2005 mali yılı bütçe kan.tas. (7 nci tur görüşmelerinde ) tarım ve köy işl.bakanlığı,ulaştırma bakanlığı
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 38. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Aralık 2004 · 1.003 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Ilıcalı (AK Parti), 23 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (7 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) TARIM VE KÖY İŞL.BAKANLIĞI,ULAŞTIRMA BAKANLIĞI); konuşma 1.003 kelime.
Mustafa Ilıcalı (AK Parti, Erzurum). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. (7 nci tur görüşmelerinde ) tarım ve köy işl.bakanlığı,ulaştırma bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ilicali-22-2004-12-23-2005-mali-yili-butce-kan-tas-7-nci-tur-gorusmelerinde-tarim-ve-koy (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ILICALI (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 yılı Ulaştırma Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşmak için AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye'nin genelinde ve birçok büyük kentin en önemli sorunu olan ulaştırmanın bütçesi üzerinde konuşurken, bu kadar az sayıda milletvekiline konuşacağım için de üzüntümü belirtmek istiyorum
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur)Aynen katılıyorum.
MUSTAFA ILICALI (Devamla)Özellikle de sayın muhalefetimizin ulaştırma konusundaki hassasiyetini de bildiğim için, ulaştırmayla çok yakından ilgilenen milletvekillerimi de burada gözümün aradığını belirtmek istiyorum.
YÜCEL ARTANTAŞ (Iğdır)Başta iktidar...
MUSTAFA ILICALI (Devamla)Öncelikle ulaştırmanın ana amacını ortaya koyarsak, ülke kalkınmasının ekonomik ve sosyal hedeflerinin gerektirdiği hizmeti, kullanıcıya, en uygun nitelikte, ulusal güvenlik gereklerini yerine getirecek biçimde, güvenli ve çevre dostu olmak koşuluyla, en ucuza, çağın teknolojilerini kullanarak, uluslararası kurallara ve AB politikalarıyla uyum içerisinde, aksama olmaksızın kesintisiz sağlamaktır.
Tabiî, bu amaca ulaşmak için birtakım ilkeler ve politikalara ihtiyaç vardır. Yolcu ve yük taşımacılığında, ekonomi, hız, güvenlik, konfor her ulaşım türünde aranması gereken özelliklerdir. Türkiye'de gerek küreselleşme sürecinde olsun gerek AB sürecinde olsun, bunun olmazsa olmazı ulaştırmadır. Ulaştırma problemlerini çözmeden ekonomik kalkınmayı sağlamak mümkün değildir. Gelişmiş olan ülkeler ile gelişmekte olan ülkeleri karşılaştırdığımız zaman, sadece kriter olarak ekonomik göstergelere değil, uluslararası bir standart olan kilometrekareye düşen yol ağına baktığımız zaman da gelişmişlik farkını görebiliriz. Örneğin, Türkiye'deki kilometrekareye düşen demiryolu ağına baktığımız zaman, bu bizde 11 kilometre iken, Almanya'da bu 114 kilometredir. Aynı şekilde, karayollarıyla ilgili duruma baktığımız zaman da, yine, kilometrekareye düşen yol ağımızın gelişmiş ülkelerinkinden çok daha az olduğunu görürüz.
Tabiî, ulaşımın gerçekleştirilmesinde birtakım alt sistemler var. Bu sistemler, karayolu, demiryolu, denizyolu, boru hatları. Tabiî, ulaştırma hizmetini verirken en başta yapılması gereken, bu sistemler arasındaki dengenin kurulmasıdır. Dengeyi kurarken de tabiî, bunu sadece teorik olarak değil, bu kurulan dengenin de uygulanması gerekir. Bunun için de yapılması gereken en önemli konu, bu dengeyi sağlayacak anaplan çalışmalarına ihtiyaç vardır.
İşte, hükümetimizin, 58 inci ve 59 uncu hükümetimizin konuya vermiş olduğu önemin en önemli göstergesi; Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım Bey, göreve başladıktan hemen sonra, bir hafta on gün sonra, ulaştırma anaplan stratejisi diye bir çalışmayı başlatmış; bu konuyla ilgili olarak da, üniversiteler ile konuyla ilgili uzmanları bir araya getirmiştir. İşte, bunu size gösteriyorum. En son bu ayın başında, Ulaştırma Bakanımızın başkanlığında, anaplan stratejisi çalışması değerlendirme sonuçları, üniversite öğretim üyeleri ile bürokratlarla enine boyuna tartışılmıştır.
Neyi içermektedir bu; bunun içerisinde karayolu vardır, demiryolu vardır, denizyolu vardır; bunun finansman boyutu vardır, bunun lojistik boyutu vardır, bunun sosyoekonomik kalkınmaya yönelik boyutu vardır, model çalışması vardır.
Burada şunun altını çizmek istiyorum: Benden önce konuşan değerli muhalefet sözcüsü, hükümetimizin bilimsel çalışmaya önem vermediğinden bahsetti. Bundan daha güzel bir bilimsel çalışma örneği olabilir mi?! Bu bir tanesi.
Bu arada, bilimsel çalışmayla ilgili örnek vermişken, başka bir çalışma da şu: İstanbul-Ankara arasında yapılan demiryolu çalışmalarıyla ilgili de, yine, Ulaştırma Bakanımız, Türkiye'de bu konuda zaten çok az sayıda olan öğretim üyelerini bir araya getirerek, konuyu enine boyuna tartışmış ve zaten, bu tartışmanın sonuçları da tutanaklarda yer almıştır.
Bunun haricinde, Türkiye'de bu zamana kadar önemli gelişmeler olmamış ulaştırma hizmetlerinde, iki yıl içerisinde bütün bu boşluğu kapatmayı beklemek, tabiî ki, gerçekçi olmayacaktır.
Şimdi, yalnız, biz, iki yıl içerisinde hükümetimizin konuya verdiği öneme nereden bakacağız, bu önemi neye göre değerlendireceğiz; işte, 2005 Ulaştırma Bakanlığının bütçesi içerisindeki rakamlara baktığımız zaman, buradan, Plan ve Bütçe Komisyonundan çıkmış olan son haliyle, Ulaştırma Bakanlığımızın bütçesinin 692 267 000 Yeni Türk Lirasına çıkarılmış olduğunu görüyoruz. Burada altını çizmem gereken en önemli konu, bu rakam içerisinde yatırım giderleri için ayrılan payın 607 587 000 Yeni Türk Lirası olmasıdır. Yani, bu nedir; toplam bütçenin yüzde 87,7'sidir. Tabiî, bunlar arasında -zamanımız oldukça kısa- baktığımız zaman, demiryolu altyapı inşaatları, liman altyapısı, havameydanları... Bunları burada saymak, zamanım yeterli olmadığı için söylemek istemiyorum.
Bu kapsamda, ayrıca, Türkiye ile Avrupa Birliği malî işbirliği çerçevesinde AB Komisyonuna sunulup, kabul edilen üç adet önemli projeden bahsetmek istiyorum. Bunlardan birincisi, Türk demiryolu sektörünün yeniden yapılandırılması, güçlendirilmesi; ikincisi, Türk karayolu sektörünün güçlendirilmesi; üçüncüsü, Türkiye deniz taşımacılığı güvenliğinin güçlendirilmesidir.
Şimdi, biz, burada, alt sistemlere bir göz atacak olursak -biraz önce söyledim- bu alt sistemler arasında, önce, dengeyi sağlayan çalışmamız bu sene içerisinde tamamlanacak. Bu arada da, ben, bu çalışmada hem Bakanlar Kurulu kararıyla hem de Meclisin onayıyla görevli olduğum bu projede...
Bu çok defalar konu edildi. Bununla yakından ilgilenen, bir tek, İstanbul Milletvekili Sayın Cengiz Kaptanoğlu var; ona çok teşekkür etmek istiyorum. Sayın Kaptanoğlu, çalışmanın ne zaman sona ereceğini sürekli soruyor. Yani, bu konuda, diğer milletvekillerimizin de tekrar bu projeye dikkatini çekmek istiyorum.
Şimdi, sektörlere tek tek bir göz atalım, kara ulaştırmasına bir bakalım. Hükümetimizin iki yıl içerisinde çıkarmış olduğu çok önemli bir kanun var; Karayolu Taşıma Kanunu. Bu, 19 Temmuz 2003 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Benden önceki sözcü bu konuyla ilgili bazı eleştiriler getirdi; ama, şunu da çok sevinerek belirtmek isterim ki, bu kanun, iktidarıyla muhalefetiyle, oybirliğiyle komisyondan ve Genel Kuruldan çıkarılmıştır.
Yönetmeliklerle ilgili birtakım endişeleri konusuna da, Sayın Bakanım herhalde gerekli cevabı verecektir diye tahmin ediyorum. Bu arada, tabiî, karayolundaki filomuzla ilgili bazı bilgileri vermek isterdim; ama, zamanımız oldukça sınırlı.
Ulaştırma Bakanları Avrupa Konferansında Bakanlığımızın yapmış olduğu girişimler sonucunda elde edilen UBAK izin belgesi konusundaki gelişmeleri; bu arada, tabiî ki, bu karayolundaki karmaşayı ortadan kaldıracak bu kanunun son derece önemli olduğunu... Özellikle de, 1979'dan beri bu konularla ilgilenen bir kişi olarak, her toplantıda Taşıma Kanunundan bahsedilirken bir türlü çıkarılamaması; bunun çıkarılmasının bizim dönemimize ve bizim hükümetimize nasip olması, tabiî, oldukça önemli.
Demiryolu ulaştırmasına baktığımız zaman, yine, değerli muhalefet sözcüsü rakamları verdi, aynı şeyleri tekrarlamak istemem; ama, şurada, yine hükümetimizin bu konuya verdiği önemi vurgulamak açısından şunu söylemek isterim: 2003 yılında ayrılan ödenekte yüzde 88, 2004 yılında yüzde 97'lik bir artış yapılmış.
Bu arada, yine çok uzun konuşulmuş, bir türlü uygulamaya geçmemiş Marmararay Projesi son derece önemli, Avrupa ile Asya'nın demiryoluyla bağlantısını sağlayacak. Tabiî, bu konuda da çalışmalar başlamış. Bunun maliyeti 1 700 000 000 ABD Doları olup, ellidört ay içerisinde tamamlanacak ve 14 Mart 2002 tarihinde başlamış olduğunu hatırlatmak isterim.
Diğer taraftan, yine bazı demiryolu projelerine baktığımız zaman, Çarşamba-Terme-Ünye-Fatsa demiryolu fizibilite etüdü, Ankara-Polatlı-Afyon-Uşak-İzmir demiryolu etüt projesi, Ankara-Sivas demiryolu etüt projesi var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 23 Aralık 2004