Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)
Edirne Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 47. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Ocak 2006 · 672 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necdet Budak (AK Parti), 3 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRETİCİLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER (10/41,170,177,263,295)); konuşma 672 kelime.
Necdet Budak (AK Parti, Edirne). “Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 3 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-budak-22-2006-01-03-zeytin-ve-zeytin-ureticilerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NECDET BUDAK (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yağ bitkileri tarımının ve bitkisel yağ üretiminin sorunlarına ilişkin önergem hakkında söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ben, öncelikle, bir düzeltme yapmak istiyorum. Danışma Kurulunda, iki grup başkanvekili önergelerle ilgili tartışırken, tam anlamda bir uzlaşmaya varamadılar. Muhalefet Partisi Grup Başkanvekili, ismimi de zikrederek, benim önergemin sadece ayçiçeği olduğunu, yağ sektörüyle, bir anlamda, tam, zeytincilik dahil, ilgili olmadığını söyledi. Aslında, burada, bir mutabakata varmamız lazım; o da şu: Yağ sektörü deyince, biz, yağlı tohumlu bitkileri anlıyoruz. Örneğin, Türkiye'de tükettiğimiz yağın yüzde 48'i ayçiçeği. Mısır var, kolza var, susam var, pamuk var; ama, zeytin de, tabiî ki, önemli; ama, zeytin ve zeytinden de kullandığımız yağ, yaklaşık olarak, yüzde 12, yüzde 13 civarında. O bakımdan, benim önergem özellikle Trakya yöresindeki üreticileri ilgilendirdiği için, ayçiçeği konusunda ağırlıklı olacak; ama, bu, yağ sektöründe önemli bir kısım olduğu için ben bunu ele aldım. O bakımdan, tüm bu önergelerin, yağ sektörünün sorunları anlamında değerlendirilirse, daha verimli olacağını düşünüyorum.
Benim bu önergeyi vermemdeki amaç, bitkisel yağ üretim politikalarını irdelemektir. Niye biz bu önergeleri verdik, şunun için verdik; çünkü, Türkiye'nin her yıl yurt dışına 1 milyar dolar -petrolden sonra en fazla- döviz ödediği konu olduğu için. Peki, ülkemizde yağ sanayiinin yerleşik alanı neresi; yüzde 70'i Trakya bölgesi ve Trakya bölgesi ayçiçeği üretiminin de yüzde 70-80'ini sağlıyor. Yağ politikasına ilişkin problemler de, ayçiçeği üreticilerini, mısır, zeytin üreticilerini, bütün yağ bitkileri üreten üreticileri ilgilendirmekte. Özellikle ayçiçeğinde dünya standartlarında verim ve kalitede çok büyük bir problemimiz yok. Tüm bitkisel yağları dikkate aldığımızda, biz, tüm bitkilerden, Türkiye'de ürettiğimiz yağ miktarı 2 000 000 ton. Bundan çıkardığımız yenilebilir yağ ise, 400 -500 bin ton civarında; ama, tükettiğimiz yağ miktarı 1,3 milyon ton olduğu için, 800 000 tonluk bir yağ açımız var ve bunun için de 1 milyar dolar para ödüyoruz.
Peki, bu sorun neden oluştu, neden Türkiye bu duruma geldi; bunun nedeni şu: Türkiye, geçmişte, en büyük ihtiyacı olan tahıllara özel bir önem vermiştir, ekmek daha önemliydi; ama, ülkemizde kişi başına gelirin artmasıyla birlikte, ülkenin artan enerji ve protein ihtiyacı tam olarak dikkate alınmamış ve yağlı tohumlar üretimine yeni bir yön verilememiştir. Uluslararası yaptığımız anlaşmalarda da, özellikle Dünya Ticaret Örgütünde, yine, ülke olarak tahılları ön plana koymuşuz, yağlı tohumları ikinci plana koymuşuz. Bu önergeleri vermemize sebep olan bir başka etken de, Türkiye'de, tahıllar ile yağlı tohumlar ülkenin her yerinde birbiriyle rekabet etmişlerdir. Tahıllarda, Türkiye'de, Toprak Mahsulleri Ofisi alım yaparken, yağlı tohumları birlikler almıştır, onun için de, bütün bu konuşmalarda birlikler üzerinde ağırlıklı olarak duruyoruz. Tabiî, birlikler Ticaret ve Sanayi Bakanlığının bünyesinde olduğundan, kendileri sanayie -üretmek yerine, üretimin yanı sıra- yatırım yaptıkları için, bu anlamda, Türkiye'deki özel teşebbüsün de, serbest rekabet anlamında, tam olarak ortaya çıkmasına engel olmuştur.
Tabiî, ben, burada, bütün bunları, aslında, bugün bayram üzeri olduğu için, Parlamentodaki milletvekili sayımız -iktidar ve muhalefet- az; ancak, biz, Türkiye'den -değerli milletvekilleri, ben, sizin dikkatinizi çekmek için söylüyorum; belki, önemsiz bulabilirsiniz ama- dışarıya ödediğimiz 1,5 milyar dolarla ilgili olarak konuşuyoruz ve üreticiler için de bu çok önemli. O nedenle de, biz, birlikleri çok önemsiyoruz.
Toprak Mahsulleri Ofisi… Örneğin, bu yıl, hükümetimiz, 800 trilyon ek maliyeti göz önüne alarak, haklı olan buğday üreticisini mağdur etmemek için tüccardan daha yüksek fiyat vererek alım yapmıştır; ama, öbür taraftan 1,5 milyar dolar da bu yıl yağlı tohumlara ödeyeceğiz. O bakımdan, ülkemizin burada büyük bir zararı var.
Peki, ne yapmamız gerekiyor; işte, bunu, bu önergelerle tartışmamız gerekiyor. Âcizane, kişisel fikrim de şu: Örneğin, Trakya'da buğday ile ayçiçeğinin kârı çiftçi için hemen hemen aynı. Eğer, biz, ayçiçeğinde prim sistemini, telafi edici önlem olarak değil de, buğday ekiminden önce açıklayabilirsek -bütçe tekniği açısından da bunu irdeleyebiliriz- çiftçimizi ayçiçeği ekimine yönlendirebiliriz ve çiftçimiz, buğday yerine ayçiçeği ekimine yönlenir ve bu döviz kaybını asgarî ölçüye indirgeyebiliriz.
Ben inanıyorum ki, Toprak Kanununda olsun, Tarım Sigortaları Kanununda olsun, Bitki Islahçı Hakları Kanununda olsun, tarımla ilgili birçok konuda bu Parlamento ilklere imza attı; sağlıkta büyük bir değişim yaptı bu Parlamento; hükümetimiz de, tarımda bu gerekli dönüşümü yapacaktır diye düşünüyorum. Bunun için imkân ve ortamın olduğunu düşünüyorum. Hükümetimiz, yağ politikalarına yönelik olarak….
Sayın milletvekillerim, eğer dinlerseniz… Ben, burada çok çok rica ediyorum…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 3 Ocak 2006