İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 75. BİRLEŞİM · SALI

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Murat Başesgioğlu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 75. Birleşim · 1. yasama yılı · 6 Mayıs 2003 · 949 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Başesgioğlu (AK Parti), 6 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 949 kelime.

Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 6 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2003-05-06-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; ben de sözlerimin başında, Bingöl'de yaşanan depremde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza, çocuklarımıza Tanrı'dan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Ulus olarak, başımız sağ olsun. Bu tür acıların bir daha ülkemizde yaşanmamasını temenni ediyorum.

Evet, bugün, Yüce Mecliste, çalışma hayatımızı yakından ilgilendiren bir temel yasayı birlikte görüşüyoruz. Bu görüşmeleri yaparken, tabiî, bütün taşları yerine oturtmak, bu süreci çok iyi irdelemek gerektiğinin farkındayız ve kanaatindeyiz. Değerli arkadaşlarım, yeni iş yasası yapılması gerekliliği, çok uzun yıllardır ülkemizde tartışılan bir konudur. 2001 yılında, sosyal taraflarla birlikte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının başlattığı bir prosedürle, yapılan bir protokolle, yeni bir iş yasasının hazırlanması, bununla birlikte, 2821 ve 2822 sayılı Yasaların da yeniden hazırlanarak çalışma hayatımıza kazandırılması amaçlanmış ve bu doğrultuda bir protokol imzalanmıştır. Zaman zaman, çok acele, alelacele, alelacele diye tenkit ediliyor. Değerli arkadaşlarım, bu yeni İş Yasası Tasarısı, 2001 yılından beri, çalışma hayatımızın gündemindedir, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemindedir, komisyonların gündemindedir; ilgili herkesin bu konuyu yakından takip ettiğini biliyorum. Bu sebeple, bu şekilde, alelacele bu tasarı geçiriliyor iddialarına katılmak mümkün değildir.

Biz, hükümet olarak, bu sürecin ortasında kendimizi bulduk; geçen konuşmalarda da bunu ifade ettim. 9 kişiden oluşan bilim kurulunun hazırladığı bir tasarıdır bu. Biz, hükümet olarak bu tasarının mutfak çalışmasında maalesef bulunamadık; ama, bütün bunlara rağmen ve hocalarımızın oybirliğiyle hazırladığı bu teklifin olduğu gibi kabul edileceği yolundaki beyanlara rağmen, biz, tarafların içine tamamen sinmesi için, bunu tartışmaya açtık, defalarca sosyal taraflarla toplandık geceli gündüzlü, burada arkadaşlarımız bu toplantılara şahit oldular ve olabildiğince bir uzlaşmaya, bir yakınlaşmaya doğru bu hadiseyi getirdik.

Yeni İş Kanunu Tasarısının içerisinde yer alan 50 ayrı madde 1475 sayılı Yasadan aynen alınmış maddedir; yani 1475'te yer alan 50 madde bu yeni İş Yasası Tasarısında da yer almıştır. Aşağı yukarı 35'e yakın maddede, tarafların uzlaşmasıyla ya madde metni değiştirilmiş veyahut da taslak metinden tamamen çıkarılmıştır. Burada sosyal taraflarımızın uzlaşmaya varamadığı madde sayısı 3 veya 4'ü geçmez değerli arkadaşlarım. O sebeple, tarafların arasında genel bir uzlaşma iradesi söz konusudur.

Sonra, bu konu, Türkiye'nin gündemine yeni gelmiş bir konu değildir. Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planlarında, standartdışı çalışma biçimlerini öngören yeni bir iş yasasının hazırlanması öngörülmüştür ve bu planların hepsi, sizlerin de bildiği gibi, Yüce Meclisin onayından geçmiştir. Yine, Ulusal Programda, yeni bir iş yasasının hazırlanması taahhüdü söz konusudur ve en son, bizim de, hükümet olarak, Acil Eylem Planımızda, altı aylık bir vadede, yeni bir iş yasasının çıkarılması taahhüdümüz bulunmaktadır.

Dolayısıyla, bu konu, birdenbire, kendiliğinden gündeme gelmiş bir konu değildir, temel referansları vardır, bir geçmişi, bir mutfak çalışması vardır.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, bu mesele, sadece bizde tartışılmıyor. Esnek çalışma biçimlerinin hayata girmeye çalıştığı her ülkede, her çalışma hayatında bu konu tartışılmıştır, Avrupa'nın birçok ülkesinde tartışılmıştır; yani, koruyuculuk ile esnek çalışmayı uyumlaştırma konusundaki tartışmalar hâlâ devam etmektedir.

Değerli arkadaşlarım, meseleye sadece bir açıdan bakmak, işin en kolaycılığıdır. Biz de, sadece sendikal örgütlenme adına bu meseleye bakabilseydik, bizim de işimiz kolaydı. Bunu derken, ülkede sendikal örgütlenme konusunda bir itirazınız mı var; hayır. Biz de, işçi önderlerimizin, sendikalarımızın çekincelerini, itirazlarını saygıyla karşılıyoruz ve sendikal örgütlenme konusunda, onların önündeki yasal engellerin, olabildiğince açılması taraftarıyız. Hükümet olarak, sivil inisiyatife, sosyal diyaloga önem veren bir parti olarak, işçi sendikalarımızın da, çalışma hayatımızda, olabildiğince örgütlenmesinden yanayız; ama, hükümet olarak, biz, fotoğrafın bütün parçalarını görmek zorundayız. Evet, ülkede, çalışma hayatında örgütlenmiş bir sendikal kesim vardır. Bunun dışında, işyerlerimizde çalışan, ama, bir sendikal güvencesi olmayan işçilerimiz de vardır. Bunlardan da öteye, bugün, milyonlarca vatandaşımız, bir iş, bir ekmek bulmak umuduyla, her gün, iş bulma kurumlarında, özel sektör kapılarında, umutla, umutlarını tüketmemek için sabırla direnmektedirler. Bizim sırtımızdaki sorumluluk, hükümet olarak, fotoğrafın bütün parçalarını görmek ve çalışma hayatımızda, buna göre bir denge kurmak mecburiyetinden kaynaklanmaktadır. Yoksa, sosyal taraflardan birine yaslanıp, popülizme kaçarak, reklam yapmak, o kesimin çıkarlarıyla uyuşan söylemler geliştirmek çok kolay; bu, geçmişte olmuştur; ama, biz, sadece ülkenin bugününü değil, çalışma hayatımızın geleceğini de düşünen bir hükümet olarak, bu konuda çalışma hayatımızdaki dengeleri olabildiğince gözetmenin gayreti içerisinde olduk. Tasarı, Genel Kuruldan komisyona çekildikten sonra da, taraflarla birkaç kez daha görüştük; ama, bütün uğraşılarımıza, bütün iyiniyetli çabalarımıza rağmen, tarafların anlaşamadığı üç veya dört madde konusunda, onların uzlaşmaları için yeterli imkân sağlanamadı; daha doğrusu olmadı. Tabiî, bu iki noktadaki çıkarları, menfaatları, uzlaştırmak çok kolay bir hadise olmadığı için olmadı; ama, tarafların, yeni iş yasasının çıkması konusunda genel bir iradelerinin olduğunu söylemek mümkündür.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bu yeni iş yasası ne getiriyor; yeni iş yasası, her şeyden önce, iş güvencesi hükümlerini, bu bütün içerisine, bu kapsam içerisine alıyor. Yani, geçmişte olduğu gibi, artık, iş güvencesiyle ilgili yasayı çıkarıp, yürürlüğünü bir sene, altı ay sonraya atmak diye bir şey yok. Biz, hükümet olarak, bu iş yasasıyla birlikte, iş güvencesi hükümlerinin de kurumsal bir şekilde iş yasası içerisinde yer almasını kabul ederek, bu şekilde bir bütünlük içerisinde bir paket hazırlamış bulunmaktayız.

Sayın Başkanvekilim de ifade ettiler, yeni iş güvencesiyle ilgili -ki şu anda bu yasa yürürlüktedir- yasanın güvencesinde olan 2 800 000 civarında işçimiz vardır. Gönül arzu eder ki, çalışma hayatındaki bütün işçilerimizin -zaman içerisinde bu bireysel işletmelerde çalışan işçilerimizin de- iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasıdır. Dilerim, endüstriyel ilişkilerimiz, istihdamdaki gelişmeler, ülkeyi böyle bir noktaya getirir.

Değerli arkadaşlarım, bunun dışında, İş Yasasında herhangi bir değişiklik yapılması için, iş organizasyonlarında, çalışma şekillerinde bir değişiklik yapılabilmesi için, işçinin rızasının ve yazılı muvafakatının alınmasını öngören birçok madde vardır. Yani, bu yasa, işçimiz, emekçimiz arzu etmediği takdirde, iş organizasyonlarındaki değişikliklere, çalışma biçimindeki değişikliklere katılmama iradesini kendisine tanımaktadır.

Yine, bu tasarıyla birlikte birtakım yeni kurumlar ve kavramlar çalışma hayatımıza girmiştir. Örneğin, analığın korunması, işçinin bilgilendirilmesi, Ücret Garanti Fonu gibi birtakım yeni müesseseler de bu tasarı içerisine girmiş bulunmaktadır.

Diğer taraftan, uygulama alanı bulmayan birtakım hükümler de bu yasadan temizlenmiştir. Örneğin, zarar karşılığı işçilerimizden kesilen kesinti tutarı, bu yeni tasarıda gündem dışında bırakılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 6 Mayıs 2003

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook