İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · SALI

5447 sayılı yükseköğretim kurumları teşkilatı, kanunu yükseköğretim kanunu (s.s.1096)

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Şubat 2006 · 562 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5447 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI, KANUNU YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU (S.S.1096)); konuşma 562 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “5447 sayılı yükseköğretim kurumları teşkilatı, kanunu yükseköğretim kanunu (s.s.1096)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2006-02-28-5447-sayili-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-yuksekogretim-ka-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; çok önemli bir konuyu, üniversite konusunu, bir uzatma süresinde konuşuyoruz. 2005'in son gününde, böyle, gece sabaha karşı, işin içeriğini tartışmadan, o ilden çıkan arkadaşlar, aman hayırlı olsun, düğün bayram havasıyla geçiştirildi.

AKP sözcüsü arkadaş, bir profesör öğretim üyesi, geldi, burada "atama, kurucu rektörlerin atama olması gerekir, işte siyaseti küçültmeyelim" falan dedi "Türkiye Büyük Millet Meclisini küçültmeyelim" dedi. Sayın Bakan da doçent; o da, öğretim görevlisi olarak, üyesi olarak geldi.

Şimdi, değerli arkadaşlar, üniversiteyi konuşuyoruz. Bu yasanın, bu geçici maddesi can damarı. AKP bir kez daha, bir sınavla karşı karşıya. Bakın, bu, Millî Eğitim Komisyonuna gelmedi. Ben Millî Eğitim Komisyonu üyesiyim. Bu, Millî Eğitim Komisyonuna gelmedi bu geri dönen şey, Plan ve Bütçeden getirildi buraya.

EYÜP FATSA (Ordu)Millî Eğitim Komisyonunda görüşüldü Sayın Gazalcı.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Değerli arkadaşlar, AKP kendine göre bir ölçü koydu; YÖK'ü dışladı, muhalefeti dışladı, bütün uzmanları dışladı, kamuoyuna bilgi vermedi, kendine göre ölçütleri koydu, burada geçti. Biz de dedik ki "üniversite kurmak hayırlı bir iştir" buna destek olduk. Ama, şimdi, rektör atama konusu... Bakın, bizim önergemiz niçin "altı ay" diyor; altı ay seçime hazırlık yapsın diye arkadaş.

Şimdi, ben, Sayın Bakanın üslubuna çok üzüldüm. Bir soru soruyorum, diyorum ki, Sayın Bakan bunu böyle geçiriyorsunuz. Ben, tutuma inat dedim. Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesine… Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz Anayasa Mahkemesine gideceğiz.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Gidin…

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Cumhurbaşkanı diyecek ki o zaman büyük bir olasılıkla: "Bu konu Anayasa Mahkemesindedir -TÜBİTAK'ta böyle yaşadık- ben, bu rektörlerin atamasını yapmıyorum." Peki, o zaman işi geciktirmiş olmuyor musunuz diyorum, bu diyorum bir inat değil mi?

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Suç kimin?..

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Ben, bir tutumdan bahsediyorum.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Siz geciktirmiş oluyorsunuz.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Sayın Bakan, o "inat" sözcüğünü cımbızla alıyor, benim sorduğum soruya yanıt vermiyor. Diyorum ki, devamla… "81 tane, biz, Bakanlar Kurulu, fakülte kurduk" diyor "açtık" diyor "Bir rektörü atamayı mı bize çok görüyorsunuz" diyor. Ben de soruyorum:"YÖK'ün önerisi yok mu bunda, siz onunla işbirliği yapmıyor musunuz" diyorum, orasına değinmiyor bostan korkuluğu kulübesinden bahsediyor. Diyorum ki, atama merkeziyetçiliktir, burada kimseyi kandırmayalım. "Bırakın bu merkeziyetçi tutumu" diyor. Biz de tam onu söylüyoruz; bırakalım bu merkeziyetçi anlayışı. Yani, bir kuralı koyalım; şu atanmış, bu atanmış; kişi değil, bir kural…

Bakın, önergemizde diyoruz ki… Yükseköğretim Kurulu, arkadaşlar, YÖK'te 21 kişi, üçte 1'ini üniversiteler kendi aralarında seçiyorlar, gönderiyorlar, üçte 1'ini Cumhurbaşkanı gönderiyor, üçte 1'i de hükümet tarafından oluşuyor. Şimdi, Anayasanın 130 ve 131 inci maddeleri YÖK'e bu görevi vermiş değerli arkadaşlar. Bakın, biz yasama yapabiliriz, bizim içimizden çıkan hükümet yürütme yapar. Siz de biliyorsunuz ki, Cumhurbaşkanı da, yargı gücü de, bunlar da egemenliği kullanan bir haktır, yasaldır, doğrudur, Anayasa Mahkemesi de öyledir. Özerklik diye dünyada bir kurum var. Hele üniversite konusunda özerk olmadan üniversite olmaz. Cumhurbaşkanının zorlama bir gerekçeyle gönderdiğini söylüyor arkadaşımız. Tam tersine -burada bir kez daha okumadık- 104 üncü maddede Cumhurbaşkanının yetkisi içinde olduğunu söylüyor, 130 uncu maddede bu yetkinin olduğunu söylüyor.

Değerli arkadaşlar, hukuka mı uyacağız, akla, bilime, özerkliğe mi uyacağız...

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Demokrasiye uyacağız, demokrasiye!

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)… yoksa tutumda bir inat mı yapacağız?!

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Demokrasiye uyacağız!

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Ben şimdi öneriyorum, diyorum ki, bakın, bizim önergemiz şu…

MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Demokrasiye uyacağız, demokrasiye!

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Beni dinler misin; bağır yine ama beni dinle, vur fakat dinle! 200 yıl önceydi bu…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 28 Şubat 2006

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook