İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Mayıs 2004 · 705 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 12 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNUDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.S.441)); konuşma 705 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-05-12-yuksekogretim-kanunu-ve-yuksek-ogretim-personel-kanunuda-degisiklik-ya-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; CHP Grubu adına ve kişisel olarak, yükseköğretimle ilgili yasa tasarısının 2 nci maddesi üzerinde söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlarım.

2 nci madde, rektörlerin disiplin işlerini düzenleyen bir madde. Bu tasarıyla, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasasının 7 nci maddesinin (l) bendi bir değişikliğe uğruyor. Bu elimizdeki tasarıda, değişikliğin gerekçesinden hiç söz edilmiyor; neden değiştirilmiş, niçin değiştirilmiş, ortada yok; ancak, Sayın Millî Eğitim Bakanının, hem Millî Eğitim Komisyonunda hem de burada söylediğine göre, bu maddeyle, yükseköğrenim kurumundaki keyfî sürgünlerin önünü almak için bu değişikliği yapıyormuş! Sayın Bakanın dediğine göre, eskiden YÖK'te, görülen lüzum üzerine atamalar oluyormuş, reform niteliği taşımasa bile bu onarım tasarısının bu maddesiyle, bu sürgünlerin önüne geçilecekmiş!

Cumhuriyet tarihimizin belki de en büyük kıyımlarını, sürgünlerini yapan, toplu kıyımlara imza atmış ve bunun için Millî Eğitim Temel Kanununu birkaç kere değiştirmiş, birçok yönetmelik değiştirmiş, Millî Eğitim Bakanlığı üst örgütünde, Talim Terbiye Kurulunda, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünde akıl almaz sürgünler yapmış bir Bakan, yükseköğretimdeki, 76 ncı maddeye göre keyfî tayinlerden rahatsız oluyormuş, onun için bu düzenlemeyi yapmış! Değerli arkadaşlar, buna kim inanır?!

Bakın, 76 ncı madde... Kimsenin anlamadığı bir şekilde "hasbel hacep" diye Osmanlıcasını sık sık söyleyip kıyım yapan Sayın Bakan, kendi Bakanlığında, sanki, 76, ncı maddeye göre, keyfî tayin, sürgün yapmıyormuş gibi, yükseköğretimde bu önlemi almış. Ben, çok değil, 2 tane örnek vereceğim. Bakın, belge, 76 ncı maddeyle keyfî tayinin resmini burada size sunacağım.

Birincisi, Haydar Dikmen; bu arkadaşımız, Ankara Millî Eğitim Müdür Yardımcısı, Bolu'ya gönderiliyor 76 ncı maddeye göre; birinci belge bu. İkinci belgeyi gösteriyorum; Bedrettin Ekmekçi; Ankara Millî Eğitim Müdürlüğünden Şırnak Millî Eğitim Müdürlüğü Şubesine gönderiliyor 76 ncı maddeye göre. Böyle onlarca örnek var arkadaşlar. Bakın, öyle ki, bu Millî Eğitim Bakanı zamanında yönetmelikler değiştirildi, öyle değiştirildi ki, Bakanlar Kurulunun kabul ettiği bir yönetmeliği, Millî Eğitim Bakanlığı, bir atama yönetmeliği yaptı "ben bunu kaldırdım" dedi. Sonra, nerelerden uyarı gelmişse "hükümetin yaptığı bir yönetmeliği siz kaldıramazsınız" denildiği için, sonra hükümete kaldırttı. O arada, birtakım önemli atamalar yapıldı. Değerli arkadaşlar, bu atamalar için, hem 58 inci hükümet zamanında hem de 59 uncu hükümet zamanında Millî Eğitim Bakanlarının yaptığı atamalar için, biz, bir Meclis araştırması önergesi verdik; o, önergeler şimdi sırasını bekliyor, bir türlü de o sıra gelmiyor.

Değerli arkadaşlar, keyfî atamaların en güzel, en büyük örnekleri, öğretmenleri huzursuz eden, uzak görevlendirmeler yapan bu Millî Eğitim Bakanlığı zamanında olmuştur. Onun için de, bu maddedeki böylesine bir değişiklik inandırıcı değildir.

Değerli arkadaşlar, bir de bakın maddeye, (l) bendinde rektörler bırakılmış "öğretim elemanları" kısmı alınmış. Ya tümden madde kaldırılmalıdır rektörüyle, öğretim elemanlarıyla ya da, madde eski biçimiyle bırakılmalıdır.

Değerli arkadaşlar, denilebilir ki, efendim disiplin kurulu var, yargı var -gerçekten de doğru- o zaman bütünüyle kaldırılması gerekir; yani, burada bir acelecilik var. Bu tasarı getirilirken sonradan ne olacağı düşünülmemiş; gerçekten, alelacele, birkaç bürokratla hazırlanmış bir tasarıyla karşı karşıyayız.

Şimdi, bu rektörlerin disiplin durumunu düzenleyen Yükseköğretim Yasasının 53 üncü maddesi var, disiplin yönetmeliğinin 18 inci maddesi var. Orada, Yükseköğretim Kurumu, rektörler için, kınamasını, uyarmasını ve aylıktan ceza kesmesini verebiliyor; ama, bu, yalnız rektörler için bırakılmış.

Bakan diyor ki: "Zaten, bu, bir reform değil." Peki, ne; restorasyon tasarısı; yani, onarım, düzeltme. Neyi onarıyorsun peki, bir tekini söyle diyoruz. Sayın Bakan, burada, katsayıların dışında, meslekî teknikeğitim için getirdiğiniz bir iyileştirme gösterin.

Bakın, meslekî teknikeğitimin Türkiye'de artmasını, Cumhuriyet Halk Partisi dahil, bütün eğitimciler istiyor. Meslekî teknik eğitimi geliştirmek, katsayılarla oynamak ya da imam-hatip liselerinin önünü açmak değildir. Onlar, meslek ve teknikeğitim için eğitilirler ve devlet, onlara, normal liselerden farklı, 5 kat daha fazla yatırım yapar. Pahalı bir yatırımdır o. Amaç, onları mesleğe yöneltmektir; zaten, meslek için eğitilir.

Gerçekten bir sorun var; Türkiye'de, son beş yıldır, genel liselere göre meslekî teknikeğitimde bir azalma var; ama, bunun nedeni katsayı tıkanıklığı değil. O okullarda yeterince nitelik yoktur. Siz, o okullardan mezun olanlara iş bulmada, iş kurmada destek vermediğiniz için bu sorun vardır.

Bakın, meslekî teknikeğitim denilince, akla Rüştü Uzel gelir; eğitimciler bu adı bilirler. 1933 yılında Meslekî Teknikeğitim Genel Müdürlüğü kurulur, Rüştü Uzel onun başına getirilir. 1950 yılına kadar hizmet verir, hem müsteşarlık hem genel müdürlük yapar; Türkiye'de, meslekî teknikeğitime altın devrini yaşatır. Sonra, 1950'de, Millî Eğitim Bakanı, siyasî nedenlerden dolayı Rüştü Uzel'i görevden alır.

Değerli arkadaşlar, o bakan, sonra, Rüştü Uzel'in de bulunduğu bir bilimsel toplantıda ne der biliyor musunuz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

158 konuşma daha · 12 Mayıs 2004

158 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook