Sosyal güvenlik kurumu teşkilatının kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.222)
Bursa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Temmuz 2003 · 592 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyurt (CHP), 16 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU TEŞKİLATININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.222)); konuşma 592 kelime.
Mustafa Özyurt (CHP, Bursa). “Sosyal güvenlik kurumu teşkilatının kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.222)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurt-22-2003-07-16-sosyal-guvenlik-kurumu-teskilatinin-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA ÖZYURT (Bursa)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 222 sıra sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Teşkilatının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ile bu tasarının getireceği kuruma bağlı olacak olan Türkiye İş Kurumu, SSK ve Bağ-Kur konularında kişisel görüşlerimi sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce, hepinizi en derin saygılarımla selamlarım.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ülkemizde işlev gören, zorunlu ve primli sisteme dayalı sosyal güvenlik kuruluşlarının, yani, SSK, Bağ-Kur, İşsizlik Sigortasını bir araya toplayacak olan bu sosyal güvenlik kurumu, kuşkusuz güzel bir kuruluş. Biraz evvel Sayın Kılıçdaroğlu'nun da vurguladığı gibi, güzel bir kuruluş; iyi şekilde organize edilirse, gerçekten iyi bir kuruluş; ama -başlangıçta da söylendi- bunun içinde Emekli Sandığının olmaması, zaten başlangıçta bir eksik olduğunu hemen ortaya koyuyor.
Kuşkusuz, iyi şekilde organize edilseydi -yapacağı şeyler- bütün sosyal güvenlik kuruluşlarını bir çatı altında toplayacak, eşgüdümü sağlayacak ve bu kuruma duyulan gereksinimi de ortadan kaldıracaktı; diyecektik ki, evet, güzel bir kurum, her şeyiyle dört dörtlük; ama, dediğim gibi, baştan zaten bir eksiğiyle işe girmiş oluyoruz.
Ancak, sosyal güvenlik kuruluşunu kurmakla, az önce saydığım, bütün bu Bağ-Kur, SSK konuları tümüyle hallolmuş mudur; kötü işleyişleri tamamen ortadan kalkmış mıdır; değil. Biraz ben bu konulara değinmek istiyorum.
Geçtiğimiz günlerde, biliyorsunuz, Sosyal Sigortalara bağlı hastaların Sağlık Bakanlığı hastanelerinde de tedavi edilebileceği gündeme geldi ve o günden itibaren, korkunç bir şekilde, devlet hastanelerine bir akın oldu. Bu da, SSK hastanelerinin iyi çalışmadığını, bu kurumun iyi işlev görmediğini ortaya koymaktadır. O günkü korkunç hücum, bugün de kaça katlandı, nasıl yürüyor, onu bilmiyorum; ama, şunu iyi biliyorum ki, SSK'da çalışan hekim arkadaşlarım bundan çok büyük üzüntü duymuşlardır. Acaba, SSK'da çalışan hekim arkadaşlarım yetersiz miydi, yeteneksiz hekimler miydi de hastalarımızın çoğu devlet hastanelerine gitti; hayır, değil; ama, SSK'daki yığılma ortadan kaldırılmadığı için, arkadaşlarım çok ilkel şartlarda çalıştığı için, bir hekime günde 120-150 hasta düştüğü için, vatandaş en kolay yolu seçmiştir. Tabiî, bundan da, SSK'da çalışan hekim arkadaşlarım çok büyük üzüntü duymuşlardır. Bunu, bilmiyorum, Sayın Bakan biliyorlar mı?
Yine, bu kuruma bağlı olarak, diğer bir konuya değinmek istiyorum. Hem SSK'ya bağlı hem de Bağ-Kurda ödenmiş primleri olup, sonunda malulen emekli olmuş olan insanlar, uzun zamandan beri emekli olamamaktadırlar. Mart ayından beri yaptığım iki girişimde -isterlerse Sayın Bakan, bu isimleri de verebilirim- biri Bağ-Kur ve biri SSK'dan olmak üzere, malulen emekli olmak isteyen iki kişi için bu kuruluşların genel müdürlüklerine başvurdum; ama, sekreter düzeyinden öteye, bir parlamenter olarak, geçemedim. Her seferinde verilen cevap şudur: "Malulen emeklilik dosyaları açılmamaktadır efendim" diyorlar ve telefonu yüzümüze kapatıyorlar. Bu da, Sayın Bakanın bilgisine sunulur efendim.
Bir başka konuya gelmek istiyorum arkadaşlar. Bağ-Kur, SSK, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ile diğer kamu çalışanlarına verdikleri reçetelerin karşılıklarını, eczaneler, geri alamamaktadır. Yasal olarak onsekiz günde ödenmesi gerekirken, aylardır parasını alamayan eczaneler vardır ve bu eczaneler, artık kapanma noktasına gelmişlerdir. Dediğim gibi, onsekiz günde ödenmesi gereken paraları, aylarca alamamaktadırlar. Bu da, Sosyal Güvenlik Bakanlığının dikkatine sunulur.
Yine bu bağlamda, KDV oranlarının sağlıkta çok yüksek olduğunu daha önceki bir konuşmamda da vurgulamıştım. Yalnız çocuk mamaları dışında, ilaçtaki KDV oranı yüzde 18'dir arkadaşlar. Bu, mutlaka düşürülmelidir. Sosyal devlette, bu, mutlaka aşağı çekilmelidir arkadaşlarım.
Ülkemizin dört bir yanında 24 saat kesintisiz hizmet veren yaklaşık olarak 22 000 tane eczane bulunmaktadır ve bu eczanelerde çalışan 150 000 dolayında görevli vardır, eczacı ve yardımcıları. Eğer, bu şekilde davranılacak olursa, bu eczanelerin hak ettikleri paralar yerine verilmeyecek olursa, bu eczanelerin birçoğu kapanacak ve eczanelerde çalışanların da büyük bir kısmı işsiz kalacaktır. Yine bunu da, Sayın Sosyal Güvenlik Bakanının dikkatine sunmak istiyorum.
Daha gerçekçi ve daha yapıcı yasalarda, ülkemiz insanına yaraşır sosyal güvenlik şemsiyesinin açıldığı günleri hep birlikte görmek dileklerimle, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 16 Temmuz 2003