İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 97. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Mustafa Özyürek

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Nisan 2010 · 869 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Özyürek (CHP), 28 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 869 kelime.

Mustafa Özyürek (CHP, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-23-2010-04-28-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Anayasa teklifinin 26’ncı maddesine bağlı geçici 18’inci maddeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, uzun zamandır gece yarılarına kadar ve zaman zaman da gergin bir ortamda bu müzakereleri yürütüyoruz. Olaylara çok yakından bakmayan vatandaşlarımız “Acaba bunlar ne yapıyorlar, ne görüşüyorlar?” diye merak ediyor olabilir. Bütün vatandaşlarıma şunu söylemeliyim ki bu Anayasa paketi milletin ihtiyacı olan bir paket değildir. Bu Anayasa paketi AKP’nin ihtiyacı için AKP’nin mutfağında hazırlanmış olan bir Anayasa paketidir.

1982 Anayasası ki askerî yönetim tarafından oluşturulmuştur, maalesef halkın yüzde 92’si oy vermiştir. Ben, o Anayasa’ya karşı çıkan birisi olarak söyleyeyim ki o Anayasa mutlaka değişmelidir. Bu anlayış doğrultusunda on altı defa bu Anayasa değiştirilmiş ama her defasında Parlamentoda bir uzlaşma sağlanmıştır. İlk kez bu paket sadece AKP tarafından hazırlanmış ve AKP’nin oylarıyla, bir uzlaşma sağlanmadan, burada madde madde görüşülmekte ve kabul edilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu Anayasa’nın, paketin -çok görüşüldü, konuşuldu- esas üç temel maddesi var. Siyasi parti kapatılmasının Parlamentoya verilmesi, bir anlamda, yani iddianame hazırlama konumunda olan cumhuriyet başsavcısının yasama organından izin alması demek, yargının siyasetin emrine girmesi demektir.

Bir diğer madde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve bir diğer madde de Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesidir.

Burada yapılmak istenen, esas itibarıyla, bu üst yargı organlarını AKP’nin emrine vermek, yargıyı siyasallaştırmak demektir. Eğer siz yargı bağımsızlığını ortadan kaldırırsanız, eğer siz kuvvetler ayrımını yok ederseniz Anayasa’mızın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan 2’nci maddesindeki hukuk devletini yok etmiş olursunuz. O nedenle, bu değişiklik Anayasa’mıza aykırıdır, zaten hukukun temel ilkelerine de aykırıdır.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Gül, Cumhurbaşkanımız, seçildiği zaman demişti ki: “Bana verilen, Anayasa’da verilen bu yetkiler fazla.” Ama biz bu paketle Sayın Cumhurbaşkanının yetkilerini artırıyoruz; Anayasa Mahkemesine de Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna da atama yapma yetkilerini artırıyoruz.

Sayın Gül’ün bu yetkilerini nasıl kullandığını rektör atamalarında gördük. Atamalarda yüzde 50’den fazla 1’inci dışındaki adayları, 2'nci ve 3’üncü adayları dikkate aldı. Yani akademisyenlerin tercihini değil, kendi kişisel tercihini öne aldı. Anayasa Mahkemesine yaptığı atamalarda da gördük. Biliyorsunuz, Anayasa Mahkemesi Raportörüyken otuz bir gün Denizcilik Müsteşar Yardımcılığı yapan birisi Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandı. Yani hile yapıldı, yani yasanın arkasından dolanıldı. Bir Cumhurbaşkanı, tarafsız olması gereken, anayasal kurumlar arasında uyumu gözetmesi gereken bir Cumhurbaşkanı bu şekilde atamalar yaparsa, genişlemiş yetkileriyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna ve Anayasa Mahkemesine yapacağı atamalarla artık sistem bütünüyle AKP‘nin denetimine girecektir, amaç da budur.

Zaten Sayın Başbakan, zaman zaman Anayasa Mahkemesinin yetkilerine, kullandığı yetkiye, verdiği kararlara çok ağır suçlamalar getirdi. İsteniliyor ki, hiçbir engel olmasın. Geçmişte, hatırlayınız, bundan altı yedi ay önce daha çok YÖK tartışılırdı, AKP’li sözcüler YÖK’ün atamalarını, YÖK’ün işlemlerini, eylemlerini tartışırlardı. Şimdi, bunu duyuyor musunuz? Duymuyorsunuz çünkü artık YÖK, AKP tarafından teslim alınmıştır.

AHMET AYDIN (Adıyaman)Daha önce siz mi teslim almıştınız?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Devamla)Şimdi ise Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Anayasa Mahkemesini teslim almak üzere bu değişiklik yapılmaktadır.

Sayın Başbakan, yasa tanımak istemiyor, hukuk tanımak istemiyor ve giderek başkan seçildiği zaman da tam bir diktatör gibi Türkiye’yi yönetmek istiyor. Bu Anayasa’nın özü budur ve bu Anayasa’da bir garabete herkesin dikkatini çekmek istiyorum. Burada da çok dile getirildi. 29 soru soracaksınız, tek cevap isteyeceksiniz. O tek cevap da tek kelime: “Evet” mi, “Hayır” mı? Oysa bir vatandaşımız, bir seçmenimiz diyebilir ki, kadınlara, çocuklara pozitif ayrımcılığa “evet” ama Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısının değiştirilmesine “hayır” ama böyle bir hakkı tanımıyorsunuz. Burada, sabahlara kadar çalışıp madde madde oyluyoruz, “evet” diyoruz, “hayır” diyoruz ama vatandaşa gelince “teker teker olmaz, sen hepsine evet veya hayır de” şeklinde bir düzenleme yapıyoruz.

Özü itibarıyla, değerli arkadaşlarım, bu Anayasa AKP’nin ihtiyaçları için düzenlenmiştir, AKP mutfağında hazırlanmıştır ve topluma dayatılmıştır. Nasıl 12 Eylül Anayasası Evren tarafından topluma dayatılmışsa, bu Anayasa da AKP tarafından topluma dayatılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz geçici 18’inci maddeyle de ilgili birkaç söz söylemek istiyorum.

Bu düzenleme, 2009 yılına ait partilerin hesaplarının Anayasa Mahkemesinde denetlenmeye devam edilmesi için yapılan bir düzenlemedir. Biliyorsunuz, daha önce kabul edilen bir maddeyle, bundan böyle Anayasa Mahkemesi yerine partilerin hesaplarının, mali işlemlerinin Sayıştay tarafından denetlenmesi kabul edilmişti.

Şimdi, Anayasa Mahkemesi, bu görevi, yani siyasal partilerin mali denetimini hep angarya olarak görmüştür. Sayın Adalet Bakanımıza sormuştum bu maddeyi oluştururken, yani “Siyasal partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesinden alıp Sayıştaya verirken bir değerlendirme yaptınız mı, dünyadaki örneklerle ilgili incelemeler yaptınız mı?” diye sorduğumda, “Anayasa Mahkemesi istemiyordu, biz de aldık Sayıştaya verdik, zaten Sayıştaydan yardım alarak bu denetimi yapıyorlar.” denmiştir.

Oysa bu denetimin Anayasa Mahkemesine verilmesinin bir amacı vardır. İstenilmiştir ki bütünüyle tarafsız, bütünüyle bağımsız bir organ siyasal partilerin hesaplarını denetlesin, çünkü siyasal partiler, Anayasa’mızın deyimiyle demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

Şimdi Sayıştaya veriyoruz. İlçe belediyesini de Sayıştay denetliyor, siyasal partinin hesaplarını da Sayıştay denetliyor. Herhangi bir kamu kurumunu da Sayıştay denetliyor, siyasal parti hesaplarını da Sayıştay denetliyor.

Değerli arkadaşlarım, bu düzenleme gerçekten çok sakıncalı, çok özensiz, önüne arkasına bakılmadan yapılmış bir düzenlemedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde nasıl yapılıyor diye baktığımızda, orada Senatodan ve Temsilciler Meclisinden oluşan bir komite hem partilerin siyasal hesaplarını denetliyor hem de adayların hesaplarını, harcamalarını denetliyor.

Fransa’da ise yine benzer şekilde bir komite oluşturulmuştur, bu komite denetliyor. Geçmişte Fransa’da da Anayasa Mahkemesi denetlerken, yetki bu komiteye verilmiştir.

Bana göre de Türkiye’de de siyasal partilerin mali denetiminin ayrı bir kuruluş tarafından yapılması lazım. Buraya Yargıtaydan temsilci seçilebilir, Danıştaydan temsilci seçilebilir, Maliye Bakanlığından…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

91 konuşma daha · 28 Nisan 2010

91 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook