Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)
Bursa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 128. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2008 · 754 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necati Özensoy (MHP), 9 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)); konuşma 754 kelime.
Necati Özensoy (MHP, Bursa). “Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-ozensoy-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA NECATİ ÖZENSOY (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 249 sıra sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümüyle ilgili grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunarım.
Öncelikle, görüşülmekte olan bu kanun tasarısına Milliyetçi Hareket Partisi olarak destek verdiğimizi ve vereceğimizi ifade etmek istiyorum. Ancak, bu kanun tasarısıyla alakalı ve enerji piyasalarındaki bazı uygulamalarla ilgili de eleştirilerimizin olduğunu ifade etmek istiyorum.
Bu yasa, geç kalınmış ve geç kalınmasından dolayı da bugünlere sıkıntıyla geçeceğimiz noktasında açık işaretlerin olduğu bir durum söz konusudur.
Biraz önce, bir konuşmacı “Sadece Plan Bütçede bu yasa görüşüldü, Enerji Komisyonunda görüşülmedi.” dedi. Tabii, bir de Büyük Millet Meclisinin KİT Komisyonu var. Bu KİT Komisyonunda, Türkiye Taşkömüründen, Türkiye Kömür İşletmelerinden, EÜAŞ’tan, TEİAŞ, TETAŞ ve TEDAŞ’a kadar bütün bu enerji koridoru bir bir gelerek orada problemler konuşuluyor ve bütün bu kurumlar denetleniyor. Dolayısıyla, KİT Komisyonu üyesi bulunan 35 milletvekilinin de bu konularda elbette söyleyecekleri bir şeyler olmalıydı.
Ben bir mühendis olarak ve aynı zamanda sanayicilik yapan birisi olarak da enerjinin ne olduğunu, elektriğin ne olduğunu, nasıl üretildiğini ve ne kadar gerekli olduğunu bilenlerden birisiyim. Mesela, öyle sektörler vardır ki -Bursa Milletvekili ve o sektörün içinde olan birisi olarak ifade edeyim- tekstil sektöründe habersiz bir saatlik kesinti o işletmenin bir aylık kârına mal olabilir. Zaman zaman bu tür habersiz elektrik kesintilerinin, arızadan veya başka sebeplerden olan elektrik kesintilerinin bu işletmelere ne kadar büyük sıkıntılar verdiğini bilenlerdenim.
Yine, bu yasa gelirken eleştirdiğimiz konulardan bir tanesi de, tabii, muhalefetin görüş ve önerilerinin de dikkate alınmayışıdır. Hem Cumhuriyet Halk Partisinin hem de Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim grubumuzun verdiği bir araştırma önergesi de var. Bu yasa Meclise gelmeden önce, yine bu araştırma önergeleri de dikkate alınarak bir komisyon marifetiyle bu yasanın daha iyi bir şekilde, daha mükemmel bir şekilde görüşülmesi söz konusu olabilirdi.
Bu yasa tasarısı görüşülürken konuşmacıların ve özellikle Sayın Bakanın buradan söylediklerine bazen hayrete düşmemek mümkün değil. Sayın Bakan Türkiye’de petrol sıkıntısı olduğunu ama enerji sıkıntısı, elektrik enerjisi sıkıntısının olmadığını ifade etti.
Biraz önce ifade ettiğim gibi ben KİT Komisyonundayım. Burada TEİAŞ’ın –ki bu konuyla alakalı, görevli olan kurumun- bize verdiği birtakım rakamlar var. 2016 yılına kadar yapılan projeksiyonla -bütün lisans almış ve işletme hâlindeki santral üretimleri de dikkate alınarak yapılan projeksiyon- bugün temeli atılan, yaklaşık 10 milyar kilovat saat elektrik üreteceği ifade edilen santraller de dâhil olmak üzere 2016 yılında yaklaşık 229 milyar 493 milyon kilovat saat elektrik üretebilecek kapasiteye gelebiliyoruz. Ancak, yine, 2016 yılında Türkiye’nin elektrik ihtiyacı 386 milyar 63 milyon kilovat saat, yani yüzde 68,2 enerji açığımız oluşuyor 2016 yılında. Bu, yıllar itibarıyla -2008 de dâhil olmak üzere- devam eden açıklar, maalesef, Türkiye’de elektrik konusundaki sıkıntılarımızı devam ettirecek.
Biraz önce yine Sayın Bakan dedi ki: “Elektrik arızalarıyla birtakım enerji kesintileri gezdiriliyor diye ifadeler söyleniyor.” Doğru. Bunu biz söylemiyoruz, Elektrik Üreticileri Birliği Başkanı söylüyor. Türkiye’de bundan birkaç ay önce bin megavatlık bir elektrik kesintisinin Türkiye’nin çeşitli yerlerinde gezdirilmeye başlandığını ifade etti.
Tabii, yine Sayın Bakan, döneminde çok ciddi anlamda işler yaptığını ifade etti ama elektrik konusundaki tablolar bunu maalesef söylemiyor. 2003 yılında 35.502 megavat olarak aldığı kurulu gücü maalesef 2008’de ancak 42.359 megavata çıkarabildi. 2007 yılındaki artış sadece binde 5. Bu rakamları yine Türkiye Elektrik İletişim AŞ’nin rakamlarından sizlere veriyorum. Dolayısıyla, biraz önceki projeksiyonla birleştirdiğimizde maalesef Türkiye’yi elektrik konusunda güç zamanlar bekliyor, güç günler bekliyor diye düşünüyoruz.
Bakın yine bu enerji koridorunda birçok sıkıntılar var. Bu kayıp kaçakların geçmişte daha fazla olduğu ama bugün azaltıldığı ifade ediliyor. Ancak, geldiğimiz teknolojide yine de şu anda kayıp kaçak oranı yüzde 15’leri buldu. Bursa’da bu kayıp kaçak oranı yüzde 6. Yani, Bursalı sanayici veya kayıp kaçak oranı çok düşük olan illerdeki sanayiciler veya evinde oturan vatandaşlar bunun faturasını bizzat ödüyor. Bazı illerde yine yüzde 80’e varan kayıp kaçak oranları var. Hükûmetin bu konuda bir uygulama ortaya koyması ve bu sübvansiyonu vatandaştan veya sanayiciden değil de başka türlü kanallarla halletmesi gerektiğini düşünüyoruz. Zaten sanayi, gerçekten, -özellikle Bursa’da olduğum için bildiğim bir konu- maalesef can çekişir hâlde.
Yine, bakın, bir söz vardır bizde “Evde olmayan, camiye haram.” diye. Son günlerde gazetelerde okuyoruz, “Komşumuz Yunanistan’a 200 megavatlık enerji ihraç edeceğiz.” diye. İşte, yine konuşmacılar ifade ettiler,“Irak’ın kuzeyine yıllık yaklaşık 1,5 milyar kilovat enerji ihraç edildi, belli dönemler içerisinde.” diye.
Şimdi, Türkiye zaten elektrik enerjisi sıkıntısı çekerken, bir de buralara verilen elektrik fiyatlarını da gözden geçirirken yapılan maliyet hesaplamaları da ciddi anlamda gözden geçirilmesi gereken konular. Bakın, EÜAŞ maliyet hesaplaması yaparken paçal maliyetten bahsediyor. Mesela, hidrolik santrallerin maliyeti -2006 yılı itibarıyla verilen rakamları söylüyorum- 0,68 kuruş, ama fuel oil santrallerinin maliyeti -baktığımızda- 18,92 kuruş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 9 Temmuz 2008