geçmeyi, kriz, Türkiye ekonomisini maalesef kalbinden vuracaktır. Bugün sağlamlığına güvendiğimiz finans sisteminin altyapısı 57’nci Hükûmet tarafından oluşturulmamış olsaydı, bu krizin ekonomide yaratacağı tahribatın derinliğini kimse hesap edemezdi, ancak bu sağlam finans altyapısına rağmen Hükûmet krizi iyi yönetememektedir.
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; tüm dünya özellikle 2008 yılının ikinci yarısında yaşanan ekonomik krizin etkilerini en aza indirmeye yönelik tedbirler arayışına girerken, Hükûmet bu dönemde âdeta krizi ülkemizde tetiklemek istercesine, elektrik ve doğal gaz gibi enerji fiyatlarına yüksek oranda zam yaparak sanayiciyi üretemez hâle getirmiştir. Uyguladığı ekonomik politikalarla piyasayı daraltmıştır. Ülkemizin genelinde ve Niğde’de, elektrik borçları ve diğer kamu alacakları için vatandaşlarımıza hacizler yağdırmıştır. Çiftçilerimizin bu borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiği defalarca burada dile getirilmesine rağmen “Bırakın bu popülist yaklaşımları.” diyerek çiftçilerimizin bu talepleri hafife alınmıştır. Yüksek maliyetli gübre, ilaç, mazot ve elektrik fiyatlarıyla birlikte tarımsal sulama ve kredi borçları yüzünden tarlaları ve traktörleri haczedilen çiftçilerimiz üretim yapamaz hâle getirilmişlerdir. Tarım ürünlerimiz maliyet yüksekliği ve pazar darlığı yüzünden ambarlarda çürümeye terk edilmiştir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimiz hâlâ 2007 destekleme primlerini bile alamamışlardır. Bunların bir an önce ödenmesi gerekmektedir.
Niğde’de esnaf ve sanatkârlarımızın bir bölümü krizden dolayı dükkânlarını kapatarak esnaflıktan vazgeçmektedirler. Bazıları ise, günlerce siftah yapmadan iş yerlerine gidip gelmekte, çaresizlik içerisinde, yanında çalıştırdığı işçisini çıkarmakta, çeklerini; senetlerini ve kredilerini ödeyememektedir.
Niğde’de esnaf ve kefaletten aldığı krediyi ödeyemeyip takibe uğrayan esnaf oranı her geçen gün yükselmektedir.
Esnaf ve sanatkârlarımızın sıkıştığı zaman, çarkını döndürmek için ilk başvurduğu yer olan esnaf ve sanatkârlar kredi kefalet kooperatifleri, bugün, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar zor durumdadır. Bu kooperatiflerin esnafa vermiş olduğu kredi takiplerinin oranı yüzde 80’leri geçtiği için Halk Bankası kredileri durdurmuş, kooperatifler ve esnafımız bundan dolayı zor durumda kalmıştır. Esnaf ve sanatkârlarımızın günü geçmiş taksitlerini ödemek kaydıyla, gelecek taksitlerinin en az bir yıl geriye ötelenmesi esnafımıza bir nefes aldıracaktır.
Bizim de faydalı bir proje olarak gördüğümüz Cansuyu Projesi’yle imalatçı esnaf ve sanatkârlara verilen faizsiz kredilere ayrılan kaynağın artırılarak, imalatçı olmayan esnaf ve sanatkârların da faydalanmasına imkân verilmelidir. Ayrıca ticaret erbabına yönelik ekonomik sicil affıyla ilgili verdiğimiz kanun teklifinin bir an önce gündeme alınarak sicili yüzünden Cansuyu Projesi’nden faydalanamayan esnaflarımızın da bu projeden faydalanması sağlanmalıdır.
Niğde ve Bor Organize Sanayi Bölgelerinde ekonomik krizden dolayı işçi çıkartmaları başlamış, kapasiteleri iyice düşürülmüştür. Organize sanayi bölgelerimizi bekleyen en büyük tehlikelerden birisi de, 5084 ve 5330 sayılı teşvik yasalarından yararlanma sürelerinin 31/12/2008 tarihinde sona erecek olmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın İnan, devam edin.
MÜMİN İNAN (Devamla)Teşekkür ediyorum.
Girdi maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle sanayicimiz hem iç hem de dış piyasada rekabet gücünü yitirmekte, bu durum zor şartlarda üretim yapan sanayiciyi kara kara düşündürmektedir. Bu teşvik yasalarının kapsamı daha da genişletilerek sürelerinin uzatılması ve bu kapsamda hazine tarafından firmalara iade edilen enerji teşvikinin iade süreleri kısaltılmalı ve günü geçen iade ödemeleri derhâl yapılmalıdır.
Dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkeler piyasalarını rahatlatacak ve ülkelerdeki ticari hayatı canlandıracak ekonomik tedbirleri alırken, örneğin ABD’de toplam 2 trilyon dolar, AB ülkelerinde toplam 2 trilyon doların üzerinde tedbir paketleri açıklanırken, maalesef ülkemizde Hükûmet herhangi bir önlem paketi henüz açıklamamıştır. “Kriz yok.” demekle kriz yok olmuyor. Kriz vardır ve acilen, Hükûmetin, bütün sosyal kesimleri rahatlatacak önlem paketlerini kamuoyuna duyurması ve toplumu rahatlatması gerekmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 19 Kasım 2008