Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 80. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Mart 2006 · 1.435 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyürek (CHP), 28 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 1.435 kelime.
Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 28 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2006-03-28-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Vergi Kanunlarında yapılması öngörülen değişikliklerle ilgili Plan ve Bütçe Komisyonu raporu hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarı, özellikle Gelir Vergisi Kanununda öngördüğü değişiklikler itibariyle son derece önemli bir tasarıdır. Bir yandan Gelir Vergisi tarifesinde 5 puanlık bir indirim yapıyor; ama, bunu, sadece serbest meslek kazançları ve ticarî kazançlar vesair kazançlarla ilgili olarak yapıyor, ücret gelirlerinde herhangi bir değişiklik yapmıyor. Yani, ücret gelirlerinin vergilendirilmesi, şu anda yürürlükte bulunan tarifeye göre yapılıyor.
Bir diğer önemli değişiklik burada öngörülen, yatırım indirimi kaldırılıyor ve yararlanılamayan bölümleri için de üç yıllık bir geçiş süresi öngörülüyor.
Onun dışında, bazı amme alacaklarıyla ilgili, Özel Tüketim Vergisiyle ilgili bazı düzenlemeler yapılıyor.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, vergi indirimleri, elbette, her zaman memnuniyetle karşılanır; çünkü, Türkiye'de vergi oranlarının yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu, Katma Değer Vergisi için de söz konusudur, Özel Tüketim Vergisi için de söz konusudur, Gelir ve Kurumlar Vergisi için
(x) 1081 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
de söz konusudur. Tabiî, bu vergi oranlarının yüksekliği, artık, öylesine dayanılmaz hale gelmiştir ki, reel sektör temsilcileri -işte, daha önce, tekstil sektörüne mensup olanlar- Sayın Başbakanla görüşmek suretiyle, tekstil sektöründe yüzde 18'lik KDV oranlarının yüzde 8'e çekilmesini sağlamışlardır. Tabiî, bunun, tekstil sektörüne fazla bir şey getirmediği bizzat sektörün içinde olanların açıklamalarıyla ortaya çıkmıştır. Turizm sektörü sıradadır, sanayi sektörü sıradadır. Bunların hepsinin taleplerindeki haklılık payı, şu anda uygulanmakta olan vergi tarifelerinin yüksek olmasıdır. Şimdi, Gelir Vergisi tarifesi de yüksektir, Kurumlar Vergisi tarifesi de yüksektir. Kurumlar Vergisiyle ilgili olarak yukarıda, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmekte olan tasarıda, Kurumlar Vergisi oranlarının da indirilmesi; ama, buna karşılık, yatırım indiriminin tümüyle ortadan kaldırılması öngörülmektedir.
Değerli arkadaşlarım, şu anda, vergi oranları, Gelir Vergisi oranları yüzde 20'den başlıyor, yüzde 40'a kadar gidiyor; ama, ücret gelirleri için, yani çalışanların elde ettikleri gelirler için, bu tarife, yüzde 15'ten başlıyor, yüzde 35'e kadar gidiyor. Şimdi, önümüze gelen kanun teklifinde deniliyor ki, diğer kesimler için yani tacirler için, serbest meslek erbabı için ve benzeri kesimler için de Gelir Vergisi tarifesi yüzde 15'ten başlasın yüzde 35'e kadar gitsin. Tabiî, burada, belli bir kesime bir avantaj sağlanınca -ki bu tarifenin bünyesinde, özellikle orta gelirlilerin aleyhine olan bir uygulama var; onu, özellikle belirtmek istiyorum. Ama, o konuyu parantez içine alarak söylemek istiyorum ki- ücret gelirlerinde herhangi bir indirim yapmadığınız zaman, diğer kesimlerdeki indirim, ücret kesiminin aleyhine oluyor. Yani, dünyanın her yerinde, emek gelirleri, ücretler, diğer gelirlere göre daha düşük tarifeden vergilendirilirler. O nedenle de, Türkiye'de uzun zamandır, yıllardır ücret gelirlerini 5 puan daha az vergilendiriyoruz. Şimdi, hükümet diyor ki: "Ben, ücret gelirlerine tanınan bu avantajı ortadan kaldırıyorum. Öbür kesimleri de ücret gelirleri gibi vergiliyorum." Şimdi, değerli arkadaşlarım, Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidara geldiğinde, hatırlayınız, çok iddialı bir acil eylem planı açıklamıştı. Orada her şey vardı; bir ayda yapılacaklar, üç ayda yapılacaklar, altı ayda yapılacaklar, bir senede yapılacaklar. Şimdi dördüncü yıla girdik değerli arkadaşlarım; o acil eylem planı, bir kere, unutuldu. Eskiden, ilk başlarda yeni heves, durmadan, acil eylem planımızda şunu söyledik, şunu yaptık diye birtakım konuşmalar buralarda yapılırdı. Şimdi o yok. AKP'li arkadaşlarıma da sorsam acil eylem planında neler vardı diye, planı açıp bakmazlarsa hatırlayamazlar; çünkü, unutuldu.
OSMAN KILIÇ (Sivas)Bitti.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla)O acil eylem planında -tabiî, Sayın Milletvekilimiz "bitti" dedi, bitmedi- tersini yaptınız. Acil eylem planında "ücret gelirlerinde gelirin bir kısmını vergiden istisna eden özel indirim yükseltilecek" deniliyordu. Sonra AKP bir kanun çıkardı, özel indirimi bütünüyle kaldırdı; yani, acil eylem planında söylediğinin yüzde yüz tersini yaptı. Yani, özel indirimi yükseltmek, hatta, giderek asgarî ücret düzeyine çıkarmak yönündeki vaadi unutuldu; onun yerine, özel indirim kaldırıldı. Şimdi 5 puanlık bir fark gene de şu anda ücretler için, emeğiyle çalışanlar için var; fakat; bu kanun teklifi komisyondan geçtiğine göre, Sayın Maliye Bakanı komisyonda bu teklifi kabullendiğine göre burada da kabullenecektir. O zaman, ücretlilerin hiçbir avantajı kalmayacak.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, durmadan, AKP, bir garip gureba, fakir fukara edebiyatı yapar. Şimdi, emeğiyle geçinen insanlarla çok yüksek para kazanan avukatı, önemli iş yapan tüccarı aynı görmek mümkün mü?! Çünkü, emeğiyle geçinen insanlar, herhangi bir şekilde hastalanırsa, çalışamaz hale gelirse, onun geliri elden gider; ama, buna karşılık, bir tüccar, bir tacir düzenini kurmuşsa, kendisi hastalansa, çalışamasa bile ya çocukları ya ortakları ya orada çalışan insanlar düzeni götürebilirler, yürütebilirler. O bakımdan, ücretlinin gelirini vergilendirirken, diğer kesimlere göre biraz avantaj tanımak gerekiyor. Nitekim, Türkiye, bu avantajı tanımıştı. Şu anda yürürlükte bulunan ücret tarifesinde de ücretlilere dönük böyle bir avantaj vardı. Şimdi bu avantajı bütünüyle ortadan kaldırıyorsunuz.
Biz diyoruz ki, ticarî kazançlarda, meslekî kazançlarda vergi tarifesini 5 puan indiriniz. Bu, doğru bir yaklaşımdır; ama, ücretlilerin vergilendirilmesinde kullanılan tarifeyi de 5 puan daha indiriniz; yani, onlar, yüzde 10'dan başlayarak vergilendirilsinler.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, asgarî ücret, tanımı gereği, insanların en az tükettikleri zorunlu ihtiyaç maddelerini karşılayan düzeyde bir gelirdir. Bu gelirden, Türkiye, yüzde 15 vergi alıyor. Şimdi, eğer, hakkaniyete uyacaksak, eğer, emekçileri, çalışanları düşünüyorsak, ücretliler için uygulanmakta olan vergi tarifesini de 5 puan mutlaka aşağı indirelim. Bu yönde bizim önergelerimiz var. Eğer, kabul ederseniz; yani, emeğiyle geçinen insanları, ücretlileri, asgarî ücretle geçinen insanları düşünüyorsak, diğer kesimlere bir avantaj sağlarken, onlara bir indirim uygularken, ücretlilere de bir indirim uygulamamız gerekir diye düşünüyorum. Bu, emeğe saygının gereğidir değerli arkadaşlarım; bu, çalışan insanların mevcut haklarını korumanın bir gereğidir. Bu yönde verdiğimiz önergenin kabul edilmesini özellikle rica ediyoruz.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu yeni tarife, şu anda görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, bir yeni ücret tarifesi öngörüyor; yani, dediğim gibi, 5 puan indirim yapıyor, yani yüzde 40'ı yüzde 35'e indiriyor, yüzde 20'yi -en alt dilime uygulanacak şeyi söylüyorum- yüzde 15'e indiriyor. Ama, burada, özellikle dört basamaklı bir tarife var. Bu basamaklardan, özellikle orta gelirlilere hitap eden bölüm birden yükseliyor; yani, onlardan daha çok vergi alınıyor. Bu demektir ki, şimdi, ücretlilerin vergisini düşürmüyoruz, yani oran olarak düşürmüyoruz, ayrıca, önerdiğimiz tarifeyle bir adaletsizlik yapıyoruz; işte, ücretiyle geçinen, beyaz yakalı diye tanımladığımız özel sektörde çalışan kesimlere, KOBİ şeklinde çalışıp orta düzeyde ticarî kazanç elde eden kesimlere daha fazla vergi yüklüyoruz; yani, tarifenin içinde çok önemli bir haksızlık da yapıyoruz.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu tasarının, bizim, özellikle şiddetle karşı çıktığımız bir düzenlemesi var; o da, yıllardır uygulanan, zannediyorum 1961 yılından beri uygulanmakta olan yatırım indirimini kaldırıyoruz. Şimdi, niçin kaldırıyoruz yatırım indirimini; deniliyor ki, vergi planlamasına neden oluyor, yatırımları yanlış yönlendiriyor.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, üç beş kişi bir sistemi amacı dışında kullandı diye o sistem bütünüyle ortadan kaldırılmaz, sistemi, varsa eksiği, ıslah edersiniz; ama, yatırımcı, gerçekten, düşünerek, hesap ederek, işte "yatırım yaparsam vergi avantajım olacak" diyecek, diğer avantajlarını düşünerek yatırım yapacak.
Şimdi, Türkiye'de en çok şikâyet ettiğimiz şey nedir değerli arkadaşlarım; işsizlik değil mi. Şimdi, Türkiye İstatistik Kurumu resmî rakamlarını açıkladı, ocak ayı itibariyle işsizlik oranı yüzde 11,2'ye çıktı; diğer mevsimlik işçilerle ilgili değerlendirmeleri filan da yaparsanız, bu, yüzde 20'lere varan bir işsizlik demektir.
Şimdi, işsizliğe karşı ilk akla gelen çözüm nedir; yatırımdır değerli arkadaşlar. Siz, getirdiğiniz vergi kanununda, yatırımı cezalandırırsanız, yıllardır uygulanmakta olan yatırım indirimini kaldırırsanız, işsizlikle mücadele iddianız havada kalır.
Şimdi, yatırım indirimini kaldırmak, gerçekten, yatırım yapan insanları, Türkiye'de işsizlikle mücadele etmek için, üretime katkı getirmek için, ihracatı artırmak için mücadele eden insanlara yıllardır tanınan avantajı, şimdi, tutuyoruz, ellerinden alıyoruz. Değerli arkadaşlarım, bu yanlıştır, özellikle, büyüme açısından yanlıştır, yatırım açısından yanlıştır ve son derece adaletsizdir.
Şimdi, Sayın Başbakan bir açıklama yaptı, o açıklamadan sonra da, işte, kanun teklifleri, kanun tasarıları gelmeye başladı ve Kurumlar Vergisinde 10 puan indirim yapılıyor, Gelir Vergisinde de 5 puan indirim yapılıyor. Peki, buna karşı ne oluyor; buna karşı, yatırım indirimi kaldırılıyor.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, özellikle, tabiî, şey de, artan oranlı bir tarife olduğu için, misalleri, daha çok Kurumlar Vergisiyle ilgili vermek istiyorum. Şimdi, yatırım indirimini kaldırdığınız zaman, aslında, Kurumlar Vergisini 10 puan indirmenize rağmen, şirketlerin, özellikle yatırım yapan şirketlerin vergi yükünü artırıyorsunuz. Peki, işte, bu vergi indiriminden kimler yararlanıyor; mesela, finans sektörü yararlanıyor; çünkü, onlar, fazla yatırım yapmazlar veya iş hacmi içinde önemli bir yatırımları olmaz veya işte, Telekomu satın alan Hariri gibi şirketler… İşte, bu hesaplar yapıldı, sık sık kamuoyunda da gündeme geldi, mesela Türk Telekomu satın alanların 10 puanlık indirimden yararlanacakları meblağ 250 000 000 dolara ulaşıyor.
Değerli arkadaşlarım, peki, oranları indiriyoruz, belli kesimlere avantaj sağlıyoruz; ama, yatırım yapan özellikle küçük ve orta boy işletmeleri cezalandırıyoruz. Bu, son derece yanlıştır. Türkiye'nin, yatırım hamlesi açısından, büyümesi açısından, kalkınması açısından böylesine önemli teşviklere ihtiyacı var. Böylesine önemli teşviklere en çok ihtiyaç duyulan, reel sektörün büyük sıkıntılar çektiği bir dönemde yatırım indirimini kaldırmak, gerçekten, son derece yanlıştır, çok olumsuz sonuçlar doğuracaktır; bundan mutlaka vazgeçilmesi gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, deniliyor ki, yatırım indirimini kaldırıyoruz, ama, henüz indirilmemiş yatırım harcamaları varsa, onlar üç yıl içinde bunları indirebilirler, indirsinler. Peki, herhangi bir şekilde indiremez de dördüncü yıla sarkarsa ne olacak, beşinci yıla sarkarsa ne olacak? Hayır, artık, diyorsunuz, onlar, hiçbir şekilde…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 28 Mart 2006