İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 118. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İsmail hakkı tonguç'un ölüm yıldönüomü münasebetiyle

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 543 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSMAİL HAKKI TONGUÇ'UN ÖLÜM YILDÖNÜOMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 543 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “İsmail hakkı tonguç'un ölüm yıldönüomü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2006-06-21-ismail-hakki-tonguc-un-olum-yildonuomu-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; büyük eğitimci, eski İlköğretim Genel Müdürü, köy enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç, bundan kırkaltı yıl önce, 23 Haziran 1960 yılında aramızdan ayrıldı. Onun eğitim ilkelerini bir kez daha anımsatmak, ülkemize yaptığı hizmetleri saygıyla anmak ve bu konudaki, bir enstitü kurma önerimi yinelemek için gündemdışı söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, kırkaltı yıldır öğretmen ve eğitim örgütleri Tonguç'u anıyor; altmışaltı yıldır da, köy enstitülerinin kuruluş yıldönümü 17 Nisan için toplantılar düzenliyor. Son zamanlarda, kimi kitle örgütleri, üniversitelerin de bu konuda toplantılar düzenlediğine tanık oluyoruz. Bu sayısız toplantı ve etkinlikler, Tonguç'un ve Yücel'in ortaya koyduğu eğitim ilkelerine, köy enstitüleriyle uygulanan eğitim ilkelerine duyulan özlemden ileri geliyor. Artık, bu değerli eğitimcilerimizi, derin izler bırakan köy enstitüleri sistemini daha geniş kitlelere, ülkemize, hatta insanlığa mal etmek ve tanıtmak gerekir. Bunun için zaman gelmiş de geçmiştir. Daha çok beklemeden, Tonguç'un yaptıklarını, UNESCO'nun gelişmekte olan ülkelere örnek bir eğitim sistemi olarak önerdiği köy enstitüleri sistemini yaşatmak için İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleri araştırma enstitüsü kurulmasını öneriyoruz.

Arkadaşlar, benim, bu konuda, dört yıldır dördüncü kez bu günler söz aldım ve aynı öneriyi yaptım. İsmail Hakkı Tonguç'un çok etkilendiği, modern eğitimin kurucusu, İsviçreli Pestalozzi için, İsviçre'de bir değil, birkaç tane böyle enstitü vardır. Biz de bunu yapmalıyız. Geçen yıl Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleriyle ilgili bir uygulama ve araştırma merkezini üniversite kurdu. Bu yıl Dokuz Eylül Üniversitesi de YÖK'ten böyle bir karar çıkarttı; ama, bunlar yeterli değildir. Biz, olayların gerisinde kalmamalıyız. Kendi içinde özerk olan, bütçesi olan, kadrosu olan İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleri araştırma enstitüsünü kurmalıyız ve oradan çıkan düşenceler ülkemize ve insanlığa hizmet etmelidir. Bu, o eğitimcilere olan saygı kadar, bugünkü ve gelecek kuşaklara karşı kaçınılmaz bir ödevdir.

Değerli arkadaşlar, İsmail Hakkı Tonguç'u anlatmaya gerek yok. O zamanki nüfusunun yüzde 80'i köylerde yaşayan ve yüzde 75'i ilköğretimden yoksun olan bir ülkede, kurduğu çağdaş eğitim ilkeleri dışında, bir köy çocuğu, üç sınıflı, eğitmenli okuldan çıkarak, Hasanoğlan'daki -bugünkü üniversite düzeyinde- Yüksek Köy Enstitüsünü bitirebilmiştir.

Ülkenin bütün coğrafyasına dağılmış 21 tane güneş gibi köy enstitüsü kurulmuştur her üç ilin ortasında ve burada okuyan çocuklar, hem kendileri aydınlanmış hem de çevreyi, yurdu aydınlatmışlardır. Ne yazık ki, bu aydınlanma yuvaları çok sürmedi. Aydınlanmadan korkanlar, çeşitli asılsız karalamalarla köy enstitülerini kapattılar ve önce Hasan Âli Yücel'i 1946'da görevden ayırmak zorunda kaldılar, sonra Tonguç ayrıldı. 1948 yılında Yüksek Köy Enstitüsü kapatıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Sayın Başkanım, toparlamaya çalışıyorum hemen.

BAŞKANBuyurun.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla)1954 yılında da köy enstitüleri bütünüyle kapatıldı. Peki, onbeş yılda okuma yazma sorunu kökünden çözülecekti eğer köy enstitüleri kapatılmasaydı.

Köy enstitüleri yaşasaydı, Türkiye, yalnız eğitim alanında değil, her alanda başka bir Türkiye olurdu bugün. Bugün geldiğimiz noktada eğitimden, işadamları dahil, öğretmenler dahil, biz dahil herkes hoşnut değil. Ezberci, eleyici bir eğitim sistemi var. Daha geçenlerde 1,5 milyonu aşan öğrencimiz üniversiteye gitti, içinden, biz, bunun, 400 000'ini yerleştireceğiz -çoğu da dört yıllık üniversiteler değil- geri kalanını başarısız damgasıyla sokağa atacağız.

Değerli arkadaşlar, 700 000'den fazla çocuğumuz ilköğretim çağında olduğu halde gidememektedir; ortaöğretimde, yükseköğretimde okullaşma oranları düşüktür. 7,5 milyon yetişkinin 6 000 000'u kadın, okuma yazma bile bilmemektedir.

Değerli arkadaşlar, tabiî, olumlu işler de yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanının eşi Sayın Semra Sezer'in…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 21 Haziran 2006

95 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook