Sakarya'nın karasu ilçesinde çevre ve sağlık sorunlarına yol açabilecek termik santral kurulması hakkında
Sakarya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 56. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Şubat 2009 · 497 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Münir Kutluata (MHP), 11 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAKARYA'NIN KARASU İLÇESİNDE ÇEVRE VE SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLECEK TERMİK SANTRAL KURULMASI HAKKINDA); konuşma 497 kelime.
Münir Kutluata (MHP, Sakarya). “Sakarya'nın karasu ilçesinde çevre ve sağlık sorunlarına yol açabilecek termik santral kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2009-02-11-sakarya-nin-karasu-ilcesinde-cevre-ve-saglik-sorunlarina-yol-acabilece (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MÜNİR KUTLUATA (Sakarya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sakarya’yla ilgili ciddi bir sorunu dile getirmek üzere gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Suez adlı bir Fransız firması Sakarya’nın Karasu ilçesinde en nadide güzelliklerin arasında, tabiat varlıkları, çevre ve insan sağlığı açısından büyük tehlikeler arz eden bir termik santral yapımı peşindedir.
Kömüre dayalı termik santrallerin atmosfere, toprağa, suya ve insan sağlığına verdikleri zararlar herkesin malumudur. Ülkemizde belirli bölgelerin bu yüzden yaşanamaz hâle geldiğini hepimiz biliyoruz.
Bir yabancı kuruluş tarafından Türkiye’de, Sakarya’da böyle bir santralin kurulmasına izin verilmesi gayet manidar bir davranış olarak görünüyor. Lütfen bir an için düşününüz: Bu firmanın bunu kendi ülkesi Fransa’da kurmasına izin verilir mi? Sayılan bu zararları Fransız tabiatına ve insanına reva görürler mi? Herhangi bir Avrupa ülkesinde veya herhangi bir medeni ülkede buna izin verilir mi?
Bu tür kuruluşlar tabiata ve insan sağlığına kıymet verilmeyen sahipsiz ülkelere yönelirler. Türkiye elbette sahipsiz değildir ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki bu tür işlerin içinde yer alanlar ülkemizin görüntüsüne zarar vermektedirler.
Değerli milletvekilleri, Sakarya fakirlikten kırılıyor. Çiftçisi, fındık üreticisi, hayvancısı, esnafı, sanayicisi, bütün kesimleriyle ilgi beklerken, ne hikmetse, Sakarya’yı kirli atıkların ve kirli sanayilerin ilgi alanı olmaktan kurtaramıyoruz. Adapazarı merkezde İstanbul ve çevresinin zehirli atıkları için bir toplama merkezi kurulmasının şimdilik önüne geçilebilmiştir. Sakarya Nehri boyunca uzanan çakıl ocakları yataklarına yine İstanbul atıklarının depolanması gibi dünyada eşi görülmeyecek bir ilkel uygulama konusunda il yöneticilerinin direndiklerini biliyoruz. Sakarya’nın şehir merkezinde deprem sonrası kurulan sağlam zeminli Yenikent’e çimento fabrikası kurma çalışmalarının hikmetini anlayabilmiş değiliz. Suez adlı Fransız firmasının tehdidi sadece Karasu’ya değil, Kocaali, Kaynarca, Ferizli, Söğütlü ilçeleri ile Adapazarı merkeze yöneliktir. Daha önce bir Türk iş adamı aynı yerde 660 megavatlık bir termik santral kurma müracaatında bulunmuş, sivil toplum örgütleri ve Karasu halkının tepkisiyle bu teşebbüsünden vazgeçmişti. Söz konusu iş adamının halkın üzüntüsüne saygılı davranıp bu kararından vazgeçerken yaptığı açıklama manidardır ve bugünkü gelişmelere ışık tutacak cinstendir. Sayın müteşebbis diyor ki: “Bizi buraya sizin siyasetçileriniz çağırdı, biz de istek üzerine geldik. Tepki gösteriyorsanız kurmayız.” Bu iş adamımıza Karasu’ya ve Sakarya’ya kıymadığı için teşekkür ediyorum. Görülüyor ki bu defa halkın isteklerini, sağlığını, varlığını dikkate almayacak yabancı birileri bulunmuştur. Hem de 2 misli tahribat gücüyle. 660 megavata karşılık 1.200 megavat. Şimdi bu kuruluş, bütün tepkilere rağmen, sonuç alma aşamasına gelmiştir. Bilgilendirme çalışmaları adı altında ikna çalışmaları yürümektedir. Türk milleti ve Sakarya halkı adına sorumlulara ikazımız, bu işlerin takipçilerini ve yürütülen ikna çalışmalarının metotlarını iyi izlemeleridir. Bu arada, firmanın ikna çalışmalarına zemin hazırlamak ve yöre halkının direncini kırmak üzere muhtarların, Çevre ve Orman İl Müdürlüğünce imza karşılığı yabancı şirket temsilcilerine muhatap edilmesini gereksiz bir gayretkeşlik olarak gördüğümüzü ifade etmeliyim.
Bu santral, ön ÇED raporuna göre saatte 392 ton, günde 10 bin tona yakın kömür işleyecektir ve bu, yılda 3,5 milyon ton kömür demektir. Kendi verimlilik hesaplarına göre, yüzde 44 verimliliğe göre yılda 2 milyon ton zehirli atık çevreye salınmış olacaktır. Bu santral Doğu Karadeniz’in bütün güzelliklerine sahip olan, ilave olarak Marmara iklimi özellikleri taşıyan, turistik potansiyeli yüksek bir yöreye, aynı zamanda Avrupa’nın ve Türkiye'nin…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 11 Şubat 2009