Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Hatay Milletvekili ·
Yeni Yol
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2026 · 1.097 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necmettin Çalışkan (Yeni Yol), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.097 kelime.
Necmettin Çalışkan (Yeni Yol, Hatay). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necmettin-caliskan-2026-11-04-ham-tutanak-1 (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91289
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay)Sayın Bakan, Sayın Başkan, değerli hazırun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, Sayın Bakanın gayet güzel sunumunu dinledik. Aslında rakamlar çok şahane. Bir taraftan, gerçeklere baktığımızda ise ülkenin özet olarak tablosu şu: Emeklimizin 7 milyona yakını aylık 23 bin lira, asgari ücretli aylık 28 bin lira, açlık sınırı ise 38 bin lira olan bir ülkede yaşıyoruz. Bunun için de rakamların fazla bir anlamı olmasa gerek. Tabii, kaynaklarımız çok ama ne yazık ki hep faize aktarılıyor. Özellikle de son fonla ilgili hadisede 800 milyardan söz edilirken AK PARTİ iktidarı döneminde yirmi beş yılın toplamında esnafa kredi verilen rakam 803 milyar, sadece bir vurgun yirmi beş yılın tamamına bedel. Burada Sayın Bakan gayet başarılı çalışmalara imza atıyor. Elbette kendisine müteşekkiriz ancak burada belki kendisini de aşan bazı hususlar olabilir.
Sayın Ekmen az önce üreticilerin sorunlarından söz etti. Ben de birkaç hususu daha eklemek isterim. Bir kere, ne yazık ki hâlen sistem olarak yeterli derecede düzenlemeler yapılamadı. Şimdi, işletmeler bir taraftan Ticaret Bakanlığına, bir taraftan da Maliye Bakanlığına 2 ayrı sistem üzerinden rapor hazırlamak zorunda. Vergi Kanunu kırk yıllık, 1985'ten kalma, Ticaret Kanunu ise uluslararası standartlara uygun. Dolayısıyla bütün işletmeler bir tarafta yeminli mali müşavire, bağımsız denetçiye ve serbest muhasebeci, mali müşavirlere fevkalade fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor. Bu konuda hiç olmazsa, vatandaşın üzerindeki bu yük ve bürokrasi Sayın Bakanım eksiltilmeli. Bunun dışında, Rekabet Kurumu aramızda, belki başarılarından söz edecek ama bakın, yetkiler haddi aşmamalı. Geçtiğimiz aylarda beyaz et operasyonu yapıldı, kabzımal hal komisyoncularına operasyonlar yapıldı. Bu, hiç vicdanı yönü olmayan haksız uygulamalardı ve bir başka önemli problem de ihracat yasağı. Ticaret özgür olmalı, herhangi bir üründe fiyat artıyor diye ihracat yasağı konulmamalı veya içeride ürün, üretici para kazanacak diye ithalata izin vererek önlenilmemeli. Zeytinyağında yaşadık, beyaz ette yaşadık. Tavuk eti fiyatları artacak diye Nisan 2024'ten Temmuz 2026'ya kadar yasaktı. Beyaz etçilere yapılan operasyonlardan sonra özür babında bu yasak hafifletildi, zatıalinize bu konudaki gayretleriniz için müteşekkiriz ama henüz yeterli değil. Hâlen üretici firmalar istediği şartlarda ihracat yapamıyor, değişiklik engelliler konuluyor. Zaten ihracat yasağında Bakanlığın herhangi bir konuda bir genelgesi oluyor ama iş gümrüklere gelince uygulama farklılaşıyor. Gümrüklerinin kendilerince ek kriterleri oluyor. Bu noktada, Bakanlığın üzerinde bir yapıymış gibi olmaları doğru olmamalı.
Sayın Bakan, bir başka husus, döviz dönüşüm desteğiyle ilgili. Bir ay içerisinde iki farklı uygulama 1 ekimde değişti, 26 ekimde tekrar düzeltildi ama hâlen yeterli değil. Burada, enflasyon kutsal bir hedef gibi görünüyor, oysa, enflasyonu düşürmek değil, refah seviyesini artırmak kutsal hedef olmalı. Enflasyon düşmüş, kalkmış, mesele vatandaşa yansımadıktan sonra bir anlamı yok. Bugün de ihracatçı döviz baskısı nedeniyle sıkıntı altında. Hiç olmazsa, bunu çözmek için bu döviz dönüşüm desteğinin artırılması gerekiyor. Bu, defalarca Meclis gündeminde yer aldı, hiçbir şekilde karşılık bulmadı. Bu konuda her ne kadar düzeltilmiş olsa da fevkalade yüksek bir şekilde evrak zorunluluğu var, bürokrasi artıyor işletmeler açısından. Sonra Merkez Bankası eskiden 10.00'dan 16.00'ya kadar döviz bozdurmak için saat serbestken şimdi, bu saat 11.00'den 14.00'e kadar çok kısa bir zamana indirildi. Bu arkadaşların başka meşguliyetleri mi var da indirildi? Bu konuda muhatap bulunmuyor. Tabii, belki bazı hususlar Bakanlığınızın gündeminde olmasa bile ben ifade etmek isterim.
Bunun dışında bir başka önemli husus, SGK primleriyle ilgili. Sayın Bakan, şu anda işletmelere yüzde 5 destek veriliyor; bu, gerçekten çok az. Zamanında ödeyen işletmeler desteklenmeli, böylece piyasada sigortasız çalışan eleman kalmamalı. Az önce kayıt dışıyla mücadeleden, yapılan denetimlerden, kesilen cezalardan söz edildi oysa siz bu SGK prim desteğini yükseltseniz doğal olarak sigortasız sayısı azalır.
Bir de Çalışma Bakanına ifade etmiştim, size de arz etmiş olayım. Şimdi, bu işletmeler sigorta primlerini öderken ortalama asgari ücret 13 bin lira ödüyor. Bu rakam mümkünse az bir artırılmalı ama emekli fonuna olan aktarım da işletme tarafından direkt ödenmeli. Bu, malum özel sektördeki SSK'li işçiler emekli olduktan sonra tazminatlarını işverenden alıyor. Bu da işveren üzerinde büyük bir yük. Evet, bir taraftan kredi ama bir taraftan da binlerce çalışanı olan firma için milyonlarca dolarlık bir yük her geçen gün artarak devam ediyor. Çalışan açısından ise bu rakam çoğunlukla mobbing etkisi tazminatımı alamam korkusuyla iş yerinden ayrılamıyor. Mademki herhangi bir memur emekli olurken tazminatını kamudan alıyorsa, işçi de aylık emekli maaşını devletten alacaksa tazminatını da devletten alsın. Bu yük her ay ayrıca işveren üzerinde birikmesin, bunun çok önemli olduğunu arz etmek isterim.
Bunun dışında yine İşsizlik Fonu ne yazık ki yerinde kullanılmıyor. Bu konuda da bir düzenleme yapılmalı, İşsizlik Fonu'nda biriken paralar turizm bölgelerindeki otellere teşvik olarak aktarılıyor. Oysa, çalışan bir adam İşsizlik Fonu'na alın terini devlete emanet olarak vermiş durumda, "Sen kendi isteğinle ayrıldın, alamazsın." demek düpedüz mobbing vesilesi oluyor. Oysa bir insan eğer çalışmışsa bir yıl, iki yıl ne kadar olursa olsun, kendi isteğiyle de çıkmışsa mutlaka bu İşsizlik Fonu'ndan yararlanmalı.
Sayın Bakan, bunun dışında, sınır kapısıyla ilgili bir hususu ifade etmek isterim. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sorunları, dünya genelindeki gemi trafiğindeki problemleri biliyoruz. Artık kara taşımacılığının son dönemde önemi arttı. Hatay Reyhanlı ilçesi Cilvegözü ülkemizin Orta Doğu'ya açılan sınır kapısı. Belki karşı tarafta yönetim henüz rahatlamadığından yeterli derecede geçiş sağlanmıyor. Bizim bu taraftan 5 bin aracın geçişine izin verilirse karşı taraf bin araçtan fazla almadığı için yığılma var ama bunu çözmek de sizin müdahalenizle mümkün olur, karşı tarafa da personel, teknik destek verilebilir.
Bir de Türkiye'den yükleyip transit olarak Ürdün'e geçen araçlara izin veriliyor ama Suriye'nin içinde boşaltmaya izin verilmiyor. Bu, savaş öncesi normal bir durum, savaş nedeniyle ortaya çıkmıştı, artık iş normalleşti, aradaki bu aktarma işini yapan nakliyecilere, taşımacılara bir şekilde destek verilebilir. Bu paralar, Türkiye'de malı yükleyip Halep'te boşaltılacak, Suriye'nin içinde boşaltılacak, adamlardan yapılacak kesintiyle karışıklık bir şekilde çözülebilir. Biz buna seyirci kaldığımız sürece onların tek taraflı bunu düzeltmesini beklemek mümkün değil. Bugün tırlar günlerce sınır kapılarında beklediğinden ülkemizin taşıma kapasitesi de ciddi olarak düşmüş durumda. Şu anda araçların belki yüzde 30, belki yüzde 50'si o bölgede yatıyor, bekliyor. Mesela, Adana'dan sınıra nakliye fiyatı 600 dolar olan taşıma 1.200-1.500 dolarlara çıktı. Bu maliyetlerin düşürülmesi de bu tırların hızlandırılmasıyla ancak mümkün olabilir. Bütün bunlarla beraber...
Sayın Başkan, uzatma dakikaları vermeyecek misiniz?
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMYok.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay)Ama insanlar yorgun olduğundan tam dinleyemedi, onun için belki verirsiniz diye düşündüm.
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMHayır, kuralı tam uyguluyoruz.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay)Peki.
İktidar sıralarına, buraya geldim ki Orhan Başkanım, belki uzun verirsiniz diye.
ERHAN USTA (Samsun)Süre veremeyiz ama fon verilmesini ister misiniz?
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay)Sayın Bakan, burası siyasi bir tartışma ortamı değil, teknik bir ortam. Bu bilinçle konuşma gayreti içerisindeyim. Onun için de işletmelerin üzerindeki bu yükleri kaldıralım. İşletmelere denetim yaparak değil, destek vererek ülkenin kalkınmasına katkı sağlamış oluruz. Bugün işletmeler çok zor durumda. Ben rakamlara boğarak yeni laf söylemek istemiyorum zaten bunların hepsini fazlasıyla sizde. Bugün işletmelere...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
9 konuşma daha · 4 Kasım 2026