İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 31. BİRLEŞİM · CUMA

Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı

Mustafa Elitaş

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Aralık 2003 · 1.201 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Elitaş (AK Parti), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: III.TUR. (HAZİNE MÜST.GÜMRÜK MÜST.DIŞTİC.MÜST.DPT MÜST.DİE BŞK.LIĞI); konuşma 1.201 kelime.

Mustafa Elitaş (AK Parti, Kayseri). “Iıı.tur. (hazine müst.gümrük müst.dıştic.müst.dpt müst.die bşk.lığı”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-elitas-22-2003-12-19-iii-tur-hazine-must-gumruk-must-distic-must-dpt-must-die-bsk-ligi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Saygıdeğer Başkan, değerli milletvekilleri; Dış Ticaret Müsteşarlığı bütçesi hakkında Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisimizin değerli üyelerini saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hepimizin malumu olduğu üzere, ülkemiz, hem dışpolitika hem de ekonomi alanlarında çok kritik ve zorlu bir dönemden geçmektedir. Ülkemizin Avrupa Birliğine tam üye olması yönünde çok önemli adımlar atılırken, diğer yandan da Kıbrıs konusuna çözüm bulunabilmesi yolunda çok yoğun bir gündem takip etmektedir. Bu iki konunun yanı sıra ülkemizi ekonomik ve siyasî açıdan en fazla ilgilendiren bir diğer sıcak gelişme ise, Irak Savaşı sonrası dönemde Ortadoğu'da yaşanmaktadır. Bir başka deyişle, ülkemiz, dış politik ve ekonomik gündem açısından çok önemli bir dönemeçten geçmektedir.

Öte yandan, ülkemiz, hâlâ, 2001 yılında yaşamış olduğu büyük ekonomik krizin yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Her ne kadar bazı makroekonomik rakamlarda ciddî düzelmeler yaşanmakta olsa da, ülkemiz ekonomisi normalleşme sürecini henüz tamamlayamamıştır. Kriz sonrasında işsiz kalan, işyerlerini kapatmak zorunda kalan milletimiz, ekonominin makro dengelerinde yaşanmakta olan bu olumlu gelişmeleri günlük hayatlarında yavaş yavaş hissetmeye başlamıştır. Bu kapsamda, önce 58 inci hükümet, şimdi de 59 uncu hükümetimizin sosyal politikalara ağırlık vereceklerini açıklamış olmalarını çok önemli buluyorum.

Hepimizin malumu olduğu üzere, 1980 yılında alınan 24 Ocak kararlarıyla birlikte, ülkemiz, ithal ikameci kalkınma modelini terk etmiş ve ihracata dayalı kalkınma modelini benimsemiştir. Bu yeni stratejiye paralel olarak uygulamaya konulan destekleme mekanizmalarının da olumlu etkisiyle, 1980 yılından sonra, ihracatımız, hem nicelik hem de nitelik olarak çok önemli bir gelişim ve değişim sürecini yaşamıştır. Nitekim, 1979 yılı sonunda 2,3 milyar dolar olan ihracatımız, 2003 yılı sonu itibariyle 48 milyar dolar seviyelerine yükselecektir. Bir başka deyişle, ihracatımız, bu dönem zarfında yaklaşık 24 kat artmıştır. Yine aynı dönem içerisinde, ülkemiz, çok büyük bir oranda işlenmemiş tarım ürünleri ihracatı yapan bir ülke konumundan, yüzde 85 civarında sanayi ürünleri ihracatı gerçekleştiren, dışticaret hacmi yaklaşık 110 milyar dolara ulaşan bir büyük ülke konumuna gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, 2001 yılında yaşanan yüksek oranlı devalüasyonun yarattığı fiyat avantajlarını çok iyi değerlendiren ihracatçılarımız, bu yüksek performanslarını 2002 yılında da devam ettirme başarısını göstermişlerdir. Nitekim, 2002 yılı ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 14 oranında artmış ve 35,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. İçinde bulunduğumuz yılda ise, Türk Lirasının aşırı değerlenmesi ve Irak'ta yaşanan olumsuzluklara rağmen, başta Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanımız Sayın Abdullah Gül ve Dış Ticaret Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Kürşad Tüzmen ve ihracatçılarımızın üstün destek ve gayretleri neticesinde, ihracatımızın yeni bir rekora imza atmaya hazırlandığı görülmektedir. Nitekim, ocak-eylül dönemine bakıldığında, ihracatımız 33,6 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Yıl sonu itibariyle ise, ihracatımızın, yılbaşında yapılan tahminlerin çok ötesinde bir performans sergileyerek, 48 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir; yani, 2003 yılı sonu itibariyle ihracatımız, son yirmidört yıllık dönem içerisinde, 24 misli artma başarısını gösterecektir. Bu başarıda büyük katkısı olan, başta Sayın Bakan Kürşad Tüzmen'e, ihracatçılarımıza, imalatçılarımıza ve alınterini esirgemeyen tüm çalışanlarımıza şükranlarımızı arz ediyorum.

Değerli milletvekilleri, hepimizin malumu olduğu üzere, 1980'li ve hatta 1990'lı yılların ortasına kadar uygulanan ve ihracatımızın ilk atılımı yapmasına büyük katkı sağlayan ihracat performansına dayalı nakdî teşvik verme dönemi, 1990'lı yılların ikinci yarısından itibaren, Dünya Ticaret Örgütünün kurulması ve ülkemizin gümrük birliğine girmesinin ardından sona ermiştir. Dış Ticaret Müsteşarlığımız da, bu gelişmelere paralel olarak, ihracatı teşvik mekanizmalarını yeniden gözden geçirmiş ve bu çerçevede, uluslararası taahhütlerimizle uyumlu, yeni destekleme mekanizmalarını yürürlüğe koymuştur. 1995 yılında çıkarılan ihracatta devlet yardımları kararı kapsamında, ihracatçılarımızın, ar-ge, pazar araştırması, istihdam, eğitim, yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katılım, yurtdışı ofis ve mağaza açma, moda ve marka oluşturma gibi faaliyetlerini desteklemeyi amaçlayan programlar uygulamaya konulmuştur. Söz konusu programların ortak noktası, ihracat performansına dayalı olmamaları ve üretici ihracatçılarımızı, ihracat öncesi üretim aşamasında veya ihracat sonrasında yürütülen çalışmalarda desteklemeyi amaçlaması ve ekonomimizin belkemiği olan KOBİ'lerimize özel önem ve ayrıcalık sağlamalarıdır; ayrıca, yine, uluslararası taahhütlerimize uygun olarak, bazı tarımsal ürünlerimizin ihracatına çeşitli destekler verilmektedir.

Şüphesiz, yukarıda kısaca değindiğim mekanizmaların dışında, nakdî ödemeye dayanmayan, ancak, ihracatçılarımızın dış pazarlarda desteklenmelerini amaçlayan başka uygulamalar da Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yürütülmektedir. Bu kapsamda, üreticilerimize dünya fiyatlarından hammadde ve aramadde sağlayan ve bu yolla önemli bir maliyet avantajı gerçekleştiren dahilde işleme rejimi uygulaması devam etmektedir. Anılan rejim kapsamında, 2003 yılı ocak-kasım döneminde, firmalarımıza toplam 4 333 adet belge verilmiş ve bu belgeler çerçevesinde toplam 22,2 milyar dolar ihracat taahhüdü karşılığında 14,1 milyar dolarlık ithalata gümrük vergisi muafiyeti sağlanmıştır.

Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından ihracatımızı geliştirme kapsamında uygulanmakta olan diğer bir uygulama ise tanıtım faaliyetleridir. Anılan faaliyetler kapsamında dünyanın çeşitli ülkelerinde düzenlenmekte olan uluslararası fuarlara firmalarımızın katılımı desteklenmekte, ülkemiz ihracatçılarının yabancı ithalatçılarla doğrudan temasını sağlayan ticaret ve alım heyeti programları düzenlenmektedir. Nitekim, 2003 yılı ocak - kasım döneminde 12 adet ticaret heyeti programı, 17 adet alım heyeti programı gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, 17'si müstakil Türk ürünlerinin sergilendiği Türk ihraç ürünleri fuarı olmak üzere, 124 adet uluslararası fuara iştirak edilmiştir. Bunların yanı sıra, ilki Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya olmak üzere, marka tanıtım heyetlerinin düzenlenmesine başlanmıştır. Söz konusu faaliyetler düzenlenirken, başta komşu ülkelerimiz olmak üzere hedef pazarlarımıza öncelik verilmektedir.

Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Kürşad Tüzmen'in başlattığı ve kendisinin de çok büyük önem verdiğini ifade ettiği komşu ve çevre ülkeler stratejisinin ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmak isterim. Dil, din, kültür ve tarih birlikteliğimiz olan bu ülkelerle ticarî ilişkilerimizi kısa sürede daha da makul seviyelere çıkarılması yönünde yapılan çalışmaları desteklediğimizi ifade etmek isterim.

Değerli milletvekilleri, son dönemde ekonomimizin itici gücü haline gelen ihracatımızı desteklerken, gerçekleştirilen ve yukarıda sadece ana hatlarıyla değindiğim tüm bu faaliyetler için yeterli kaynağın ayrılamadığını üzülerek belirtmek isterim.

Özellikle nakdî ödemelerin gerçekleştirildiği devlet yardımları kapsamında yapılan desteğin, ihracatçılarımıza zorlu dış pazar koşullarında verilmesi gereken desteğin çok uzağında olduğu bir gerçektir. Örnek vermek gerekirse, ekonomimizin âdeta candamarı haline gelen ihracatımıza 2003 yılında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonuna aktarılan kaynak Türk Lirası ve dolar bazında 2002 yılına göre yaklaşık yüzde 7 azalmıştır. 2004 yılı bütçe büyüklüklerine bakıldığında ise durumun pek değişmediği anlaşılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Nitekim, 2004 yılında, ihracatımızı desteklemek üzere, Destekleme Fiyat İstikrar Fonuna sadece 325 trilyon lira tutarında bir kaynak aktarılması gündemdedir. Dolar bazında, bu meblağ, hedeflenen ihracatımızın sadece binde 4'üne tekabül etmektedir. 1980 yılından bu yana ihracata dayalı bir kalkınma modelini benimseyen ve son yıllarda ihracatta çok önemli bir gelişim yaşayan ülkemizin, ihracatın desteklenmesine daha fazla kaynak tahsis etmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, 2001 yılından bu yana üst üste yeni rekorlara imza atan ve ekonomik sıkıntıların yaşandığı şu son yıllarda ekonomik büyümenin itici gücü haline gelen ihracatımızın, 2003 yılında da yeni bir rekora doğru gittiğini görmekteyiz.

İhracatçı birlikleri kayıt rakamlarına bakıldığında, yaşanmakta olan tüm zorluklara rağmen, ihracatımızın, ocak-kasım döneminde, geçen yıla göre yüzde 31 oranında arttığı görülmektedir. Son yıllarda ihracatımızda sağlanan bu yüksek oranlı artış trendini daha sağlıklı bir yapıya dayandırmak ve kalıcı hale getirmek ana hedefimiz olmalıdır.

Bu çerçevede, kendisine acil eylem planıyla verilen görev doğrultusunda, özel sektörün de etkin katılımıyla yürüttüğü proje kapsamında, İhracat Stratejik Planı 2004-2006 çalışmasını tamamlayan Dış Ticaret Müsteşarlığını bir kere daha tebrik etmek istiyorum.

Genel amacı, sürdürülebilir ihracat artışı sağlayacak yapıyı oluşturmak olarak tanımlanan bu çalışmanın, ihracatımızın yapısal sorunlarını ortadan kaldıracak ve yeni bir ivme kazandıracak bir çalışma olduğunu vurgulamak isterim.

Bu kapsamda, söz konusu planın başarıya ulaşmasında, ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarının da Dış Ticaret Müsteşarlığına gerekli katkı ve desteği sağlayacağına olan inancım tamdır.

Değerli milletvekilleri, sözlerime burada son verirken, 2004 malî yılı bütçesinin ülkemize ve Müsteşarlığımıza hayırlar getirmesini temenni eder, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 19 Aralık 2003

57 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook