Çalışma saatleri hakkında
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 75. Birleşim · 1. yasama yılı · 6 Mayıs 2003 · 716 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyürek (CHP), 6 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 716 kelime.
Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 6 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2003-05-06-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Sayın Oyan, Adalet ve Kalkınma Partisinin gündemle ilgili önerisi hakkındaki görüşlerini açıkladı. Biraz sonra, bu öneri doğrultusunda İş Kanunu Tasarısını görüşmeye başlayacağız. Geçenlerde, bunun 13 maddesini, Meclisimizde çok uzun tartışmalardan sonra kabul etmiştik. Şimdi, geri kalan bölümüyle ilgili olarak uzun bir maraton başlıyor.
Ne yazık ki, konu çok önemli olmasına rağmen, milletvekillerimizin büyük çoğunluğu bu konuya ilgi göstermiyorlar. Aslında, bu konu, toplum hayatını, çalışma hayatını çok yakından ilgilendiren bir konu. Biz isterdik ki, komisyon tarafından gündemden çekildikten sonra, hükümet, bu konuyla ilgili olarak sosyal taraflar arasında bir uzlaşma arasın ve varılan bu uzlaşmayı muhalefetle de görüşmek suretiyle Genel Kurulun işini kolaylaştırsın; ama, ne yazık ki, bu, sağlanamamıştır. Sosyal taraflar arasında bir arayış oldu mu bilemiyorum; ama, bir uzlaşma sağlanamadığı, her iki taraftan, hem işveren tarafından hem işçi kesimi tarafından bize ulaştırılmıştır. Sayın Bakan belki bu konuda ayrıntılı bilgi verebilir; ama, yine, bizim bilgimize ve bize ulaşan bilgilere göre, gündemden çekilmesine rağmen, uzlaşma için özel bir gayret gösterilmemiştir. Şimdi, konu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne, çekildiği noktada, yani komisyon tarafından geri alındığı noktada önemli bir arayış, önemli bir uzlaşma sağlanmadan tekrar getirilmiştir.
Değerli arkadaşlarım, bu konunun önemi, çalışma hayatını, yani, hem işveren kesimini hem işçi kesimini çok yakından ilgilendiriyor olmasıdır. Burada, elbette, namuslu, dürüst, vergisini ödeyen, işçisini kayıtdışı değil, kayıtiçinde, yani, SSK primini, stopajını ödemek suretiyle çalıştıran işverenlere, işadamlarına karşı Cumhuriyet Halk Partisinin saygısı vardır; ama, toplumda esas korunması gereken kesim işçilerdir. Onlar emekleriyle geçinmektedirler, onlar işveren karşısında korumasızdırlar. Onları koruma görevi devlete verilmiştir. Devlet de, işte, İş Kanunu gibi, Sendikalar Kanunu gibi, kıdem tazminatı kanunu gibi, yaptığı düzenlemelerle, bu korumasız kesimi, yani işçileri himaye etmek, korumak durumundadır. O nedenle -biraz sonra Cumhuriyet Halk Partisinin değerli sözcüleri de ifade edeceklerdir- biz, bu korumasız kesimin haklarına sahip çıkmak ve özellikle, geçmişte kazandıkları haklardan geriye gidilmesini önlemek için bir mücadele vermekteyiz. Daha önceki onüç maddenin müzakeresinde de bu mücadeleyi verdik, bugünden itibaren de, aynı mücadelemize devam edeceğiz.
Biz beklerdik ki, böylesine önemli bir konuda, gerçekten, toplumun her kesiminden oy almak suretiyle iktidara gelmiş olan Adalet ve Kalkınma Partisi, sadece işverenlerin sesini dinleyen bir konumda olmasın, çalışanların da, işçilerin de sesine kulak veren, onların da haklarını koruyan bir konumda olsun ve toplumda huzuru sağlayacak, toplumda güveni sağlayacak, herkese güven verecek bir tasarıyı burada görüşelim, uzlaşma içinde, kolay bir şekilde yasalaştıralım. ama, ne yazık ki, bu yapılmamıştır. Doğrusu, gündemden çekildiği zaman, bizde bir umut doğmuştu; herhalde, hükümet, buradaki gereksiz, uzun, zaman zaman da kırıcı tartışmaları ortadan kaldırmak üzere, önce sosyal taraflarla bir uzlaşma sağlayacak, arkasından da, gelecek, muhalefetle bu konuda bir uzlaşma arayışına girecek. Bizim beklentimiz buydu, zannediyorum, kamuoyunun beklentisi de buydu; ama, bunca zaman geçtikten sonra, aynı tasarı Meclisin önüne getirilmiştir. Peki, aynı tasarı, önemli değişiklik olmadan Meclisin önüne tekrar gelecekse niçin gündemden çekilmiştir? Bunu, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve halkımıza açıklamak mecburiyeti var. Onca tartışmanın hararetli bir aşamasında diyorsunuz ki "biz, bu tasarıyı geri çekiyor" ve uzunca bir süre gündeme getirmiyorsunuz, bugün gündeme getirmek istiyorsunuz. Ne değişti? Ne oldu? Hangi çabaları gösterdiniz? Muhalefetle, hangi maddeler konusunda bir uzlaşma aradınız da bulamadınız? İşçi kesimiyle, işveren kesimiyle hangi uzlaşmayı aradınız da bulamadınız? Hiçbir şey yapılmamıştır.
Yapılmak istenilen şuydu değerli arkadaşlarım: "Biz, İçtüzüğün 91 inci maddesini değiştireceğiz veya yeni bir 91 inci madde oluşturacağız. Oluşturduğumuz bu madde doğrultusunda, İş Kanunu Tasarısını temel yasa olarak görüşeceğiz; madde madde görüşmek yerine, bölüm bölüm görüşmek suretiyle, kısa sürede yasalaştıracağız." Beklenti buydu; ama, İçtüzük değişiklikleri sırasında da ifade ettiğimiz gibi, o İçtüzük düzenlemesi Anayasaya aykırıydı, o İçtüzük düzenlemesi hukuka aykırıydı, o İçtüzük düzenlemesi şu anda iktidarda olan partili arkadaşlarımızın karşı çıktıkları bir düzenlemeydi. Nitekim, Anayasa Mahkemesi, eski kararında ısrar etmek suretiyle, oybirliğiyle, temel yasayla ilgili İçtüzük düzenlemesini iptal etti.
Şimdi, beklediğini bulamayan Adalet ve Kalkınma Partisi, bugün, karşımıza, geri çektiği tasarıyı aynen getirmiş bulunuyor. Tabiî, umarım, toplumumuz için, ülkemiz için, Meclisimiz için yararlı müzakerelerden sonra, belki -umudumuz yok ama- burada bizim vereceğimiz önergeler doğrultusunda bazı iyileştirmeler de yapılarak, çalışanların hakkı da, çalışanların güvencesi de sağlanacak şekilde bir düzenlemeyi burada yaparız.
Bunlar yapılmazsa ne olur? Bunlar yapılmazsa, değerli arkadaşlarım, toplumda huzursuzluk olur; bunlar yapılmazsa, çalışma hayatı, işçi-işveren arasındaki ilişkiler kavgaya, huzursuzluğa dönüşür. Biz, bunu istemiyoruz; biz, namuslu, dürüst işveren ile görevini yapan işçinin huzur içinde çalışmasını istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisinin bu konudaki temel yaklaşımı budur.
Biraz sonra konuşacak olan arkadaşlarımızın getirecekleri eleştiriler, verecekleri önergelerle...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 6 Mayıs 2003