Çalışma saatleri ve konuları hk.
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Şubat 2006 · 639 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 639 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-02-28-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum; bu haftaki Meclis çalışmalarının hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum.
Danışma Kurulu önerisinin lehinde söz aldım. Bununla ilgili görüş ve düşüncelerimi arz etmeye çalışacağım; ancak, bu konuyla ilgili düşüncelerimi ifade etmeden önce -bugün 28 Şubat 2006- yakın siyasî tarihimizde çok önemli bir yeri olan ve üzerinde çok tartışma ortamı ortaya çıkan 28 Şubat 1997'yle ilgili kısaca görüş ve düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım.
Halkta karşılığı olmayan, halk tarafından tasvip edilmeyen, demokrasiye aykırı olan ve hukukun üstünlüğünü hiçe sayan bütün girişimlerin mutlaka halk tarafından bir gün cevabının verileceği hepimiz tarafından çok iyi bilinmelidir.
1997 yılına şöyle bir geri gidecek olursak, o dönemde meşru olan bir hükümetin çeşitli vesilelerle iktidardan uzaklaştırılması ve bunun karşılığında, halkta bir karşılığı olmayan ve halk tarafından tasvip edilmeyen olayların gelişmesiyle, maalesef, demokrasinin büyük ölçüde yara aldığı, hukukun üstünlüğünün tartışıldığı bir hareket olarak 28 Şubat kararları karşımıza çıkmaktadır; ama, bugün geldiğimiz noktada, o gün yapılan o girişimin ne kadar yanlış, ne kadar haksız, ne kadar hukuka ve demokrasiye aykırı olduğu bugün çok daha net bir şekilde karşımıza çıkmaktadır; ancak, gelinen noktada şunu söylemek istiyorum: Artık, yetmiş milyon vatandaşımız demokrasinin etrafında çelik bir kale olmalı, hukukun üstünlüğüne karşı girişilen her hareketin karşısında durmalı, seçimle gelen hükümetlerin, siyasî partilerin seçimle gitmesi gerektiği bütün millet tarafından ortaya konulmalıdır.
Değerli milletvekilleri, bu hafta cumartesi günü, Türkiyemiz için, Ankaramız için son derece önemli olan Modern Çarşı esnaflarını ziyaret ettik Sayın Genel Başkanımızla beraber. Ankara'nın sembolü olan ve küçüklüğümüzden beri herkesin oraya rahatlıkla gidip alışverişini yaptığı bir çarşının bugün içinde bulunduğu durum yürekler acısı ve orada bulunan esnaflarımız şu anda kan ağlıyor. Biliyorsunuz, Modern Çarşı çok büyük bir yangın geçirmişti. O yangının ertesinde, hem Sayın Başbakan, Sayın İçişleri Bakanı, Sayın Ali Babacan da buradalar, kendileri ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımızın, Modern Çarşı esnafının yanında olacaklarına dair çok açık ve net ifadeleri var ve bununla ilgili yapılan girişimler neticesinde çarşının tamir ve onarımına başlanmış iken, ne hikmettir ki, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının orada uygulayacağı bir projeden dolayı, o güçlendirme işlemlerinin askıya alınması karşısında, esnafın açlık grevine başvurduğunu yüreğimiz sızlayarak gidip orada görme imkânımız oldu.
Bakınız, orada 232 esnaf 1 000 çalışanıyla beraber son derece mağdur bir vaziyetteler ve ne acıdır ki, o yangından sonra o esnaflardan 24 arkadaşımız hayatını kaybetmiş ve bunlardan 14 adedi de maalesef kalp krizi neticesinde hayatını kaybetmiş. Orada büyük bir yara var. Oradaki esnaflarımız kan ağlıyor. Zaten esnafların çok sıkıntılı olduğu bir dönemde, Modern Çarşı esnafının yaralarına merhem olacak olan uygulama noktasında, iktidarın ve özellikle büyükşehir belediyesinin bu esnaflarımıza yapacağı destekleri büyük bir sabırsızlıkla hem onlar hem bizler bekliyoruz.
Yine özellikle iktidar kanadından bir istirhamım, yıllar öncesi başlayan konut edindirme yardımlarıyla ilgili olarak orada biriken paraların, inşallah, Meclisimizce bir çözüme kavuşturularak, konut edindirme yardımı nedeniyle maaşlarından kesinti yapılan kamu görevlilerimizin biriken paralarının kendilerine ödenme noktasında, inşallah, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak ciddî bir çalışma içerisine gireriz.
Değerli milletvekilleri, ben, buradan birçok kez ifade etmiştim; ama, her ifade ettiğimde İktidar Partisi milletvekilleri itiraz etmişlerdi. Türkiye'deki işsizlik rakamlarının 10,3'ten aşağı olmayacağını altı ay önce söylemiştim; ancak, hem Sayın Başbakan hem de ilgililer burada gelip, örneğin, Sayın Başbakan haziran ayının özel şartları dolayısıyla 9,1'e düşen, o ayki düşen işsizlik karşısında "artık, işsizlik de Türkiye'de düşmektedir" şeklinde ifadesi karşısında ben demiştim ki, 2005 yılı sonu rakamlarına bakalım Sayın Başbakanım. Türkiye İstatistik Kurumu 2005 yılı rakamlarını açıkladı, rakamlar 10,3. Bu iktidarın hükümeti devraldığı 2002 yılındaki rakamlar 10,3. üçbuçuk yıl sonra gelinen rakam 10,3 ve ne gariptir ki, doğrudan yabancı yatırımın Türkiye'ye girmekte olduğunu söyleyen iktidarımız; Türkiye'den Romanya'ya, Bulgaristan'a, hatta hatta Suriye'ye, Özbekistan'a, Türkmenistan'a, kendi yatırımcılarımızın yatırımlarını oralara götürmeye başladıklarını da büyük bir üzüntüyle öğreniyoruz.
Değerli milletvekilleri, tekstil kan ağlıyor. Çok zor durumdalar. Bugün iktidar ile, Sayın Başbakan ile tekstilcilerin bir görüşmesi, bir randevu talepleri vardı. İnşallah, bugünkü toplantıdan tekstilcilerimizi rahat nefes aldıracak, onları dünya şartlarıyla üretim yapabilecek ve ihracatlarını artırabilecek kararların çıkmasını, özellikle bugün bekliyoruz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 28 Şubat 2006