İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Denizli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 77. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Mayıs 2003 · 501 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Gazalcı (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 501 kelime.
Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben, yine, işçinin ekmeğiyle ilgili bir maddede söz aldım.
Bütün ekmekle bile geçinemezken, karnını doyuramazken, çocuğunu eğitemezken, kendi elinde olmayan nedenlerle iş bir haftadan fazla durduruldu diye, siz, onu, yarım ekmekle geçimini sürdürmeye zorluyorsunuz.
1930'lu yıllarda, 1970'li yıllarda, belki, sermaye birikiminin yeterince olmadığı bir dönemde, karşılıklı özveri bir bakıma anlaşılabilirdi; ama, 2003 yılında ve Türkiye'de kimi güçler belirli bir sermaye birikimi yapmışsa, zorlayıcı nedenler yüzünden, yani, işçinin neden olmadığı, yol açmadığı, örneğin sel felaketi, örneğin deprem, örneğin elektriğin kesilmesi gibi nedenlerden dolayı, siz diyorsunuz ki, ben sana yarım ücret veriyorum, sen geçin. İnsaf, değerli arkadaşlar!
Şimdi, Sayın Bakanımız, burada, konuşmasında "eski yasanın şu kadar maddesi aynen korundu..." Bunu bir başarı gibi gösterdi Sayın Bakan. Keşke, iyileştirme olsa! Gerçekten, bu yasanın anlayışında hakları budama var, geri alma var, kaşıkla verdiğimizi kepçeyle alma var. Yarım bir iş güvencesi verdik; şimdi, onun ekmeğini keserek, onu bir başkasına mal gibi ödünç vererek, onu işten çıkararak, sayıyı artırarak yeniden o hakları alıyoruz; yani, işverene güvence veriyoruz. Bu, demokrasiyi güçlendirmez. İşverenin güvencesi,sermayesidir, varlığıdır; ama, işçinin, ücretinden başka bir şeyi yoktur. Demokrasi tarihi, işçilerin haklarının yazılı olarak tarihe geçmesiyle oluşmuştur. Kölelik-efendilik çağında, insanlar, o köleye hak vererek, köleliği ortadan kaldırarak bir aşamaya gelmişlerdir. İşçi-patron ilişkilerinde de demokrasi, gerçek demokrasi, işçinin hakkını güvenceye almasıdır.
Şimdi, insafla, bir satırlık bu maddeyi okumanızı özellikle diliyorum sevgili milletvekili arkadaşlarım. Kendi elinde olmadan bir hafta iş durmuş; siz, ona diyorsunuz ki: "Ben, senin ücretini yarım vereceğim." Bu, insafa sığmaz ve doğru da değildir.
Sayın Millî Eğitim Bakanı burada. Eskiden öğretmenler bakanlık emrine alınırdı; öğretmen ya da çevresi, onu iyi bir şey sanırdı. Bakanlık emrine almak bir cezaydı; ücreti kesilirdi, bir an önce işine dönmek isterdi. Şimdi, işçiye böyle bir şey uygulanıyor.
Değerli arkadaşlar, biz, önerge verdik. İşçinin hiç suçu olmadan iş kesilmişse, doğal afet olmuşsa, ona ücret verilmelidir. Nerede kaldı sosyal devlet; nerede kaldı iş güvencesi?! Bu maddenin düzeltilmesini diliyorum.
Benden önce konuşan arkadaşım hukuksal açıdan anlattı. İşçiden doğan bir suç yok, hammadde eksikliği yok. Sel felaketi olacak... Çalışma Bakanlığında çalışan arkadaşlara sordum: Nedir bu zorlayıcı sebep? "Efendim, işte, sel felaketi olacak, başka bir doğal afet olacak, şu yıkım olacak, bu yıkım olacak..." Ben soruyorum şimdi size: Peki, emekçinin orada ne suçu var; niçin ekmeği yarıya iniyor?!
AKP'li arkadaşlar, biz, bir şey mi yapmak istiyoruz, iyi bir şey mi yapmak istiyoruz; o zaman, bakın, hiç olmazsa, bu madde de iyileştirme yapalım. Çok önemsiz gibi görünüyor; aslında, çok önemli bir madde.
Şimdi, işverenin fabrikası bir hafta çalışmasa, o aç kalır mı; gördünüz mü?! Banka soyanlar aç kaldı mı?! Bakın, önlem getirmeye çalışıyorsunuz...
FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)İşveren banka soyan biri değildir.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Onlardan o parayı almak için, Adalet Bakanı açıklama yaptı "gelin, yasalarda bir düzeltme yapalım, bunları alalım" dedi.
Şimdi, işçinin, elinde olmayan nedenlerle, işi durmuş. Siz diyorsunuz ki "evinize ekmek götürmeyin." O yüzden, değerli arkadaşlar, ben, bu yarım ücret ödenmesini çağdışı buluyorum, ilkel buluyorum. Zaten, bir ceza anlayışı doğru değildir; hele hele kendinden kaynaklanmayan bir nedenden...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
63 konuşma daha · 8 Mayıs 2003