İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Mustafa Özyürek

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 77. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Mayıs 2003 · 810 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Özyürek (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 810 kelime.

Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; burada, 6.5.2003 günü 75 inci Birleşimde aldığımız kararın esası, 8.5.2003 günkü birleşimde gündemin 3 üncü sırasına kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasının Genel Kurulun onayına sunulması şeklindeydi. Bu, sizlerin oylarıyla kabul edilen bir çalışma yöntemidir, gündemidir.

Birleşim nedir; İçtüzüğün 1 inci maddesine baktığımızda "Birleşim, Genel Kurulun belli bir gününde açılan toplantısıdır."

Perşembe günü -yani, bundan 10 dakika önce- başladığımız bir çalışma... Şimdi, cuma gününe girdiğimiz için, artık, o belirlediğimiz çalışma günü ve birleşim bitmiştir. O nedenle, biz, hâlâ, cuma günü de çalışmaya devam edersek, daha önce aldığımız kararın gereğini yerine getirmemiş oluruz; yani, usuldışı çalışmış oluruz; yani, eylemli bir şekilde yeni bir İçtüzük düzenlemesi yapmış oluruz.

O nedenle, Sayın Başkandan istirham ediyorum; çalışmayı bu saatte sonuçlandırması lazım; çünkü, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlayamadığımız için Adalet ve Kalkınma Partisinin önerisi olarak buraya getirilen öneride, perşembe günü çalışmamız öngörülmüştür. Perşembe günü bitmiştir; şimdi, cuma gününe geçtik. Cuma günü de çalışmaya devam edersek ne olur; keyfî bir şekilde eylemli tüzük değişikliği yapmış oluruz. Usulî açıdan, mesele budur.

Değerli arkadaşlarım, bir diğer nokta -Sayın Kapusuz gülüyor- Meclisin verimli, sağlıklı çalışması önemlidir. Yoksa, biz buraya getirdik, çoğunluğumuz da var, gece yarılarına kadar, işte Meclisin beşte 1'i katılır, boş sıralarda bu kanunu çıkarırız diyebilirsiniz; ama, bu, çok sağlıklı olmaz. Bu sağlıksız ortamda ne çıkar; bu sağlıksız ortamda... (AK Parti sıralarından "kanun çıkar" sesi)

Evet, çıkan kanun olmaz değerli arkadaşlarım; başka bir şey olur, bir şeyler çıkıyor tabiî.

Bu sağlıksız ortamda, öyle bir noktaya geliyor ki, işin özü kayboluyor.

Şimdi, bu ülkede, her meslek grubu içerisinde, dürüst, namuslu insanlar vardır, dürüst, namuslu, görevini yapan insanlar da vardır ve maalesef, adlarını bile pek çoğunuzun hemen sayabileceği şekilde, bu halkın, bu Hazinenin paralarını hortumlayan işverenler de vardır. O nedenle, böyle genellemelerden kaçınmak lazım. Hani, bir ara, televizyonda "Bizimkiler" dizisi vardı. Orada, kapıcılarla ilgili bir espri yapılırdı, ertesi gün kapıcılar ayaklanırdı, muhasebecilerle ilgili espri yapılırdı, ertesi gün muhasebeciler ayaklanırdı. O nedenle, bu genel nitelemeler "işveren üçkâğıtçıdır, işçi dürüsttür" veya tersi; bunların, hepsi yanlış yaklaşımdır. İşverenin de dürüstü vardır, namuslusu vardır, maalesef, üçkâğıtçısı da vardır. Olaya böyle bakmak lazım.

Şimdi, bir arkadaşımız dedi ki: "Adıyaman'a gelsinler; yeter ki gelsinler de, istismar etsinler."

Değerli arkadaşlarım, amacımız şu: Türkiye Cumhuriyetinin, Anayasasında, sosyal devlet olduğu yazılıdır. Biz, hem Adıyaman'a fabrika kurulsun, işyeri açılsın hem de işçilerimiz, orada, insanca çalışsın istiyoruz.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)Sayın Başkanım, bu usul hakkında konuşmayı aştı.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla)Bizim amacımız bu, bizim niyetimiz bu. Bunu sağlamak Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin görevi, bunu sağlamak hepimizin görevi. Yoksa, bazı ülkelerde olduğu gibi, insanları yok pahasına, karın tokluğuna çalıştırmak kalkınma değildir, büyüme değildir. Bazı işverenlerimiz, ne yazık ki, Türkiye'de, bir fikri, bir anlayışı enjekte etmeye çalışıyorlar; diyorlar ki "Çin'de, Uzakdoğu'da ne oluyor; insanlar, neredeyse bedava, 1 dolara, 2 dolara çalışıyor, onlar kalkınıyor, biz kalkınmıyoruz." Arkadaşlarım, kalkınmaktan maksat, insanların, çalışıp, emeğinin karşılığında insanca yaşamasıdır. İstirham ediyorum; bu beyin yıkama faaliyetlerinden hepimiz uzak duralım; ne olur, insanlarımıza, insanca yaşamayı çok görmeyelim. Bunu, çok üzüntüyle karşıladım, gerçekten yüreğim sızladı. Bu, belli çevrelerin yanlış propagandalarının buralara kadar gelmesi, milletvekillerimizin kafasında bile yer etmesi, ne kadar hüzün verici değerli arkadaşlarım!

Türkiye Cumhuriyeti, bir sosyal hukuk devleti değil mi, sosyal devletin amacı, herkese insanca yaşayacağı şartları sağlamak değil mi; elbette, işsizlik en büyük felakettir; herkese iş verebilmeliyiz. Kalkınmanın, büyümenin yollarını bulalım; ama, kalkınmanın, büyümenin nimetlerini de eşit bir şekilde, dengeli bir şekilde paylaşalım. Bunun yolu da, işte, insana, insanca yaşayacağı ücreti vermektir. Tartıştığımız yasa tasarısının esası bu.

Sayın Kafkas "neyi tartıştığımız kayboldu" dedi. Gerçekten, bazı konuşmalara baktığımız zaman, neyi tartıştığımız kayboldu; ama, tartıştığımız olay, değerli arkadaşlarım, iş huzurudur, işçi - işveren ilişkisinde işçinin de hakkını korumaktır, işverenin de hakkını korumaktır. Bunu sağlamazsanız, bu dengeyi kuramazsanız, insanlar birbirine girer, kargaşa çıkar. Onun için biz yasa yapmaya çalışıyoruz, onun için bu amaçla çalışıyoruz.

O nedenle, bu düzeltmeleri yapma ihtiyacını duydum, onu belirtiyorum; ama, tekrar başa dönersek, bir an önce bu çalışmalarımıza ara verelim, salı gününden itibaren normal gündemimize devam edelim. Bu yasa elbette çıkacaktır; ama, sağlıklı görüşme ortamında çıkmalıdır, herkesin rahat rahat takip edebileceği bir ortamda çıkmalıdır. Bir gün, iki gün, üç gün, beş gün gecikmesinde ülke için, Türk ekonomisi için büyük bir zarar olacağına bizi ikna edin, çalışalım.

Bir İş Kanunu var -bütün konuşmacılar bunu söylüyor- bu İş Kanununun bazı maddelerini şöyle veya böyle değiştiriyoruz; böyle bir ihtiyaç olabilir. Doğrusu, eski kanunun hiçbir değişiklik görmeyen maddelerini de niye tekrar buraya görüşmeye getirdik, onu da anlayabilmiş değilim. Yani, Sayın Bakanımızın, Sayın Hükümetimizin daha pratik, özünde mutlaka değişiklik yapılması gereken maddelerle ilgili değişiklikler yapması gerekirken, aynen devam eden maddeleri tekrar bizim önümüze yeni bir madde gibi getirip müzakereye açması da doğru bir yöntem değil. Kısa sürmesi açısından bu olabilirdi. O nedenle, çalışmalarımız, Danışma Kurulu önerisi sonrasında aldığımız karar çerçevesinde, perşembe günü itibariyle bitmiştir. Cuma günü bu çalışmaya devam etmemiz, bir eylemli İçtüzük düzenlemesidir, Anayasaya aykırıdır, İçtüzüğe aykırıdır. Bunu, Sayın Başkanımızın takdirine sunmak istiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

63 konuşma daha · 8 Mayıs 2003

63 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook